EŞBAŞKANLIK SİSTEMİ YETKİNİN DEĞİL, YAŞAMIN PAYLAŞILMASIDIR
Serbest Yazılar / 14 Kasım 2014 Cuma Saat 12:58
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kadının kazanımlarını kabullenemeyen erkek egemen zihniyeti ve onun en somut pratikleştireni olan AKP iktidarı şimdi de eşbaşkanlık sisteminin yasal olamayacağını, bunun için bu uygulamadan vazgeçilmesi gerektiğini mahkemeler kararıyla resmileştirmeye çalışmaktadır. Tekçi zihniyet yönetimde ısrar ederek iktidar olgusunu güçlendirmeye çalışmaktadır. Yani erkeğin hâkim olduğu, kadının adının bile anılmadığı sistemini devam ettirmekte, kadının siyasete aktif katılımının önünü almak istemektedir.

Eşbaşkanlık sisteminde amaç kadınların bulundukları alanlarda özellikle de yerelden örgütlenen çalışmalarda daha katılımcı olmasını sağlamak ve kadınıiçinde bulunduğu konumdan çıkarmak içindir. Kadınların siyasette ve toplum yaşamında etkili olmasında ve bu yönlü kadını tüm çalışmalardan uzaklaştırmayı amaçlayan zihniyetin aşılmasında önemli bir adım olmaktadır. Onun için eşbaşkanlık sistemi yetkinin paylaşılması değil, yaşamın paylaşılmasıdır. Erkek egemen sistemin anlayamadığı, anlamak istemediği ya da kabullenemediği yönde bu olmaktadır.

Eşbaşkanlık sistemi aslında yaşamın özgürlükler temelinde yeniden yaratılması, kadın ve erkeğin farklılıklar temelinde eşit katılımının sağlanması içindir. Toplum zihniyetinde inşa edilen kadının konumunun değişmesidir. Tüm bunların gerçekleştirilmesi toplumların özgürleştirilmesinde önemli bir adım olmakta, toplumun kendisini daha iyi ifade etmesine zemin sunmaktadır.

Kadının siyasete aktif katılması, kadın renginin yaşamda oluşturulmasının da garantisi olmaktadır. Kadının toplumsal yaşamda bu kadar etkili olmasını istemeyen ya da kadının yaşamda etkili olmasından korkan erkek egemenlikli zihniyet baskılarını her geçen gün artırarak kendi kurumlaşmalarının devamını sağlamayı istemektedir. Onun için eşbaşkanlık sisteminin uygulamasını engellemek için elinden gelen her şeyi yapmaktadır.

Eşbaşkanlık sistemi uygulanmaya başlandığı zaman devletin ya da iktidarın onayı ile gerçekleşmedi, halk kendi sistemini belirledi, seçimlerde belirlediği sisteme oy verdi ve bunun yaşamsallaştırılması içinde her yerde sistemine sahip çıktı. Yani burada toplumun kendi istemi dışında gelişen bir sistem olmaması yanında toplumun onaylayarak sahiplendiği bir sistemden bahsediyoruz. Böyle oluşturulan bir sistemin mahkeme kararlarıyla ortadan kaldırılmaya çalışılmasını da toplum kabul etmeyecek ve her yerde eşbaşkanlık sistemini daha da yaygınlaştırarak yaşamın tüm alanın da bunun temsilini bulması için çalışacaktır. Halkın kendi yaşamını belirleme ve siyasette katılımcı olma gibi bir hakkı vardır. Bu hakkında öyle mahkemelerce kaldırılamayacağı ortadadır.

İktidar temsilcileri “mahkeme kararına uyulmazda eşbaşkanlık sistemi devam ederse resmiyette birçok sorun yaşanacağı bunun da çalışmalarda aksamalar yaratacağını” belirtmektedir. Eşbaşkanlık yeni bir yönetim tarzının ve yaşam sisteminin ilk adımları olmaktadır. Geliştirilecek yeni ve özgür yaşamın temellerinin atılması demektir. Onun için yasalarla belirlenen çerçevede uygulanmazsa uygulama gücünün olmayacağı tehditleri de halkın kendi yönetim tarzını engelleyemez ve engellememelidir.

Ahlaki ve politik toplum olarak adlandırdığımız doğal toplumda kadın yaşamın her alanında yöneten konumundaydı. Toplum yaşamının bizzat örgütlendirilmesinden tutalım yaşamın tüm ihtiyaçlarının karşılanmasında sorumluydu. Kadının kendi emeğiyle oluşturduğu yaşam sistemiydi ve orada toplumsal sorunlar diye bir kavram yoktu. Yani yaşamın her alanı ve anı özgürlüklerle dolu yaşanmaktaydı. Ne zamanki kadının bu kazanımlarına erkek el koydu toplumsal sorunlar baş göstermeye başladı.

Günümüze kadar her geçen gün artarak devam eden bu toplumsal sorumlara şimdiye kadar oluşan hiçbir sistem ve zihniyet çözüm bulamadı. Çünkü oluşturulan her sistem kadını çalışmaların hatta yaşamın dışında bıraktı. Kendi iktidarını güçlendirirken toplumun tüm değerlerini de yok etmek için de özel örgütlenmelerini ve kurumlaşmalarını oluşturdu. Bu katı kurumlaşma geleneği halen güçlü bir şekilde devam ettirilmekte farklılıklara tahammül gösterilmemektedir. Özellikle kadının ve toplumun özgürleştirilmesi adına oluşturulmak istenen yeni sistemlere karşı mücadele yürütmektedir. Kadının kendisini en iyi ifade ettiği ve toplumsal sorunların çözümünde alternatif olarak gördüğü eşbaşkanlık sistemine karşı açıktan saldırılar gerçekleştirmektedir.

Kadın ve toplumun adına bu kadar kazanımları oluşturduktan sonra bu kazanımlarda vazgeçileceğini düşünmek ya da vazgeçilmesi için dayatmalarda bulunmak, kadının ve toplumun özgürleşmesinden kendi yaşamını kendisinin örgütlemesinden korkmak anlamına gelmektedir ki korkunun ecele faydası yoktur. Toplumları temsil etmeyen bir sisteminde ömrün uzun olmayacağını görmek açısından önemli olmaktadır. Eşbaşkanlık toplumların kendini en iyi yöneteceği sistem olması açısından kolay kolay ortadan kaldırılamayacaktır.

Eşbaşkanlık sistemi her yerde kurumlaşır ve yaygınlaşırsa kadın özgürlüğü ve toplumların özgürlüğü de sağlanmış olacaktır. Kendi özgürlüğü için halk bu sistemine her yerde ve her zaman sahip çıkmalı bunun için demokratik siyaset yapma taleplerini gündemleştirmeli ve yaşamsallaştırmalıdır. Bu sistemi iktidarı paylaşma değil, yaşamı paylaşma olarak görmeli ve geliştirmelidir.

Zilan Fırat

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

Parveke

TAGS(ETIKETLER): ESBASKANLIK  SISTEMI  YETKININ  DEGIL  YASAMIN  PAYLASILMASIDIR  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.