ERMENİ VE AZERİ SAVAŞININ MEKANI ‘KIZIL KÜRDİSTAN’
Okuyucudan / 13 Nisan 2016 Çarşamba Saat 23:19
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kızıl Kürdistan ya da Kürtçe deyişiyle ‘Kurdistana Sor’ Ermenistan’ın doğusunda ve Azerbaycan’ında batısında yani her iki ülke arasında kalan bölgeye denilmektedir. Burada yaşayan Kürtler çoğunlukla Serhat Kürtleridir ve Celali Aşiretine mensupturlar. Burada yaşayan Kürtler 6 yıl kadar yani 1929 yılına kadar bağımsız yaşamışlar. Ama Lenin’in ölümünden sonra

Yıllar boyunca Kürdistan toprakları, hükümdarlık savaşı veren güçler için ana mekan olmuştur. Güç gösterisi yapan ülkeler Kürdistan’da savaşlarını sürdürmüşler ve bununla birlikte Kürdistan halkına ve halklarına da kan ve gözyaşı bırakmışlar. Kürdistan’da yaşayan Kürtler her nesilden bu savaşlara şahitlik etmişler. İnsanın kendi farkına vardığı ilk günden bu yana sürdürdükleri savaşlar bir tarafı galip diğer tarafı da mağlup etmişse de her zaman Kürtleri mağlup etmişlerdir. Büyük güçlerin arasında yürütülen savaşlarda Kürdistan şehirleri yıkılmış, yakılmış, talan edilmiştir. Savaşın kaybedeni bile Kürtler kadar kaybetmemiştir.

Yani aslında savaşın en çok kaybedeni de yine Kürtler olmuştur. Yaşanan bu savaşlara birkaç örnek verecek olursak; Büyük İskender-Ahameniş Savaşı, Bizans-Safevi Savaşı, Selçuklu-Bizans Savaşı, Osmanlı-Fars Savaşı, Türk-Rus Savaşı, Arap-Fransız Savaşı, Arap-İngiliz Savaşı- İran-Irak Savaşı ve en sonda Ermeni-Azeri savaşını örnek gösterebiliriz.

Bilindiği gibi uzun yıllardır süre gelen bir Azeri-Ermeni sorunu derinleşerek devam etmektedir. Bu iki ülkenin arasında sorun haline gelen bölgeyi de “Dağlık Karabağ” ki aslı “Kızıl Kürdistan” yani “Kurdistana Uzeydi” ve bir başka deyişle “Kurdistana Sor” bölgesidir. Kızıl Kürdistan’ı kendi aralarında bölen ve halen yetinmeyenler yıllar boyunca bu yüzden savaşmışlar. Bu savaşın durdurulması için bazı uluslararası çabalar olmasına rağmen, aynı şekilde sorunların derinleşmesi içinde dıştan çokça müdahale yapılmıştır. Bu iki ülke yıllar boyunca orada yaşayan Kürt halkını inkar edip topraklarını kendi aralarında bölmeleri yetmezmiş gibi şimdide birbirleriyle çatışıyorlar.

İki ülke arasındaki savaştan kazanç sağlayan güçler var. Bunlara silah satan, bu savaştan rant elde eden siyasetçiler, onur madalyaları alan komutanlar, generaller… Ve çocuklarını kaybeden aileler, vücudunun bazı parçalarını kaybeden savaş gazileri ve en önemlisi de savaş alanında yaşayan halk var. Kızıl Kürdistan bölgesinde yaşayan halkın büyük bir çoğunluğunu Kürtler oluşturmaktadır. Yani savaşın en çok kaybedeni yine Kürtlerdir. Kızıl Kürdistan’ı kendi aralarında böldükleri yetmezmiş gibi halen Kürtlere kan ve gözyaşını reva görüyorlar.

‘Kızıl Kürdistan’ Neresidir?

Kızıl Kürdistan ya da Kürtçe deyişiyle ‘Kurdistana Sor’ Ermenistan’ın doğusunda ve Azerbaycan’ında batısında yani her iki ülke arasında kalan bölgeye denilmektedir. Burada yaşayan Kürtler çoğunlukla Serhat Kürtleridir ve Celali Aşiretine mensupturlar.

İnanç bakımından da çoğunluğu Yezidi Kürtlerdir. Buradaki Kürtler Kurmançtırlar ve Kurmanci lehçesiyle konuşmaktadırlar. Buradaki Kürtler 1923 yılında Lenin’in desteğiyle bir devlet kurdu. Bu devletin yüz ölçümü yaklaşık 10.000 km2 dir. Ve nüfusu da yaklaşık 1 milyondur. Başkenti Laçin olmaktaydı. Laçin dışındaki şehirlerde; Kelbajar, Zar, Jajik, Qubadli vb. Kürtlerin yoğun yaşadığı bir bölgeydi.

Burada yaşayan Kürtler 6 yıl kadar yani 1929 yılına kadar bağımsız yaşamışlar. Ama Lenin’in ölümünden sonra başa gelen Stalin, Türkiye ve İran’ın isteği üzerine Kızıl Kürdistan’ı dağıtır. Kızıl Kürdistan’ı da, Ermenistan ve Azerbaycan arasında ikiye böler. Oradaki Kürtleri de Sovyet ülkelerinde dağıtır. Orta Asya’dan, Sovyetin iç ve doğu kesimlerine doğru dağıtır. Bir kısmı da Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan’da kalır. Zaten Ermenistan, Nahcıvan ve Gürcistan demografi yapısına bakıldığında açıkça görülüyor ki orada yaşayan en büyük ikinci halk Kürtlerdir. Şimdi Ermenistan ve Azerbaycan’da yaşayan Kürtler egemen devletler tarafında tanınmamakta ve inkar edilmekte. Azerbaycan’da yaşayan Kürtlerin kimliği tanınmamakta ve Kürtleri oralardan sürmek istemekteler. Ermenistan’da ise daha vahim bir tablo var. Yezidi inancı tanınmakta ama Kürt kimliği tanınmamakta, Yezidiler Arap olarak tanıtılmakta ve Kürtleri de düşman olarak tanıtmakta. ‘Kürler bizi katletti’ gibi deyimlerle Kürleri düşman bilmekteler. Kafkasya’da yaşayan Kürtlerin durumu gün geçtikçe egemen güçler tarafından daha ağır boyutlara ulaşmaktadır.

Tekrar gündeme getirilen Azeri ve Ermeni çatışmasının-savaşının hangi topraklar üzerinde yaşadığını artık bildiğimize göre, orada yaşayan Kürtlerin dramına sessiz kalışa da anlam vermekteyiz.  Her iki tarafın savaştığı bölge Kürdistan’dır. Her iki tarafın savaşından dolayı en büyük acıyı çeken de Kürtlerdir. Kürtleri bölen ve bu acıyı reva gören egemenler döktüğü kanda ve Kürt analarının gözyaşlarında boğulacaklar. Kürdistanı sömürenler, Kürdistanı kendi aralarında bölenler Kürtleri sürgün edenler hesabını verecekler.

Kürtler artık 1929’daki Kürtler değil. Kürtler Rojava Federal Sistemini kurmuş, Bakur’da özyönetim-özsavunmasını ilan etmiş ve tüm Kürdistan’da düşmana karşı mücadele etmektedirler. Kürtler, Kürt halkına yapılanları yarına bırakır ama yanlarına asla bırakmayacaktırlar. Kızıl Kürdistan, tüm Kürtlerin onurudur ve Kızıl Kürdistan ve Kafkasya’da yaşayan Kürtlerin yanındayız.

Gabar Roj

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info - www.navendalekolin.com


Parveke

TAGS(ETIKETLER): ERMENI  VE  AZERI  SAVASININ  MEKANI  KIZIL  KURDISTAN    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.