KOBANİ’NİN DÜŞÜRDÜĞÜ AKP
Makaleler / 10 Ocak 2015 Cumartesi Saat 18:11
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
AKP devletinin Kobani’nin işgaline endeksli tüm siyasal plan ve hesapları Kobani’de DAİŞ’in kırılmasıyla tuzla buz oldu. Böyle bir sürece hazırlıksız yakalanan AKP siyasal bir kriz sürecine girdi. AKP ve Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kobani’deki işgal umudu kırıldıktan sonra yeniden Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı sürece tutundu. Türk Başbakanı Erdoğan Kobani’yi düşüreyim derken AKP’nin stratejik düşüşünü geliştirmiş oldu. Bu da yeni bir dönemin başlangıcı oldu.

Eğer Kobani işgal planı boşa çıkarılmamış olsaydı belki de AKP süreci gündemine bile almayacak ya açık bir teslimiyet bu olmayınca da Sri Lanka benzeri bir katliamı uygulayacaktı. AKP devletinin, Önderliğin süreç kurumları olarak tanımladığı İzleme Kurulu, Sekretarya ve Müzakere Heyetini gündemine alması bile söz konusu olmayacaktı. Türk devleti Kobani sonrası yaşadığı kırılma sonrası çaresizlikten ve 2015 seçimlerine kadar oyalama taktiğiyle samimiyetten uzak bir anlayışla süreç demagojisi yapmaktadır.

AKP devletinin zamana yayma ve oyalama taktiğiyle bir seçimi daha kazanmak istediği artık herkes tarafından görülmektedir. Bir yandan 6-8 Ekim sahildanlarından bu yana 2009’da startını verdiğine benzer bir siyasi, toplumsal soykırım anlayışıyla yüzlerce Kürdü tutuklayıp rehin alırken diğer yandan Kürt gençlerini sokak ortasında infaz etmektedir. AKP devleti öte yandan Hüda-Par adı verilen paramiliter Hizbul-Kontra çetelerini örgütleyip Cizre’deki halkımıza saldırtıp Kürt gençlerini katlederken bir taraftan da Kalekol, Karakol ve HES inşaatlarını sürdürmektedir. Diğer yandan AKP Başur’da KDP’yi PKK’ye karşı kışkırtarak Kürtler arası bir fitne çıkarma, çelişkilerin çatışmaya evrilmesi noktasında yoğun bir çabanın sahibi olmaktadır.

AKP’nin samimiyeten uzak bu somut yaklaşımları her yönüyle soykırım anlayışında ısrar ettiğinin ispatıdır. Tarihinin en büyük sıkışmışlığını yaşayan, eski iktidar ortağı Gülen örgütüyle iktidar kavgasına girerek çatışmalı bir süreci giren AKP devletinin 2015 seçimleri öncesi adım atmaması halinde ona bir seçim daha kazandırmak AKP’nin Kürt soykırım politikalarına hizmet edecektir.

Öte yandan KDP’nin son olarak özellikle Şengal’deki ve özellikle Behdinan taraflarındaki düşmanca yaklaşımları AKP devletinin anlayışından bağımsız değildir. KDP’nin çocuklarını ziyarete giden bazı gerilla ailelerine yaklaşımda hakaretvari yaklaşımları oldukça düşündürücüdür. KDP’nin AKP ve birtakım Küresel güçlerin de desteğini alarak PKK’yi Şengal’den çıkarma stratejisi temelindeki hamlesi AKP-KDP stratejik ittifakıyla paralel görülmesi durumu daha anlaşılır olmaktadır. KDP Şengal’de yaşadığı tarihsel kırılmayı hareketi Şengal’den çıkarma stratejisi temelinde DAİŞ’e karşı yapacağı danışıklı operasyonlarla ve Güney Kürdistan bölge başkanı Mesut Barzani’nin Şengal’de yaptığı medyatik şovlarla aşmaya çalışıyor. 

Hatta KDP, AKP desteğiyle kendi medyası üzerinden Şengal’de öncü direniş güç olan HPG-YBŞ sanki hiç yokmuş algısı yaratarak güçlerini geri çekmesine rağmen sanki orada direnen ve Şengal kurtarma operasyonunu geliştiren tek gücün KDP peşmergesi olduğu yanılsaması yaratmaya çalışmaktadır. KDP ve stratejik ortağı AKP desteğini de arkasına alarak siyasal anlamda Şengal üzerinden içerisine girmiş olduğu kırılma ve sıkışmışlığı aşayım derken daha derin bir kırılma ve sıkışmayı yaşar hale gelmiştir.

Mazlum Yılmaz

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info


Parveke

TAGS(ETIKETLER): KOBANI  NIN  DUSURDUGU  AKP  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.