SAVAŞ EKONOMİSİ
Ekonomi / 17 Aralık 2014 Çarşamba Saat 12:43
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yaklaşık bir yıldır kuzey Kürdistan’da demokratik kominal ekonomi konfarans hazırlık çalışmaları yapılıyordu. 8-9 Kasım 2014 Tarihinde konferans gerçekleştirildi. Sonuçlarını tam olarak bilmesek de başlangıç itibarı ile önemli bir gelişme olarak değerlendirmek gerekir.

Yapılanının konfarans niteliğinde bir toplantı olması ayrıca bir önemi var. Daha da önemlisi konfaransın pratikleştirilmesi olmaktadır. Bakur da bu çalışmalar yürütülürken, Rojava da komple Demokratik Komünal Ekonomi sistemi hayata geçirilmeye çalışılıyor. Ancak bu arada, Kürdistan da savaşta bütün hızıyla devam etmektedir. Daha uzun süreli olacağa da benziyor. Dolayısı ile ekonomide buna göre örgütlenmek durumundadır. Burada önemli olan örgütlü ekonomi güçlerin buna ne kadar bilinçli ve hazırlıklı olduklarıdır. Özgürlük hareketi ilk günden beri halka, topluma dayanarak savaşı yürütmektedir. Kendi halkına dayanarak savaşı yürütmek elbette her açıda önemlidir. Savaş ekonomisinin tamamlayıcı bir çalışması olarak da devam eder. Fakat bu tek başına savaş ekonomisi değildir. Savaş ekonomisi; dar anlam ile ekonominin savaşa uyarlanmasıdır diyebiliriz. Kürdistan koşulların da ekonominin savaşa uyarlanması önemlidir. Öncelikle toplumun, savaşçı ve kadronun, genelde örgütsel yapının bu konuda son derece duyarlı ve sorumlu kılınması gerekir. Örgüt sellik buna göre oluşur. Yaşamdan tutalım harcamalara kadar, tamamen tasarruflu ve planlı olunur. Savaşla yaratılan değerlerin korunması, yerinde ve zamanında savaş ihtiyaçlarını önceleyerek harcamaların yapılması zorunlu olur. Bu konuda özel ve kapsamlı çalışmalar yürütülebilir, planlamalar oluşturulabilir.

Savaş ekonomisi konusun da genelde üretimin örgütlendirilmesi en kalıcı faaliyet olur.  Kürdistan’ın bir tarım ülkesi olduğu doğrudur. Fakat küçük sınai ve hayvancılıkta küçümsenmemelidir. Rojava Kantonlarında ki bütün tarımsal üretim savaş ekonomisi bağlamında örgütlendirilebilir. Bir toplumun öncelikli ihtiyaçlarını, üretimin cinsini, miktarını zorunluluktan kaynaklı savaş belirliyor. İnanıyoruz ki Rojava’da gerçekleşen de bu olmaktadır. Ancak burada önemli olan toplumun ve tarımsal üretimin örgütlülüğünü sağlayacak olan komun, meclis, kooperatif ve eğitim sorununu giderecek olan akademi gücüne ulaşılmasıdır. Bu örgütlü güç sağlanmadığı sürece istenen sonuca ulaşılamaz. Dolayısı ile savaş ekonomisi de sisteme bağlıdır. Demokratik Ulus kapsamı içerisinde Demokratik Özerklik, Demokratik Kanton ve bu bağlamda Demokratik Kominal Ekonomi sistemi belirleyici düzeyde önem arz etmektedir.  Bütün değerlendirme ve faaliyetlerde ortaya çıkan sonuç da bu yönlüdür. Kürdistan Devrimin geldiği aşama sistemin oluşturulmasını zorunlu kılmaktadır. Dört  parçada da sistem sorunu değişik boyutlarda yaşanmaktadır ama, özellikle Bakur ve Rojava’da sistemin toplumsallaştırılması her açıda ve boyut da gün geçtikçe kendisini daha çok dayatmaktadır. Sistem sorunu aşılmadığı sürece, savaş ekonomisi de dahil her konuda gün geçtikçe daha çok kısır bir döngü içerisinde hareket edilecektir.

Oysa ki, sistem oluşturma konusunda Özgürlük Hareketi kırk yıllık mücadele sürecinde en uygun koşullarını yaşamaktadır. Bakur toplumsal olarak sistem oluşturmaya da, savaş ekonomisini oluşturmaya da hazırdır. Her konuda Özgürlük hareketi ile olan bir toplumsal yapı mevcuttur. Rojava için bu daha da böyledir. Halkımız kırk yıldır zaten savaş koşullarını yaşamaktadır. Bu anlamda sistemsel düzeyde öncülük yapıldığında savaş ekonomisini sahiplenmede zorlanmayacaktır. Her köyde, belde de, ilce ve ilde gerekli komun, meclis, kooperatif ve akademilere gidilebilir. Bunun zihniyeti anlayışı, olumlu algısı geliştirilebilir. Bunları belirtirken zorlukların olmadığını unutmuyoruz. Ama mevcut koşullar doğru değerlendirilerek, Bakur’daki bütün ekonomik kaynaklar savaş koşullarına uyarlanabilir. Tarım, hayvancılık ve küçük sınayıcı bu çerçevede örgütlendirilebilir. Kominal Ekonomi ve genelde sistemin bir görevi de bu olabilir.

Sonuç olarak; savaşın kendisi zaten kolektif bir eylem bütünlüğüdür. Özgürlük Hareketinde savaş hem kolektif, hem de kominaldir. Önemli olan bunu tamamlayacak kolektif ve kominal savaş ekonomisine ulaşmaktır. Mevcut durumda gerçekleşmemiş olan bu olmaktadır. Tabi ki sıcak savaş koşullarında olanakların tümü savaşa amade kılınıyor. Bu bir zorunluluktur, birazda kendiliğindendir. Oysaki olması gereken bilinçli, planlı ve on yılları bulacak ekonomik koşulların oluşturulmasıdır. Yani savaş ve ekonomi bütünlüğü yakalanmalıdır

Emin Aram

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): SAVAS  EKONOMISI  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.