BEŞİR ATALAY TOPLUMU ALDATMAYA ÇALIŞIYOR
Makaleler / 23 Mayıs 2014 Cuma Saat 08:23
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hükümet ikide bir “Çözüm süreci iyi gidiyor, açılım süreci devam ediyor” gibi değerlendirmeler yapıyor; ama ne toplum, ne demokrasi güçleri ne de Kürt Özgürlük Hareketi böyle bir şey görüyor. Böyle olunca bu tür laflar toplumu aldatma dışında başka bir anlam taşımıyor.

Hükümet ikide bir “Çözüm süreci iyi gidiyor, açılım süreci devam ediyor” gibi değerlendirmeler yapıyor; ama ne toplum, ne demokrasi güçleri ne de Kürt Özgürlük Hareketi böyle bir şey görüyor. Böyle olunca bu tür laflar toplumu aldatma dışında başka bir anlam taşımıyor.

Kürt Halk Önderi de, Kürt Özgürlük Hareketi de Kürt sorununun demokratik yollardan çözümü için üzerine düşen her şeyi yapmıştır. Bu konuda hiçbir kusur ve eksiklik yoktur. Kürt Halk Önderi defalarca Yol Haritası ortaya koymuştur; ama hükümetin tek bir yol haritası ortaya koyduğunu ne gördük ne de duyduk. Sadece laf üretiyor ve içi boş, hatta Kürt sorununda toplumda ortaya çıkmış çözüm iradesini saptıran ve yozlaştıran paketler açıyor. Gelinen aşamada artık ne içi boş paketler, ne “Çözüm süreci iyi gidiyor, bir anormallik yok” demek durumu kurtarır. Ortada iki taraflı bir süreç yoktur. Kürt tarafı adım atmış, ama hiçbir karşılık görmemiştir. Yani iyi giden bir süreç yoktur. Hatta bir süreçten söz etmek bile mümkün değildir. Kürt Özgürlük Hareketi böyle diyor, ama süreç iyi gidiyormuş! Bu toplumu ve kendini kandırmak değil de nedir?

Kürt Halk Önderi yapacağını yapmıştır. Mevcut durumda yapacağı bir şey yoktur. Kürt Halk Önderi daha önce “Bana boş havuzda yüz diyorlar” diyerek bu durumu ortaya koymuştu. Hala bir adada tecrit altında, sağlık, güvenlik ve özgürlüğünün güvencede olmadığı bir durumda baş müzakereci rolünü nasıl yerine getirecek? Kürt Özgürlük Hareketi “Önderliğimiz her türlü öneri ve Yol Haritasını sunmuştur. Dolayısıyla bizim hiçbir öneri, Yol Haritası sunma ve tartışma yapma gibi bir durumumuz olamaz. İmralı’da Kürt Halk Önderi’yle sorunu çözerlerse çözerler, yoksa bizim mücadele dışında başka bir seçeneğimiz yoktur” demiştir. Dolayısıyla Kürt Halk Önderinin sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarında yapılan müzakere sonucu ciddi bir çözüm iradesi ve adımı net ortaya çıkmadığı takdirde Beşir Atalay’ın ya da diğer sözcülerin söylediklerinin tümü boştur. Kürt halkı ve Özgürlük Hareketi için bir değeri yoktur.

Ne Kürt Halk Önderi, ne de Kürt Özgürlük Hareketi bir çözüm süreci var ve sorunsuz yürüyor demiştir. Hatta hükümet Kürt Halk Önderi’nin attığı çok önemli adımlara bir yıldır hiçbir cevap vermemiştir ve böyle bir sürecin ortaya çıkması için bir irade ortaya koymamıştır, demektedirler. Bu nedenle hükümet de, Beşir Atalay da ciddi olmalıdırlar. Kürt halkının işte böyle çözüm olur diyeceği bir irade ve Yol Haritası ortaya koymalıdırlar.

AKP Hükümeti ve sözcüleri tutumlarıyla Kürt Halk Önderinin iradesini ve attığı adımları boşa çıkarmış ve anlamsızlaştırmışlardır. Kuşkusuz Kürt Özgürlük Hareketi ve demokrasi güçleri de Kürt Halk Önderi’nin 2013 Nerwozunda sunduğu manifesto etrafında birleşip, örgütlenip etkili mücadele yürütmemişlerdir. Mücadelesizlik de olunca Kürt Halk Önderinin 2013’te öngördüğü sonuçlar alınamamıştır. Aslında bu adımın atılmasının yarattığı olumlu zemin üzerinden Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü doğrultusunda önemli gelişmeler sağlatma imkanı vardı. 2013 Newrozu mesajına toplumdan gelen tepki olumluydu. Çözüm için zeminin çok güçlü olduğu görülmüştü. AKP Hükümeti de bu zemini çürüttü, çarpıttı, sadece kendi çıkarı için kullandı. Kürt Özgürlük Hareketi ve demokrasi güçleri de doğru değerlendiremedi. Esas olarak da kendiliğinden çözülecek ve Türkiye demokratikleşecekmiş gibi seyretti.

Bu çerçeveden bakıldığında “Süreç var, süreç iyi gidiyor” gibi değerlendirmeler mevcut gerçeği yansıtmıyor. Bugüne kadar AKP tarafından kötüye kullanılan, istismar edilen bir eylemsizlik durumu vardı. Süreç dedikleri buysa, böyle devam edileceği düşünülüyorsa bunun, Kürtler açısından kültürel soykırımcı sistemi kabul etmek ve teslimiyet anlamına geleceği açıktır. Kürt Özgürlük Hareketi’nin de böyle bir duruma düşmeyeceği her kes tarafından bilindiğine göre, Beşir Atalay’ın açıklamaları sadece kendini kandırmadır. Çünkü artık bu tür sözlere Kürt toplumu inanmıyor, Türkiye toplumu da kuşkuyla bakıyor. Yalancının, aldatıcının mumu da yatsıya kadar yandığına göre, AKP’nin ampulünün sönmesi ve patlaması da benzer bir biçimde gerçekleşebilir.

AKP Hükümetinin Türkiye’nin hiçbir sorununa bir çözüm politikası olmadığı anlaşılmıştır. Her konuda bir şeyler yapacağı umudu yaratıp hiçbir şey yapmaması AKP’nin topluma karşı yürüttüğü bir psikolojik savaş yönetimi haline gelmiştir. Bundan daha tehlikeli bir politika olamaz. AKP, Kürt Özgürlük Hareketi’nin mücadelesi ve Kürt toplumunun bilinçliliği ve örgütlülüğü karşısında eski yolların sonuç almadığını bilerek ince yöntemlerle Kürtlere karşı savaşını sürdürmektedir. Erdoğan ile Çiller arasında Kürt sorununun çözümüne bakış açısında hiçbir fark yoktur; sadece yöntemde fark vardır. Biri askeri yöntemi, diğeri ise psikolojik savaşa ve buna uygun siyasi yöntemlere ağırlık vermektedir. Hangisinin tehlikeli olduğunu ise toplum ve aydınları karar vermelidir.

Hüseyin Ali

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.org - www.navendalekolin.com - www.lekolin.net – www.lekolin.info

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): BESIR  ATALAY  TOPLUMU  ALDATMAYA  CALISIYOR  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.