Şİİ-SÜNNİ BLOKLAŞMASINDA BAŞURÊ KÜRDİSTAN VE MUSUL
Politik Analiz / 10 Mayıs 2016 Salı Saat 09:51
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türkiye’den ise 200 milyon dolar civarı para desteğinin gelmiş olması AKP-KDP arasında yeni bazı anlaşmaların olmuş olma ihtimalini düşündürtüyor! Başurê Kürdistan’da yaşamlarını idame ettiren çok sayıda yurttaşın AKP/KDP’nin arasında gelişen son para trafiği sonrasında üzerlerindeki baskıların arttığını söylemek, ev alımları ve değiştirmelerine yasak konulduğunu belirtmek konuyu buraya bağlamakta zorluk çektirmeyecektir

Dünya üzerinde söz sahibi olmak isteyen bloklaşan güçler ile hegemonya kurmak isteyen devletler Ortadoğu’yu yeniden şekillendirme çabası ve planlaması içerisindeler. Bu planlamalar içerisinde Ortadoğu’da yeni bazı bölünme ve parçalanmaların yaşanması kaçınılmazdır. Yeni bölünmenin ‘dizayn tarzının adını’ Sünnilik ve Şiilik olarak koyabiliriz.

‘İslam Birliği’ Mi? Sünni Birliği Mi?

Irak ve Güneyli güçlerin ve bu iki dinamiği yönlendirmeye çalışan ‘büyük dinamikler/emperyal güçlerin’ gündemini meşgul eden DAİŞ çete gündemi, hali hazırda Sünni-Şii bloklaşmasını ikincil plana itmiştir. Ortadoğu’da parçalı bir duruş sergileyen sünni blok ABD’nin Mısır’dan sonra misyon biçtiği Türkiye’de ‘ılımlı islam’ politikasının da etkisiyle ‘islam birliği’ adı altında 57 islam ülkesi bir araya geldi. ‘İslam Birliği Toplantısı’ sembolik lider olarak Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı seçerken bir İslam Birliğine değil yeşil/dolar birliğine imza atmış oldu, toplantıya bilindiği üzere üyeliği askıya alınan Suriye devleti ve üyeliği red edilmiş olan Hindistan dışında 57 devlet katıldı.

İran Şii Bloğu Genişletmek İstiyor!

Ortadoğu’da kendi kliğini sürdürmek ve sünni blok karşısında elini güçlendirmek isteyen İran’ın tavrı ise Suriye’ye silahlı gücünü daha yoğun kaydırmak ve ayın zamanda oluşturulan sünni bloğu ticari, siyasi, sınır vb olmak üzere çok sayıda anlaşma ile aşmak oldu. Sünni cephenin İslam gerekçeli konferans ve toplantılar adı altında birliğini sağlama toplantıları gerçekleştirmiştir. İran merkezli Şii güçler de girip örgütlenebildikleri alanlarda güç gösterilerini yapmaktadırlar. İran, özellikle Suriye ve Irak’ta tüm gelişme ve Sünni blokun hamlelerini boşa çıkaran tüm komplo ve provokatif eylemleri örgütlemektedir. Yine en son Germîyan Düzxurmato hattında çatışmaların çıkmasına sebebiyet vermişlerdir. Haşdi Şabi isimli Şii güçlerden oluşan silahlı örgütü şuan Irak sınırları içinde DAİŞ’i aratmayan tarzda yönelim ve eylemler gerçekleştirmektedir. Bu örgütleme ile insan kaçırma ve suikastler ayrıca halka dönük baskı ile korku yaymaktadırlar.

Sünni-Şii Parçalanmasının Eşiğinde Irak

Bu sebeplerle de Sünni-Şii parçalanmasında en çabuk gündeme giren ve parçalanmayı yaşama ihtimali olan Irak’tır. Irak Parlamentosu içerisinde bir süredir başlamış olan sorunlar her geçen gün artarak devam etmektedir. Gerek Parlamentonun kendisinde siyasi açıdan, gerekse de bazı alanlarda askeri olarak varlığını ve rahatsız ediciliğini konuşturmaktadır. Parlamentoya yapılan darbe ve Düzxurmato’daki çatışmalar bunun somutlaşmış halidir.

Bu sorunlar kendisi ile şuan gündemi teşkil eden diğer sorun olan Musul sorununu da askıya almaktadır. Operasyon sonrasında idarenin şekillenmesi konusunda bir birliğin halen sağlanamamış olması operasyonun ilerlemesine büyük bir engel olmaktadır. İdarede söz sahibi olmak isteyen KDP-TC-Amerika-Irak-Rusya-İran anlaşamadıkları gibi anlaşmalarında önünde her fırsatta gerekçeler ile engeller oluşturmaktadır. Ayrıca halen güçlü olduğunu ve operasyonu sürdürebilecek gücünün olduğunu ispatlamaya çalışan Irak yönetiminin gücünün gerçek boyutu da yaptığı operasyonlarla açığa çıkmaktadır.

Irak’a yapılabilecek darbe ile beraber Haziran ayına denk gelebilecek bir şekilde Muktedir El Sadr başkanlığında yeni bir oluşum ile İran’ın hamle yapma olasılığı ve şii güçlerin operasyona aktif katılımı olma ihtimaline karşı KDP cephesinde de yeni arayışlar bulunmaktadır. Bu arayışında Goran hariç diğer Başurê Kürdistan partileri ile toplantılar ve ittifak ile ABD öncülüğünde Musul’a operasyon gündeme alınmıştır. ABD güçleri halen Başurê Kürdistan’ında Hristiyan halkın güvenliği gerekçeleri ile güçlerini artırmaktadır. Goran’ın özellikle bu ittifakta yer almamasının sebebi olarak Irak Parlamentosunda 3 Kürt parlamenterin olması fikrine ‘%20 olsun’ görüşünü şart koşması ve toplantıyı terk etmesi gerekçe gösterilmektedir.

Neçirvan Barzani Irak Parlamentosunda meydana gelen gelişmelere tavrını ise Bağdat'taki merkezi yönetimin yaşadığı sorunlar karşısında Başbakan Haydar el-İbadi'ye destek verdikleri şeklinde açıklamıştı. Parlamentoda sorunlar öncesi Şii cephe Kürt Bölgesine ve parlamenterlerine bu sorun ve tartışmalardan uzak kalması gerektiği ayrıca taraf olmaması gerektiğini belirtmişti. Buna rağmen böyle bir açıklama kendisi ile beraber Başurê Kürdistan’ın da yeni sorunları açığa çıkarabilecek bir nedendir. Bu taraf oluşunu yaşanan krizler karşısında en önemli çözüm yolu olarak gördüğü yönünde ifade etmişse de pek olası bir çare olarak da görünmüyor.

ABD Para Desteği ile Musul Operasyonu’na Hazırlanan KDP

Yaşanan bu mezhep çatışması Başurê Kürdistan’ını birebir etkilemiyor olsa da KDP’nin Musul operasyonu konusunda söz sahibi olmasına evrilme durumu yaşanmaktadır. KDP-Barzani uzun bir süredir sürekli Musul operasyonu hakkında Peşmergesiz olamayacağının propagandasını yapıyor olması ciddi bir etki yaratmaktadır. Görünen o ki Peşmerge operasyonda etkili bir rol üstlenecektir. Peşmergenin operasyona dahil olmasının bir diğer yönü HPG-YJAStar güçlerinin operasyon için gündeme girmiş olmalarıdır. PKK’nin silahlı gücü HPG-YJAStar’ın meşruiyetinin Şengal’in kurtarılması sonrasında yükselmiş olması sonucu Güneyli güçler bu konuda ciddi kaygılar gütmektedir.  Bu konuda kaygılanmakta haklı olan Güneyli güçler KDP/YNK elbette kendi Peşmerge güçlerini daha çok ön plana sürmekteler. Yine, bu sebeple de KDP buna engel oluşturmayı hedefleyen bir tarzda Musul operasyonu hazırlıklarını sürdürmektedir. Bu yönlü Amerika’nın da Peşmergeye operasyon amaçlı para desteğinde bulunacağını belirtmesi ve ilk para desteğinin gelmesi KDP güçlerinin daha da ‘iştahını kabartmıştır’.

KDP’nin Hayali Bağımsız Değil ‘Aşiret/Aile Küçük Kürdistan’ı!

Parçalanmış bir Irak’ta Kürdistan devletinin de yeri bulunmaktadır! Adı Küçük Kürdistan! KDP’nin propagandasını yaptığı Bağımsız Kürdistan! Dışarıya bu kadar bağımlı hale gelen KDP ve türevi Güneyli Güçlerin ‘Bağımsız Kürdistan’ın sınırları ancak kendi ‘iktidar/ailelerinin bulunduğu coğrafyayı kapsamaktadır ve tam anlamıyla ‘Kürdistan’ denildiğinde bu dinamiklerin akıl ve pratiklerinde yerini bulan bugün dört parçaya bölünmüş bir Kürdistan’ın tam bağımsız ve birleşik hali maalesef değildir!

KDP, Şengal’de Şengal Halk Meclisi, YBŞ-HPG’ye Yönelecek İddiası!

KDP’nin Şengal’e dönük haz etmeyen duruşlarına da bir müddettir ara vermiş olmaları kabullendikleri değil yeni planları olduğu ve bu şekilde yorumlanması daha doğru olacaktır. Aslında, diyebiliriz ki KDP kendi gücünü görebilmek için Musul Operasyonu’nu beklemektedir ve DAİŞ çetelerinin durumunun netleştirilip Musul Operasyonuyla alınacak olası sonuçlar sonrası Şengal’de halkın kendi öz gücü ile kurduğu yerel Şengal Meclis’ine ve askeri örgütlenmesi HPG ve YBŞ’ye yönelik darbe girişimi kurgulandığı kulislerde tartışılmaktadır.

Güney’de Ekonomik Kriz İkinci Plana Atıldı!

KDP yönetiminin ekonomik krizi bir süredir Musul Sorunu, Şengal Sorunu gibi gündemler ile arka plana atma girişimleri bulunmaktadır. Ekonomik krizi aşma başlıklı yapılan toplantılarda hayata geçirilmek üzere alınan hiçbir karar bugüne kadar yerine getirilmemiştir. Ekonomik gelir giderlerin denetimlerinin daha sıkı yapılması, hakkında yolsuzluk yaptığı iddiası olanların soruşturulmasına henüz adım dahi atılmamıştır. Ancak, yapılan toplantının ardından hükümet adına Barzani tarafından çok sayıda yabancı heyet ile yapılan toplantıların sonuçlarından, ‘ekonomik yardım’ kararı çıkarken bu yapılan yardımların hiç birisinin de halka yansıması olmaması dikkat çekicidir.

Türkiye’den Para Alan KDP, Bakurê Kürdistanlıları Baskı Uyguluyor!

Türkiye’den ise 200 milyon dolar civarı para desteğinin gelmiş olması AKP-KDP arasında yeni bazı anlaşmaların olmuş olma ihtimalini düşündürtüyor! Başurê Kürdistan’da yaşamlarını idame ettiren çok sayıda yurttaşın AKP/KDP’nin arasında gelişen son para trafiği sonrasında üzerlerindeki baskıların arttığını söylemek, ev alımları ve değiştirmelerine yasak konulduğunu belirtmek konuyu buraya bağlamakta zorluk çektirmeyecektir.

Savaşan Halk Gerçekliği ve Musul’un Özgürleştirilmesi

Son süreçte özellikle ‘Bağımsız Kürdistan’ adı altında kendi aile hayallerinin gerçekleşmesi amacıyla gerek Neçirvan Barzani gerekse de Mesud Barzani birçok devlet ile ilişkiler geliştiriyor/diplomatik faaliyetlerini arttırıyorlar. Meşruiyetini daha da güçlendirmiş olan PKK’nin bugünlerde Musul savaşında yerel güçlerle işbirliği içinde yer alması AKP-KDP politikalarını boşa çıkaracağı gibi Başur Kürdistan’ında ki geleceği için olumlu sonuçlar doğuracaktır. Ayrıca Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yaratmak istediği ‘Savaşan Halk Gerçekliği’ için Musul’un özgürlüğü ve Musul’un Savaşan Halk Gerçekliği adımı olacaktır.

 

Bêwar Ardalan

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info - www.navendalekolin.com - http://kursam.com/index.html


Parveke

TAGS(ETIKETLER): SII-SUNNI  BLOKLASMASINDA  BASURE  KURDISTAN  VE  MUSUL  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.