TİLKOÇER İZLENİMLERİ
Serbest Yazılar / 21 Temmuz 2014 Pazartesi Saat 14:44
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tilkoçer 26.11.2013 tarihinde özgürleştirildi. Tilkoçer çetelerin elinden alınmasının üzerinden çok zaman geçmeden yani bundan önce ilk defa Tilkoçer’e gidildiğinde şehirde adeta in cin top oynuyordu. Şehir sokaklarında bir insana rastlanamazdı. Bütün kurumlar, bazı evler çeteler tarafından tahrip edilmiş darmadağın bir şekilde bırakılmıştı.

Tilkoçer 26.11.2013 tarihinde özgürleştirildi. Tilkoçer çetelerin elinden alınmasının üzerinden çok zaman geçmeden yani bundan önce ilk defa Tilkoçer’e gidildiğinde şehirde adeta in cin top oynuyordu. Şehir sokaklarında bir insana rastlanamazdı.  Bütün kurumlar, bazı evler çeteler tarafından tahrip edilmiş darmadağın bir şekilde bırakılmıştı. Hatta bazı binalar kullanılmasın diye patlatılmıştı. İçinde insanları “cezalandırdıkları” bir bodrum katına girildiğinde ise tüyler ürpertici manzara vardı. Burası insanların kafaları kesilerek “cezalandırma yeri” olarak kullanılmıştı.   Çetelerden geriye kirletilen, her tarafı tahrip edilen, kullanılacak durumda olmayan bir manzara kalmıştı. 

O zaman yani bundan 4 ay önce Tilkoçer’de yeni yeni kurumlaşmaya gidiliyordu.  Mala Gel, Belediye gibi kurumlar devreye girse de aktif bir yönetim ya da çalışma gerçekleştirilmemişti.  Şehir sokaklarında insan zaten yoktu ama sokaklarda,  çarşıda kadına rastlamak mucize idi.  Zaten IŞİD’in bulunduğu süre içerisinde hiçbir Arap kadının dışarıya çıkmasına izin vermemişler,  dışarı çıkanı yakalayıp hapse atmışlar cezalandırmışlar.   IŞİD şehre girdiği zaman Kürt evlerinin hepsi ve birçok Arap şehirden göç ederek Girkê Legê, Derik, Qamişlo gibi yerlere göç etmişlerdi.  Şehirde kalan birkaç Arap evi ise IŞİD ile beraber olan onlara destek veren evlerdi. 

Aradan 4 ay geçti. Şehrin içine doğru gittikçe arada oluşan büyük fark gözle görülecek düzeydeydi. Adeta sanki şehir değişmiş, canlılık gelmiş, insanlar çoğalmış, dükkanlar açılmış,  seyyar satıcılar seyyarlarını kurmuş,  şehirde Arap, Kürt kadınlar çarşıda çok rahat dolaşıyor,  iş yapıyorlardı. Bu durum oldukça şaşırtıcı idi. Yani birkaç ay öncesine göre oldukça gelişme kaydetmişti.  

Tilkoçer’in canlılık kazanmasındaki en önemli neden şüphesiz YPG tarafından IŞİD çetelerinden arındırılıp buranın güvenliğinin sağlanmasıdır. Güvenlik sağlandıktan sonra şehirden göç eden göçmenlerin yüzde doksanı geri dönmüş. Geri dönmeyenler de Güney Kürdistan, Türkiye gibi yerlere göç ettikleri için gelememişler.  Şu anda insanlar normal yaşamlarını hatta eskiye göre çok daha gelişerek sürdürüyorlar. 

Tilkoçer şehrinin büyük çoğunluğu Araplardan oluşuyor.  Şehre geri dönüşlerin yaşanması ile beraber daha önce şehirden göç eden Araplar dışında bir de Halep, Rakka gibi yerlerden gelip göçmen olarak buraya yerleşenler de var.

Şu anda Mala Gel, Belediye, Tarım, Ekmek Fırını ve daha birçok kurum aktif olarak çalışıyorlar.  Şehir boydan boya YPG, YPJ, Asayiş güçleri tarafından korunuyor.   YPG, YPJ güçlerinin önemli bir kısmını ise Araplar oluşturuyor.  Şu ana kadar Araplardan oluşan iki tabur eğitimini tamamladı.  Özellikle YPJ’ye katılan Arap kızları ise şu anda bulundukları durumun bir hayal olduğunu düşünüyorlar.  Bir taburda örneğin aynı aileden tam 10 kardeş YPG saflarına katılmış.  Babalarının dört eşi varmış. Tabi bu durum korkunç olsa da Araplarda çok eşlilik bir kültür halini aldığı için bir şey söylenemiyor.  Ama YPG ve YPJ içinde yer alanlar büyük bir istek ve mutlulukla yaşıyorlar.  Tilkoçer’de bulunan ve YPG ve YPJ’ye katılan Arapların çoğunluğu eskiden Arapların önemli aşiretlerinden olan Şammarlara köle olarak çalışan ve “Abit” denilen Araplardır.  Bu kişiler eskiden yani devrim öncesi Şammarların el ayak işlerini yapıyor, kapılarında bekçilik, çobanlık, hizmetçilik gibi işlerde çalıştırılıyorlar ve bir hayvandan beter bir muameleye tabi tutuluyorlardı.  Şimdi bu kişiler özellikle de kadınları, YPJ saflarında yer alarak hayatlarında devrim niteliğinde değişimler yaşanmış. İrade ve güç sahibi olmak, güven ve onur kazanmak,  sevilmek gibi duygular ile belki de ilk kez karşılaşıyorlar.  YPJ’ye katılan 25 yaşındaki Arap kızı, katıldıktan sonra ismini “Zelal Serhed” yapmış. İsmini YPG’liler vermiş ama soyadını kendisi seçmiş. Özellikle Serhed soyadını ise bir şehidin ismi olduğu için almış.  Zelal gibi birçok Arap kızı YPJ saflarında büyük bir istek ile yer alıyor.  Yine birçok YPG’li de aynı şekilde saflarda yer alıyorlar.   Arap taburunda YPG’lilerde de görülen ve en çok duygulandıran nokta ise yeni yeni tanıdıkları Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a oluşan bağlılık idi.  Kürt Halk Önderinin kitaplarını okuyorlar, yorumluyorlar, tartışıyorlar,  yaşadıkları eski hayat ile şimdiki hayatı değerlendiriyorlar. Hele YPJ’liler Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a çok bağlanmışlar.   Arap taburunda gerçekleştirilen askeri törenden sonra hep beraber söyledikleri  “Bê Serok Jiyan Nabe” sloganları atıyorlar.

Mala Gel Kurumunda bulunan dar ve geniş yönetimin çoğu Araplardan oluşuyor. Örneğin Mala Gel’in 40 üyesi var ve bunun 10’u Kürt, diğerleri ise Araplardır.  Belediyede yine başkan Arap. Diğer kurumlarda da aynı şekilde Araplar daha yoğunlukta. Tabi burada Arapların çoğunlukta olmasının tarihsel nedenleri de var.  Ayrıca devrim ile beraber yaşanan göçlerle birçok Kürt evi göç etmişti ama bunların çoğu geri dönmedi.

Tarihi Boyut

Tilkoçer ilk başta sadece bir tren garıdır.  Tren istasyonu ise Fransızlar tarafından 1930’da kurulmuş. Tilkoçer’de hayat 1945’ten sonra başlamış.  O dönemde Koçerler gelip Tilkoçer’de koyunlarını otlatıp burayı yayla olarak kullandıkları için buraya bu isim verilmiş.  Tilkoçer doğası, yeşilliği nedeniyle bütün hayvan sahipleri hayvanlarını buraya getirip otlatıyordu.  Bahar sonuna kadar herkes burada koyunlarını, develerini otlatıyordu sonrasında yine evine dönüyordu. Kelime anlamıyla da “Koçerlerin tepesi” anlamına geliyor. 

1930’larda Tilkoçer’de halk yoktu.  Yavaş yavaş Halep’te bulunan Asuri, Süryani ve Kürt tüccarlar buraya gelerek dükkan yaptılar ve Tilkoçer’e yerleştiler. Tüccarlar Halep’ten elbise ve yün getirip Irak’a götürüyorlardı.   Irak’tan da koyun getiriyorlardı.  O dönemde ticaretin gelişmesi ile beraber Tilkoçer’de de gelişme yaşanıyor, dükkanlar açılıyor ve yavaş yavaş insanlar burayı yerleşim yeri olarak kullanıyor. Yani 1930 ile 1945 arası, Tilkoçer’de yerleşik yaşama geçilen dönem olarak biliniyor. Sonrasında ise hem köyler kuruluyor hem de Tilkoçer’in merkezinde evler kuruluyor. Şu anda şehir nüfusunun önemli bir kısmını oluşturan Arapların Şammar aşireti ise o dönemde sadece şehir etrafında bulunuyorlardı.  Sonrasında Şammarların ağası Deham-il Hadi her bir ağayı bir köye yerleştirip köyleri kurmaya başladı.   Çevre köyleri çoğunlukla Arap’tır.

Tilkoçer’in Arapça ismi Yarubiye’dir. Fransızlar döneminde yapılan Tren garının üzerinde Yarubiya Tren İstasyonu ismi kazılmış ve kazılan ismin altında “Tilkoçek” ismi bulunmuş.  Bu da gösteriyor ki Fransızlar Tilkoçer ismini değiştirmemiş. Belirtildiğine göre “Tilkoçer” diyememişler “Tilkoçek” demişler.  Kimliklerde ve resmi işlemlerde de isim Tilkoçek diye geçmiş.

1949’da Fransa’nın Suriye’den çıktığı ilk zamanlar, Koçerler ile Şamarlar arasında Tilkoçer üzerine bir çatışma çıkar. Bir iki yıl bu çatışmalar devam eder. Koçerler Deham-el Hadi’nin iki adamını öldürür. Sonra Kürt ve Arap ağaları araya girerek bir anlaşmanın olması gerektiğini belirtirler. Bunun üzerine Koçerlerin, kendilerine ait dört köyü Deham’a vermeleri ile anlaşma sağlanır.  Araplara verilen köyler ise şunlardır: Erur isimli iki köy (Büyük Erur, Küçük Erur), Siwêdiya Ereban ve ismi öğrenilemeyen bir köy daha.

Sonrasında ise 1964’te Baas, iktidara geldiğinde köylülerin elinden bütün topraklarını aldı.  Kürt ve Arap aşiretlerinin önde gelenleri, zenginleri rejime karşı çıkınca Kürt olan Haco ailesi, Paşa ailesi ve Arapların Deham’ın aşiretine ait topraklar kendilerinden alınarak fakirlere dağıtılır.  Burada amaç fakirleri düşünmek değil, zenginlerin kendilerine karşı çıkmalarını engellemek için ellerindeki toprakları alarak onları güçsüzleştirmekti. Baas rejimi bu toprakları dört yıl içinde birçok fakire dağıttı. Ancak fakirlerden küçük miktarda bir kira alıyordu ve toprakların tapuları bu kişiler üzerine değil Baas rejiminin elindeydi. Devrim başlangıcına kadar da bu topraklarda bu kişiler yaşamakta ama toprakların bütün tapuları Baas’ın elinde bulunmakta idi. Bu kişiler dışında başka kişiler de Tilkoçer’e göç etmişler. Şehrin hem ticaret hem de ulaşım merkezi olması itibariyle yavaş yavaş büyüyüp canlılık kazanınca insanlar daha fazla gelmeye başlamışlar.

Tilkoçer’de Bulunan Arap Aşiretleri Ve Dağılım

Şammar, Cewala, Mesail, Şarabi, Hedidi, Cubur emare, Egidat Rewaye, Til Kuman, Yesar Merare, Benisebee, Xename, Becare, Booz, Sikarne, Lehib, Mislimiye, Sixane, Mihelmi (tam olarak Arap aşireti sayılmaz, kendilerini açıkça ortaya çıkarmayan Kürtler, Mihelmi adıyla ortaya çıkmışlar) ve Tay gibi aşiretler bulunmakta.

Tilkoçer içinde en fazla nüfusa sahip olan aşiret Şammarlardır. Irak sınırı boyunca Rabia içinde de Selahattin kentine varıncaya kadar hepsi Şammardır. Sınırlar oluştuktan sonra Şammarların bir kısmı Güney tarafında diğer kısmı ise Rojava tarafındaki Tilkoçer’de kaldılar.

Baas rejimi tarafından fakirlere topraklar dağıtıldıktan sonra Kürt, Süryani ve Ermenilerden oluşan yaklaşık 400 ev oluştu.  Diğer evler sonradan gelen evlerdir. Genel olarak ise devrim öncesinde 225 Kürt evi bulunmaktaydı. Yani yaklaşık olarak 1500 civarında Kürt Tilkoçer’de bulunuyordu.  Diğerleri Araplara aitti.  Şammarlara ait 220, Cewala aşiretine ait 50 ev, Şarabi aşiretine ait 50 ev (iki aileden oluşuyorlar), Muamara aşiretine bağlı da 50 ev bulunmaktaydı.  Genel olarak ise devrim öncesi toplamda 2.250 ev vardı. 

  Şu anda şehirde bulunan Arap nüfusu yüzde seksenden fazladır. Kürtler ise yüzde yirmi civarındadır. Arapların neredeyse hepsi geri dönerken Kürtlerden 20-30 ev civarında geri döndü.  Tilkoçer’e bağlı 116 köy bulunmakta. Köylerin de yüzde 80’i Araplardan oluşmaktadır.  Şehirde bulunan yerli Arapların dışında Halep’ten ve Rakka’dan gelen birçok göçmen Arap da Tilkoçer’e gelip çevre köylere yerleşmiş. Bu yüzden Arap nüfusu oldukça fazladır.

Mala Gel’in 40 üyesi var. Bu 40 üyeden 10’u Kürt’tür, diğerleri Arap’tır.   Tilkoçer köylerinin çoğunun ismi Kürtçe olmasına rağmen şu anda orada bulunan halk Arap’tır.  Örneğin Aliağa, Hemokar gibi. Bu da gösteriyor ki köylerde eskiden Kürtler bulunmaktaydı. Umkeyf köyü de Kürt köyüdür. Burada 80 Kürt evi var. 4 tane de Arap evi bulunmaktadır.

Tilkoçer Köyleri

Tilkoçer’e bağlı köylerin isimleri; El Mehmudiye, Sidediyê, El Mişêrfe, El Xedar (büyük, küçük olarak iki tane var), Siwêdiya Mihemed Deham (Kürtlerle Araplar arasında çıkan çatışma sonrası Araplara verilen köy), Xewetle, Sehriç (iki tane var doğu ve batı olarak), Aliyaniyê, El trêbil, Tilxezal,  Umhebal, El Ceffal, Sihêd Micwil, El Mudseltin, El busa, El Ramadaniyê, Ebu Hecer, El argani, Cirêdiyê, Tel duem, El musteriha,  El ebbadiyê, Ramadaniyê, Sihêk El kennu, Mesud Kebir, Mesud refik, Til Mişhil, Aliağa, Qelhêd, El Hadi, Girê Fatê, El Sefa, Baqilla, Til elo (üç köydür ), Hemoker, Til Salad.

Nergiz Botan/Tilkoçer

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.org - www.navendalekolin.com - www.lekolin.net – www.lekolin.info


Parveke

TAGS(ETIKETLER): TILKOCER  IZLENIMLERI  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.