KDP KENDİ AYAĞINA BALTAYI VURUYOR
Haberler / 23 Mayıs 2014 Cuma Saat 07:34
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KDP 19 Mayıs’ta Kürtlerin inkar ve imhasi üzerine kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyetin kuruluş yıl dönümünü kutladığı saatlerde Dihok, Zaxo ve Hewlerde yurtsever Kürt kurumalarına dönük askeri bir baskın yaptı. Türk özel savaş güçlerinin baskınlarını aratmayan KDP baskınında başta KNK, DİHA, RJAK, Rojî Welat ve Yurtsever Gençlik Derneğîne yaptığı baskınlarda onlarca çalışan ve misafirleri göz altına aldı.

KDP 19 Mayıs’ta Kürtlerin inkar ve imhasi üzerine kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyetin kuruluş yıl dönümünü kutladığı saatlerde Dihok, Zaxo ve Hewlerde yurtsever Kürt kurumalarına dönük askeri bir baskın yaptı. Türk özel savaş güçlerinin baskınlarını aratmayan KDP baskınında başta KNK, DİHA, RJAK, Rojî Welat ve Yurtsever Gençlik Derneğîne yaptığı baskınlarda onlarca çalışan ve misafirleri göz altına aldı.

KDP’nin baskısına uğrayan kurumlar peşmerge güçleri tarafından darma dağın edilerek kimi malzemelerine el konuldu, kurumların kapıları zincir ve kilitlerle kapatılarak, etraflarına da güvenlik çemberi konuldu.

KDP silahlı güçlerinin baskınları Kuzey Kürdistan ve Türkiye’de Türk özel savaş güçlerinin baskınlarını aratmıyor, kraldan daha kralcı tutuklananlara konuşmamaları ve derhal eşyalarınızı toplayıp burdan gidin tehdidinde de bulunuldu.

Bu operasyonu birkaç gün kamuoyu tartışıyor, faşist uygulamaları aratmayan KDP’nin bu baskınlarına karşı protesto ve kınama eylemleri yapılıyor. Birkaç gün geçmesine rağmen halen basılan kurumların kapılarında KDP’nin kilit ve zincirleri bulunuyor.

Operasyonda gözaltına alınan Yekîtiya Star üyesi Nujîn Yusuf KDP asayîş güçleri tarafından Sêmalka sınır kapısından Rojava’ya sınır dışı edildi.

Maxmur Halkı KDP’ye Geri Adım Attırdı

Operasyonun bir parçası olarak Maxmur Şehît Rüstem kampının Hewler giriş çıkışlarını da engelleyerek fiili bir ambargo uygulamaya başladı. İki gün süren ambargo bu sabah kamp halkının kararlı duruşu ve kitlesel olarak Hewler asayişine yürümesi ile KDP geri adim atarak kamp halkının Hewler’e girişine izin vermek mecburiyetinde kaldı.

KDP kendi yandaş medyasında pişkin pişkin bu anti demokratik ve faşizan uygulamalarını örtbas etmek için operasyonun bir hükümet kararı olduğunu ve basılan kurumların yasadışı bir şekilde çalıştığını söyleyecek kadar da siyasi ve politik ahlaktan yoksun açıklamalar yaptı.  Rojava’ya uyguladığı ambargo, kapıları kapatma ve Hendek kazmada alışık olan Kürt kamuoyu bu operasyonu da bir hükümet kararına bürünmesine çokta şaşmadı.

Biraz bu operasyonun arka planını tekrar da olsa ele almakta fayda var. Zira bu operasyonu kimi çevreler ‘akrebin kendi kendine sokması’ olarak yorumladı ve KPD’nin Rojava’da iflas eden politikalarından dolayı çaresizliğini  bir sonucu olarak değerlendirdi.

Saldırılar Açık Düşmanlıktır

KDP geçen yıldan başlayarak gizli îttifaklarla hayata geçirmek istediği sinsi politikalarını Türk devletinin çeteler üzerinden Rojava’ya dönük saldırılarından sonra açık düşmanlığa dönüştürdü. Bir yandan ambargo uygulayarak Türk devleti açlığa mahkum edip esir almayı, diğer yandan çetelerini Rojava halkına karşı savaştırarak direniş dinamiklerini yok etmeye çalıştı. Ama her iki taktiği de Türk devlet çetelerinin yenilgisi ile boşa çıktı.

Arkasındaki ihanet kanalı KPD’nin yıllarca Kürt halkı içinde yarattığı derin uçurum ve parçalanmışlığın en yalin hali olarak Rojava ve Güney arasında ihanet kanalı olarak tarihe geçti. İhanet kanalıda boşa çıkınca en son eğittiği çete ve ajanlar eli ile Rojavada kurulmuş olan özerk yönetime karşı sobotaj ve eylemler yapmak üzere gönderilen çetelerinde yakalanıp itiraf etmesi KDP’nin akrep misali manavra alanı daraldı ve yenigili ruh hali deprasyonlara girdi.

Kürdistan tarihine KDP’nin yüz karası olarak geçen 16 Mayıs 1997 yurtsever kurumlarına dönük katliamın yıl dönümüne de başta PÇDK ve diğer yurtsever kurumların KDP’nin Hewler katliamında 83 kişinin katillerin belirlenmesi ve kaybedilen insanların akıbetlerinin açıklamasına dönük çağrıları KDP resmi sitesinde bir açıklama ile cevap verildi.

KDP’nin Politikaları Seviye ve Ahlaktan Yoksundur

KDP’nin Hewler katliamlarına dönük yapılan çağrılara verdiği cevapta tamam ahlaki ve politik değer yargılarından uzak, siyasi bir kültürü olmayan ve sadece düşman bir dil kullanılarak baştan sona PKK ve PÇDK olmak üzere yurtsever insanlara hakaret dolu sözler kullanması KDP’nin çapının da ne olduğunu orataya koyuyordu. Biz burada neler yazdıkların tekrarlamayacağız. Ancak KDP şunu bilmeli ki Kurd halkı başta onun dayandığı egemen güçler olmak olmak üzere tüm ihanet odakları ile bir mücadele yürüterek bugünlere geldi. Bunu ne onurlu bir duruş ve ilkeli bir siyaset ile yürüttü.

KPD’nin yaptığı gibi ne özgürlük hareketi nede onun militan ve kadroları sırtını kimseye dayama ihtiyacını hisset.  Bu mücadelenin savaşçılara sırtını dağlara, gücünü de halkından alarak yürüdü. Oysa KDP Kürdistan’da ihanetçi bir siyaset izleyerek sürekli bir egemen güce dayanarak direnen odakları arkadan hançerlemeyi bir çizgi olarak benimsedi.

Başta Kürt özgürlük hareketi PKK olmak üzere tüm Kürdistani örgüt ve şahsiyetlere karşı sürekli düşmanın silahı ile vurmuştur. Hewler katlamanın ardından KDP’nin kendi yayın organında verdiği açıklama tamda bu ihanet çizgisin geldiği düzeyi gösteriyordu. PÇDK ve PKK için siz kimsiniz gidin kendi topraklarınızda savaşın diyecek kadar seviyesizleşen Kürdistani kendi babasının beyliği gören geri ve gereksiz bir kafaya sahip olan KDP yönetimi, PÇDK’yi yaşadığı, PKK’yi de Kürdistan topraklarını işgal etmekle itham edip Hewler katliamı başta olmak üzere tüm Kürt örgüt kurum ve Kürt halkına karşı tarihsel ihanet ve katliamlarını unutacak kadarda ahlak ve seviyeden yoksun bir yaklaşım içinde oldu.

‘Yaşam Hakkimizin Olmadığı Bir Dünyayı Başlarınıza Yıkarız’!

Sonuç olarak KDP’nin kirli ittifak ve politikaları bir sonucu olarak  Dihok, Zaxo ve Hewler’de baskın yaptığı KNK, DİHA, RJAK, Rojî Welat ve Yurtsever Gençlik Derneğin kapıları halen kilitli kapılarına zincir vurulmuş durumda.

Bu durum KDP’nin geldiği durumu da gösteriyor. Tüm kirli ittifak ve politikaları boşa çıkan KDP akrep misali kendini vurmaya başladı.  Kim bilir bu süreç belki de KDP için sonun bir başlangıca olabilir. Zira Kürt Özgürlük Hareketi özgürlüğü önünde tehlike nereden gelirse gelsin göğüsleme, karşıt mücadele etmeye ve bertaraf eden bir gelenekten süzüle geldi. Bunu en iyide KDP’nin yöneticileri biliyor. Kürt gençlerinin sabrının taştığı yerde nerelere ulaştığını en iyi onlar bilir. Kürt Halk Önderliği Abdullah Öcalan’ın yıllar önce kullandığı, “İçinde yaşam hakkımızın olmadığı bir dünyayı başınıza yıkarız” sözü her halde bu gündeme en iyi cevap verecek yaklaşım olsa gerek.  Gerisi herkesin hesabına kalmış bir şey. 

Devrim Dicle

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.org - www.navendalekolin.com - www.lekolin.net – www.lekolin.info

TAGS(ETIKETLER):  KDP  KENDI  AYAGINA  BALTAYI  VURUYOR  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.