SÖMÜRGECİLİĞİN GERÇEK YÜZÜ
Serbest Yazılar / 23 Ağustos 2015 Pazar Saat 11:12
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kürdistan halkı kendisini gerçek anlamda yönetmeye karar verdiğinde, Türk sömürgeciliğinin gerçek, iğrenç, sömürgeci ve soykırımcı yüzü açığa çıkmaktadır. Şöyle kardeşiz, böyle Müslümanız, şöyle eşitiz ve böyle demokratız vb. söylemlerin tümüyle yalan, aldatma ve uyutma olduğu görülmüştür

Kürdistan’da halkımız, Silvan, Şemzinan, Lice, Varto vb. yerlerde kendimizi yönetmek istiyoruz’ dediler. Demokratik Öz Yönetimin gereklerini yerine getirme kararını verdiler. Türkiye faşist sistemi için ‘İleri Demokrasi’ diyen faşist Erdoğan ve Gladio çetesi, Demokratik Öz Yönetim ilanında bulunan Bakûrê Kürdistan ilçelerine vahşice saldırmıştır. DAİŞ, Kobanê’ye hangi amaçla saldırdıysa Tayyip Erdoğan ve Gladio çetesi de aynı amaçla Silvan ve diğer ilçelere saldırmıştır.

Bu saldırılarla, bir halkın kendisini yönetmesi ile işgal altında bir ülke ve halk olma gerçekliği arasındaki fark tüm çıplaklığıyla açığa çıkmıştır. Kürdistan halkı kendisini gerçek anlamda yönetmeye karar verdiğinde, Türk sömürgeciliğinin gerçek, iğrenç, sömürgeci ve soykırımcı yüzü açığa çıkmaktadır. Şöyle kardeşiz, böyle Müslümanız, şöyle eşitiz ve böyle demokratız vb. söylemlerin tümüyle yalan, aldatma ve uyutma olduğu görülmüştür. Bir halkın en doğal hakkı olan kendini yönetme hakkına böylesine saldırmanın başkada bir anlamı yoktur.

DAİŞ çeteleri de Rojava’da halkımızın irade olmasını, kendisini yönetmesini kabul etmemiştir. Sömürgeci egemenliği Türk-İslam sentezi adına, DAİŞ çeteleri de Arap-İslam sentezi adına Kobanê’ye saldırıp, yakıp yıkarken tekbir getirmişlerdir. R.T.Erdoğan Gever’de, DAİŞ çetelerinin Musul’da yaptıkları gibi, Kürtleri yere yatırmış, Kağızman’da, Varto’da olduğu gibi, gerilla cesetleri ile oynamış, Silvan’da maskeli çetelerini, tekbirler getirterek, Allahu Ekber dedirterek halkın üzerine yaylım ateşi açtırmıştır. Rojava’dan sonra Kuzey Kürdistan’da da DAİŞ kendisini Türk gladyosu biçiminde ortaya koymuştur. Bombalanmış ve yıkılmış evler, yakılmış arabalar tam da Kobanê’nin küçük bir görüntüsünü vermektedir. DAİŞ çeteleri Kobanê’de Kürtlerin bir Kanton biçiminde kendini yönetme iradesine saldırmıştır ve tekbir getirerek Kürt halkının iradesini ezmek istemiştir. Tayyip Erdoğan 1990’larda olduğu gibi; toplum üzerinde etkili olabilecek olan farklı kesimleri özel-kirli savaşının aktif unsurları olarak harekete geçirmiş; muhtarlara ve müftülere kürsüden çağrılar yaparak Kürdistan’daki din adamlarını birer özel harekât elamanı olarak görevlendirirken, işgalci çetelerini de tekbir eşliğinde halka ve değerlerimize saldırmaktadır. Ha Ebubekir Bağdadi! Ha Tayyip Erdoğan! Her ikisinin de Kürtler karşısındaki düşünce ve hisleri tümüyle aynıdır. Her iki çete de Kürtlerin kendilerine biat etmesini hedeflemektedir.

TC sömürgeciliğinin Silvan ve diğer ilçelere saldırısı bazı kesimlerin kendilerini bazı şeylerle oyalamalarına, kandırmalarına da ciddi bir darbe olmuştur. Gerçek anlamda özyönetimle işgalcilik- sömürgecilik arasındaki fark tüm açıklığıyla ortaya çıkınca, Türk sömürgeci devleti bunun anlamının kavramakta gecikmemiştir. Böylesine vahşice saldırmasının temelinde böyle bir gerçeklik bulunmaktadır.

Tüm bunlardan hareketle bazı soruları sormanın ve cevabının muhataplarına bırakmanın zamanıdır:

Daha ne kadar Türk sömürgeci işgalini soykırımını gizleyen meşrulaştıran sistemi kabul edilecektir?

Daha ne kadar öz yönetim adına kendimizi bazı sömürgeci sistem içi politikalarla oyalayacağız?

Kürdistan halkının tüm yönleriyle kendisini yönetme hakkı varken, neden kendimizi belediye vb. ile oyalayacağız?

Tüm bunlardan hareketle, Kürtler kendini yönetmenin ne anlama geldiğini bilincine vararak kendisini oyalamaktan kurtararak öz yönetimlerini ilan etme bilinç ve kararlığına ulaşmıştır. Kürdistan halkı özyönetimini ilan etme cesaretini göstermiştir.15 Ağustos tarihi atılımının 31.yıldönümünde böyle bir adım atmak önemli olmuştur. Öz yönetimini ilan eden ilçeler bu anlamda öncü olma konumundadırlar. Dolayısıyla bütün Kuzey Kürdistan il, ilçeler ve metropolde yaşayan Kürtler yönlerini bu ilçelere çevirmeli ve buralara akmalıdırlar.

Türk sömürgeci devleti kendisini Kürdistan’da meşrulaştırmada epeyce bir mesafe almıştı. Bunu bin bir yöntemle oldukça da geliştirmişti. Fakat kırk yılı aşan mücadelemiz en son Kuzey Kürdistan ilçelerindeki öz yönetim ilanları Türk devletinin yüzyıla yakın süreden bu yana kafalarda meşrulaştırdığı sömürgeciliği çökmüştür. Artık Kuzey Kürtlerinin gözünde Türk sömürgeciliği, AKP, DAİŞ’le, Saddam’la özdeşleşmiştir. DAİŞ’in, Kobanê’de ne kadar hakkı varsa Türk devletinin de Kuzey Kürdistan’da, Silvan’da, Şemdinli’de, Varto’da, Lice’de o kadar hakkı vardır.

Yıllar öncesinde Amed zindanında Hayri yoldaş, bu insan çığlıklarını unutmayın ‘Kürdistan Vietnamlaşıyor demişti. Şimdide Kuzey Kürdistan şehirleri Kobanê’leşiyor. Ekranlara yansıyan insan çığlıklarını yakılan yıkılan evleri, sokaklara çıplak bedeni ile atılmış gerillayı ve gerilla cenazelerinin üzerinde alçaklık resimlerini çekmiş DAİŞ’leşen Türk askerlerinin görüntülerini unutmamalıyız.

Türk sömürgecileri ve onun DAİŞ’leşen yöntemleri karşısında Kürdistan şehirleri halkı Kobanê ruhuyla direnmesini ve örgütlenmesini bilecek ve tıpkı DAİŞ çetelerinin Kobanê’den çıkarıldığı günkü coşkulu kutlamaları gibi Türk sömürgeci çetelerinin de, Kürdistan şehirlerinden çıkarıldığı gün, o coşkulu kutlamalarını yapacaktır. O günlere zorlu bir mücadele ile ulaşılacaktır. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.

Herdem Serhildan

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info - www.navendalekolin.com

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): SOMURGECILIGIN  GERCEK  YUZU  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.