CENNET ANALARIN AYAKLARI ALTINDA AFAD KAMPLARINDA ANALAR AYAKLAR ALTINDA!
Okuyucudan / 25 Ağustos 2016 Perşembe Saat 11:52
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Savaşın en derin acısını kalıcı olarak kadınlar sosyolojik, psikolojik olarak sürekli yaşıyor. Aile kurmaya, ev kurmaya kodlanmış kadınlar geçmişinden kopamaz. Aileyi koruma içgüdüsüyle bütün zorluklarla en fazla kadınlar karşılaşıyor. Savaşların bütün acısını her zaman kadınlar derinden hissediyor. Suriyeli kadınlar Türkiye’de göçmen olmanın getirdiği depresyonla birlikte fuhuşa insani ihtiyaçlarını karşılamak için zorunlu kılınıyorlar. AFAD kamplarında fuhuş yapmayan kadınlara

Suriye’de, yaşadığı topraklardan savaş nedeniyle kaçıp Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan kadınlar, Türkiye’de fuhuş sektörüne sürükleniyor. Gezgin fuhuş ağlarınca, para karşılığında kadınlar çeteler tarafında pazarlanıyor. AFAD kamplarında kamp dışına giriş-çıkış izini verilmesi karşılığında devlet görevlileri de fuhuş sektöründe komisyonlarını alıyorlar.

Savaşın yaralı göçmen kuşları, umuda kanatlanıp Türkiye kıyılarına kondular. Birçoğu ana, anaların bağrında kopan genç kızları AFAD Kamplarında fuhuşa insani ihtiyaçlarını karşılama karşılığında sürükleniyorlar!

Özelde genç kadınlar, pazarın gözdesi olarak görülüp yüklü para karşılığın da, “evleneceksin hayatın kurtulacak” adına tanımadıkları insanlara pazarlandılar.  

“Evleniyorsun…kurtuluyorsun!” adıyla, iyi bir gelecek umuduyla kandırılan Suriyeli kadınlardan rant elde eden, bunun pazarı oluşturulan ve buna resmiyet kazandırılan bir dram ile karşı karşıyayız AFAD kamplarında. AFAD kamplarında kadınların sayısı arttıkça çeteci güçler pazarı genişletmeye her kesime istedikleri vakit hizmet etme arayışına girdi. Suriye sınırından başlayan bu kirli trafik şu anda Türkiye’nin ve Bakurê Kürdistan’ın dört yanında kol geziyor. Fuhuş pazarı her geçen gün ilerliyor. Türkiye’nin birçok kent ve şehirlerinde yaygınlaştırılıyor.

Savaşın en derin acısını kalıcı olarak kadınlar sosyolojik, psikolojik olarak sürekli yaşıyor. Aile kurmaya, ev kurmaya kodlanmış kadınlar geçmişinden kopamaz. Aileyi koruma içgüdüsüyle bütün zorluklarla en fazla kadınlar karşılaşıyor. Savaşların bütün acısını her zaman kadınlar derinden hissediyor. Suriyeli kadınlar Türkiye’de göçmen olmanın getirdiği depresyonla birlikte fuhuşa insani ihtiyaçlarını karşılamak için zorunlu kılınıyorlar. AFAD kamplarında fuhuş yapmayan kadınlara erzak verilmiyor, tehdit ediliyor, tecride maruz bırakılıyorlar.

Türkiye’de oluşturulan AFAD kampları sözde mağdur durumdaki insanlara yardım ettiğini iddia ederken, binlerce mülteciye yardım ettiğini söylerken gerçekte bu kamplar çetelerin örgütlendiği, savaşçı çıkardığı, ekonomik ihtiyaçlarını karşıladığı, silahlı eğitim kamplarına dönüştürdüğü, silah ve cephane deposu haline getirdiği kamplara dönüştürüldü. Bu kamplar üzerinden her türlü kirli iş yapıldı/yapılmaya devam ediyor. En büyük icraatları ise kadınların bedenleri üzerinde sektör oluşturdular. Bu kamplar mülteci kampları değil daha çok toplama kampları, insanların satıldığı özelde kadınların pazarlandığı köle pazarları haline dönüştürüldü.

AFAD kamplarında devlet görevlilerinin, savaş mağduru kadınlara taciz ve tecavüz vakaları her geçen gün artıyor.   İnsani ihtiyaçları için kamp görevlilerinden talepte bulunan kadınlardan, kendileri ile birlikte olmaları için zorladıkları bunu kabul etmeyen kadınların hiç bir ihtiyacının karşılanmadığı ifade ediliyor. AFAD denetiminde olan özellikle Reyhanlı, Yayladağı ve Altınözü’nde bulunan kamplarda birçok kadına tecavüz edildiği ve yaşanan tecavüz vakalarından kaynaklı onlarca kadının hamile kaldığı ve bunla beraber bebek ölümlerinin arttığı belirtiliyor.

Bu kamplarda Suriyeli kadınlara yönelik gelişen taciz ve tecavüz vakalarından Reyhanlı kaymakamlığı başta olmak üzere birçok devlet görevlisi bulunuyor hatta bazı devlet görevlileri bu işin içindedir. Devlet bu sektörün içindedir ve hatta bu sektörü bizzat devletin kendisi geliştiriyor. AKP bir taraftan iç ve dış politikada mültecileri kendi politikasına kalkan yaparken, mülteciler için AB ülkelerinden para alırken diğer taraftan AFAD kamplarında insanlık trajedileri yaşanıyor. Bu trajedinin mağdurları her zaman olduğu gibi yine kadınlar ve çocuklar oluyor.

Suriyeli kadınların bedeni ve onurunun ayaklar altına alınması, pazara dönüştürülmesi aynı zamanda Suriye halkının, Arap halkının temel değerlerinin ayaklar altına alınması ve yozlaştırılmasıdır. Kadın insanlığın onurudur. Cennetin anaların ayakları altında olduğu söylenirken, kadının kutsallığı günümüzde ayaklar altına alınıyor. AKP’nin İslam anlayışı, kadının devlet eliyle pazarlanması hangi siyasete ve hangi kutsallıklara dayalı geliştiriliyor insan anlam veremiyor. Kadına ve kadın bedenine saldırıları kınamak yetmiyor. Kadın kuruluşları bu konuda öncülük yapmalı ve AFAD kamplarında kadınlara yönelik saldırıları yakından takip ederek sonuçlarını uluslararası kamuoyu ile paylaşmalı, AFAD kamplarının gerçek yüzünü herkes görmelidir. 

Zin Maraş

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): CENNET  ANALARIN  AYAKLARI  ALTINDA  AFAD  KAMPLARINDA  ANALAR  AYAKLAR  ALTINDA    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.