İBRAHİM BIRO’YA BİR MESAJ VAR
Serbest Yazılar / 19 Ağustos 2016 Cuma Saat 10:35
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Güney televizyonları sizin yerle yeksan olan imajınızı düzeltemeyecek. Siz Rojava Devrimine, kazanımlarına, şehitlerine ihanet ettiniz ve halen ihanet etmeye devam ediyorsunuz. Siz bu ihanetlerden sonra Rojava da çiçeklerle mi karşılanacağınızı sandınız. Rojava halkı nerede neyin altına imza attığınızı görmektedir. Sizin imzalarınız Rojava halkının geleceğini değil ancak sizin geleceksizliğinizin mühürleridir.Eğer kendinize yer arıyorsanız taşeronunuzun kapısının paspası sizin için biçilmiş

Demokrasi kelimesi Yunancadan bir çok dile geçmiş bir kelimedir. Kelimenin Yunanca hali “dēmokratia” ve iki kelimeden oluşur. Birinci kelime “dēmos” halk ve millet anlamına gelir. İkinci kelime “kratos” da güç, yönetim anlamına gelir. Yani demokrasi kelimesinin anlamı “Halkın Yönetimi” veya “Halkın Gücü” anlamına geliyor. İktidarları veya yönetimleri yönetimde tutan güç halk olduğu için bu kelime iktidar olmaya çalışan kesimler tarafından sıklıkla kullanılmaya başlandı. Siyasi veya ideolojik düşünce ne olursa olsun bu kelime her kes tarafından vazgeçilmez bir kelime oldu. Siyasetçi ve yöneticilerin metin ve propagandalarını süsleyen ve halkı en çok cezveden ve heyecanlandıran kelime oldu. Çünkü halk kendi temsiliyetini bu kelime de görüyordu. Ama sadece konuşmaları süsleyen bir kelime oluyordu.

Demokrasi adında bir çok siyasi örgüt ve parti de çıkıveriyor ve varoluş nedenlerini de demokrasinin uygulanması olarak dile getiriyorlar. Demokrasiyi kendilerine ilke olarak görüp halktan destek isteyenlerin bir çoğu gerçekçi bir çoğu da çıkarçı davranıp tahta geldikten sonra halkı ve verdikleri vaatleri unutup kendi saltanatlarını kurarlar. Halk demokrasi kelimesi içeren her örgüt ve parti isminde kendini bulmaya çalışır. Demokrasi kelimesinin gücünden dolayıdır ki birçok yerde kurulan ilk partilerin adında demokrasi kelimesi mevcuttur. Bunu Kürdistan’da da görüyoruz. PDK yani KDP Kürdistan Demokratik Partisi’dir. Bu parti 1946 yılında kuruldu. Bu partinin adında demokrasi kelimesi öne çıkıyor ama demokrasi ve Kürdistan kelimesi sadece halka hitap etmek için kullanılıyor.

Bu parti kurulduğu günden bu yana Kürt ve Kürdistan düşmanlarıyla iç içe olmuş ve Kürt düşmanlarını ve sömürgecilerini asla düşmanı olarak görmemiştir. Adında demokrasi kelimesi olmasına rağmen ailesel, aşiretsel ve dar çıkarlara dayalı bir politika sergileyen bu partinin üst kademesinde yer alan şahısların çoğunluğu Barzani aşiretindedir az kısmı da formalite de olsa başka kesimlerden insanlar yer alıyor. Bir parti düşünün baba başkan oğul ve yeğen yardımcı ve istihbarat sülale yüksek mevkilerde ve bunun adı da demokrasi! Güney Kürdistan’da tüm ailesini yüksek mevkilere getiren Barzani’nin aylık evine giren para milyon ve milyar dolarlarla telaffuz edilirken halkı sefalet içinde yaşamaya alıştırmaya çalışıyor. Halk “biz açız” dedikçe “sabredin bağımsız ve özgür Kürdistan’ı kuracağız” deyip halkı boş hayallerle avutmaya çalışıyor. Kürtlerin düşmanlarıyla kol kola olan bir şahıs nasıl Kürdistan’ı kuracak. Erdoğan’ı dostu olarak gören biri Kürdistan’ı kuramaz. Erdoğan ile dost olan Erdoğan’ın işlediği suçlara da ortaktır. DAIŞ’la gizli anlaşmalar yapanlar Êzîdîlerin katilidirler. Bu şahıs veya düşünce Kürdistan kuramaz. Bu şahıs her fırsatta Rojava modelini eleştirip teşhir etmeye çalışırken kendi bölgesindeki haksızlıkları da görmüyor ve görmemezlikten geliyor. Bu parti Güney Kürdistan’a getirdiği haksızlık ve ihanetleri diğer parçalarda yaşasın diye diğer parçalarda da kendine bağlı partiler kurdurdu. Bu partiler onun temsiliyetini layıkıyla yaptı. Rojava’da ona bağlı partiler ENKS çatı meclisi altında toplanmış durumdalar! Bunu zaten dünya alem biliyor.

ENKS onun kurduğu ve çetevari bir şekilde hareket eden bir yapılanmadır ve bu şahıs bu örgütü her türlü anti Kürt-anti Rojava ittifaklara katıp ve sanki Kürtlerin çıkarınaymış gibi bir imaj vermeye çalışıyor. ENKS’nin katıldığı toplantı ve forumlarda Kürtlere esaret ve sömürü anlaşmaları imzalıyor. Kürtleri tekrar karanlığa sürüklemek için elinden geleni yapmaya çalışmaktadır. Halep’te Şêx Meqsûd mahallesine saldıran bir ittifakın içinde yer alıp Doha, Riyad, İstanbul ve benzeri yerlerde teslimiyet anlaşmaları imzalayacaksın ve sonrada bunu bir zafer kazanmışçasına Rojava’ya göğsünü gere gere gideceksin. Peki bu halk bu ihanetlerini unutur mu sandınız. ENKS başkanı İbrahim Biro Kürtlere ve Rojava’ya karşı olan her ittifakta yer alıp Kürtlere ihanet etmektedir.

Biro! zafer Doha’da, Riyad’ta, İstanbul’da teslimiyet anlaşmaları imzalamakla değil, zafer Minbic mevzilerindedir. Sen kimsin ki kalkıp Rojava halkı adına anlaşmalar imzalıyorsun? Rojava’yı senin kendinin içine düştüğün karanlığa sürüklemeye çalışıyorsun. Sen Halep’teki Kürtleri bombaladın, kimyasal attın, önce bunun hesabını ver. Mücadele Rojava da verilir Avrupa yada TC ile oturulmuş ihanet masalarında değil. Mücadele vermek istiyorsan Rojava’da halk seni ne kadar kabul ediyorsa git mücadeleni yap. Mücadele etmeyeceksin, mücadele edene çamur atacaksın ve Kürtlerin temsilcisiymiş gibi konuşacaksın sonrada Rojava’ya geleceksin ve Rojava şehit annelerine “ben zafer kazandım”mı diyeceksin.  Sen ve senin bağlı olduğun oluşum Halep’te ve Suriye’nin genelinde halklara özgürlük adı altında ölüm getirdiniz. Ulusal, değerlere, toprağa, tarihe, dile, kültüre karşı çıktınız ve ihanet ettiniz. Senin üyesi olduğun SUK’un tüzüğünde Kürtlere ne verilmiş ki sen çözümü bunlarda arıyorsun. Senin çözümünde Kürtlerin hakları yok. Sen Kürtlerin savunmasını El Nusra ve Ahrar El Şam’ın üyesi olduğu SUK ve ÖSO’ya mı teslim edeceksin. Peki Tel Eran, Tel Hasıl ve nice yerlerde bu çeteler Kürtleri katletmedi mi? Sen eli kanlı bir Kürt katili ve hainisin.

Geçtiğimiz günlerde Güney medyası başta Rûdaw ve Kurdistan24 TV başta olmak üzere bir çok kanalda İbrahim Biro’nun Rojava’da yakalandığını ve daha sonraki haberlerde de sınırdışı edildiği geçiyor. Bunu söyleyen dil adice bir örgüt ağzıdır. Pek geriye gitmeye gerek yok Til Koçer’in özgürleştirildiği zamanlarda PYD Eşbaşkanı Sayın Salih Müslüm’ün diplomatik temaslar için Avrupa’ya gitmesi gerekiyordu. Sırf Salih Müslüm Avrupa’daki temaslara katılmasın diye Sêmalka Sınırını kapatmadınız mı? Ve ayrıca geçtiğimiz günlerde benzer bir olay daha yaşandı. Rojava Meclis Eşbaşkanı Sinem Mihemed ve beraberindeki grup bir dizi görüşme ve toplantı için Kanada’ya davetli olarak gitmeleri gerekirken yine aynı senaryo uygulandı. Sayın Sinem Mihemed Güney Kürdistan’a alınmadı ve Rojava modelini anlatacakları Kanada’daki görüşmelere katılmaları engellendi.

PDK yönetimi Rojava halkının gerçek aktörlerin toplantı ve görüşmelere gidişlerini engelleyip onların yerlerine İbrahim Biro gibi her şeyi çıkar olan şahısların gönderilmesi için her şeyi göze alıyor. Bu şekilde Rojavalı gerçek temsilcileri uluslararası arenadan uzaklaştırmak istiyor ve kendi anti-devrim bireylerini devrimciymiş gibi öne sürüyorlar. Peki İbrahim Biro ve arkadaşları o toplantı ve görüşmelerde ne diyor ne vaat ediyor. Hiç bir şey demeyip sadece Esad’tan sonra kurulması planlanan mecliste kendilerine bir iki koltuk kapma derdindeler. Yani Rojava ve Kürtleri bir koltuk uğruna feda ediyorlar. İbrahim Biro ve ENKS’ye göre Rojava ve Suriye de resmi dil Arapça olmalıdır. Peki senin Kürtçen nerde kaldı. Rojava’da tek resmi dili Arapça yapmak Kürtlük mü oluyor? Sen ve senin gibiler Kürt, Kürtlük, Kürtçe ve Kürdistan karşıtısınız. Dil konusunda bizim önerdiğimiz formül herkesin kendi anadilini her yerde özgürce konuşmasıdır. Resmi dairelerde, Kürtçe, Arapça ve Asurice resmi dillerdir ve eşittir. Ama İbrahim Biro ve saz arkadaşlarının istediği modelde Kürtçe ve Asurice yok sadece Arapça var. Biz zaten bunu Esad’tan görmüşüz. Esad zamanında da resmi dil Arapça’ydı sadece ve ENKS’nin istediği modelde de resmi dil sadece Arapça’dır.  Tüm Rojava İbrahim Biro ve bir kaç ENKS’linin koltuk kazanması için feda ediliyor. Halep’te Kürtlerin üzerine bomba yağdırıp onları katletmeyi hangi kelimeyle savunuyor acaba. Rojava halkı kör ve sağır değildir. Sizin kim olduğunuzu her kes çok iyi biliyor.

Güney televizyonları sizin yerle yeksan olan imajınızı düzeltemeyecek. Siz Rojava Devrimine, kazanımlarına, şehitlerine ihanet ettiniz ve halen ihanet etmeye devam ediyorsunuz. Siz bu ihanetlerden sonra Rojava da çiçeklerle mi karşılanacağınızı sandınız. Rojava halkı nerede neyin altına imza attığınızı görmektedir. Sizin imzalarınız Rojava halkının geleceğini değil ancak sizin geleceksizliğinizin mühürleridir. Rojava halkı kazanımlarını ihanet masaları başında teslimiyet anlaşmaları imzalamakla değil mevzilerde düşmanın zihniyetine vura vura elde etmektedir. Dêrik’ten Efrîn’e kadar binlerce şehit kanıyla sulanmış bu topraklar ve üzerinde ihanetin yeri yoktur. Eğer kendinize yer arıyorsanız taşeronunuzun kapısının paspası sizin için biçilmiş kaftandır.

Gabar Roj

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info -www.navendalekolin.com -http://kursam.org/index.html

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): IBRAHIM  BIRO  YA  BIR  MESAJ  VAR  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.