ROJAVA’NIN HENDEK DİRENİŞİ-( Dosya )
Haberler / 24 Nisan 2014 Perşembe Saat 09:21
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Federal Kürdistan Hükümeti tarafından Rojava sınırında ihanet hendeklerinin kazımı günlerce devam etmişti. İhanet hendeklerine ilk tepkiler Rojava halkının direnişiyle başlamıştı. Direniş giderek Kürdistan, Türkiye, Avrupa ülkelerine yayılmıştı. Barzani'nin kazdığı ihanet hendekleri ilk günden son güne kadar olup bitenlere ilişkin bir dosya hazırladık. Barzani hendeklerle yetinmeyip sınırda karakol ve nöbet kulelerinin yapımlarına da başlanacağı söyleniyor.

Hewler Hükümeti hendek kazımına  başlama haberleri 03.04.2014 tarihinde basına yansımıştı. Oysa araştırmalar gösteriyor ki bu tarihten çok önce KDP tarafından hendek kazma çalışmalarına başlanmış.  Daha da öncesine gidersek hendek kazma durumunun bir yıl önce Irak Başbakanı Nuri El Maliki tarafından başlatıldığını Rabia (Tilkoçer Rojava tarafı oluyor) sınır kapısını takip eden Tawis köyünden başlayıp şu anda KDP’nin kazma işlemlerini sonlandırdığı yer Kelhê sınırına kadar getirip geçen yaz ara vermişti. Buna göre Maliki yaklaşık olarak 75 km’lik bir alanı kazmayı planlamıştı.  Bunun 60 km si tamamlanmıştı. 

Hendeklerden Önce Baskı, Şiddet, Rüşvet, Taciz…

Bir süre önce KDP’ye bağlı peşmergelerin, Rojava’da uygulanan ambargo koşulları nedeniyle azalan günlük ihtiyaçlarını Güney’den karşılamak için Sihela sınır kapısından kaçak yollarla geçen Rojavalılara yönelik  baskı, dayak, rüşvet gibi uygulamaları basına yansımıştı.  Buna göre,  peşmergeler  Rojavalıları rüşvet karşılığında sınırdan geçiriyor, rüşvet vermeyenlere ise hem dayak atıyor hem de getirdikleri tüp gaz, gıda vb. İhtiyaçlarını ellerinden alıyordu.

 KDP’nin uygulamaları bununla sınırlı değildi. Batı Kürdistan'ın Derik kentinin Güney Kürdistan ile olan sınır bölgesinde, sınır ticareti yapan bir köylünün Peşmergeler tarafından açılan ateş sonucu yaralandığı ortaya çıkmıştı. Buna göre, Mart ayı başında Derik'e 40 km mesafedeki Sihêla sınır köyünde, Z.S.X isimli 34 yaşındaki kişi günlük ihtiyaçlarını karşılamak için Güney Kürdistan sınırına geçmek isterken peşmergeler tarafından taranmıştı.

Bu haberin yayınlanması ile KDP’nin hendekleri tekrar kazmaya başlaması aynı döneme denk geldi.  KDP’nin hendekleri kazmaya başlama haberi  03.04.2014 tarihi olarak basına yansıdı ancak yerel kaynaklar hendekleri kazmaya çok önceden başlandığını belirtiyor.    Daha sonra aslında hendeklerin Semalka tarafında bulunan Şiligiye köyünden başlayıp bir süre önce Sihêla (Rojava tarafı Giresor Arapça Til Ehmer oluyor)  sınırına kadar getirildiği ve bilinmeyen bir nedenle ara verildiği ortaya çıktı.  Buna göre, geçen yıl Maliki tarafından Rabia sınırı  uzantısı Tawis (sınırın Rojava tarafı Quldîman oluyor) köyünden başlatılıp Kelhe-Irak’a (Kelhe sınır köyünün Rojava tarafı da Kelhê-Rojava diye isimlendirilmiş) getirilip  burada kazma işlemine son verilmiş.  Bir süre önce de KDP tarafından Semalka sınırı yakınlarında bulunan Şiligiye köyünden başlayıp  Sihêla’ya kadar  getirilip burada ara verilmiş. Ve Sihêla ile ilgili  KDP’nin Rojavalılara yönelik uygulamaları vs. Haberlere yansıması ile sınırların tekrar kazılmaya başlanması aynı döneme denk geldi. 

Şiligiye’den Kelhe’ye kadar yaklaşık 20 km’lik bir alan oluyor. Şiligiye Tawis arası ise 20 km’lik bir alandır.  Şiligiye Güney Kürdistan’ın Zaxo kentine bağlıdır. Sınırın Rojava tarafı ise Girbalat oluyor.   Yani KDP tarafından kazılan alan sırasıyla Şiligiye (Rojava tarafı Girbalat), Siela (Rojava tarafı Giresor), Şêbana (Rojava tarafı Banişkeft), Maseka (Rojava tarafı Eli Erne) Kelhê (Rojava tarafı Kelhê-Rojava) ‘dir. Maliki tarafından kazılan alanlar ise   Tawis (Rojava tarafı Quldîman) Kelhê’nin bir kısmı oluyor.  Maliki’nin kararı Rabia’dan başlayıp Rojava’nın Derike bağlı Berav bölgesine kadar 75 km’lik bir alanı kazmaktı. 

Hendeklere Karşı Rojava Halkının Direnişi…

KDP tarafından hendek kazma işlemleri başladığında Rojava halkı bu durumu kabullenmedi. Sadece Rojava halkı değil sınırlara karşı olan bütün halklar ‘aramızdaki sınırları kaldırın, ihanet ölsün, Kürdistan’ı parçalama’ gibi sloganlarla günlerdir bu duruma tepkilerini dile getirdiler.  Güney Kürdistan sınırında yapılan kazı çalışmaları getirilen iş makineleri ile açılan derin ve uzunca çukurların sözde  DAİŞ gibi güçlerin geçişini engellemek için kazıldığı şeklinde yorumlar yapıldı KDP yetkilileri tarafından. 

Güney Kürdistan hükümetinin Rojava’da gerçekleşen halk devrimine karşı  bir süredir geliştirdiği sert tutum Rojava’ya giden birçok batılı medya mensubu ve sol politikacının da eleştiri konusu olmuştu. Ayrıca Rojava halkı tarafından bu durum protestolar ve ‘Rojava devrimine olan tahammülsüzlük’ olarak görülmüştü.

Yaşanan tüm bu durumlara karşın Rojava halkı bu sefer tepkisini hendeklerin kazıldığı sınırlara giderek orada eylemlilikler geliştirmek olarak dile getirdi. 9 Nisan tarihinde Derik ve Qamişlo’dan giden binlerce Rojavalı (Ciwanen Şoreşger) devrimci gençler tarafından organize edilen bir eylem ile hendeklerin kazıldığı yere giderek  kazılan hendekleri ve kamplarda KDP tarafından yaşanan baskıları ve insanlık dışı uygulamaları da protesto etti.  Çünkü Güney Kürdistan'daki mülteci kamplarında, mültecilerin su ve ekmek gibi temel ihtiyaçlara erişmediği, dayak, kamptan atılma ve cinsel istismar gibi saldırılara maruz kalmıştı.

Tüm bunlar yaşanırken KDP olayı daha da körükleyip aynı tarihte yani 9 Nisan’da Rojava ile olan sınırdaki Sêmalka Kapısı'nda bulunan bölge bayrağını kaldırarak, yerine parti bayrağını koydu ve  Dicle nehri üzerinde bulunan  geliş gidişler için kullanılan köprüyü kaldırdı. Sêmalka (Peşabîr) Kapısı özellikle Mayıs 2013'ten bu yana kapalı tutuluyor.

Bu duruma Hükümet ortağı YNK ve başta Goran olmak üzere muhalefet partileri de kapının kapatılmasına tepki göstermişti. Bu nedenle, kapının bir hükümet kararı olmaktan çok, parlamento ve yasalara göre hareket etmeyi reddeden KDP'nin bir uygulaması olduğu tepkisi öne çıkmıştı.

Ayrıca 23 Mart günü de Federal Kürdistan Bölgesi’nde Goran, YNK ve Yekgirtu İslami gibi partilerden 31 kadın Batı Kürdistan’da incelemelerde bulunmak için geldikleri Sêmalka Sınır Kapısı’ndan içeri alınmamışlardı.

Peşmergeler Halka Saldırdı, Özgür Basına Müdahale Etti

Bütün bunlar yaşanırken KDP tarafından hendeklerin kazılması seri bir şekilde devam ediyordu. Nisan ayı başlarından bu yana tekrar başladığı hendek kazma durumuna karşı ilk olarak 9 Nisan’da gerçekleşen sınırdaki halk eylemliliği sırasında  peşmergelerin halkın üzerine  açtığı ateş sonucu 18 yaşındaki bir genç ayağına isabet eden iki kurşunla yaralandı.  Peşmergelerin bütün dünyanın gözü önünde vurduğu  18 yaşındaki  Fadi Tirki Xidir isimli gencin daha sonra KDP’ye bağlı televizyonlarda  YPG ile DAİŞ arasında yaşanan Cezaa savaşında yaralandığı yönünde haberler yapılmıştı.  Xidir ise daha sonra ANF’ye verdiği açıklamada  KDP tarafından kazılan hendekleri protesto etmek için sınıra eyleme gittiğini ve peşmergeler tarafından kendisine açılan ateş ile ayağından vurulduğunu dile getirmişti.

Yine KDP’ye bağlı peşmergelerce olayı görüntülemek isteyen muhabirlere küfür, hakaret, tehdit  uygulamaları yapılırken bir  muhabire de fiziki saldırı yapılıp gömleği yırtılmıştı.

10 Nisan tarihinde ise bu duruma iyice öfkelenen Cizre halkı kitlesel bir şekilde hendekleri protesto etmek için sınıra gitmişti.  Duruma Cizre halkı  sınıra giderek eylemde bulunurken Efrin ve Kobane kantonları da yaptıkları yürüyüşlerle açıklamalarla bu duruma tepkilerini dile getirmişlerdi.


İhanet Hendeklerini Koruyan Peşmergeler Halka Silah Doğrulttu

10 Nisan tarihinde  Derik'e bağlı Xana Serê'de buluşan kitle, Nisan ayı başından bu yana hendeğin kazıldığı Sihêla-Giresor Köyü'ne doğru yola çıkmış ve hendeklerin kazıldığı sınıra gitmişlerdi.  Sınırın diğer tarafında da yani Sihela’da peşmerge sayısı arttırılmış, doçka gibi ağır silahların bulunduğu araçlar konumlandırılmış, bir yandan da hendekleri kazan kepçe sayısı arttırılmıştı.

Eylemin güvende geçmesi için çevrede YPG ve Asayiş tarafından önlemler alınmıştı.   Eylemin yapılış şekli de gelen kitlenin ellerinde kürekleri ile hendekleri sembolik olarak doldurmaya çalışması idi.  Kitlenin içinde Rojava’Da bulunan KDP sempatizanları da vardı. Ve yaptıkları açıklama ‘KDP’den Barzani’den beklenen bu değildi. Bu duruma şaşırdık’ şeklinde olmuştu.

Eyleme giden binlerce Cizreli eylem yerine ulaştığında peşmergeler de silahlarını halka doğru yöneltip tetikte bekler gibi bir duruma girmişlerdi. Halk sınıra yürüdüğünde ise peşmergeler her an halka ateş edecek bir konuma girip durumu daha da körüklemeye çalışıyordu. Eylemlerini devam ettiren halkın üzerine (havaya değil direk halkın bulunduğu tarafa) peşmergelerce ateş açılınca  tansiyon daha da yükselmişti.  O anda herhangi bir yaralanma ya da ölümün olmaması tamamen tesadüf. Çünkü kurşunlar  halkın bulunduğu yerin çok yakınına değiyordu.  Halk iyice öfkelenirken alanda bulunan görevliler ise halkı sakinleştirmeye çalışıyordu. Daha sonra yapılan bir basın açıklamasının ardından kitle o gün dağıldı.

10 Nisan tarihinde ise  Federal Kürdistan Bölgesi'nin egemen partisi KDP'nin Sêmalka (Pêşabîr) Sınır Kapısı'nda köprüyü kaldırması ve peşmergelerin sınıra kazılan hendeği protesto edenlere ateş açmasına tepki gösteren Sêmalka çalışanları iş bırakmıştı.

Bütün eylemliliklere rağmen hendeklerin kazılması sürerken 11 Nisan tarihinde KCK tarafından ‘Güney hükümetinden beklenen, Rojava devriminin yanında olmasıdır. Gün Rojava devrimini sahiplenme ve savunma günüdür” şeklinde bir açıklama yayınlamıştı.

Hendekleri Sadece KDP Kazmıyor

Rojava’nın Hecimetre köyü sınırında Türk askerlerinin yoğun bir hareketliliği yaşanması orada da yine mevziler, hendeklerin kazılması durumun sadece KDP tarafından  yapılmadığını ortaya çıkarıyordu. Gre Gewr ve Derbadiya köylerinin sınıra askerler taş ve kum yığınağı yaparken, ayrıca mevziler de kazıyordu.  Ayrıca Türk askerlerinin Hebülhawa köyü sınırını ihlal ederek, halkı taciz ettiği ortaya çıkmıştı.  Bunun yanı sıra tel örgülerini de yenileyip yükseltiyordu.  Yine burada da Türk askerleri tarafından Rojavlılara  ölümcül işkence, dayak uygulamaları yapılıyordu.  Son olarak  Kuzey ve Rojava üçgeninde zorunlu sınır ticareti yapan bir Kahraman Xelil isimli Kürdün askerler tarafından öldüresiye dövüldüğü ortaya çıkmıştı.

11 Nisan günü Cuma olduğu için kazı çalışmalarına ara verilmişti.  Ancak yapılan bütün eylemlilikler, KCK açıklamalarına rağmen KDP 12 Nisan tarihinde hendek kazma işlemine daha da ağırlık verip hızlandırmıştı. Getirilen ağır tank ve silahlar eşliğinde kazı çalışmaları bu durumu gösteriyordu.   Bölge yönetimi tarafından bu tarihe kadar herhangi resmi bir açıklamanın yapılmaması gerginliği daha da tırmandırıyordu.  Rojava halkı ise bu konuda sorumlu olan kişinin  federal Kürdistan Bölge Başkanı Mesut Barzani olduğunu belirtiyordu. Ve bu durumun acilen ortadan kaldırılmasını belirtiyordu.

Öte taraftan bu durumu ortaya çıkartan gazetecilere yönelik ‘gazeteciler gelirse direk vururuz’ gibi söylemler etrafa yayılmıştı. Bu durumu korkutma amaçlı olduğu düşünülmüştü.   Hatta 12 Nisan günü hendeklerin kazıldığı yere giden ANF ve ANHA muhabirlerinin kameraları ellerinden alınmak istenmiş hatta peşmergeler gazetecilere saldırmak için  sınırın Rojava tarafını bile ihlal etmişti. 

Türk Devletinin hendek kazma ısrarı da sürdürülüyordu.  12 Nisan tarihinde Türk Devleti tarafından bu kez de Serekaniye’den Derik’e kadar olan sınır hattında hendeklerin kazıldığı basına yansımıştı. Ayrıca topraktan kurulan tepelere  tank, top ve küçük füzeler yerleştirdiği görülmüştü.  Ayrıca  Nusaybin ile Qamişlo arasındaki sınırda da çok sayıda mevzi kazılırken, buralara tanklar yerleştirildi. Bölgeden çekilen fotoğraflar, Türk ordusunun nöbet kulübeleri kurduğu, sınırdaki karakollara da yoğun sevkiyat yaptığını gösteriyordu.

Tabi bu durum Rojava halkı tarafından  Güney ve Batı Kürdistan sınırına Nisan ayı başlarından bu yana KDP'nin tekrar hendek kazmasına paralel olarak Türk ordusunun hareketliliğinin ve sınırlar boyunca hendekler ve mevzilerin kazılmasının Rojava’yı ambargo altına alınması ve Rojava Devrimini zayıflatmak amacıyla yapıldığına dikkat çekiyordu. 

KDP’nin Rojava Devrimine Ağır İthamları

Bütün eylemlilikler ve açıklamalara rağmen KDP tarafından herhangi bir açıklama yapılmazken 13  Nisan tarihinde KDP’nin resmi internet sayfası ‘kdp.info’ adresinde, Güney-Rojava sınırına kazılan hendeklerle ilgili bir haber yorum yayınlandı.  Haberde hendeğin “Kürdistan bölgesinin güvenliği için” kazıldığı; kararın KDP’nin değil Federal Bölge hükümetinin bir kararı olduğu öne sürüldü. “Kürdistan Hükümeti’nin güvenlik tedbiri almak için kimseden izin almaya ihtiyacı yoktur” sözleri sarf edildi.

KDP basın kaynağı adıyla yayınlanan derleme haberde, hendeklerin KDP tarafından değil, Federal Kürdistan Bölge Hükümeti tarafından, “Kürdistan bölgesinin güvenliği için” kazıldığı belirtiyordu. Ayrıca endeklere dönük haberler ve tepkileri, PYD’nin karalama kampanyası olarak nitelendirilerek, “KDP'nin bölgenin sınır güvenliğiyle ilgili alınan hiçbir tedbirle alakası yoktur. Bölgenin nasıl korunması gerektiğine dönük Bölgesel Hükümet ile güvenlik güçleri tarafından karar verilmektedir" deniliyordu.

Semalka kapısının resmi olarak açıldığını, ancak 17 km’lik sınır hattının boş olduğunun ve bu boş alanın ‘teröristler’ ve kaçakçılar tarafından kullanıldığını iddia eden yazıda, “PYD ile ittifak içerisinde olan teröristler buradan rahatlıkla Kürdistan Bölgesine geçebilirler” gibi ifadelere yer veriyordu.  Ayrıca PYD’ye dönük “PYD, Rojava’da Kürtlerin mücadelesi önünde büyük bir engel haline gelmiştir. Kürt düşmanlarıyla anlaşma sağlamıştır” şeklinde suçlayıcı ifadeler de yer aldı.  Son olarak ise “Kürdistan hükümeti sınırlarını nasıl koruyacağını iyi bilir. Güvenlik tedbirlerini almak için de hiç kimseden izin almaya ihtiyacı yoktur” denildi.

Yazılanların aksine Güney Kürdistan Hükümeti'ndeki yetkilileri ise Hükümet'in böyle bir kararı olmadığını belirtmişti.  Ronahi Tv'ye konuşan bir Hükümet Yetkilisi, kendilerinin böyle bir kararı olmadığını açıklamıştı.  YNK üst düzey yöneticilerinden Mele Bahtiyar da KDP'yi bu yanlıştan geri dönmeye çağırmıştı.

KDP yetkililerince hendek kazımı ile ilgili  sözde çetelerin geçişini engellemek olarak ileri sürse de  Kürdistan Dini İşler Bakanlığı Meriwan Nakşibendinin 14 Nisan tarihli, Suriye’de cihat adı altında gidip savaşan gençlerin çoğunun Güney Kürdistanlı olduğuna yönelik açıklamaları durumun aslında böyle olmadığını açıkça gösteriyordu.  Nakşibendi açıklamasında Suriye’ye giderek savaşan Güney Kürdistanlı gençlerden 33’ünün öldüğünü açıklamıştı.  Nakşibendi ayrıca  Suriye’de öldürülen tüm bu gençlerden onları kandıran ve ölüme gönderenlerin sorumlu olduğunu savunmuştu.  Ayrıca Nakşibendi bu kişilerin Kürt ulusu ile hiçbir ilişkilerinin olmadığını açıklamasında dile getirmişti.

Hendekler kazılmaya devam edilirken 14 Nisan tarihinde Federal Kürdistan Bölge Başkanı Mesut Barzani tarafından Rojava devrimine yönelik ağır suçlamalarda bulunmuştu. Buna göre, Mesut Barzani PYD’yi rejim ile işbirliği içerisinde Rojava’ya silah zoruyla el koymakla suçlamıştı.  Barzani Rojava devrimi kazanımları için ise ‘dönemsel kazanımlardır ve bunun varlık nedenleri ortadan kalkınca o da gidecek’ şeklinde söylemlerde bulunmuştu.  Bir yandan PYD’yi rejimle işbirliği içinde olmakla suçlayan Barzani, diğer yandan kendi kendisini yalanlayarak, PYD ile rejim arasında bir anlaşma olduğuna inanmadığını söylemişti. 


Çelişkili Açıklamalar

Hükümet hendeklerle ilgili resmi açıklama yapmazken Peşmerge Bakanı Yardımcısı Enwer Haci Osman, Rudaw TV’de katıldığı bir programda, hendeğin KDP tarafından değil Kürt hükümeti ve Peşmerge Bakanlığı’nın emriyle kazıldığını söylemişti.  Osman, “sınırda istikrarsızlığı” gerekçe olarak  sunmuş  ayrıca  PYD’yi suçlayarak, neden meselenin bu kadar büyütüldüğünü anlamadığını savunmuştu.   Osman, Hewler ile Kerkük arsındaki hendek ile Batı ve Güney Kürdistan arasındaki hendeğin bir farkının olmadığını belirtmişti.
Yine Rudaw’a göre geçtiğimiz günlerde Peşmerge Bakanı Cabbar Yaver yaptığı bir açıklamada, Peşmerge Bakanlığı’nın hendekten haberinin olmadığını söylemişti.   Osman ise, Yaver’in bu açıklamasını “sağlık durumu iyi değil” şeklinde kapatmaya çalışmıştı. 

Öte yandan Peşmerge komutanlarından biri Irak’taki Zaman gazetesine yaptığı açıklamada, sınır hattındaki kaçakçılığı hendeğe gerekçe olarak sundu.  Irak-Suriye sınırlarını kaçak yollarla geçtikleri gerekçesiyle 905 kişinin yakalandığını söyleyen Peşmerge komutanı, hendek kararının Irak ve Kürdistan hükümetleri tarafından alındığını savunmuştu.  Buna karşın Rudaw’a konuşan Irak Başbakanı Nuri El Maliki’nin tanışmanı Ali Musavi, hükümetin hendek kazılmasına ilişkin bir kararının olmadığını söylemişti.

KDP’nin hendekler ile ilgili çelişkili konuşmaları  Rojava halkının tepkilerinin artmasına neden oluyordu. 15 Nisan tarihinde Semalka sınırında Dicle-Hezil sularının birleştiği üçgende Güney tarafında  Derik’in Zihiri köyü nüfusuna kayıtlı Mevlüt Nezir Heci Yunus isimli evli  32 yaşındaki bir gencin peşmergelerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirmesi   halktaki öfkeyi iyice arttırdı.  Sonra ortaya çıktı ki Mevlüt isimli genç vurulduktan sonra yarım saat geç hastaneye götürülmüş  aşırı kan kaybından dolayı yaşamını yitirmiş.  Aynı gece Rojava ile Kuzey sınırının Hecimetre köyünde Türk askerleri tarafından 10 Rojavalıya ağır işkence yapılmış silah dipçikleriyle başlarına vurulmuş kiminin ayağı kiminin burnu kiminin parmakları kırılmıştı.  Bu durum da Rojava halkı tarafından KDP-AKP ortak uygulamaları olarak değerlendirilmişti. 

Bütün bu yaşananlara karşın Kuzey Kürdistan halkı da sessiz durmamış yürüyüşler yaparak, ‘hendekler katliamdır’ şeklinde açıklamalar yapmışlardı.  Ayrıca  Rojava sınırına KDP tarafından hendek kazılmasının Rojava'daki kantonların ilanı ile yakından ilişkili olduğu belirtilerek hendeğin, Roboski, Halepçe ve Zilan katliamları ile eşdeğer olduğu dile getirilmişti.

15 Nisan günü Federal Kürdistan Bölge Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani Türkiye’ye giderek Türkiye Başbakanı  Tayyip Erdoğan’la görüşmüştü.  Ziyaretin özellikle Güney Kürdistan Hükümeti  ve Türk devletinin eş zamanlı Rojava sınırına hendek kazdığı döneme denk gelmesi dikkat çekmişti. 

Halk Kendi İmkanlarıyla İhanet Hendeklerini Doldurdu

16 Nisan günü ise  Rojava ile ile Güney Kürdistan arasına kazılan hendeğe karşı  Cizîre Kanonu sakinlerinden oluşan binlerce kişi sınır hattında protesto eyleminde bulundu. Alanda hiçbir bayrak taşımayan eylemciler, ellerindeki küreklerle hendeğe toprak attı ve nöbet eylemine geçmişti. Ayrıca eylemciler eylemlerini sürekli hale getirmek için çadır eylemine geçmişlerdi. Rojava Halk İnisiyatifi tarafından organize edilen eylem 10 çadırın kurulması ve her gün Cizre kantonunun ayrı bir kenti tarafından nöbet eyleminin devralınması şeklinde başlamıştı.  Xwîn yek e, can yek e xiyanet neke" (Kan birdir, can birdir, ihanet etme) ve "Kurdistan yek e, perçe neke" (Kürdistan birdir parçalama) yazılı dövizler  ve ellerinde küreklerle  kazılan hendeklerin üzerine giden eylemciler kürekler ile kürekleri olmayanlar elleri ve ayakları ile hendekleri doldurmaya çalışmıştı.

17 Nisan günü Rojava’yı ziyaret eden sanatçı Ferhat Tunç ile Gazeteci Hasan Cemal, KDP tarafından açılan hendekleri protesto eden halkı ziyaret ederek  sembolik olarak hendekleri toprakla doldurmuştu.

16 Nisan günü başlayan nöbet eylemini 18 Nisan’da Derik halkı devralmıştı. Eylemin üçüncü gününde Rojava genel asayişi ve  Cizre Kantonu içişleri bakanı Kenan Bereket tarafından ziyaret edilip bu durumu kınayan açıklama yapılmıştı.  Diğer tarafta ise hendek kazma işlemi devam ediyordu. 

Hendek Kazımı Tamamlanmak Üzere

19 Nisan günü yani nöbet eyleminin 4. Gününde Tirbespiye ve Amude halkı nöbet eylemini devralırken KDP Nisan ayı başındı start verdiği hendek kazma çalışmalarına yoğun tepkilere rağmen hız verdi. Yaklaşık 20 km uzunluğunda en az iki metre genişliğinde ve üç metre derinliğinde olan hendek çalışmaları tamamlanmak üzere.

Nöbet eyleminin dördüncü gününde,  İlk nöbeti Devrimci Gençler ve anneler üstlenmişti. Cuma günü Dêrik sakinleri eylemi devralırken, Amudê ve Tirbespiyê'den gelen gruplar nöbete geçti. Gündüz saat 16.00'ya kadar 100'ü aşkın kişi çadırlarda nöbet tutarken, gece saatlerinde daha sınırlı bir grup devam ettiriyor.

Öte tarafta ise hendekler bitirilmek üzere.  Normalde Cuma günleri tatil olduğu için ara verilen hendek kazma çalışmalarına geçtiğimiz Cuma günü de devam edildi. Üstelik kepçe sayısı Cuma günü 3’den 5’e çıkarıldı. Dün ise kepçe sayısının 8’e çıkarıldığı görüldü. Bu durumda Şiligiye sınırından başlayıp Kelhe’ye kadar uzanan yaklaşık 20 km’lik alan kazıldı.

Nöbet eyleminin 5.  Gününde Qamişlo grubu devraldı.  Yüzlerce kişi sembolik olarak hendeklerin üzerine giderek hendekleri doldurmaya çalıştı. Karşı tarafta ise  peşmergelerin ellerinde joplar ve silahlarla halkın bulunduğu yere kimi yürüyerek kimi de araçlar ile gelerek bir süre bekleyip tekrar yerlerine gitti.   Eylem sonrası yapılan açıklamada Koçerat barış meclisi üyesi Arap asıllı Mihemed Reşat  ve Suriye Kadın İnisiyatifi başkanı Siham Davud açıklamada bulunarak  kazılan hendeklerin Kürt halkına ve Kürdistan’a hizmet etmediğini bu duruma acilen son verilmesi gerektiği belirtti.

Sonuç olarak  sınırların KDP eliyle tekrar derinleştirilmesi sadece Kürt halkının değil, Rojava’da bulunan Suryani, Ermeni, Arap ve KDP sempatizanları tarafından  öfkeyle karşılandı. Ve kazılan hendeklerin utanç duvarlarından bir farkı olmadığı her fırsatta dile getirildi.  KDP ise hendekleri kazmaya hızla devam ediyor ve bitirmek üzere.

Hendek eyleminin 6. Gününde yani 21 Nisan’da nöbet eylemi Serekaniye ve Dirbesiye halkları tarafından devralındı. O günde aynı eylemler devam ettirildi. 

7. Günde de yani 22 Nisan günü  KDP tarafından kazılan hendekler tamamlanırken halk da eylemliliğine son verdi.  Son günde eylemi Haseke, Tiltemir ve yine Derik halkı yine gerçekleştirdikleri hendek doldurma ve yapılan açıklamalarla son verdi.

 Hendeği protesto için 16 Nisan'da Dêrik'in Girê Sor köyü ile Güney Kürdistan'ın Sihêla köyü arasındaki hendek çalışmaları önünde çadır kurarak tutulan nöbet de 22 Nisan günü sona erdi.

Eylemin organizatörlüğünü  Rojava Halk İnisiyatifi yaptı.  Son gün yapılan basın açıklamasından sonra çadırlar toplandı ve eyleme son verildi.  Yapılan basın açıklamasında da  ‘hendeklerin Kürt halkının Rojava Devrimindeki başarılarına ve kazanımlarına karşı kazıldığı vurgusu yapıldı.  Ayrıca KDP’nin bu zihniyetinin gerici bir zihniyet olduğu ve bu zihniyetin asla başaramayacağı bu zihniyetin karşısında kazananın yine halkın demokratik iradesi olacağı dile getirildi. 

Karakol Yapılacak

Hendek çalışmalarını tamamlayan KDP yönetiminin ise, Türkiye'nin Rojava sınırlarına kurduğu karakol ve nöbet kuleleri gibi, uygun tepelere karakol kurmak istediği  ortaya çıktı. Sınır hattındaki kaynaklar, bu yönlü çalışmaların yapıldığını belirtiyor.  Ayrıca Irak Başbakanı Nuri El Maliki hükümetinin de Rabia'dan Tawis köyüne kadar kazılan hendeğin yanı sıra teller kurduğu bildirildi.

Berivan Botan

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.org - www.navendalekolin.com - www.lekolin.net – www.lekolin.info

  

TAGS(ETIKETLER): ROJAVA  NIN  HENDEK  DIRENISI-  Dosya    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.