MUSUL OPESYONU, GÜÇ DENGELERİ ve SAVAŞAN GÜÇLERİN ANALİZİ-2-
Politik Analiz / 08 Nisan 2016 Cuma Saat 10:44
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türk devleti ve İran’ın oluşturdukları paramiliter güçlerin operasyona dâhil olmak istemeleri, operasyonun gecikmesine ve ileride daha büyük sorunların çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Aynı zaman da KDP’nin Musul’da söz sahibi olmak istemesi eğer bu olmasa Irak ordusu ve YBŞ güçlerinin operasyonu başarılı bir şekilde yürütmelerine engel olması da tıkanıklığa neden olan sebeplerden bir tanesidir

Operasyona Katılan ve Katılması Tartışılan Güçlerin Durumu

Her ne kadar operasyonun koordineli bir şekilde birkaç güç tarafından yapılacağı tartışılsa da, sahada öncülük edecek olan gücün Irak Merkezi Hükümetine bağlı olan askeri gücün olacağı kesindir. Türk devleti ve İran’ın oluşturdukları paramiliter güçlerin operasyona dâhil olmak istemeleri, operasyonun gecikmesine ve ileride daha büyük sorunların çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Aynı zaman da KDP’nin Musul’da söz sahibi olmak istemesi eğer bu olmasa Irak ordusu ve YBŞ güçlerinin operasyonu başarılı bir şekilde yürütmelerine engel olması da tıkanıklığa neden olan sebeplerden bir tanesidir. Yine Musul’un kurtarılmasını ilkeli bir şekilde isteyip ona göre davranan ve operasyonlar yürüten güç YBŞ güçleridir.

Operasyonda yer alacak olan en büyük güç Irak Ordusudur. Irak ordusunun kaç bin askerle operasyona katılacağı net değilken, önemli cephelerde ve Musul kent merkezini kurtarılmasında öncü rol üstleneceği ortadadır. Ama ordunun zayıflığı DAİŞ karşısında olan yenilgilerinin etkisi, ordunun zor durumda kalacağına işaret ediyor.

KDP hali hazırda operasyona destek vereceğini ve Musul kent merkezi dışında kalan bölgelerde savaşa aktif bir şekilde katılacağını açıklamaktadır. KDP’nin bu savaştaki görünen amacı, Musul barajını tam olarak elinde tutmak ve ikinci en büyük amacı da YBŞ güçlerinin aynı zamanda olası bir durumda PKK’nin askeri gücü olan HPG’nin savaşa katılması durumunda bunu engellemektir. KDP YBŞ ve HPG’nin savaşa katılmasını engellemek için Türk askerini kullanmak amacındadır. İddialara göre KDP Başika bölgesinde bulunan 1500 Türk devleti askerini Tel Afer-Şengal hattına kaydırarak YBŞ ve HPG’nin bu alanlarda ilerlemesini durdurmak istemektedir. Diğer önemli cephelerden olan Maxmur cephesinde de Türk devletiyle beraber desteklediği Haşdi Watani milislerinin yoluyla zorluk çıkarmak amacındadır.

Operasyona katılacak olan kesimler üzerine tartışmalar yürütülüp toplantılar yapılırken, kendi cephesinde operasyon başlatan ve aktif bir şekilde savaşı yürüten ve operasyon başlattığı bölgelerde sonuç alan en dinamik güçte YBŞ’dir. Musul’un batı cephesine operasyon başlatan YBŞ günlük gibi kısa bir sürede 20 km uzunluğunda 10 km genişliğinde bir alanı özgürleştirmiş yüzlerce çeteyi öldürmüş en önemlisi de KDP’nin bütün engellemelerine rağmen 47. Yolun güvenliğini sağlamış olmasıdır.

47. yol stratejik bir öneme sahiptir. DAİŞ’in Irak merkezi Musul ile Suriye merkezi Rakka arasındaki bir köprüdür 47. yol. YBŞ 47. Yolun denetimini sağladıktan sonra KDP yetkililerinin hedefi haline geldi. Burada sorulacak bir sürü soru ve kafalarda kalan bir yığın soru işareti oldu. Global çete örgüt DAİŞ’in denetiminde olan yol YBŞ güçleri tarafından büyük bir kahramanlıkla temizlenip DAİŞ’e büyük bir darbe vurulurken, KDP yetkilileri kalkıp YBŞ’nin bu operasyonunu eleştiriyorlar.

Operasyona katılacağı düşünülen Haşdi Watani güçleri Türk askerlerinin de konumlandığı Başika bölgesinde ve Maxmur cephesinde bulunuyorlar.

Başlatılan ancak kısa bir süre sonra durdurulan operasyonda yer aldığı dile getirilen Haşdi Watani sonradan ortaya çıktı ki Maxmur cephesinde operasyona katılmamış. Maxmur cephesinde yaklaşık 1 ay önce Kermirdê ve Kudilê köylerine bir operasyon düzenlenmişti. Haşdi Watani bu operasyonda bu iki köyü DAİŞ’ten temizlemiş ancak ikinci günün gecesinde DAİŞ’in saldırısı sonucu onlarca ölü ve yaralı vererek köyleri terk etmek zorunda kalmışlardır.

Haşdi Watani ABD, KDP ve Türkiye tarafından destekleniyor. Basında da çıkan haberlere göre bir kısmının maaşı Türk devleti tarafından veriliyor. Buradan da anlayacağımız üzere eğer KDP ve Türk devleti operasyonla Musul kentine girmeseler de fiili olarak orada olacaklardır. Nuceyfiler üzerinden örgütledikleri Haşdi Watani KDP ve Türk devletinin ajan gücü konumundadır.

DAİŞ’in Musul’a saldırısından sonra bu güne kadar sürekli gündemde olan ve tartışmalara en çok konu olan önemli güçlerden bir tanesi de Haşdi Şabi güçleridir. Haşdi Şabi güçleri Şiilerden oluşan sayıları 100 bini bulan büyük bir milis örgütlemesi olarak biliniyor. Terör örgütü DAİŞ'in 10 Haziran 2014'de Irak'ın en büyük kentlerinden Musul'u ele geçirmesinin ardından, dini lideri Ayetullah Ali es-Sistani, Haşdi Şabi'nin kurulması çağrısında bulunmuştu. Yüzbinlerce Şii Haşdi Şabi’ye katılıp cephede savaşmak için kabul merkezlerine başvurmuştu. Haşdi Şabi Irak ordusu ile DAİŞ’e karşı operasyon yaptığı bölgeleri talan etmiş ve buda tepkilere neden olmuştur. Bir süre önce Haşdi Şabi’nin Musul operasyonuna katılacağına kesin gözüyle bakılırken, son yapılan tartışmalar katılmayacağı yönünde ağır basmaktadır. Haşdi Şabi İran devletinin denetimindedir. Buda, Musul operasyonuna katılmasına engel olan nedenlerden bir tanesidir. Haşdi Şabi’nin Musul operasyonuna katılıp sonrasında Musul’da söz sahibi olması İran’ın Musul’da söz sahibi olması anlamına geliyor. Hal böyle olunca Sünni ittifak Haşdi Şabi’nin Musul operasyonuna katılmasına karşı çıkıyor.

İleride çıkar çatışmalarının ne düzeyde olacağı ve dengelerin nasıl oturacağını şimdiden görmek mümkün olabilir. Irak ve Suriye’de çatışma halinde olan ve bazen de çıkarlar temelinde ortak zeminde hareket eden Sünni ve Şii blokun Suriye’de derinleşen çatışmaları Musul üzerinden daha da derinleşecektir.

Şuan yürütülen savaşa koalisyon güçleri büyük destek sunarken dengelere göre hangi gücün (Irak, Suriye, DAİŞ, Peşmerge, YBŞ) nerede, ne zaman ilerlemesi gerektiğinin hesabını da çok iyi yapmaktadırlar. Planları her zaman başarıya ulaşmasa da kendi çıkar ilişkilerine göre bölge güçlerini dengeleyip ona göre her kesimi yönlendirme ve kullanma amacı güdüyorlar. Bu güçlerin kendilerini sadece Koalisyon güçlerine göre ayarlamaları ve planlamaları uzun vadeli bir başarının olmayacağına katkı sunarlar. Sonuç alıcı bir operasyon ve başarının olabilmesi için DAİŞ’e karşı kimlerin başarılı olabilecekleri tespitinin yapılması gerekiyor. Bu konuda kendini ispat etmiş ve sonuç almış güçlerin kimler olduğu da herkes tarafından bilinen bir gerçekliktir.

 

Aram Serhat

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info - www.navendalekolin.com

Parveke

TAGS(ETIKETLER): MUSUL  OPESYONU  GUC  DENGELERI  ve  SAVASAN  GUCLERIN  ANALIZI-2-  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.