‘İSLAM DEMOKRATİK ÖZÜYLE BULUŞMALI’
Haberler / 10 Mayıs 2014 Cumartesi Saat 08:26
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Amed’te bugün yapılacak ‘Demokratik İslam Kongresi’ni ANF’ye değerlendiren KCK İnanç Komitesi üyesi Serhat Varto, iktidardan ve iktidarcı algılardan arınmış bir İslam’ın kendi doğru özünü açığa çıkarabileceğini belirtti. “Kafa keserek sunulmaya çalışılan ve kadına yaşam hakkı tanımayan İslamcılık mı, yoksa özgürlükçü İslam mı?” diye soran Varto, kongrede İslam’ın gerçek toplumsal ve kültürel yaklaşımlarına vurgu yapılması gerektiğini söyledi.

Amed’te bugün yapılacak ‘Demokratik İslam Kongresi’ni ANF’ye değerlendiren KCK İnanç Komitesi üyesi Serhat Varto, iktidardan ve iktidarcı algılardan arınmış bir İslam’ın kendi doğru özünü açığa çıkarabileceğini belirtti. “Kafa keserek sunulmaya çalışılan ve kadına yaşam hakkı tanımayan İslamcılık mı, yoksa özgürlükçü İslam mı?” diye soran Varto, kongrede İslam’ın gerçek toplumsal ve kültürel yaklaşımlarına vurgu yapılması gerektiğini söyledi.

Amed’te bugün “Demokratik İslam Kongresi” toplanıyor. Kürdistan’ın dört parçası ile diğer birçok ülkeden 300’den fazla delegenin katılacağı, 2 gün sürecek olan kongreyi KCK İnanç Komitesi üyesi Serhat Varto ANF’ye değerlendirdi.
Serhat Varto, kongrenin geniş kitlelere mal edilmesinin önemine değinerek, iktidardan ve iktidarcı algılardan arınmış bir İslam’ın kendi doğru özünü açığa çıkarabileceğini belirtti. “Kafa keserek sunulmaya çalışılan ve kadına yaşam hakkı tanımayan islamcılık mı, yoksa özgürlükçü islam mı?” diye soran Varto; kongrede İslam’ın gerçek toplumsal ve kültürel yaklaşımlarına vurgu yapılması gerektiğini söyledi.

Neden demokratik islam?

Demokratik İslam kavramının önemine dikkat çeken Serhat Varto, “Neden demokratik İslam? sorusu en çok tartışılan konulardan birisi oldu bu süreçte. Sünnilik ve Şiilik de İslam’ın tanımlanmasıdır. Sufilik de öyledir. İslam gerçeğini en doğruya yakın ifade eden tanımlama hangisidir? Demokratik İslam tanımlaması, sonradan İslam’a yapıştırılan bir kavramlaştırma değildir. İslam’ın kendisinden çıkarılan bir kavramlaştırmadır. İslam’ın içerdiği özün, günümüzün literatürüyle ifade edilmesi, tanımlanmasıdır” dedi.

Eşitlik ve adalet ile farklı topluluklara, inanç gruplarına, etnik kimliklere hoşgörüyle ve özgürlük temelinde yaklaşmanın İslam’ın temel özellikleri olduğunu belirten Varto, sözlerine şöyle devam etti:  “Demokrasi için ifade ettiğimiz özellikler aynı zamanda İslam için önemsenen özelliklerdir. Özellikle Hz. Muhammed dönemi İslamı, o özellikleri taşımaktadır. İslamı en doğru ifade eden ya da İslam’ın Asr-ı Saadet dönemindeki gerçekliğini en doğru tanımlayan kavram ‘demokratik İslam’ kavramıdır. Şüphesiz bu kongre çalışması, ne İslam demokratikleştirilmesi ne de İslam’ın yeniden yapılandırma girişimidir. Sadece İslam’ın özünde var olan içeriğin esasta demokratik olduğuna vurgu yapılmasıdır.”

Hangi İslam?

Demokratik İslam Kongresinde bu vurgunun yapılmasını önemli bulduklarına işaret eden Varto;  “Bugün Ortadoğu’da, özelde de İslam Coğrafyasında İslam’la bağdaşmayacak uygulamalar, eylemler söz konusudur. El-Nusra, El-Kaide ve IŞİD gibi yapılanmalar; bugün İslam adına çok büyük vahşetler uyguluyorlar. Varlıklarının ve yaptıklarının İslam’la bağdaşabilecek hiçbir yanı yok. Cami bombalamaktan tutalım, kadınlara el koymaktan, katliamlar yapmaktan, baş kesmekten tutalım vb. vahşet düzeyinde uygulamalar İslam adına yapılıyor. Toplum bunun İslam olmadığını biliyor. Diğer yandan daha çok Batılı güçlerin desteklediği ‘Gülen Cemaati’ gibi örgütlenmeler var. Onlar da İslamı kendi içeriğinden boşaltarak, kapitalizmin İslam coğrafyasına engelsiz girmesini sağlamaya yönelik daha uzun vadeli ve derin planlamaların ürünüdürler. Tüm bu örgütlenmeler İslam’a ve Ortadoğu toplumlarına çok büyük zararlar veriyor. Dolayısıyla Demokratik İslam Kongresi, demokratik İslam kavramlaştırmasıyla İslam’ın kendi savunması ve farkını ortaya koymaktadır. İslam’ın temel özelliklerini ortaya koymasını bekliyoruz. Demokratik İslam diyor ki; İslam kafa kesen midir yoksa eşitlikçi midir? Kadınlara el koyan mıdır yoksa kadın özgürlüğünü tanıyan mıdır? Farklı inanç kesimlerini ibadetlerine müdahale eden ve inanç önderlerini katleden midir yoksa onlara hoş görüyle yaklaşıp koruma altına alan mıdır? Demokratik İslam Kongresi’nin Hz. Muhammed dönemindeki toplumcu çizgiyi ortaya koymasını bekliyoruz. Bugün birileri sözde İslam adına Amerika işbirlikçiliği yapıyor, demokratik İslam buna da karşıdır. Orada işbirlikçilik yapan faizi tefeciliği meşrulaştırıyor, sömürüyü meşrulaştırıyor. Demokratik İslam buna karşıdır.  Beklentimiz, Kongre’nin bu gerçeğe de vurgu yapmasıdır” şeklinde konuştu.

Ölçü demokrasidir

Siyasetle din ilişkisinin de ciddi bir tartışma konusu olduğunu, dinin tamamen siyasetin dışında kalmasının Batılı görüşlerden beslendiğini söyleyen Varto, ”Dini tümden toplumsal alanın, siyasal alanın dışına atmaktan ziyade, dini, kendi inançları temelinde, inançlarının ölçüleriyle yaşamak isteyenlerin kendi taleplerini siyaset zeminine, demokratik temelde yansıtmasının olanaklarını oluşturmak gerekiyor. Burada önemli olan demokratiklik ölçüsüdür. İnsanların dini duygularını istismar ederek, onun üzerinden siyaset yapmak, onu ayrıştırıcı bir olgu olarak ele almak yanlıştır. Dinlerin esas bu yönlerini öne çıkarıp, sahiplenmek gerek. Çok aşırı pragmatik politikalara alet olmasını önlemek ama o ölçüler, inançları temelinde yaşayan insanlara da her zaman demokratik siyaset kapısını açık tutmak en doğru yaklaşımdır” diye konuştu.

İslam devlet dışı bir olgudur

Demokratik İslam Kongresinin bu anlamda iktidarlar tarafından istismar edilen İslam’ın kendi öz yapısına kavuşmasında önemli roller üstleneceğine inandıklarını belirten Varto; “İslam aslında iktidar ve devlet dışı bir olgudur. Mesela Medine Mukavelesi incelendiğinde, Hz. Muhammed döneminde bir İslam devleti kurulmamış, İslam devleti yoktur, iktidar da yoktur. Tamamen demokratik siyaset söz konusudur. Medine Mukavelesi bir demokratik siyaset belgesidir. O dönemde, Yahudiler, putperestler ve daha birçok farklı inanca sahip kabileler yaşamasına rağmen, İslam kendisini hiçbirine dayatmamıştır. Sürekli bir ordu olmamıştır. Sürekli bir vergilendirme sistemi olmamıştır. Geniş bir bürokrasisi olmamıştır. Demokratik bir toplum modeli söz konusudur. Ancak daha sonraki süreçlerde İslam’ın iktidarlara alet edilmesi yaşanmıştır. İktidara bulaşmış islam, islam olmaktan çıkmıştır. Hıristiyanlık tarihinde de bu böyledir” dedi.

Dini araç olarak kullandılar


Tarihte dinin her zaman iktidarlar ve farklı toplumsal kesimler tarafından kendi çıkarlarını gizlemek için kullanılmaya çalışıldığını dile getiren Varto, devamında; “Türkiye’de bunu en çarpıcı biçimde 17 Aralık sürecinde gördük. Bu süreç, kendilerini islam kimliğiyle tanımlamaya çalışan AKP ve Fethullah Gülen Cemaati’nin aslında dinle pek bağlarının olmadığını, dini sadece bir araç olarak kullandıkları gerçeğini ortaya çıkardı. Bu onların şimdiye kadar örtülü kalmış asıl gerçekleridir. Demokratik İslam Kongresinin, demokratik İslam çizgisinin, temel yaklaşımından biri de; toplumu, İslam ve İslam gerçeği konusunda aydınlatarak toplumun bu tür istismarlara kanmamasını sağlamaktır. Bugün Fethullah  ya da AKP gider, başka isimlerle gelirler. Toplumun bu konuda ciddi bir aydınlanmaya ihtiyacı vardır” şeklinde konuştu.

Peygamber döneminin islamı incelenmeli

İslamiyet’in barış, eşitlik ve toplumsal adalet dini olarak ortaya çıktığına vurgu yapan Varto, “Hz. Muhammed döneminin İslam’ı incelenmeli. İslam’ın tebliği, tamamen bir düşüncenin, bir sosyal adalet programının insanlara ifade edilmesidir. İlk dönem savaşlarının çoğu, meşru savunma amaçlıdır. Hz. Muhammed, Veda Hutbesi’nde ‘Arabın Aceme üstünlüğü yoktur’ der. Daha sonraki dönemlerde ortaya çıkan ve diğer inançlara ve kültürlere saldırı, onları yok saymak İslam’la bağlantılı değildir” dedi. Mezheplerin kendi gerçekliklerinden uzaklaştırılarak, çıkar alanlarına, iktidar alanlarına hapsedilmesinin kapitalist sistem ve Batı merkezli yapılanmalarla ilgili olduğunun altını çizen Varto; mezhep ve tarikatların istismara açık durumlarına karşı mücadelenin kongrenin görevlerinden biri olması gerektiğini ve mezhep savaşı olarak yürütülen savaşların aslında çıkar çatışması olduğunu ifade etti.

Kongre rolünü oynayacaktır


Kongrenin bir başlangıç olduğunu söyleyen Varto, “Esas önemli olan kongre sonrası, kongrenin yürüteceği tartışmaların ve alacağı kararların hayata geçirilmesi olacaktır” dedi. Ortadoğu’daki mevcut sorunların çözümünde doğru islam algısının çok önemli olduğuna da değinen Varto, sözlerini şöyle tamamladı: “Şu andaki sorunların derinliği ve genişliği kesinlikle dayatılan yanlış İslam algısından kaynaklanıyor. İslam aleminin kendi içerisindeki sorunlarda, İslam’ın kendi dışındaki dünyayla olan sorunlarında yanlış islam algısı vardır. Demokratik İslam kongresinin ortaya koyduğu, koymaya çalıştığı gerçeklik budur. Bu gerçekliğin yaygın hale getirilmesi, toplumun geniş kesimleri tarafından doğru algılanır hale getirilmesi önemlidir. İslam, Ortadoğu’da en baskın inanç sistemidir. Doğru bir İslam algısı diğer inançlarla ilişkilere de yansıyacaktır. Katı bir İslam, kendisini diğerlerine dayatan bir İslam,  diğer inançları da katılaştırıyor. Ama daha kapsayıcı, daha hoşgörülü, daha kendi gerçeğine yaklaşmış bir İslam, diğer inançları da kendi gerçekliklerine daha yakın bir hale getirecektir. Adalet, eşitlik, özgürlük bütün inançların ortak yönleridir. Bu kongrenin de ortaya çıkaracağı sonuç bu olmak durumundadır. Kongre sonrasında bu gerçekliğin sadece Kürdistan’a değil, geniş kitlelere, bütün Ortadoğu İslam alemine taşırılmasını sağlayarak kendi rolünü ve misyonunu oynayacaktır.”

Avaşin Adar  / ANF

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.org - www.navendalekolin.com - www.lekolin.net – www.lekolin.info


TAGS(ETIKETLER):  ISLAM  DEMOKRATIK  OZUYLE  BULUSMALI    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.