CENEVRE’DE KİMLER VAR? -2-
Dizi Yazı / 18 Şubat 2016 Perşembe Saat 11:04
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Onlarca toplantı ve çözüm müzakereleri yapılmasına rağmen sorunun daha çok derinleşmesinin nedeni yanlış muhataplardan kaynaklanıyor. Bir muhalefet düşününki kendi içinde sorun yaşasın. Bir muhalefet düşününki tek dil, tek mezhep, tek ırkı savunsun. Bir muhalefet düşününki sözde Özgür Suriye Ordusu’yla ilişkisi yok. Yani Suriye’de muhalefet kendine kendine hareket ediyor

Bilindiği gibi Kobanê, insanlık tarihinde eşine nadiren rastlanılan destansı direnişi dünya çapında büyük bir yankı uyandırdı. Bu direniş bölgesel güçlerin öfkesini ve düşmanlığını ve dünya halklarının da sevgi ve desteğini kazandı. Tüm bölgesel güçlerin desteğine rağmen DAİŞ çeteleri Kobanê de kırıldı ve üçüncü çizgi kazandı. Kobanê’de barbarlığa karşı insanlığın ve halkların birlikte yaşam arzusunun zaferi vardı. Kobanê’de çözümsüzlüğe karşı Suriye halklarının çözüm yolu kazandı. Kobanê’de Afgan, Çeçen, Tunus vb. teröristlere karşı Kobanêli, Rakkalı, Efrînli, Dêrikli devrimciler kazandı. Kobanê’de Suudi-Türkiye-Katar’ın köhnemiş dikta ve despotizmine karşı Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın demokratik ulus ve birlikte yaşam modeli kazandı. Kobanê’de DAIŞ, El Nusra, Ehrar el Şam vb… feodal ve barbar çete gruplara ve destekçilerine karşı Kürt Özgürlük Mücadelesi kazandı. Kobanê direnişi ve zaferiyle bütün dünya halkları çete grupların ve destekçilerinin gerçek yüzünü gördü. Bununla Rojava haklarının haklı davasınıda görüp 1 Kasım Dünya Kobanê Gününde desteğini dünyanın birçok ülke ve merkezlerinde haykırdılar. Kobanê direnişiyle dünya halkları Suriye’de yegâne muhatabın Kürt halkı olduğunu gördü ve diğer taraflarında sadece rant ve çıkar için ortalıkta olduklarını anladı. Dünya halkının gönlünde yer edinmesine rağmen sistem Kobanê’de direnen, savaşan ve insanlık onurunu koruyan insanları, bölgesel ve küresel güçler muhatap alımıyor ve yine kendi bildiklerini okuyorlardı. Sanki hiçbir şey olmamış gibi, tiyatrolarına kaldıkları yerden devam ettiler. Yine kendilerince muhatap belirleyip kendilerince çözüm toplantıları düzenlemeye başladılar. Suriye sorunu Suriye’nin iç dinamikleri olmadan çözülemez ve bunlarsız gelişecek çözümde Suriye halkları tarafından kabul edilemez ve uzun ömürlü olamaz. Suriye’nin kaderini belirleyecek olanlar Suudi, Türk, Katar, Afgan, Çeçen, Tunuslu, Cezayirli, Mısırlılar değil Kobanêli-Cizîrli-Efrînli Kürt, Ermeni, Asuri, Süryani’dir. Lazkiyeli Alevi, Nusayri’dir, Humus, Hama, Dêrazorlu Arap’tır. Dera, Şamlı Dürzi’dir. Bunları yok sayıp kendi kendine çözüm muhatabı yapamazsın, eğer ki yaparsan da çözüm değil çözümsüzlüktür onun adı. Suriye’nin gerçek muhatabı Rojava’da mevzilerde direnen halkların ortak mücadele çatısıdır, Hewlêr, Ankara, Avrupa, Dubai’de çok yıldızlı otellerde yatıp yıllardan beri Suriye’den kaçan insanlar değildir. Şimdi Suriye’yi en iyi Suriye’de olan ve Suriye’de mücadele eden insanlar sahiplenir ve iyiliğini isteyenler bilir. İstanbul, Riyad, Hewlêr, Avrupalara gider gitmez çok yıldızlı otellere gidip jakuzi keyfi sürenler bilmez. Bunların asıl amacı maddi ve siyasi çıkar kazanmaktır. Onlar için önemli olan budur.

Onlarca toplantı ve çözüm müzakereleri yapılmasına rağmen sorunun daha çok derinleşmesinin nedeni yanlış muhataplardan kaynaklanıyor. Bir muhalefet düşününki kendi içinde sorun yaşasın. Bir muhalefet düşününki tek dil, tek mezhep, tek ırkı savunsun. Bir muhalefet düşününki sözde Özgür Suriye Ordusu’yla ilişkisi yok. Yani Suriye’de muhalefet kendine kendine hareket ediyor. Özgür Suriye Ordusu kendi kendine hareket ediyor. Özgür Suriye Ordusu BAAS rejiminden daha zalim ve daha ölümcül olmuş durumda. Zaten Özgür Suriye Ordusu denilen yapı düzenli bir ordu değil ayrıca, bir birinden kopuk ve irtibatı olmayan silahlı gruplardır. Yani tek bir merkezden yönetilmiyordu. Her grup bağımsız ve özerkti. Her grup kendi başına kararlar alıp uyguluyordu. Zaten bu yapı onlarca değişik ve birbirine zıt grupların sadece savaş ganimeti ve yağma amaçlı bir araya geldikleri çatıydı. Örneğin Halep’teki birliklerin Rakka’daki birliklerden haberleri yoktu ve onları takmazdı. Kendi kendilerine hareket ederlerdi. Örneğin bu birimler bir kasaba, köy veya şehir merkezine saldırıp şehri rejim güçlerinden temizlediklerinde şehri yağmalayıp her şeye ganimet adına el koyarlardı. Kısa bir süre sonra o şehirde gruplar arasında savaş çıkardı ve büyük veya dışta desteği büyük olan grup diğer grupları devre dışı bırakıp şehirde tek başına hakimiyetini sağlardı. Artık o şehirde hiçbir ulusal ve uluslar arası hukuk işlemezdi. Hukuk, anayasa, hakim, savcı her şey o hakim grubun lideriydi. Bu şehirler o emir adıyla çağrılan insanların insafına ve vicdanlarına kalıyordu. Her defasında bu şehirlerde toplu infazlar, katliamlar, yağmalar, toplu mezarlar gündeme geliyordu. Sizce bu çete grupları ve sözde Suriye Muhalefeti, Suriye’nin geleceğini nasıl sağlayacak. Diyelim ki Suriye tamamıyla diğer silahlı güçlerden temizlendi ve bir tek Özgür Suriye Ordusu adına hareket edenlerin hakimiyetine girdi Suriye halkının geleceği ne olur. Suriye halkları BAAS rejiminden daha katliamcı-eli kanlı barbarların insafına bırakılmış olmaz mı. Suriye halkı BAAS rejiminin zulmüne karşı isyana kalkmadı mı eğer ki gelecek yönetim aynı veya daha zalim olursa daha büyük bir isyan ve devrim başlar. Örneği uzakta aramayalım, Mısır’da yanlış çözüm beraberinde daha büyük bir isyan getirdi. Mısırda eskiden Hüsnü Mübarek’e karşı isyana kalkan haklar sözde halkların iradesiyle gelip daha sonrada halkların iradesini hiçe sayan ve despotlaşan Mursi’yd karşı da daha büyük bir isyan başladı. Yani sorun doğru çözülmezse ya halk tarafından hiç kabul edilmez yada kısa vadeli olur ve devamında daha büyük bir halkların öfke seline yol açar. Eğer ki çözüm yanlış hesaplanırsa Mursi gibi olur. Şimdi Suudi-Türkiye-Katar’ın istediği çözüm tam da böyle bir çözümdür. Yani Şıilikten Sünniliğe geçişi istiyorlar. İran-Suriye’de Şıilikte ısrar ediyorlar. Acaba halkın isteği bunun neresinde. Bu kadar safsata, kıyım, göç, savaş sırf bunun için yapılıyor. Halkın isteği ve iradesini hangi taraf yansıtıyor, hiçbir tarafta yansıtmıyor.

Eğer ki çözümün adını ve muhatabını doğru seçemezsen, yapacağın şey çözüm değil, sorunun derinleşmesidir. Suriye halklarına reva görülen gözyaşının sebebi sadece Orta Doğu’da güç dengesini kendi lehine çevirmek isteyen güçler yüzünden kaynaklanıyor. Suriye halkları bu çözüm adına yapılan tiyatrolardan medet ummamalıdır ve kendi çözümlerini kendileri yaratmalıdırlar. Yapılan çözüm toplantı ve müzakerelerden bir çözüm çıkmaz ve çıkmayacağı da aşikardır. Şimdiye kadar defalarca çözüm toplantıları ve müzakereleri yapıldı sonuç olarak hiçbir şey elde edilemedi ve arpa boyu kadar gelişme sağlanmadı. Böyle giderse ne Cenevre 3’ten ve sonrasından gelişecek toplantılardanda çözüm çıkmayacak. Çünkü masada tartışılan şeyler Suriye haklarının değil dış güçlerin Suriye ve Orta Doğu’da güç arama savaşıdır. Suriye devrimine binlerce yabancı el karışmış ve haklı olan Suriye Devrimini Suriye Bataklığına dönüştürmüş durumundalar.

Her şeyden önce Suriye halkları dost ve düşmanını iyi seçmelidir. Bu savaşta asıl düşmanlar dost kılığına bürünmüş ve her yerde Suriye dostuymuş gibi görünüyor. Çetelere silah verip Suriye halklarını katlettiren ve Suriyelileri göçe mecbur bırakanlar kimlerdir, Türkiye-Suudi-Katar’dır. Peki faşist katliamcı diktatör BAAS rejimine destek veren kimdir İran’dır. Bunlar Suriye’yi yangın yerine çevirdiler şimdide kalkıp sorunu sadece biz çözeceğiz diyorlar. Aslında dış tarafların aradığı şey Suriye’yi kendilerine göre şekillendirmektir. Suriye halkları buna göre hareket etmelidirler. Çözüm Cenevre’de, Doha’da, İstanbul’da değil; Halep’te, Qamişlo’da, Kobanê’de, Dera’da Suriye halklarında aranmalıdır. Buna Suriye halkları da inanmalı ve bomboş hayallerden vazgeçmelidirler. Suriye halkları birbirine düşman değil bunun en güzel örneği Rojava’da yaşayan Kürt, Arap, Süryani, Asuri, Ermeni, Türkmenlerdir. Bunu sorun haline getiren sistemin ta kendisidir. Rojava modeli çözümün ta kendisidir. O yüzdendir ki hep Rojava şahsında Suriye halkları bu toplantılara çağrılmıyor ve dışlanıyor. Çözüm Suriye’dir ve Suriyeli halklar kendi çözümlerini bulmuşlar önemli olan bunu geliştirmek ve yaygınlaştırmaktır. Dış güçler sorunu derinleştirir. Suriye halkları çözümün ta kendisi. Haydi tüm Suriye halkları hep birlikte kendi çözümümüzü kendimiz kuralım ve koruyalım.

Gabar Roj

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info - www.navendalekolin.com

 

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): CENEVRE  DE  KIMLER  VAR  -2-  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.