TÜRKİYE'NİN IŞİD’LE KİRLİ KARDEŞLİĞİ - Mustafa Karasu
Serbest Yazılar / 16 Eylül 2014 Salı Saat 12:13
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Türk dış politikası ve bir bütün olarak Türkiye IŞİD’e mahkum olmuş durumdadır. Rehine kelimesini bilinçli kullanmadım. Çünkü AKP'nin Kürt karşıtı politikaları Türkiye'yi ve AKP'yi böyle bir duruma mecbur etmiştir. Kürt karşıtlığı ve Özgürlük Hareketi'ni tasfiye etme politikaları her zaman olduğu gibi AKP'yi yanlış tercihlere yöneltmiş, bu durum da Türkiye’yi sıfır sorun politikasından sıfır ilişki konumuna getirmiştir.

Şimdi bir gözden geçirelim. İran ile ilişkiler iyiyken şimdi kavgalı. Irak ve Suriye ile iyi ilişkiler içindeyken  şimdi bunlarla da kavgalı. Mısır ve Suudi Arabistan AKP'nin dost ülkeleriyken, şimdi soğuk ve kavgalı. Libya ile ilişkileri iyiyken şimdi Türkiye'ye düşman bir Libya sosyolojisi ve siyaseti var. İsrail ile kavgalı, Rusya ile kavgalı! Tek dostu KDP kalmış. Bu ortamda denize düşen yılana sarılır misali AKP El Nusra, Ahrar el Şam ve IŞİD’e sarılmıştır. AKP'ye göre Esad hemen yıkılacaktı. Bu nedenle yeni Suriye'de yer almak için etkili görünen İslamcı grupları besleyip büyütmüştür. Öte yandan Suriye erkenden yıkılmalıydı ki Kürtler mevcut krizden yararlanarak güçlenmesin. Bu nedenle hem rejimi erken düşürmek hem de Kürtlerin ayağa kalkışını bastırmak için El Nusra, Ahrar el Şam ve IŞİD'e cömert desteklerde bulunmuştur. PKK ve Kürt karşıtlığı yine ayağına dolanmış, Kürtleri ezmek için yine en kirli politika içinde olanlarla iş tutmuş ve suç ortaklığı yapmıştır. Eğer bugün Ortadoğu'da yalnızlaşmışsa bunun nedeni tüm tercihlerini PKK'yi tasfiye edip Kürtleri ezme yönlü kullandığı içindir. Libya savaşına da bunun için girmiş, Suriye savaşının içine bunun için balıklama dalmıştır.

Türkiye, Esad rejiminin kısa sürede düşeceğine, Kürtlerin ezileceğine, yeni Suriye üzerinden Ortadoğu'da etkin olacağına o kadar kendini inandırmıştır ki, her türlü kirli ilişki ve işe girmiştir. Boğazına kadar pisliğe batmıştır derler ya, AKP'nin Ortadoğu'daki politikası tam da bu durumdadır. Yakasını bu durumdan kurtarması zordur. Nasıl ki bazı çeteler kadınları düşürür ve bir daha o bataktan kurtulmasını engellerse, Türkiye de benzer bir konuma düşmüştür. İtiraf yapıp, tövbe edip temizlenmeyi de göze alamadığından IŞİD ile iş yapmaya devam etmektedir. Çünkü Türkiye vazgeçtiğinde tüm kirli çamaşırları ortalığa döküleceğinden IŞİD'e karşı savaş koalisyonuna katılmamıştır. Nasıl ki Kürt düşmanlığı yüz yıldır her türlü kirli iş içine girmesini beraberinde getirmişse,  şimdi de yaşadığı budur. Kürt sorununu çözmediği müddetçe içeride de dışarıda da kirli ilişki ve işler içine girmeye devam edecektir. Çünkü Kürtler üzerindeki politikayı her devlette var olan baskı politikaları ve rutin hukuk uygulamalarıyla yürütmesi mümkün değildir. Bu kadar haksız ve zalim politikalar ancak kirli ilişki ve kirli yöntemlerle yürütülebilir. Türkiye siyaseti, Türkiye aklı, Türkiye toplumu bu gerçeği görmezse, amiyane deyimle burnu pislikten çıkmaz.

Türkiye siyasetten sıkışmış, ekonomik olarak sıkışmış, psikolojik olarak sıkışmıştır. Eskiden her tarafa mal satarken, şimdi KDP ve IŞİD dışında kimseye mal satamamaktadır. Azerbaycan ve Türki cumhuriyetler Türkiye'nin yaptığı üretimi eritmeye yetmemektedir. Güney Kürdistan'ı sömürge yapması, en tortu ve defolu mallarını oraya göndermesi çok karlı bir kazanç getirirken, şimdi bu da sınırlanmıştır. Bu nedenle şu anda  en iyi ticaret ortağı IŞİD’tir. IŞİD lojistik olarak Türkiye'ye, Türkiye ekonomik gelir olarak IŞİD’e bağımlı hale gelmiştir. Hem de ekonominin çok kırılgan hale geldiği bir süreçte. Neredeyse siyasi ve ekonomik olarak elinde kala kala kirli IŞİD kapısı kalmıştır. Bu nedenle IŞİD elindeki konsolosluk görevlilerini bahane yaparak bu ilişkisini örtülü biçimde yürütmek istiyor. IŞİD ve Türkiye ilişkilerinin böyle örtülü biçimde yürümesi konusunda çıkarları gereği anlaşmışlardır.

Kürt sorunu çözülebilse IŞİD'e sırt çevrilebilir. Ancak Kürt sorununu çözemediği ortamda IŞİD’e karşı tutum takınmayı göze alamamaktadır. Aslında Türkiye IŞİD’i hemen satmaya hazırdır. Zaten bir yönüyle şimdiye kadar IŞİD'i satmak için palazlandırmıştır. Biz ilişkisinin bir boyutunun bu olduğunu aylar önce belirtmiştik. Rojava Devriminin bastırılması karşılığında IŞİD’i satabileceği değerlendirmesi yapmıştık. Ancak gelişmeler Türkiye'nin istediği gibi yürümedi. Artık IŞİD karşılığında Rojava Devrimini bastıracak alıcı bulamıyor. Çünkü bizzat Rojava Devrimi IŞİD’e karşı en etkili mücadele veren bir konum kazanmıştır. Hatta öyle bir durum ortaya çıkmıştır ki, IŞİD faşizmine karşı olan cephenin merkezinde objektif olarak Rojava Devrimi bulunmaktadır. Direnişiyle birçok gücü IŞİD faşizmine karşı tavır almaya zorlamıştır. ABD'yi IŞİD faşizmine karşı tutum almaya zorlayan da Rojava Devriminin IŞİD’e karşı direnişi olmuştur. IŞİD Rojava Devrimine karşı başarılı olsaydı şu anda ABD ve birçok gücün IŞİD’in meşruiyetini fiili olarak tanıması durumu ortaya çıkacaktı. Ancak Rojava Devriminin direnişi karşısında IŞİD’in faşist yüzü açığa çıkmış; kendi meşruiyetleri açısından da IŞİD’e karşı tutum içine girmişlerdir.

Türkiye'nin IŞİD’e karşı oluşturulan koalisyona girmemesinin nedenlerini ABD ve ortakları çok iyi bilmektedir. Zaten ABD ve Batı kamuoyunda Türkiye IŞİD ile ilişkiler ekseninde bir teşhir kampanyası başlatılmıştır. Hiç kimse 39 rehine hikayesine inanmamaktadır. Zaten birçok güç bu rehine oyununun danışıklı dövüş olduğunu bilmektedir. Türkiye Kürtlere karşı yürüttüğü kirli savaşta şimdiye kadar onlarca asker ve polisi esir düştüğü halde kılını bile kıpırdatmamıştır. Hatta esirlerin bulunduğu alanları bombalamıştır. Gerillalar bu esirleri korumak için hareketli olmuşlardır. Çünkü Türkiye esirleri öldürecek, sonra da gerilla asker ve polisi kalkan olarak kullandı diyerek aleyhte propaganda yapacaktı. Bülent Arınç’ın esir asker ve polisler için “keşke ölselerdi” belirlemesini unutmadık. Bu nedenle AKP hükümetinin insani kaygılar diyerek IŞİD’e karşı tutum alamayışına amiyane deyimle kargalar bile gülmektedir.

IŞİD’i ortaya çıkartan zemin, kapitalist modernitenin Ortadoğu'daki iki yüzyıllık varlığının ortaya çıkardığı gübreliktir. Kapitalist modernite siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel alanda Ortadoğu'yu mezbeleye çevirmiştir. IŞİD, kapitalist modernitenin yarattığı mezbeleliğin gübreliğinde yetişmiştir. IŞİD’i yaratan diğer bir etken ise, AKP gibi Müslüman görünüp kapitalist moderniteye ajanlık yapan güçlerdir. İktidarcı, devletçi zihniyetleri yeşil sermaye kapitalizmiyle, kapitalizmi derinleştirmedeki hırsıyla tam da IŞİD’lerin üreyeceği mezbeleliği yaratmaktadırlar.

Türkiye'de AKP kadar kapitalizmi geliştiren, kapitalizmin Ortadoğu'daki ajanlığını yapan başka bir güç olmamıştır. Hiçbir iktidar AKP hükümeti kadar toplumsallığı dağıtan, manevi değerleri yok eden kapitalizmin taşeronluğunu yapmamıştır. AKP hükümeti bunu her gün ekonomik kalkınma diye toplumlara yutturmaya çalışmaktadır. Esas yaptığı ise, IŞİD gibi sapkın güçlere gübrelik yaratmaktır.

Dolayısıyla IŞİD’e karşı ne ABD ne koalisyon ortakları etkili ve sonuç alıcı bir mücadele edebilir, ne de bu koalisyonun içine çekilmek istenen AKP! Sorunu yaratanlar sorunu çözemezler. IŞİD’e karşı mücadele edecek ve bu sorunu ortadan kaldıracak yegane zihniyet, örgütlenme ve güç Kürt Halk Önderi ve PKK’de vardır.

İslam’ı en doğru yorumlayan, en doğru yaklaşım gösteren Kürt Halk Önderidir. Kültürel İslam’ı, demokratik İslami değerleri demokratik sosyalizmin değerleri olarak gören, İslam’daki bu değerleri toplumun özgür ve demokratik yaşamının bir parçası olarak ele alan PKK IŞİD’i etkisizleştirecek tek ideolojik ve örgütsel güçtür. Kürt Halk Önderi ve PKK'nin yaklaşımı ile şekillenen toplum, İslami değerlerle yaşayan toplum bu tür sapkın hareketlere tavır koyacak, İslam’ı sapkın ve iktidarcı emelleri için kullananlar tasfiye edilecektir. IŞİD, ideolojik ve toplumsal alanda yenildiğinde tüm alanlarda tasfiye olacaktır.

Muatafa Karasu

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): TURKIYENIN  ISID  LE  KIRLI  KARDESLIGI  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.