ERDOĞAN’IN AYARI!
Makaleler / 26 Kasım 2014 Çarşamba Saat 12:40
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türkiye'nin Cumhurbaşkanı öyle şeyler söylüyor ki, bu kadar da cehalet olmaz diye düşünüyorsunuz. Böyle bir zihniyetin Türkiye'de iktidarda olması gerçekten de ürkütücüdür. Ya ne dediğini bilmeyen bir kişi ya da bilinçli gündem değiştiren bir psikolojik şefi karşımızdadır.

Bir psikolojik savaş şefi olduğunu biliyorduk, ama bu kadarına da pes doğrusu! Kadın ve erkeğin eşit olamayacağından söz eden konuşmasından söz ediyoruz. Tayyip Erdoğan’ın bu tür konuşmalarından seçmeler yapılsa hiç bir psikoloğun çözemeyeceği bir zihniyet ve kişilik karşımıza çıkar.

“Kadın ile erkeğin eşitliği fıtrata ters” diyor. Kadın ve erkek arasında eşitsizlik olmadığını söylüyor. Aslında böylece kadın ile erkek arasındaki eşitsizliği savunuyor. Erkek egemenlikli zihniyeti normal görüyor, meşrulaştırıyor. Kast edilen fiziki güç ayrılığı ise bunu dillendirmenin hiçbir anlamı yoktur. Erkek fiziki kadın fiziğine göre daha kaslıdır. Zaten fiziğe dayalı hiçbir alanda kadınla erkeğin fiziki eşitliğinden ve yarışmasından kimse söz etmiyor. Zaten tüm spor dallarında erkek ve kadın takımları ayrıdır. Ayrı ayrı müsabaka yaparlar. Kadın cinsi ile erkek cinsi zaten ayrıdır. Bu farklılığı görmeyen ve kabul etmeyen yoktur. O halde başka alanlarda eşit olmama durumundan söz edilmektedir. Eşitlik derken hangi alanlardan söz edildiğini bilmeden bu tür konuşmalar yapmak bir demagoji ve gerçekleri saptırmadır.

Eşitlikten söz edilirken tarih içinde ortaya çıkan erkeğin egemen olduğu, kadının ise toplumdan ötelenmesini ifade eden eşitsizliğin kalkması istenmektedir. Sadece yasa karşısında eşitlik değil, toplumsal ilişkilerde, toplumsal yaşamda da eşitlik istenmektedir. Çünkü dünyanın her tarafında bu yönlü eşitsizlikler vardır. Bu nedenle kadın erkek arasında eşitlik istenmektedir. Erdoğan, kadın erkek eşitliği olmaz diyerek bu eşitlik taleplerini reddetmektedir. Ona göre kadınla erkek arasında bir eşitsizlik yoktur. Böyle diyen Erdoğan’a kadınla erkek arasında şu şu alanlarda eşitsizlik var mı, yok mu diye sorulup cevabı istenmelidir.

Kadın Özgürlük Mücadelesi veren kadın hareketleri, eşitlik ve özgürlük isterken en fazla da kadınların erkeksi düşünce ve tutumlarından uzak olunması gerektiğini vurgulamaktadırlar. Erkeğe benzememek ve erkek gibi olmamak istenmektedir. Kadın; kimliği, duruşu, tarzı ve üslubuyla erkekle her alanda eşit haklar, eşit yaklaşım ve eşit görülme isteğinde bulunmaktadır. Bunun hiçbir doğaya tersliği yoktur. Hatta eğer toplumsallık, dolayısıyla insanlıktan söz ediyorsak kadının üstün karakterde yanları vardır. İnsan toplumsal bir varlıksa toplumsallık açısından kadından erkekten eksiği yok, fazlası vardır.

Tüm tarih ve toplumsal bilimler, antropolojik araştırmalar göstermiştir ki, ilk toplumsallığın, ilk insanlık kültürünün yaratılmasında kadının damgası vardır. Kültür, ahlak ve ilk ekonomik değerlerin yaratılmasında kadının damgası vardır. Erkeği esas olarak toplumsallığa çeken ve etrafında toplumsallık, daha doğrusu insanlık yaratan kadındır. İlk hak, adalet ve eşitlik değerlerini de esas olarak kadın karakteri ve toplumdaki etkin yeri sağlamıştır. Ancak sonraları kadın ikinci plana itilmiş, bir sömürü nesnesi ve üzerinde iktidar kurulan bir cins durumuna düşürülmüştür. Tüm iktidarlar ve baskı kadın üzerindeki egemenlik ve baskı kültürü üzerinde şekillenmiştir. Bu açıdan kadın ve erkek arasında eşitlik istemek insanlık açısından çok değerli ve önemli bir taleptir. Çünkü toplumsal tüm sorunların kaynağında erkeğin kadın üzerinde egemenlik kurması vardır. Bu egemenlik kaldırılıp kadın erkek eşitliği sağlanmadan diğer tüm sorunları da kalıcı ve köklü çözmek mümkün değildir.

Kadın sorunu yasa ve hukuktan önce bir toplumsal ahlak ve kültür sorunudur. Çünkü beş bin yıllık erkek egemenlikli zihniyet altında toplumsal ahlak ve kültür alanında eşitsizlik, adaletsizlik, haksızlık ve baskı kültürü oluşmuştur. Bu nedenle yasa ve hukuk karşısında eşitsizliği ortadan kaldırma yanında, toplumsal zihniyet ve kültür alanında da eşitsizlikleri ortadan kaldırmak şarttır. Ancak Tayyip Erdoğan’ın zihniyeti ve değerlendirmesi kapsamında bu eşitsizlik kültürü normal ve meşru görülür. Bu açıdan Tayyip Erdoğan gerçek anlamda erkek egemenlikçi zihniyetin temsilciliğini ve sözcülüğünü yapmaktadır. Aslında bu zihniyeti Erdoğan’ın cehaletinin kanıtıdır. Zaten bir insanın cahil mi, yoksa aydınlanmış bir demokrat mı olduğu kadına yaklaşımla belli olur. Tayyip Erdoğan kadına yaklaşımıyla kaç ayarda olduğunu ortaya koymuştur. Herhalde Tayyip Erdoğan da zemzem suyuna işeyen Arap gibi kadına yaklaşımı ve zihniyetiyle anılacaktır. Bu karakteriyle unutulmayacak bir kişilik olarak tarihteki yerini alacaktır.

Erdoğan’ın kadınla erkek arasında bir eşitsizlik yoktur, zihniyeti ve anlayışı iyi irdelenirse her açıdan bir hegemonik zihniyet ve kimlik karşımıza çıkar. Erdoğan’a göre Türk ve Kürt eşit hale gelemez; Alevi ve Sünni eşit hale gelemez; zengin ile fakir eşit hale gelemez. Çünkü tüm eşitsizlikler “fıtrattan” kaynaklanır. Ne diyelim, Allah Tayip Erdoğan’a akıl fikir versin.


Cemil Bayık

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info


Parveke

TAGS(ETIKETLER): ERDOGAN  IN  AYARI    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.