DAİŞ bitirilmek istenmiyor!
Okuyucudan / 28 Eylül 2016 Çarşamba Saat 10:20
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bu güne kadar Musul operasyonunun ertelenmesinin en temel sebebi DAİŞ’ e karşı güç toplama değil. DAİŞ’ ten sonrası hesaplanamadığı için başlatılmadı. Ekimde başlayacak operasyonda YBŞ güçleri de dışında tutulmak isteniyor. Musul operasyonu sonrası Rakka operasyonuna dikkat çekiliyor. Türkiye’yi yedeğine alarak YPG dışında tutma planları oluşturuluyor

Suriye ve Irak’tan DAİŞ bitirilmek istenmiyor. Bitirilmek istenseydi DAİŞ’İ gerileten yegâne gücün YPG olduğu gözetilir, YPG’nin önünde engeller oluşturulmazdı. Türkiye bu savaşın neresinde öne sürüldü. Kürtler Kantonları birleştirme hamlesini başlattığında ve “Bizde Musul da DAİŞ’e karşı savaşmaya hazırız” dendiği anda, Türkiye’den Darbe furyası başladı. Kürtlerin özgürlük alanlarını genişletmeye başlamasıyla Erdoğan’ın, Yenikapı’ da “Vatan Millet Sakarya’ şiarı ile Türkiye dışına çıkıldı. Kapılar bu birliktelik adına Suriye’ye açıldı. Musul’ a da Başika üzerinden geçti.

Göstermelik olarak DAİŞ’le mücadele adına Cerablus’a girdi. Girmeden önce ilk kurşun Cerablus askeri meclis komutanına sıkıldı.   Cerablus askeri komutanı Şehit düşürülmüştü. Bu kurşunla başlangıcın sonu da hedefleniyordu. Arap, Kürt, Türkmen bölge halklarının, YPG öncülüğünde Cerablus özgürleştirme hamlesinin startını verdikleri süreçte bu oldu. Cerablus askeri meclis komutanın şehit edilmesiyle birlikte Türkiye’nin kime yöneleceği belli oldu.

Türkiye Çeteci yapıları ile Cerablus’a geçti. Çeteci yapılar sakal keserek ÖSO güçlerine katıldı. Türklerle DAİŞ arasında karadan savaş gelişmeden DAİŞ çekildi. Saha, Türk devleti destekli çeteci yapılanmasına teslim edildi ne de olsa Minbic’te çok kan kaybetmişti. Minbic Savaşı 73 günlük direnişle özgürleştirilmişti.

DAİŞ kendini toparlayıp Rakka ve Musul’da savaşma koşullarının hazırlanması için Türkiye’den gerekli askeri malzemeyi de yeterince temin etti.

Geçmişe dönüp baktığımızda bölge halklarının çıkarını gözeten ve özgürlük alanlarını temizleyen gücün kim olduğunu görmek zor olmasa gerek.  YPG’nin Kobanê direnişi öncülüğünde DAİŞ’ in bölgede yayılmacı ruhu kırıldı. DAİŞ gibi önlenemez kontrolsüz bir güç, sahalara girmeden şehirler terk ediliyordu. Kobanê direnişi DAİŞ’ in de yenilebileceğini gösterdiği gibi, YPG, DAİŞ’ i püskürtüp pasif savunmaya çekti.   Bu savaşta en ağır darbeyi Kobanê’ de yaşadı. Kobanê özgürlüğü ile birlikte DAİŞ’ in yenilemez “ilahi bir güç” olmadığı açığa çıktı. Savaşmadan korkudan terk edilen Şengal, HPG, YPG-YPJ-YBŞ öncülüğünde yeniden özgürlüğüne kavuştu. 

Durum bu iken, bölgeden DAİŞ Kürt hareketi öncülüğünde temizlenirken ve yeni hedef Cerablus, Musul olurken Türkiye bu savaşa neden dahil oldu? 

Suriye’de Rakka’yı, Irak’ta Musul’u DAİŞ’ten kurtarma operasyonları hedeflendiği andan itibaren bölgede ciddi kargaşalar gündeme girdi. Türkiye’de darbe furyası, Irakta bölge güçlerinin iktidar çekişmesi, YNK’nin etkisizleştirilmesi, Heşti Şabi ve Kürt güçlerinin çatışmaları da yoğunlaştı.  

ABD koalisyon komutanı Stephen Townsend Musul operasyonunun Ekimde başlayacağını belirtiği dönemde ‘kim bu savaşta yer almalı’ adına savaşacak güçler etkisizleştirilerek savaşa çekilmesi ve güçlerin küçültülmesi hedeflendi. Bir taraftan savaş hazırlığı yapılırken diğer taraftan savaş sonrası oluşacak iktidar alanın sahipleri belirginleştiriliyor. Türkiye’deki yoğun diplomasi trafiği bundan bağımsız değil.  Türkiye Suriye bekçisi olarak sahaya sürülmek istendi. Kürt hareketinin önü almak adına Türkiye nöbete geçti.

KDP de Irak’ta aynı misyonu üstlenmek için Türkiye ile işbirliği içinde hareket ediyor. Ne tesadüf diğer bir biçimle Fetullahçı yapı gibi YNK ve GORAN da bu süreçten tasfiye edilmek istendi.

CIA Başkanı John Brennan West Point’ in “CTC Sentinel” adlı yayın organına Suriye ve Irak’ın bölüneceğini ima ediyor. Plansız savaş gelişmez. Bölünen alanların yeni güçleri olarak kimlere rol biçildi. Kürt devleti hikayesinin sınırı nereye kadar çizildi. KDP’ nin devlet sınırı nedir.  Bu çelişkiler sürerken bölgeden DAİŞ’ in temizlenmesi başka çatışmaları açığa çıkaracağından DAİŞ’ e karşı ortak mücadele adına bölge güçleri oyalanıyor. Halkların demografik yapısı paydan, pay değiştiriliyor. 

Kürt bölgeleri gibi birçok özerk bölgenin ortaya çıkacağı söyleniyor. DAİŞ’ le savaşın bitmeyeceği yönünde atıfta bulunuluyor.   Ekonomik, siyasi, toplumsal ve mezhepsel çatışmaların önünü alacak demokratik çözüm geliştirilmedikçe, bu savaşın yönü halkların kan kaybını getirecektir. 

Bu güne kadar Musul operasyonunun ertelenmesinin en temel sebebi DAİŞ’ e karşı güç toplama değil. DAİŞ’ ten sonrası hesaplanamadığı için başlatılmadı.  Ekimde başlayacak operasyonda YBŞ güçleri de dışında tutulmak isteniyor. Musul operasyonu sonrası Rakka operasyonuna dikkat çekiliyor. Türkiye’yi yedeğine alarak YPG dışında tutma planları oluşturuluyor.

Soruna demokratik çözümle yanaşılmadığı müddetçe bu savaş derinleşerek sürdürülmek isteniyor. DAİŞ bitirilmek istenseydi YPG ve YBŞ öncülüğünde bu savaş startı verilirdi.  KDP ve Türkiye güçleri ile Ortadoğu sorunları çözülmeyeceği gibi, bu güçler öncülüğünde bölge halklarının sorunları katlanarak derinleşir, çelişki ve çatışmalar derinleşir.

Türk devleti ABD'li yetkililerden, Rakka operasyonuna PYD ve Suriye Demokratik Güçleri'nin kesinlikle katılmamasını talep ediyor. Türk devletinin kesin şartı olduğu, operasyonun koalisyon ile ortak icra edilmesi gerektiğini şart koşuyor. Bu da demek oluyor ki bölgede yürütülen savaşa, yeni güçler ve yeni planlar oluşturuluyor.

 

Zin Maraş

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): DAIS  bitirilmek  istenmiyor    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.