HDP’NİN TAVRI
Serbest Yazılar / 07 Haziran 2015 Pazar Saat 07:16
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
HDP'ye dönük saldırıların gerçekleşme biçimi bu işin içinde dış güçlerin de özellikle NATO gladyosunun devlet içerisinde yuvalanmış ve yeri geldiğinde hükümetle çıkarları uyuştuğunda her türlü çılgınlığı yapmaktan geri durmayacak çevrelerin parmağının da olduğu anlaşılmaktadır.

Seçimlere birkaç gün kala bazı çevrelerin yeni ve kirli bir planı devreye koyduğu anlaşılıyor. Bingöl’de HDP’nin seçim arabasının şoförü Hamdullah ÖĞE’nin akşam üzeri köydeki evine giderken yolda kurulmuş sinsi tuzaktan elbette habersizdi. Arabayı durduran katil veya katiller Hamdullah ÖĞE’ye önce ağır işkenceler yapmış. Ardından vahşice katledip cenazesini orada bırakmışlardır. Bir nevi doksanlardaki Jitem ve hizbulkontranın uygulamalarını andırır biçimde bir cinayet işlenmiştir. Yine Erzurumda hdp mitingine vatandaşları taşıyan seçim otobüsünün şöförü  Ahmet kaya yolda kendisini bekleyen örgütlendirilmiş bir gruptan habersiz seyir halindeyken şehir merkezinde durdurulmuş önce işkence yapılmış ardından diri diri yakılmak üzere arabayla birlikte ateşe verilmiştir. Daha sonra tertip edilmiş bu saldırının fail yada faillerinin yolda beklerken polisle çekilen görüntüleri basına da yansımıştır. En son Diyarbakır mitingi esnasında polisin öncesinden alanı kontrol etmesine rağmen gerçekleşen iki patlama sonucunda dört vatandaşımız hayatını kaybetmiş. Bir kısmı ağır olmak üzere dört yüz insan yaralanmıştır.

Tüm bu olaylar peşi sıra yaşanırken hükümet kanadı sorumsuzca tepkiler vermekten yine hdp ve liderine ve tüm hdplilere ağır itham ve suçlamalarda bulunmaktan geri durmamışlardır.hdp ye dönük tüm bu saldırıların arkasında bu zemini oluşturan başta cumhurbaşkanı t.t. Erdoğan ve tüm akpli yöneticilerin ileri sürdüğü karalamalardır. Kendi sorumluluklarını görmezden gelerek yaptıkları sözde sağduyu açıklamaları elbette inandırıcı gelmemektedir.

HDP'ye dönük saldırıların gerçekleşme biçimi bu işin içinde dış güçlerin de özellikle NATO gladyosunun devlet içerisinde yuvalanmış ve yeri geldiğinde hükümetle çıkarları uyuştuğunda  her türlü çılgınlığı yapmaktan geri durmayacak çevrelerin parmağının da olduğu anlaşılmaktadır. İlke olarak hem diri diri yakmaların hem de toplu katliamların yıllarca tanığı ve mağduru olduk. Bundaki amaç elbette Türkiyenin demokratikleşmesini ve bu çerçevede tarihi bir türk-kürt barışının gerçekleşmesini engellemektir.

Bu seçimle birlikte artık bir dönemin sonuna geldiğimiz anlaşılmaktadır. Hem AKP hükümeti ve onun kurucu lideri R.T. Erdoğan’ın doymak bilmez hegemonya tutkusu ve buna göre tüm Türkiyeyi şekillendirme amacı, yine uluslararası güçlerin iti ite kırdırma politikası çerçevesinde yıllardır sürdürdükleri halkları birbirine kırdırma politikaları tüm Türkiye toplumu nezdinde artık karşılık bulamamaktadır. Halk bu tür çılgın projelere artık sırtını dönmüştür. Başta Kürt kadınları olmak üzere tüm toplum bu onur kırıcı projelere onay vermemekte ve yüz çevirmektedir.

Bu noktada HDP ve onun eş başkanları sayın Selahattin Demirtaş ile sayın Figen Yüksekdağ’ın tutumları elbette önemlidir. Tüm bu oyunları bozacak yegane tutum tüm halkın etrafında birleşeceği barış-kardeşlik ve demokrasi projesinin yılmaz savunuculuğudur. Eş başkanlar seçim startını verdikleri ilk günden bu yana bu projeyi dillendirmiş ve bunun için çalışmışlardır. En son gerçekleşen sabotaj ve provokasyonlara karşı da kendilerinden beklenen en olgun tavrı sergilemiş ve her defasında tüm toplumu sükunete davet etmişlerdir. Elbette birilerinin beklediği oyuna da düşmemiş, başkalarının ekmeğine yağ sürmemişlerdir. Bu tutumla hem halkta sükunet bu vesileyle sağlanmış, hem de ülkemizin demokrasi, barış ve kardeşlik özlemleri büyük bir umutla karşılık bulmuştur, sahiplenilmiştir. Bunu elbette seçim başarısıyla taçlandırmak tüm halkımızın ve Türkiye halklarının görevidir. Bunun da yolu tüm halklarımızın HDP etrafında kenetlenerek seçim sandıklarına sahip çıkmalarıdır.

Bugün sandık artık tarihi bir role sahiptir. sandığa sahip çıkmak kendi oy ’una, kendi sesine, iradesine, barışa, kardeşliğe, demokrasiye, kendi kendini yönetmeye, bağımsızlık ve özgürlüğe, ve tabi ki geleceğine sahip çıkmaktır. Sandığa sahip çıkmak büyük insanlık çağrısına ve ezilenin, mazlumun hakkına, hukukuna sahip çıkmaktır.

Sandığa sahip çıkmak kendine sahip çıkmaktır. Birbirimize sahip çıkmaktır.

Haydi sandık başına…   

Nihat KAZANHAN

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info - www.navendalekolin.com

 

 

  

Parveke

TAGS(ETIKETLER): HDP  NIN  TAVRI  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.