YAYLADAĞI/KARBEYAZ KARAKOLU HATTINDA ÇETE-MÜHİMMAT GEÇİŞ TRAFİĞİ
Haberler / 22 Ağustos 2016 Pazartesi Saat 13:09
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çetelere katılmak isteyen kişiler Yayladağı ilçesine gelir gelmez, Polis ya da Jandarma karakollarına gidip sınırı geçmek istediklerini, El Nusra ya da DAİŞ’e gideceklerini belirtiklerinde, akşama kadar karakolda tutuluyorlar. Akşam olunca sivil bazı kişiler gelip karakolda tutulan çete üyelerini alıp sınırdan geçirerek DAİŞ, El Nusra kamplarına götürüyorlar. Çetelerin en çok geldikleri karakol Karbeyaz Jandarma Karakoludur

Hatay Yayladağı ilçesine bağlı Altınözü sınırı 2012’den beri çetelerin koridor olarak kullandıkları noktalar arasında yer alıyor. Söz konusu çete trafiği Türk sınırlarında hiçbir engellemeye takılmadan geçerken yabancı uyruklular DAİŞ çetelerine, Türk olanlar ise El-Nusra çetelerine teslim ediliyor.

Sınırdaki Kirli İlişkilerin İtirafı

Suriye’ye geçmek isteyen çeteler ilçe girişinde kimlik kontrolünden geçiriliyor. Bu kontrolden sonra Karbeyaz Jandarma Karakoluna götürülüp kısa bir sorgulamadan sonra DAİŞ çetelerine katılmak üzere Suriye’ye gönderiliyor. Altınözü sınırında Karbeyaz Jandarma Karakolu ile ortak birçok iş yaptığını belirten bir kaçakçı, isminin açıklanmaması şartıyla sınır hattındaki çetelerin geçişleri, bu çetelere ait silah, cephane ve patlayıcı malzemelerin sınırdan nasıl geçirildiğini bütün ayrıntılarıyla itiraf etti.

Karbeyaz Jandarma Karakolu Suç Durağı

Çetelere katılmak isteyen kişiler Yayladağı ilçesine gelir gelmez, Polis ya da Jandarma karakollarına gidip sınırı geçmek istediklerini, El Nusra ya da DAİŞ’e gideceklerini belirtiklerinde, akşama kadar karakolda tutuluyorlar. Akşam olunca sivil bazı kişiler gelip karakolda tutulan çete üyelerini alıp sınırdan geçirerek DAİŞ, El Nusra kamplarına götürüyorlar. Çetelerin en çok geldikleri karakol Karbeyaz Jandarma Karakoludur. Bu karakola gelen çeteler ifadeleri alınan kişiler çeteler akşam olunca askerler tarafından tel örgülerden geçirilerek İdlib’e gönderiliyor.

Karbeyaz Jandarma Karakoluna gelen çeteler uyruklarına göre farklı örgütlere gönderiliyor. Yabancı uyruklular DAİŞ çetelerine, Türk olanlar ise El-Nusra çetelerine teslim ediliyor. Çeteleri birçok kez Karakoldaki komutanların isteğiyle kendisine ait araçlarla El-Nusra kamplarına götürdüğünü belirten kaçakçı: “DAİŞ’e katılanların çoğunluğu yabancı kişilerden oluşuyor. Çeçen, Afgan, Uygur Türkleri, Azeri. İçlerinde İranlılar bile vardı” şeklinde belirtiyor.

Jet Turizm İle Sınır Karakolları Ortak Çalışıyor

Çetelerden bazılarının geri geldiğini belirten kaçakçı, “Suriye’den sınırı geçerek Türkiye’ye gelen çeteler, Karbeyaz Jandarma Karakolu’nda ifadeleri alındıktan sonra Geri Gönderme Merkezi’ne gönderiliyor. Burada birkaç gün bekletildikten sonra, pasaport-vize sorunları halledilerek farklı ülkelere gönderiliyorlar. Çetelerin pasaportlarında geliş ve çıkış sürecine kadar olan süre “Türkiye’de Turistik Seyahatte bulundu” olarak gösteriliyor. Bu işi de JET Turizm şirketi üzerinden yapıyorlar. DAİŞ, El Nusra vb. çete örgütlerine katılan çete elemanları geldikleri ülkelere ya da başka ülkelere geri dönüşleri, JET Turizm üzerinden gerçekleşiyor. JET Turizm isimli şirketin sahipleri olan Sabri Jöntürk ve Kadir Jöntürk isimli kişiler çetelerin yabancı ülkelere geçirilmesinden milyonlarca dolar para kazandılar. Çete sevkiyatından elde edilen paralar sınırdaki karakol komutanlarıyla paylaşılıyor.  

Suriye’den Getirilen Kadınlar Jet Turizm Tarafından Pazarlanıyor

Jet Turizm’e kimsenin dokunmadığını belirten kaçakçı, bu şirketin kadın ticareti de yaptığını belirtiyor. Çeteler mülteci kamplarından Suriyeli kadınları getirip JET Turizmin sahipleri olan Sabri Jöntürk ve Kadir Jöntürk’e para karşılığında satıyor. Bunlar da birlikte çalıştıkları sınırdaki Jandarma karakollarında bulunan komutanlara, kadınları rüşvet mahiyetinde sunuyor. Yine birçok kadını şirketleri üzerinden müşterilerine “ikram” ediyorlar.

Patlayıcı, Kimyasallar, Uyuşturucu ve Havan Boruları

Karbeyaz Jandarma Karakolu ve bir çok devlet kurumunun içinde olduğu bu suç şebekesinin faaliyetlerinin bunlarla sınırlı olmadığını belirten kaçakçı şu bilgileri verdi; “binlerce Pick-up, patlayıcılarda kullanılan farklı kimyasallar, fünyeler, korteks diye tabir edilen tetikleyiciler, havan yapımında kullanılan borular, havan topları, Amonyum Nitrat, hazır TNT ve uyuşturucu hapları MİT ve sınırdaki karakolların bilgisi dahilinde DAİŞ ve El Nusra’nın denetimindeki mülteci kamplarına geçiriliyor. Buradan da kamyonlara yüklenerek daha içerilere götürülüyor. Silah, cephane, patlayıcı madde ve çete sevkiyatında sınırdaki Jandarma karakollarının bu sevkiyatlara izin vermesi için Yayladağı İlçe Kaymakamı geçişin yapılacağı karakolu telefonla arayarak izin verilmesini söylüyor. Bütün bu süreç MİT tarafından yönetiliyor.”

Çete ve silah sevkiyatların gece yapıldığını, Pick-up’ları konvoy halinde gönderdiklerini ve genelde bu araçların yüklü olduğunu belirten kaçakçı,  “2015’ten beri İdlib’e defalarca ne olduğunu bilmediğim kimyasal maddeyle dolu variller taşıdım. Hatta bir seferinde sonradan isminin ‘Anfetamin’ olduğunu öğrendiğim ilaçlar ile, kamyonlar dolusu kırmızı renkli elektrik kablosuna benzeyen ancak içinde beyaz toz olan makaralar, elektrikli fünyeler, tırlar dolusu uzun metal borular, havan mermilerinin kamyon ve TIR’larla götürüldüğüne şahit oldum”   diye belirtti.

 


Dilgeş Yerlikaya

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html

 

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.