Yeni Denge Arayışı ve Kürtler
Gençlik / 02 Mart 2010 Salı Saat 17:16
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Fırtına öncesi sessizliğin yaşandığı bu dönemde Federal Kürdistanlı güçlerin izledikleri siyaset ciddi yetmezlikler içeriyor.

Fırtına öncesi sessizliğin yaşandığı bu dönemde Federal Kürdistanlı güçlerin izledikleri siyaset ciddi yetmezlikler içeriyor. Irak genel seçimlerinin öngünlerinde seçime girecek listeler arasında iç çelişkilerin dar çıkara dayalı yoğunlaşması, Kürtlerin geleceği ve kaderi üzerinde çok olumsuz etkiler yaratmaya adaydır.

Seçimlere girecek listeler birbirleriyle uğraşmaktan neredeyse ulusal sorunları unutma noktasına gelmişlerdir. Federal Kürdistan’da mevcut yürütülen siyaset tarzı, Türkiye siyasetiyle yakın benzerlikler gösteriyor. KDP-YNK ikilisi ile Goran listesi arasında giderek yoğunlaşan gerilimin ortaya çıkardığı siyaset çizgisi, AKP ve CHP-MHP arasında yürütülen kavgayı andırıyor. Bu siyaset tarzı her türlü hakaret ve kavganın sahnelendiği tiyatroyu anımsatıyor.

Tüm bölge ülkelerinin adeta müdahil olduğu, her gücün kapasitesi oranında oyun sahnelemeye çalıştığı Irak genel seçimlerine, Federal Kürdistanlı partilerin bu durumu halk arasında büyük öfke yaratıyor. Halkın gündeminde Kerkük, Musul, Diyala ve Xanekin gibi Kürt illerinin herhangi bir statüye kavuşturulmamış olmasının yarattığı gerilim bulunurken, seçimlere girecek listeler arasında küçük hesaplara dayalı rekabetin yaşanması bu öfkeyi daha da artırıyor.

Listeler arasında yaşanan iç çelişki Federal Kürdistan sisteminde yaşanan Baas etkiyi gidermeye yönelik girişimler veya siyaset tarzı değildir. Ulusal demokratik birlik veya demokrasiyi oturtma mücadelesi de değildir. Yolsuzluk, rüşvet ve rantı durdurma mücadelesi ise hiç değildir. Siyasette ‘bel altı’ vuruşları diye tabir edilen bu durum, özünde birbirine karşı üstünlük sağlamayı esas alan psikolojik savaş yöntemlerinden başka bir şey değildir. Ufuk darlığının yol açtığı bu durum, küçük hesaplar ve çıkarlar elde etmekle sınırlıdır, sonuçta bu da Kürtlerin Bağdat’ta irade olması önünde en büyük engellerden biridir.

Bağdat’ta irade olmada yetersizlik yaşayan Kürtler zayıflamak ve bölge dengelerinde etkisiz kalmakla karşı karşıyadırlar. Kürtler, Bağdat’ta ne kadar güçlü olursa, bölge dengelerinde de o denli etkili olacaklardır, ama Bağdat’a güçsüz ve parçalı gitmeleri mevcut üzerlerinde bulunan tehdit ve baskıları daha da artıracaktır.

Partiler şimdiye kadar seçim propagandalarında Kerkük, Musul, Diyala ve Xanekin’in statüsünün ne olacağına yönelik tutarlı bir politika ortaya koyamamışlardır. Bu bölgelerde yaşayan Kürtler bu nedenle yerel hükümete, dolayısıyla KDP ve YNK’ye tepkilidirler. Bu bölgelerin Federal Kürdistan’a nasıl bağlanacağı, ne kadar ısrarlı olunacağı konusunda henüz tutarlı bir politikanın oluşturulmamış olması, en büyük handikapları haline gelmiştir. KDP-YNK öncülüğündeki Kürdistan listesi, enerjisinin büyük kısmını Goran’ı etkisizleştirmeye dönük kullanıyor, bu da onları asli görevlerinden alı koymada önemli rol oynuyor. Böylece asli görevlerden uzaklaşan ve kısır siyaset döngüsü içinde bocalayan bir görüntü yansıtıyorlar.

Kısır döngü ve yetmez siyasetin diğer ucunda yer alan Goran ise zaten YNK’nin öz çocuğu olduğu için anlayış, düşünce ve ideolojik olarak YNK’den herhangi bir farklılığa sahip değildir. KDP ve YNK’nin ulusal-toplumsal sorunlarda yetmez kalması, Federal Kürdistan halkını alternatif aramaya iten en önemli nedenlerden biridir. Bu durum siyasette ciddi bir boşluğun yaşanmasına neden oldu. Bu boşluğun doldurulması adeta zorunluluk haline geldi. Nitekim siyasetin boşluk kabul etmeyen karakteri kısa bir süre sonra Goran şahsında kendini dile getirdi. Goran işte bu koşulların ürünü olarak ortaya çıktı. Noşirvan Mustafa ve ekibinin YNK’den ayrılması bu koşulların bir sonucudur. Halkın sorunlarına eğilen, çözüm gücü olabilen ciddi bir alternatif ortaya çıkmadığı için Goran ön plana çıktı. Ama Goran’ın sahip olduğu anlayış ve karakter halkın beklentilerine yanıt olamayacak kadar temelsizdir.

Bu tarihi aşamada Federal Kürdistanlı güçlerin küçük hesaplara dalması, Türkiye, İran ve Arapların iştahını fazlasıyla kabartıyor. Güç savaşları, oyun ve hileler şimdilik Kerkük üzerinde yoğunlaşmış bulunuyor. Yerel Kürt hükümetinin dirayetsiz duruşu ‘Kerkük Kürdistan’dır’ şiarını ve hayalini yıkma noktasına getirmiştir.

Ortadoğu’nun kurtlar sofrası ve kaygan zemininde yerel Kürt hükümeti ve güçlerin izledikleri dirayetsiz politikalara bir de dengeleri lehinde sarsmak isteyen güçlerin içerisine girdikleri arayışın yaratacağı yeni durumun karakterini eklediğimizde, tehlikenin boyutu daha da büyüyor. ABD başta olmak üzere bölge devletlerinin üzerinde yoğun hesaplar yaptığı Federal Kürdistan, ciddi tehlikelerle karşı karşıya bulunuyor. Buna rağmen yerel güçlerin izledikleri siyaset maalesef bu politikalara zemin olmaktan başka bir işe yaramıyor. Geleceğini ve iradeleşmesini çok yakından belirleyecek Irak genel seçimlerinde izlenen didişmeci politika Kürtlerin dışında her kesimin işine yarıyor.

 

Şahan Dicle

 

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.