Hüseyin Ali Yazdı - REHİNE ve KONSOLOSLUK OYUNU
Serbest Yazılar / 15 Eylül 2014 Pazartesi Saat 10:36
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ABD İŞID’e karşı kara harekatı yapmadan savacağını açıkladı. Türkiye ise IŞİD’e karşı savaşmak istemediğini ortaya koydu. Gerekçe olarak ise rehine konsolosluk çalışanlarını göstermektedir.

Türkiye'nin IŞİD'e karşı politikasını iyi ortaya koymak lazım. Çünkü Türkiye halkını ve Kürtleri esas olarak Türkiye'nin IŞİD'e karşı politikası ilgilendiriyor.

IŞİD esas olarak Irak’ta ortaya çıkmış bir örgüttür. ABD'nin Irak'a müdahalesi sonrası Sünniler içinde ortaya çıkan bir örgüttür. O sıralarda Irak El Kaidesi olarak ifade edilen örgüt IŞİD’tir. ABD'nin Irak işgali döneminde Baasçılarla ittifak içindeydi. Türkiye'nin Irak Sünnileriyle ilişkisi ABD işgali döneminde el altından ve gizli sürerken, ABD çekildikten sonra açık hale gelmiştir. Hem Baasçılarla hem de IŞİD’le ilişkisi olan Tarık El Haşimi’nin Irak'tan kaçtıktan sonra Türkiye'de ağırlanması bunun en somut ifadesidir.

Türkiye'nin IŞİD ile ilişkisi Suriye'deki iç savaşla daha da netleşmiştir. Türkiye hem Esad hem de Kürt karşıtlığı nedeniyle Suriye'deki İslami örgütleri desteklemiştir. Bunlar hem Esad’ı yıkacak, hem de Rojava devrimci güçlerini ezecekti. Yeni oluşacak devlet üzerinden Türkiye Ortadoğu kapılarını açacaktı. Yeni Suriye üzerindeki etkisiyle Ortadoğu'nun en etkili gücü haline gelecekti. İşte bu nedenle Suriye muhalefeti içindeki Kürtlerle savaşacak örgütleri destekledi. Suriye muhalefeti içindeki bu güçlere verdiği desteğin birinci şartı Kürtlere karşı savaşmaydı. Nitekim Ceylanpınar’da Serekani’ye yönelik saldırılara ise açıkça destek vermişti.

Türkiye Esad’ın yıkılmasıyla kendisiyle işbirliği içinde olacak mezhepçi bir Sünni devleti arzuladı. Irak'ta Maliki’nin yıkılması, Şiilerin güç kaybedip Irak’ta Sünnilerin etkinliğinin artması,  en önemlisi de IŞİD’in Rojava’da PYD ile savaşması ve yenilgiye uğratması hedefi vardı. Bu nedenle IŞİD’i desteklemiştir. Musul’un işgal edilmesinde de Türkiye'nin rolü belirleyicidir. Bu konuda KDP ve Irak’taki Sünnilerle birlikte IŞİD’le ittifak yapmışlardır. Kuşkusuz IŞİD’in kısa sürede büyümesinde uluslararası güçlerin de dolaylı desteği vardır.  Onlar da IŞİD’in Irak ve Suriye’yi parçalayıp birbiriyle savaşacak bir bölge konumunun yaratılmasını kendi çıkarlarına görüyorlardı.

Türkiye'nin mevcut amaçları değişmemiştir. Özellikle Rojava Devrimini yıkma ve PKK'yi zayıflatma hedefini bırakmamıştır. Bunu başaramıyorsa bile IŞİD’i PYD’ye ve PKK'ye saldırtıp uğraştırma, ve bu temelde Kürt sorununda rahatlamayı hesaplamaktadır. Bu hesapla IŞİD’e karşı savaşmak bir yana, IŞİD’i desteklemeye devam etmeyi düşünmektedir. Hatta şimdiye kadar IŞİD'i bir pazarlık konusu olarak kullanmak için desteklemiştir. Şimdi de IŞİD'i pazarlık konusu ve şantaj aracı olarak kullanmak istemektedir. Tabii ki en başta da Rojava Devrimine, PKK'ye ve Kürtlere karşı. Türkiye'nin bu politikası anlaşılmadan IŞİD ile ilgili tutumunu anlamak mümkün değildir.

AKP yanlısı yazarlar okunduğunda IŞİD'e karşı savaştan rahatsız oldukları, hatta IŞİD'e karşı yürütülecek savaşta IŞİD'e karşı savaşanların kaybetmesini isteyen bir dil ve üslup vardır. Alında AKP, yandaşı yazarların tutumuyla yakayı ele vermektedir. AKP-IŞİD ortaklığı bu yandaş yazarların tutumundan açıkça anlaşılmaktadır.

IŞİD'i en fazla Türkiye desteklerken, Türkiye IŞİD’in tüm lojistik desteğini karşılayan ülke olurken, Türkiye IŞİD’in tücaret yaptığı esas ülke haline gelmişken, petrolünü Türkiye'ye satarken, savaşçılarını Türkiye üzerinden getirtirken, IŞİD'in düşmanları ile Türkiye'nin düşmanları ortakken, Musul’un işgalini ortak yapmışlarken IŞİD Türkiye'nin konsolosluk görevlilerini neden bırakmasın?! Buna akıl sır erer mi? Burada bir bit yeniği aranmaz mı? IŞİD neden en temel müttefiki ve destekçisinin konsolosluk çalışanlarını bırakmasın?

İddia etmiyoruz, gerçeği söylüyoruz. Konsoloslukların bırakılmaması danışıklı dövüştür. IŞİD de Türkiye de bu işbirliğini gizlemek için konsolosluk çalışanlarının Musul’da misafir edilmeleri üzerinde anlaşmışlardır. Öyle ki konsolosluk yetkilileri zaman zaman Türkiye içinde yazışma içinde bile olmuşlardır.

Türkiye IŞİD’e karşı yürüttüğü şu anki politikaya gerekçe yapmak için konsolosluğun orada kalmasını kabul etmiştir. Böyle bir durum hem IŞİD’in hem de Türkiye'nin işine geldiği için konsolosluk çalışanları Musul’da tutulmaktadır. Bunu ABD iyi bilmektedir. Bu nedenle şu anda AKP'nin bu gerekçesine inanmamaktadırlar.

AKP IŞİD'in yenilmesini istemiyor. IŞİD’in saldırarak Rojava Devrimini güçsüzleştirmesini ve oyalamasını istiyor. Yine AKP PKK'yi IŞİD’le uğraştırarak kendi iktidarını sürdürmeyi hedefliyor. Tüm amacı iktidarını biraz daha sürdürmektir. Herhalde çözüm süreci dediği oyalama politikasını böyle sürdüreceğini sanıyor. IŞİD'i bunun için destekliyor. IŞİD'e karşı bu nedenle tutum almıyor.

AKP hükümeti ve Türk devleti bilmeli ki, PKK ve önderliği demokratik siyasal çözümü halklar için doğru bulduğu için bu yöntemi deniyor. Ortadoğu'daki tüm sorunları çözecek anlayışın Türkiye'yle Kürtler arasındaki sorunun demokratik çözümü olduğuna inanıyor.  PKK ve Kürt Özgürlük Hareketi de bu nedenle Kürt Halk Önderinin tutumunu destekliyor. Ancak AKP bunu yanlış anlayıp adım atmazken, Kürt Özgürlük Hareketi ve Kürt halkı da AKP'yi adım atmada teşvik etmek için fazla zorlamadı. AKP ise bu tutumu istismar etti. Yoksa çatışmasızlığın sürdürülmesi ve mücadelenin yükseltilmemesinin başka bir nedeni yoktur.

PKK'nin ve Kürt Özgürlük Hareketi'nin gerekirse dört cephede savaşma zihniyeti ve stratejisi vardır. Buna gücü de vardır. Gerillanın kapasitesi  dört cephede mücadele edecek düzeydedir. Türk devleti bilmeli ki gerilla çözüm olmuyorsa mücadeleyi başlatma sabırsızlığı içindedir. Türkiye hiç kendini kandırmasın, PKK ve Kürtler dört cephede savaşmaya hazırdır. Böyle bir savaşta ne PKK ne Kürtler kaybeder. Ancak Kürtler sorunları demokratik siyasal yollardan çözmek istiyorlar. Çünkü halkların kardeşliği ve eşitliği bu hareketin ideolojik ve felsefi görüşüdür.

IŞİD yenilirse PYD  güçlenir, Kürtler Rojava’da güçlenir ve statü kazanır kaygısını taşıyan Türkiye yanlış hesap yapmaktadır. Yanlış hesap Kürtlerin özgürlük iradesi ve mücadelesinden dönecektir. IŞİD’in varlığından kendisinin kazançlı çıkacağını düşünen AKP ve Türkiye IŞİD’le birlikte yenilecektir. AKP ile IŞİD ilişkisini ve gizli ittifakını da kimse yutmayacaktır.

 Hüseyin Ali

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.org - www.navendalekolin.com - www.lekolin.net – www.lekolin.info

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): Huseyin  Ali  Yazdi  -  REHINE  ve  KONSOLOSLUK  OYUNU  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.