Musul Operasyonu başlarken Başurê Kürdistan’da yaşanan gelişmeler…
Politik Analiz / 17 Ekim 2016 Pazartesi Saat 09:35
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kürt Özgürlük güçlerinin Başurê Kurdistan ve Irak genelindeki etkinliğinden küresel ve yerel güçlerin rahatsızlığı arttı. Bu nedenle Kürt özgürlük hareketi bu alandan çıkarılmak istenilmektedir. Mesele Kürt Özgürlük hareketi olunca farklı kutuplarda aynı konseptin içinde yer almaktadır. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Qandil-Kerkük-Musul-Rojava talimatından sonra bu alanda düşman faaliyetlerini daha da arttırmıştır.Şengal’i satan KDP, TC-DAİŞ ortaklığında Kürt Özgürlük hareketini alandan

Ortadoğu Kaos sürecini yaşamaktadır. Tarihten günümüze kadar emperyalist güçler Ortadoğu üzerinde planlar yapmış ve kendi siyasetlerini yürütmüşlerdir çünkü, Ortadoğu tarihten bugüne kadar çekim merkezi olmuş ve en büyük savaşların yaşandığı merkez olmuştur. Bugün Ortadoğu bir kaosun içindeyse bu emperyalist güçlerin siyasetlerinin sonucudur. Özellikle DAİŞ gibi bir vahşet çetesinin yaratılması hegemon güçlerin yeniden Ortadoğu’da etkinlik sağlama istemelerinden kaynaklanmaktadır.  DAİŞ’in konumlandığı alanlar göz önüne getirilince var olan konseptin boyutlarını ortaya koymaktadır.  Bu nedenle bölgede, küresel ve yerel güçlerin günlük, çok hızlı gelişen taktiksel değişimlerinin yanında stratejik gelişmelerde yaşanmaktadır. Savaşın yoğun olduğu bölgede küresel güçler sıcak savaştan kaçınarak daha çok üst müdahale tarzında etkinlik sağlamak isterken yerel güçler ise saha da çarpışarak etkinliklerini göstermektedir. Aynı zamanda bir çok güç sınırları dışında farklı örgütler üzerinden vekalet savaşı da yürütmektedir.

Ortadoğu’da 2 Şehir: Musul-Halep Çevresinde Yoğunlaşan Savaş

Ortadoğu’da savaş bir çok alana yayılsa da genelde en ağır Irak ve Suriye’de özelde ise Musul, Halep ve çevrelerinde yaşanmaktadır.  Bu iki şehir köklü tarihleri ile birlikte geleceği belirleyecektir. Tabi bu sebepten kaynaklı güçlerin yoğunluğu bu iki şehri merkez alarak gelişmektedir. Özellikle hareket olarak da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın felsefesi olan Demokratik Suriye ve Demokratik Irak çerçevesinde talimatları bizim pozisyonumuzu belirlemektedir. Bu alanlarda Kürt özgürlük hareketi olarak ve diğer Devrimci Demokrat kesimler ile gerçekleştirdiğimiz kazanımlar boşa çıkartılmak istenmektedir.

Kuzey Suriye Federasyonu Ortadoğu için Örnektir!

Demokratik bir Ortadoğu olarak geliştirilmeye çalışılan adımlar Ortadoğu halklarına alternatif yaşamı sunmaktadır. Kuzey Suriye Federasyonu bunun en somut örneğidir. Yaratılan bu yaşam toplum düşmanları açısından tehdit olarak görülmektedir. O nedenle halkların oluşturduğu devrimci cephe karşısında Dünya’nın karşı karşıya olan iki bloğunu bile yan yana getirmektedir. Kazanımlarımıza karşı top yekun bir cephe oluşmuş Özgürlük Hareketine karşı nerede nasıl olursa olsun fark etmeksizin bir darbe vurulmak istenmektedir. 

DAİŞ Çetelerinin ‘Kıyamet Savaşı’ Tasavvuru ve TC Desteği

Kantonların birleştirilmesinin önüne geçilmesi Suriye’de savaşan bütün kesimleri birleştirilmiş Efrin ve Kobanê arasında kalan bölgede ise T.C güvenli bölge adı altında alana yerleşerek Halep’e kadar gitmek istemektedir. T.C-DAİŞ-ÖSO üçlüsü arasında yapılan anlaşmalarda Cerablus ve buradaki çeteler T.C’ ye bırakıldı. DAİŞ çeteleri ise kontrollü bir şekilde Bap bölgesine çekildi. DAİŞ burada yaşanacak savaşı Kıyamet savaşı olarak değerlendirmektedir. Tarihte ise tamda bu alanda Mercidabık savaşı yaşanmıştır. Savaş Osmanlı ile Memlüklüler arasında yaşanmıştır. Savaşın sonunda Osmanlı Devletine Arap yarım adasının yolları açılmıştır. DAİŞ çeteleri de aynı şekilde bu hattı Arap yarım adasına geçiş hattı olarak değerlendirmektedir. Bu yüzden bu alanda yaşanacak savaşı ‘kıyamet savaşı’ olarak ele almaktadır. QSD ve YPG güçlerinin Minbiç operasyonunu koalisyon güçlerinin havadan desteği olmadan zaferle sonuçlandırması bazı gerçekleri daha net ortaya çıkardı. Bu nedenle DAİŞ çeteleri Musul hattından toplanıp Cerablus hattından tekrar içeri bırakılmaktadır. Yani Devrimci güçler bir döngünün içerisinde bırakılmak istenilmektedir. Tabi Musul hattında durumlar daha fazla karışık görülmektedir. Bugüne kadar Musul’a girilmemesinin sebepleri arasında Musul DAİŞ çetelerinden alındıktan sonra kime teslim edilecekti. Ancak artık Musul Operasyonu’na başlanmış durumda. Şuan da Musul çevresindeki alanların bir çoğu DAİŞ çetelerinden temizlendi. Operasyonun ilk sürecinde Irak Ordusu operasyonlara tek katılırken son operasyonlarda farklı gruplarda katılmaktadır. 

Giyara-Şırgat Hattı ve İran için Önemi!

Barzani’nin Tahran Ziyareti Sonrası İran Sessiziliği…

Musul’a bağlı Giyera ilçesi kurtarıldıktan sonra Şırgat alanı da DAİŞ çetelerinden temizlendi. Tabi bu hat İran açısından farklı önem taşımaktadır. İran bu hat üzerinden Suriye’ye kadar bir koridor oluşturmak istemektedir. Irak hükümeti de bunun gerçekleşmesi için imkanlar sunmaktadır. Son olarak Maxmur’a bağlı Baqır’te alanında Haşdi Şahbi milislerinin sayısının arttırılması direkt bu koridor ile bağlantılıdır. Bu alanda dikkat çeken nokta ise Mesud Barzani Tahran’a gidip geldikten sonra KDP, Haşdi Şahbi milislerinin bu alanda yerleşmesine sessiz kalmıştır. Bunun karşılığında KDP’nin ne aldığı ise ilerleyen süreçlerde daha net ortaya çıkacaktır. Tabi Musul operasyonunda etkileyici ve belirleyici en önemli etken Kürt Özgürlük hareketi olacaktır. Musul operasyonuna Maxmur cephesinden hareketimizin katılması istenilmemektedir. Salt olarak Maxmur değil Şengal cephesinden de aynı şekilde.

Kürt Özgürlük güçlerinin Başurê Kurdistan ve Irak genelindeki etkinliğinden küresel ve yerel güçlerin rahatsızlığı arttı. Bu nedenle Kürt özgürlük hareketi bu alandan çıkarılmak istenilmektedir. Mesele Kürt Özgürlük hareketi olunca farklı kutuplarda aynı konseptin içinde yer almaktadır. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Qandil-Kerkük-Musul-Rojava talimatından sonra bu alanda düşman faaliyetlerini daha da arttırmıştır.

KDP/TC Tel Afer Bölgesinde Türkmenleri Kürtlere Karşı Silahlandırıyor!

Şengal’i satan KDP şuan T.C-DAİŞ ortaklığında Kürt Özgürlük hareketini alandan çıkarmak istemektedir. Şengal alanında Kürt Özgürlük hareketi ve YBŞ güçlerinin elinde bulunan Tel Afer üzerinde ki stratejik yol Musul’a giriş kapısı olarak değerlidir. Ancak T.C ve KDP o alanda bulunan Türkmenleri silahlandırarak Kürt Özgürlük hareketinin önünde engel oluşturmak istemektedir. Geçtiğimiz günlerde Türkmen Cephesi Başkanı Erşad Salihin açıklamaları ile bağlantıları ortadır. Hatta T.C, DAİŞ saldırılarında Tel Afer’den Kerkük’e kaçan Türkmenleri kendi çıkarları doğrultusun da örgütleyip silahlandırarak yeniden o alana gönderme planları yapmaktadır. Yine Maxmur Cephesinde T.C’nin Adnani köyüne yerleşmesi bu alanda bulunan KDP Peşmergeleri ve Haşdi Vatan-i suni milisleri üzerinde oluşturduğu etkisi ile Başika’dan Maxmur Cephesine kadar yeni bir koridor oluşturma içerisindedir. Bu nokta da stratejik öneme sahip olan Maxmur Kampı ise T.C-KDP-DAİŞ ortaklığında boşaltılmak istenilmektedir. Kürt Özgürlük hareketi açısından hem geri cephe olan Maxmur hem de askeri güçlerin alanda yer alması farklı konuma ulaşmıştır. Geçtiğimiz ay DAİŞ’in yaptığı sızma, KDP’nin uyguladığı ambargo, özellikle T.C ve KDP bağlı şebekelerin Maxmur Kampı’ndan deyim yerindeyse Avrupa’ya gidişleri kaçırma biçiminde organize etmeleri konsepti birbirleri ile bağlantılıdır.

Diğer taraftan KDP, Kürt Özgürlük Hareketini Başurê Kurdistan’da diğer partilerle olan ilişkilerini de parçalamak istemektedir. Özellikle YNK ve Goran tabanında Kürt Özgürlük Hareketi’ne duyulan yakınlık ortadan kaldırılmak istenilmekte bunun için her türlü kirli yol izlenilmeye çalışılmaktadır. KDP tarafından YNK parçalanmak istenilirken, Goran ise kontrollü bir şekilde pasifize edilmeye çalışılıyor.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın, DAİŞ’i Ortadoğu’nun JİTEM’i KDP’yi ise Kurdistan’ın DAİŞ’i olarak yapmış olduğu değerlendirmeyi Musul Operasyonu’nun başladığı bugün tekrar hatırlamakta fayda vardır. Nitekim KDP salt yukarıdaki pratikler ile yetinmeyerek kendi alanında Kürt Özgürlük Hareketine sempati duyan tüm kesimleri baskı altına almaya çalışmakta hatta oluşturduğu JİTEM tarzı birimler ile işkence edip katliamlar gerçekleştirmeyi de işbirlikçiliğini yaptığı TC’den gayet iyi öğrenmişe benziyor. KDP’nin JİTEM tarzı karşısında ancak ve ancak örgütlenmiş ve kendi öz savunmasını oluşturan halk gerçekliği ve Kürt Özgürlük Hareketi durabilir.

Fırat Destina

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): Musul  Operasyonu  baslarken  Basure  Kurdistan  da  yasanan  gelismeler    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.