UZUN SÜRELİ HALK SAVAŞLARI
Okuyucudan / 18 Kasım 2015 Çarşamba Saat 11:14
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ulusal Özgürlük Mücadelesi yürüten gerilla hareketleri adına en büyük başarıyı da aslında Kürt Özgürlük Hareketi sağlamıştır. Uluslararası hegemon güçlerin uzun süre terörize etmek istediği Kürt Özgürlük Hareketi bütün dünyanın karşısında çaresiz kaldığı uluslararası terörist saldırılar gerçekleştiren El Kaide gibi örgütler karşısında başarı elde edememesinin sonucu olarak açığa çıkan DAİŞ gibi bir vahşeti durduran, gerileten bir konuma ulaşmış bulunmaktadır

Halk savaşlarının en önemli etkisinin uzun süreli olmasıdır belki de, istenildiği kadar benimsenip, her sömürülen ulus tarafından hayata geçirilememesi. Çünkü adı üstünde uzun süreli halk savaşıdır ve bu uzun sürenin uzunluğunu kimse belirleyemiyor; mücadelenin kararlığı ve örgütlülüğü dışında. Hal böyle olunca çoğu zaman bazı ezilen uluslar nezdinde kullanılacak yöntem olmaktan çıkmıştır, sömürülmeye rağmen. Aslında en önemli sebep de sömürgeci güçlerin bu argümanı çok iyi bir anti-propaganda aracı haline getirmesidir.

Sistem her şeyin internet hızında olduğu çağımızda uzun süreli halk direnişlerinin toplumların arayışlarına cevap olamadığı, bu yöntemin miadını doldurduğunu sıkça dillendirmektedir. Özellikle 68 gençlik hareketinin tokadını yiyen kapitalist sistem Küba, Bolivya, Angola, Vietnam vb. ülkelerde yaşanan gerilla savaşları ve neticesinde gelişen kazanımların o dönemin özgünlüğüne has bir durum olduğunu, 21.yy da bu ve benzeri bir durumun tekerrür edemeyeceği, bunun koşullarının bugün için kalmadığı anlayışını egemen kılmanın çabası içerisindedir.

Aslında Güney Afrika’daki özgürlük mücadelesinin başarıya ulaşmasından bu yana halk adına başarı kazanmış devrimlerden bahsetmek de çok doğru olmayacaktır. Özellikle gerilla savaşlarına dayanan uzun süreli halk mücadeleleri adına uzun bir süre bir durgunluktan da bahsedilebilinir. Bu yüzden emperyalist güçlerin temsilcileri konumundaki ülkeler açık açık anti-kapitalist mücadele yürüten gerilla hareketlerine çağrılarda bulunarak sürdürdükleri mücadelelerini sonlandırmalarını ve mücadelelerini farklı yol ve yöntemlerle sürdürmeleri gerektiğini belirterek aslıda teslimiyeti dayatıyorlardı. Buna örnek olarak da Tamil Kaplanlarını örnek gösteriyorlardı. Uzun yıllar süren gerilla mücadelesinden sonra, çözümün kapısını araladığı bir süreçte tasfiye yaşamış olmaları bundan sonrası için gerilla savaşlarına dayanan tüm halk savaşlarında kaçınılmaz son olarak lanse ediliyordu.

 Kapitalist Modernite her olguda olduğu gibi devrim gerçekliği için de adeta içini boşaltıp anlamsızlaştırıp, marjinal kılma politikası gereği devrim süreçlerinin oluşum aşamalarını sorgulamaksızın turuncu devrim, pembe devrim, mavi devrim vb. adlandırmalarla devrimsel süreçlerde olması gereken mücadeleyi hiçleştirmenin çabası içerisindedir.

Kapitalist Modernite bir yandan devrimin içini boşaltıp, postmodernist cila ile marjinalleştirirken; diğer yandan devrimsel süreçlerde en çok başvurulan yöntem olan Uzun Süreli Halk savaşlarını da sonuçsuz, yorucu ve buna karşı bir gelişim elde edemeyen bir yöntem olduğu algısını oluşturarak halkları mücadeleden uzaklaştırıp, sömürüyü meşru kılmada sonuç almaya çalışıyordu.

Ancak 21.yy’ın ilk çeyreğinde açığa çıkan sonuç farklı bir durum ortaya çıkarmış gibidir. İlkin İngiltere’nin İRA karşısındaki çaresiz kalışı ve neticesinde gelişen diyalog ve çözüm süreci; ardından ETA’nın kabul edilebilinir olacağı, kendisi ile görüşülebileceği ve ardından gelişen süreç uzun süredir sömürgeci sistemin empoze etmeye uğraştığı algıya da darbe vurmuştur.

Avrupa’da gelişen bu durumun Avrupa özgünlüğünde gelişen süreçler olup; daha çok Avrupa burjuva demokrasisinin ürünü olduğu teorisini yaparak dünyanın diğer parçalarında devam eden mücadeleleri boşa çıkarma arayışına en büyük darbe de Kolombiya’dan geldi. Uzun yıllar süren mücadelenin ardından Kolombiya Hükümeti ile FARC gerillaları arasındaki barış görüşmeleri ve ardından ulaşılan sonuç Dünya’nın neresinde olursa olsun ezilenlerin haklı mücadeleleri doğru yol ve yöntemle sürdürülürse başarıya ulaşacaktır. Başarıda en çok tescillenen yöntem de Halk savaşları olmuştur. Yürütülen gerilla mücadelelerine karşı hiçbir hegemon güç başarı elde edememektedir. Zaten öncesinde Zapatista Özgürlük Mücadelesi yürüten EZLN gerillalarının tüm dünyada yarattığı sempati ve haklılık olgusu, yürütülen gerilla savaları adına olması gerekenin nasıl olacağı ve ulaşılacak sonucun rengini de göstermektedir.

Ulusal Özgürlük Mücadelesi yürüten gerilla hareketleri adına en büyük başarıyı da aslında Kürt Özgürlük Hareketi sağlamıştır. Uluslararası hegemon güçlerin uzun süre terörize etmek istediği Kürt Özgürlük Hareketi bütün dünyanın karşısında çaresiz kaldığı uluslararası terörist saldırılar gerçekleştiren El Kaide gibi örgütler karşısında başarı elde edememesinin sonucu olarak açığa çıkan DAİŞ gibi bir vahşeti durduran, gerileten bir konuma ulaşmış bulunmaktadır. Hal böyle olunca hem Kürt Özgürlük Hareketi ve geliştirdiği halk mücadelesi haklılığını kabul ettirmiş oldu; hem de gerilla savaşının başarısını Tüm dünyaya kanıtlamış oldu.

Yaşanan bütün bu gelişmeler karşısında halklar nezdinde özgürlük mücadelesi ve gerilla savaşı uzun süreli de olsa tek çözüm yolu olmakla birlikte moral kaynağı da olmaktadır.    


ARES ARAM

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info - www.navendalekolin.com

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): UZUN  SURELI  HALK  SAVASLARI  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.