BİR KİNDAR VE BİR SÖZDE DİNDAR ÇOCUK İTTİFAĞI: AKP-KDP İLİŞKİSİ
Haberler / 07 Haziran 2016 Salı Saat 14:11
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
TC’nin PKK düşmanlığı ve KDP’nin ise PKK başta olmak üzere özgürlük hareketi düşmanlığı bu ikiliyi gün be gün ortaklaştırıyor, insan kaçırmadan tutalım, MİT’in Başurê Kürdistan’a temsilciliği gibi kullandığı Parastin’a varana kadar pratik ortaklıklarını incelemek ve sivillerin de yaşamını yitirmesine neden olan çok sayıda saldırının koordinatlarını verenlerin kimler olduğunu haberimizde okuyabilirsiniz

TC’nin PKK düşmanlığı ve KDP’nin ise PKK başta olmak üzere özgürlük hareketi düşmanlığı bu ikiliyi gün be gün ortaklaştırıyor, insan kaçırmadan tutalım, MİT’in Başurê Kürdistan’a temsilciliği gibi kullandığı Parastin’a varana kadar pratik ortaklıklarını incelemek ve sivillerin de yaşamını yitirmesine neden olan çok sayıda saldırının koordinatlarını verenlerin kimler olduğunu haberimizde okuyabilirsiniz.

Türkiye’nin “Sıfır Sorun” Politikası Çöktü

AKP, ilk iktidara geldiğinde olgun çocuk havalarında Türk dış politikasını “komşularla sıfır sorun” olarak belirlemişti. Bölge güçleri ile ittifak geliştirmeye çalışan AKP, aynı zamanda yüzünü Avrupa’ya dönmüş ve bir yandan Kopenhag kriterlerinden tam not almaya çalışırken, bir yandan da Büyük Ortadoğu Projesi’nin bölgede jandarması olmaya hazırlanıyordu. Bu süreçte Kürtlerle de dirsek temasına girmek isteyen AKP’ye Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve Kürt Özgürlük Hareketi tarafından Kürt sorununun çözümü için tarihsel bir şans verilmişti. Bu şans AKP tarafından değerlendirilemediği gibi bugün ortaya çıkan tablo, “sıfır sorundan” Ortadoğu’nun sorunlu çocuğuna dönüşen Türkiye açısından, tam bir felakettir.

Saray Gladyosu Ülkeyi Kan Gölüne Çevirdi

Bu tablonun en büyük sorumluluk sahibi elbette ki Saray Gladyosu ve onun başındaki Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’dır. Dindar ve kindar politikaları ile Türkiye’yi felakete sürükleyen bu Cumhurbaşkanına karşı Türkiye’nin demokrat ve sol çevrelerinden çok cılız sesler dışında herhangi karşı bir sesin çıkmaması da Türkiye’yi sürüklendiği felakette büyük bir çıkmaza götürmeye devam etmektedir. Bu sessizlikten cesaret alan ve derin bir faşizmle ülkeyi kan gölüne çeviren AKP, akılsız politikalarına eski ittihatçıları da ortak ederek başta Kürtler olmak üzere tüm muhalif güçlere karşı büyük bir savaşı yürütüyor.

AKP Kürtlere Karşı Kirli İttifaklar Kuruyor

Kürtlere karşı içerde yanına MHP ve CHP’yi de alan ve Kürt iradesini tamamen ezmek için seçilmiş HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarını kaldırmaya girişen AKP, dışarda ise Şengal’de binlerce Kürt kadınını kaçırarak tecavüz eden, pazarlarda satan DAİŞ gibi tecavüzcü çete örgütlerine her türlü desteği sunmaktaki ısrarını devam ettirmektedir. 40 yıllık mücadele geleneğine karşı hiçbir kirli ittifak şansını kaçırmayan AKP, Başurê Kürdistan’ı ise arka bahçesi olarak kullanmaktadır.

AKP’nin Kürt Politikasındaki En Büyük Yardımcısı “KDP”

Her seferinde “Bağımsız Kürdistan” diyen Barzani ve ailesi ise Türkiye’nin arka bahçesi olmaktan hiçbir rahatsızlık duymuyor. Türk devleti tarafından Kürt şehirlerinin talan edilmesi, Kürt çocuklarının katledilmesi ile Kürt iradesinin yok sayılarak cezaevlerine gönderilmesi karşında tek söz etmeyen KDP, AKP ile girdiği kirli ittifaktan gayet memnun görünüyor. Şengal’ de tecavüzcü çete örgütü DAİŞ tarafından kaçırılan binlerce Kürt kadının hesabını ve özeleştirisini henüz vermeyen KDP, Türkiye ile kurduğu ittifak doğrultusunda geçtiğimiz günlerde Sêmelka kapısını Rojava’da halkın devrimci Kürt iradesine kapatarak Kürt politikasında Türkiye’nin en büyük yardımcısı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

KDP İhanet Çizgisinde Israr Ediyor

Kısacası KDP; AKP’nin Ortadoğu’da kendi yarattığı bataklıkta boğulmasına ramak kala AKP’ye can suyu olmak için adeta koşturmuştur. Türkiye, Kürt politikasında 90’lara “U” dönüşü yaparken, KDP de 90’lardaki “ihanet” çizgisine dönüşte, neredeyse hiç zaman kaybetmemiştir. KDP’nin istihbarat örgütü Parastın’ ın, Türk istihbaratı MİT ile girdiği derin ilişki ise bu ihanetin en açık kanıtı olmaktadır.

“Parastın” MİT’e Çalışıyor

24 Temmuz’dan bu yana AKP’nin başlattığı savaşta, KDP, üstlendiği rol ile Türk güçlerinin ana karargahı konumundadır. Bu süreçte KDP’nin istihbarat örgütü olan Parastın, Türk İstihbaratının haber alma merkezi, Güney’deki temsilciliği gibi çalışmaktadır. Türkiye’nin havadan yoğun olarak saldırdığı Kandil, Metina ve Haftanin başta olmak üzere Medya Savunma Alanlarında bulunan gerilla hareket ve üstlenme noktalarının koordinatları yine KDP’nin istihbarat örgütü olan Parastın tarafından MİT ile paylaşılmaktadır.

‘Zergele’yi KDP Vurdurttu!

Türk savaş uçaklarının gerçekleştirdiği ve 5 sivilin yaşamını kaybetmesi ile sonuçlanan Zergele Köyü’ne dönük 1 Ağustos 2015’teki hava saldırısı da bizzat KDP’nin istihbarat örgütü Parastın’ın verdiği bilgilerle gerçekleşmişti. Parastın’ın ‘Manevi Perspektifler’ dairesinden sorumlu olan Mamoste Qasim Mizurî ve Mecid Hemedemin Ewla’nın talimatları doğrultusunda KDP Parastın’a çalışan Zergele köyünün eski muhtarı İsmail, akrabası Şirwan, Nebi,  Hesen, Dilşad ve Raşid Mami Barzanî bu olayların failleri olarak ortaya çıkmıştı. Burada amaçlanan ise PKK ile Kürt Halkı’nı karşı karşıya getirmekti. Bunun yanında yine KDP’ nin asayiş noktaları da MİT’ in kontrolüne girmiştir. Tüm ulaşım güzergahlarında elde edilen veriler KDP asayiş merkezinden evvel MİT’e teslim edilmektedir.

KDP Asayiş Noktalarında Türk Subayları Çalışıyor

Son zamanlarda PKK’lilere dönük tavrını sertleştiren KDP bu asayiş noktalarından geçen PKK’ lilerin bilgilerini kayıt altına alıyor ve bunu Türk İstihbaratı ile paylaşıyor. Dikkat çekici noktalarından biri de bu asayiş noktalarından çalışan kişilerin kendi aralarında Türkçe konuşmasıdır. KDP peşmergelerinden Şiwan S. (37)’nin ifadesine göre Türkçe konuşan bu şahıslar özel eğitimli Türk subaylarıdır. Şiwan S. “Yaklaşık bir yıl önce Türkler’ in peşmergeyi eğiteceğine dair söylentiler dolaşıyordu. Gerçekten de eğitimler yapıldı ve ilkin Parastın birimimiz eğitildi. Özellikle de ortam dinleme cihazları ile bilgisayar teknolojisi üzerine eğitimler verildi. Çünkü biz yalnızca kimlik kontrolü, kaba sorgulama gibi şeyler biliyorduk. Sonra bu subaylar aramıza girmeye başladı. Şimdilerde ise asayiş noktaları ve benzeri yerlerde sürekli aramızdalar ve bizimle ilgili de bilgiler topladıklarını düşünüyorum” diyor.

İkisinin de Ortak Noktası: Kürt Fobia ve PKK Fobia!

Görünen o ki Türkiye’nin Kürt fobisi ile KDP’nin PKK fobisi bu iki gücü aynı noktada, Kürt düşmanlığında birleştirmiştir. AKP’li Recep Tayyip Erdoğan ile KDP’ li Mesud Barzani arasında ayırt edici ciddi bir farkın olmadığı ise son süreçte bir kez daha ortaya çıkmıştır. Biri padişahlık hayali ile Ortadoğu’da yeniçericilik oynarken, diğeri Harpagos misali ihanetçi damarında diretmektedir ve her ikisi de aile hanedanlıklarını büyütmek için yanıp tutuşurken onların kirli ittifaklarının faturasını da maalesef ki Mezopotamya halkları ödemektedir.

Goran Akreyî

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info - www.navendalekolin.com

 

TAGS(ETIKETLER): BIR  KINDAR  VE  BIR  SOZDE  DINDAR  COCUK  ITTIFAGI  AKP-KDP  ILISKISI  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.