TEK PARTİLİ BAŞKANLIK REJİMİNE DOĞRU
Okuyucudan / 27 Ağustos 2016 Cumartesi Saat 15:44
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Göbels’in “bana vicdansız bir medya verin, size bilinçsiz bir toplum yaratayım” sözünde medyanın ve basın özgürlüğünün önemini görülürken, Hitler Almanya’sını andıran günümüzde bilincimizi yitirmemek için özgür basına ne denli ihtiyacımız olduğu gerçeğiyle, dayanışma duygularımızı paylaşıyor ve buna inanan tüm demokratik güçleri direniş alanlarına desteğe çağırıyoruz

AKP 15 Temmuz darbe girişiminden sonra darbecileri ve Gülen Cemaati’ni tasfiye adı altında devletin tüm kurumlarını boşaltıp kendi kadrolarını yerleştiriyor. Bir taraftan medyada bir ayı aşkın süredir darbeyi gündemde tutarken, diğer taraftan yaptığı tüm müdahale ve tutuklamalara kiralık kalemleri aracılığıyla rıza üretiyor. Kendisine darbe yapılmak istenen mağdur kimliğiyle, yaptığı karşı darbenin tüm iktidar meyvelerini yemenin keyfini çıkarıyor.

Erdoğan ve AKP halk tarafından seçildiklerini ve bundan dolayı darbenin kabul edilemeyeceğini söylerken, Kürdistan’daki DBP’li belediye eşbaşkanlarını görevden alıp, belediyelere kayyum atayabiliyor. 7 Haziran seçimlerinde halk iradesini tanımayan da yine bu Erdoğan değil miydi? Erdoğan ve AKP zihniyetini biliyorsak bu tür ilkesizliklere şaşırmamalıyız. Mağdurken demokrat, iktidarken faşist olan böyle bir zihniyetin elinde güç bulundurması çok tehlikeliyken, AKP’nin devletin tüm odaklarını ele geçirdiği diktatöryasında hangimizin fikrine hatta varlığına tahammül edecek?

Erdoğan ve AKP TSK’yı, polisi, MİT’i, yargıyı, yüksek yargıyı, medyayı, devletin tüm kurumlarını ele geçirmiş bulunuyor. Yasamanın elinde olması yetmemiş olacak ki, muhalefeti de tamamen yedeğine aldı. CHP ve MHP mevcut durumda AKP’nin yedeği haline gelmiş hatta aynı parti gibi hareket ediyor. Bu yönüyle fiili olarak Erdoğan başkanlığında tek partili başkanlık rejimini yaşıyoruz.

HDP, AKP’nin tüm oyunlarına ve toplumsal mühendisliğine rağmen Türkiye’nin üçüncü büyük partisi olarak meclise girdi. Ancak bu çok kez duyulan millet iradesine darbe söylemini dillendirenler tarafından hazmedilemedi. Sonradan kamuoyunun bildiği “dokunulmazlık” tiyatrosuyla HDP tasfiye edilmek istendi. Zaten dokunulmazlık yasasının salt HDP için meclisten geçirildiğini AKP tabanı da kabul etmektedir.

AKP ve Erdoğan Devleti’nin 2014’te planladığı ve uygulamaya koyduğu Çöktürme Planı Kürt Özgürlük Hareketinin direnişi ile karşılaşınca Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kez işaret ettiği darbe kliği devreye girdi. 15 Temmuz’da başlayan girişim hemen akabinde karşı darbeye dönüştü. Bu darbe girişimini medyada sürekli işleyip devletin bütün kademelerine hatta CHP ve MHP’ye özellikle MHP’nin ta iç işlerine varana dek müdahale eden AKP’ye muhalefet edebilecek tek güç kaldı: Kürt Özgürlük Hareketi ve tabanı.

Erdoğan’ın eskiden beri belli aralıklarla söylediği TEK DİL! TEK DEVLET! TEK MİLLET! TEK BAYRAK! Tek’lemelerine mevcut durumdan dolayı artık yenilerini de ekleyebilir: TEK PARTİ!

Güçlendikçe daha fazla güç isteyen ve bu arayışında kendisine tek engel olarak örgütlü Kurumları ve Öz savunmasıyla Kürt halkını gören bu yeni de facto tek partili başkanlık rejiminin yoğun tutuklamaları ve özgür basına saldırılarını böyle ele almak lazım. Kürdistan’da yerle bir ettiği şehirleri dünyaya duyuran örgütlü özgür basını, geliştirmeyi planladığı yeni katliamların önüne engel olarak görmektedir. Göbels’in “bana vicdansız bir medya verin, size bilinçsiz bir toplum yaratayım” sözünde medyanın ve basın özgürlüğünün önemini görülürken, Hitler Almanya’sını andıran günümüzde bilincimizi yitirmemek için özgür basına ne denli ihtiyacımız olduğu gerçeğiyle, dayanışma duygularımızı paylaşıyor ve buna inanan tüm demokratik güçleri direniş alanlarına desteğe çağırıyoruz.

 

Mafez Arêz

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html

 

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): TEK  PARTILI  BASKANLIK  REJIMINE  DOGRU    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.