PKK ÇAĞI - Hüseyin Ali
Serbest Yazılar / 28 Kasım 2014 Cuma Saat 08:11
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
PKK'nin resmi kuruluşunun 37. Yılına giriliyor. Kuşkusuz bu resmi kuruluştur; yoksa Hareket 1973 Newroz’unda bir grup olarak tarih sahnesine çıkmıştır. 42 yıl önce ortaya çıkan bu gruba Apocular deniliyordu. Kürt Halk Önderinin hiçbir gelenek ve mirasa dayanmadan sıfırdan başlattığı bu hareket bugün tüm Ortadoğu'nun siyasi yapısını değiştiren bir güce ulaşmıştır.

Ortadoğu, dünya dengelerinin kurulduğu coğrafya olduğuna göre, PKK'nin dünya siyasetinde etkisi olan bir güce ulaştığı açıktır. Eğer bu 42 yılda PKK var olmasaydı bugün sadece Kürdistan değil, tüm Ortadoğu despotizmin hakim olduğu bir siyasi coğrafya olurdu. Bugün çatışmalar ve savaşlar ağır biçimde yaşansa da Ortadoğu özgür ve demokratik yaşama en yakın dönemi yaşamaktadır. Sabah şafağı gecenin en karanlık anında atarmış metaforu tam da bu günkü Ortadoğu gerçeğini tanımlamaktadır. Bugün Ortadoğu gerçek anlamda bir devrimci durumu yaşamaktadır. Bu Ortadoğu gerçeğinde devrimci demokrasi, radikal demokrasi dışında istikrar ve barışı sağlayacak proje yoktur. Mevcut Ortadoğu'da radikal demokrasi galebe çalacak, özgür ve demokratik yaşam bu coğrafyada kurulacaktır. Bu özgür ve demokratik yaşamın kurulmasında ise PKK belirleyici rol oynayacaktır.

Bugün Kürt halkı “PKK halktır, halk burada” sloganı atarak gerçekliği ortaya koymaktadır. PKK'nin 42 yıl önce tarih sahnesine çıktığı dönemde Kürtlükten kaçış vardır. Kültürel soykırımcı sömürgecilik önemli oranda amacına ulaşmıştır. Öyle bir sistem kurulmuştur ki, Kürtler gönüllü olarak Türkleşmeye yönelmektedir. Çünkü Kürtlüğe hiçbir yaşam hakkı bırakılmamıştır. Fiziki, manevi ve kültürel olarak yaşamak için Türk olmaktan başka bir kapı bırakılmamıştır. Şimdi yine Kürtlük üzerinde baskı sürdürülse de, Türkiye'nin metropolleri ve kasabalarında Kürtlere yönelik linç girişimlerinde bulunulsa da insanlar Kürtlüğünden onur duymakta ve Kürt olduklarını açıkça dile getirmektedirler. Hatta Kürtlerle bir akrabalığı varsa bunu bile dile getirmektedirler. Mehmet Ali Birand ölmeden kısa süre önce dayı tarafının Kürt olduğunu söylemiştir. Hülya Avşar da Suruç’a gittiğinde Kürt kızı olduğunu söylemiştir. Daha önce de söylediğini biliyoruz. Ancak Hükümetin Kobanê düşmanlığı yaptığı bir dönemde bunu söylemesi anlamlıdır. Kürt kimliğinin meşrulaşması ve onur duyulacak duruma gelmesinde de PKK'nin rolü belirleyicidir.

PKK'nin Kürt halkı açısından ne anlam ifade ettiği yazılıp çizilmektedir; ancak hala tam hakkının verildiği söylenemez. PKK sadece Kürt halkını yeniden yaratmamıştır; Türkiye ve Ortadoğu'nun yüzünü ve karakterini de değiştirmiştir. Kürt kadınının özgür ve demokratik yaşamı sağlayacak toplumsal değişimi yaratmadaki rolü bile bu gerçekliğin somut kanıtıdır.

Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; PKK amaçlarına bugünden ulaşmıştır. Hatta beklenilenden daha büyük gelişmeler yaratmıştır. Birçok gelişmede dolaylı ve dolaysız rolü vardır. Bugün Güney Kürdistan'ın varlığında PKK'nin rolü belirleyici düzeydedir. Türkiye'de birçok kesim üzerindeki baskının hafiflemesi bile PKK'nin mücadelesinin sonucudur. Bunların bir kısmı ise PKK’yi yalnızlaştırmak için atılan adımlardır. 1990’lı yıllarda alınan bir kararla PKK'ye destek verebilecek kesimlerin üzerindeki baskının hafifletilmesi kararı alınmıştır. 1990’lı yıllarda çıkan siyasal af ve Alevilere daha yumuşak yaklaşım gösterilmesi kararı bu çerçevede ortaya çıkmıştır.

Ancak Türk devleti ne kadar uğraşırsa uğraşsın tüm Türkiye halklarının da demokrasi gücü olan PKK'nin gelişimini önleyememiştir. Bugün PKK tüm Türkiye halklarının umudu haline gelmiştir. Mahir, Deniz ve İbrahimlerin özlemleri ve direniş ruhu PKK'de yaşamaktadır. Bugün PKK Aleviler için de umut haline gelmiştir. Türkiye'nin zulüm ve baskıdan kurtulup demokrasiye ulaşmasını da PKK'nin Türkiye demokrasi güçleriyle birlikte yürüttüğü mücadele sağlayacaktır.

PKK ilk tarih sahnesine çıktığında amacı Kürdistan halkını özgürlüğü için savaşan bir halk gerçekliği haline getirmekti. Birinci ve esas hedefi buydu. Bugün bu hedef fazlasıyla başarılmıştır. Özgürlüğü ve demokratik yaşamı için on yıllardır hiç oturmayan, hep ayakta olan bir halk yaratılmıştır. Bu halk bugün sadece Kürt halkının değil, tüm Ortadoğu halklarını özgürleştirecek güce ulaşmıştır. Bugün Türkiye'nin de, İran’ın da, Suriye’nin de, Irak’ın da en temel demokratik özgürlük gücü Kürtlerdir. Bu ülkeler demokratikleşip özgürleştiğinde tüm Ortadoğu demokratikleşip özgürleşecektir. Bunda PKK'nin belirleyici rolü olduğu açıktır.

Bugün Türk devleti PKK'ye karşı savaşarak, PKK'yi tasfiye etmek isteyerek suyun akışını tersine döndürmeye çalışmaktadır. Ancak ilk insanlığı ve uygarlığı yaratan Dicle-Fırat boylarının ayağa kalkan özgürlük ve demokrasi gücünü durdurmak mümkün değildir. Dicle-Fırat boyları bu defa da PKK öncülüğünde insanlığın demokrasi, özgürlük ve sosyalizm çağını yaratan bir rol olacaktır.

 

Hüseyin Ali

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): PKK  CAGI  -  Huseyin  Ali  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.