SOMA KATLİAMINDAN ÇIKARILACAK DERSLER
Makaleler / 27 Mayıs 2014 Salı Saat 07:51
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Soma maden ocağında yapılan açık bir katliamdır. Kuşkusuz bunun sorumluları var. Çıkarılan işçi emekçilerin cenaze sayıları bu gün itibarı ile resmi açıklanan sayı 301’e ulaşmış durumdadır. Gerçek sayı ise açıklananın çok çok üzerindedir. Madencilerin vermiş olduğu rakam ise dört yüzü kesinlikle aşabilme gerçekliğidir. Toplumsal İnfial yaratmaması açısından devlet ve maden yetkilileri tarafından bizzat saklanmaktadır.

Soma maden ocağında yapılan açık bir katliamdır. Kuşkusuz bunun sorumluları var. Çıkarılan işçi emekçilerin cenaze sayıları bu gün itibarı ile resmi açıklanan sayı 301’e ulaşmış durumdadır. Gerçek sayı ise açıklananın çok  çok üzerindedir. Madencilerin vermiş olduğu rakam ise dört yüzü kesinlikle aşabilme gerçekliğidir. Toplumsal  İnfial yaratmaması açısından devlet ve maden yetkilileri tarafından bizzat saklanmaktadır. Bizzat R.T.Erdoğan ve Abdullah Gül olay yerine gittiler. Halkların ve işçilerin öfkesinin ne kadar büyük olduğunu yaşayarak gördüler. Erdoğan işçiden ilk tokadını ağır bir şekilde yedi. Utanmadan korumaları ile birlikte işçiye saldırdılar. Durumun ne kadar ciddi olduğunu anlamadıysa da belki bu tokat, ona bazı şeyleri hatırlatmış oldu. Yaşanan katliamın bedeli dünyada en ağır bir sonuç niteliğindedir. İhmalin getirdiği sonuç, yüzlerce “ocağın” sönmesine neden olmuştur. Toplumsal hesap sormanın önü alınmak için, özel savaş aygıtının tüm yöntemleri devreye konmuş oldu. Devletin klasik bir yöntemi şimdi devrededir. Zaten Türkiye rejimi’nin  devlet  ve hükümeti geleneksel tüm yol ve yöntemlerini devreye sokmuştur. Yaptığı ilk iş olarak devlet olma sorumluluğunu üzerinden atmak olmuştur. Soma holdingin patronunu, genel müdürünü, baş mühendisini  soluna ve sağına oturtarak sözde “kaza” nasıl oldu? Patron, müdür ve mühendis gözüyle yaşanan bu trajik katliamı normalleştirmeye, meşrulaştırılmaya çalışıldı. Hatta patron denen katil, dili varmadı ama az daha “taktiri ilahi” deyip tüm suçu Allaha havale edecekti. Fakat gerçekler o kadar açık ve aşikardı ki, uzman yalan ekibi bu duruma ne açıklık getirebildi, nede yalanları kimseye ikna edici  olamadı. Sonuç itibari ile yaşam odalarının olmadığını dahi, saatlerce sonra itiraf edebildi. Pişkin bir şekilde Diyor ki “eğer kaza üç-dört ay sonra olsaydı, bu odalar bitecekti ve bu kadar ölüm olmayacaktı.” Gerçekten bu açıklama birazcık vicdan, ahlak ve insani değerin en küçük bir zerresi kalsa dahi, böyle bir konuşma olur mu? Sonunda o da suçu genel müdürüne ve baş mühendisine yükleyerek halkın önünde kendini aklamaya, kurtarmaya çalıştı. Yani psikolojik özel harekatın planı şuydu;  cumhurbaşkanı-hükümet başbakanına-o da bakanlarına-oradan soma holding patronlarına-patronda genel müdür, mühendisine-onlarda taşerona –taşeronda dayılara, çavuşlara suçu yükleyerek, bu suç sarmalından herkes sorumluluğu bir başkasına atarak, kendini aklama telaşına düşmüştür. Ahlak var mı yok mu, vicdan var mı yok mu, insanlık  var mı yok mu? bu sorulara asla burada yanıt aranamaz. Yapılan açıklamalarda hiçbir kusur unsuru ortada yok. O zaman suçlu da ortada yoktur. Yani suç yoksa, suçlu da doğal olarak yoktur .  Sanırım Erdoğan bu felsefeyi Aristo’dan aldığı bir zihniyettir. Hatırlanırsa bütün dünya kamuoyu önünde, en pişkince şunu ifade etmişti “Kürt sorununu düşünmezsen Kürt’de yoktur. Tersinden Kürdü düşünmezsen Kürt sorunu da yoktur.” Halen bu sapkınca zihniyetinin hegemonik siyaseti ile her gün Türkiye halklarına empoze etmeye çalışmaktadır. Hegemonik siyaset anlayışı gayet anlaşılırdır. Büyük bir iş yapmışçasına idari ve adli davalar açması, soruşturmalar yürütmesi, mecliste komisyonlar kurulması vs. Bunların hepsi komple yaşanan bir tiyatrodan öte bir şey değildir. Yaşamın hakikati böyle değildir. Realite şudur: Soma tarihinde ilk defa, adeta bir fiili ve resmi sokağa çıkma yasağı yaşanmaktadır. Somaya gelen devrimci, demokrat ve yurtsever kesimler adeta insan avına çıkılmışçasına bir bir sorgusuz ve yargısız tutuklanarak, Soma’ya girmeleri engellenmekte ve en insani destekleri devlet zulmü ile bir kez daha ayaklar altına alınmaktadır. Aileler konuşturulmamakta ve basının gerçeklere ulaşmaması ve aydınlatmaması için ellerinden gelen her türlü faşizan yol yöntemler uygulanmaktadır. Özellikle sol muhalif kesimler, belirli bir düzeyde buna karşı duruşlarını gösterseler de, artık olayın sıcaklığı yavaş yavaş gittiği için,  gittikçe alışılarak bir kez daha sönümlenmeye doğru bir gidişattadırlar.

Kürt Özgürlük Hareketinin tarihinde altın harflerle yazılan bir şiar vardır. “unutmak ihanettir.”  bu söz bir kez daha Soma’da katledilen canlar için, bir kez daha güncelleştirilmek zorundadır. Unutmayacağız ve unutturmayacağız ve ölenlerin anısına Devrimci Demokratik ve Yurtsever bir hareket örgütleyerek, bu katliamın hesabını sorarak, Demokratik Siyaset anlayış ve tarzımızla kalıcı bir Emeğin Özgür ve Demokratik birliği ile Halkların Kardeşliğinin inşasını gerçekleştireceğiz. Artık despotik, teokratik, diktatöryal ve faşizan tüm kurumlara ve kuruluşlara karşı, bölgesel halkların demokratik birliğini temsil eden, yerelden geliştirilecek bir halkın özerk demokratik sistemini, acilen inşa ederek gelecekte olası katliamları durdurmak için, Halkların Demokratik Sistem inşasının seferberlik günü olarak ele alabilmeliyiz. Soma”da yaşanan katliamlar çığlılar bunun çağırısı olarak ele alınmalıdır.

Kırk yılı aşkındır Kürt Özgürlük Hareketi bütün deneyim ve tecrübeleri ile halkı ve gerillası ile böylesine bir oluşumda, sonuna kadar üzerine düşen tüm sorumluluğu yüklenmeye ve gereklerini en amansızca yerine getirmeye, hazır olduğunu gösterdiği eylemleri ile en somut bir şekilde ortaya koymuştur. Böylesine bir enerji ve sinerji, Türk Devrimci ve Demokratik kesimleri ile çatı örgütlenmesi yapılanması ile buluşmaya ekmek su kadar ihtiyaç olduğu bir hakikattir. İşte Kürt Halk Önderliğinin ortaya koymuş olduğu HDK ve HDP projesi böylesine bir çatı oluşumunun adresi olmaktadır. Önemli bir güç birliğidir. Köklü bir geleneğin mirası ile kendi misyonunu oluşturmuştur. Halkların öncü kurmay örgütlenmesidir. Kuşkusuz kendi yetmez ve eksik yanlarını tekrar tekrar gözden geçirerek, kendini yeniden inşa ederek, ölen bu insanlarımızın anısına tarihi anlamlı kendi cevapları olacaktır.

Bir kez daha tarih en anlamlı olan bu görevi, tüm devrimci demokrat ve yurtsever herkese vermiştir. Ayrıntılara takılmadan, tali sorunlara kendini boğmadan, hızla Emeğin Özgürleşmesi ve Halkların Demokratik Birliği ve Kardeşliğinin inşa adresi olan HDK ve HDP çatısı altında Siyasi kimliklerimizle Demokratik Siyaset birliğine çağrıyı, Soma’da ölen canlar insanlarımız yapmaktadır. Ve herkes görev başına.

Munzur Emekçi

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.org - www.navendalekolin.com - www.lekolin.net – www.lekolin.info
 
                                                                                                                                                

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  SOMA  KATLIAMINDAN  CIKARILACAK  DERSLER    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.