PEŞMERGELİK YURTSEVERLİKTİ, YA ŞİMDİ?
Makaleler / 21 Nisan 2014 Pazartesi Saat 05:30
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kürdistan, tarih boyunca büyük acılar yaşamış bir coğrafya oldu. Kürdistan halkı ise bu coğrafyada yaşayan bir halk olarak çok büyük acılar yaşamıştır. Acıları dindirmek için bu coğrafya ve bu coğrafyada yaşayan insanlar aralıksız hep direniş içerisinde olmuşlardır. Bu gerçeklik sadece Kürtler için değil bu coğrafyada yaşayan tüm insanlar için geçerli olduğunu da ekleyelim.

Kürdistan, tarih boyunca büyük acılar yaşamış bir coğrafya oldu. Kürdistan halkı ise bu coğrafyada yaşayan bir halk olarak çok büyük acılar yaşamıştır. Acıları dindirmek için bu coğrafya ve bu coğrafyada yaşayan insanlar aralıksız hep direniş içerisinde olmuşlardır. Bu gerçeklik sadece Kürtler için değil bu coğrafyada yaşayan tüm insanlar için geçerli olduğunu da ekleyelim.

Kürdistan’da 20. yüz yılda bu direniş geleneklerinde biri Peşmergeler olmuştur. Özelde 1960’lardan sonra giderek daha fazla gündeme giren Peşmergelik uzun yıllar da tüm Kürdistan parçalarında herkesi etkiler oldu. Peşmergelerin başarıları sevindirirken, yenilgileri hüzün yaratmıştır. Özcesi Peşmergelere bir sempati hep oldu. Ve çoğu zaman bu sempati sevgiye dönüşerek, türkü oldu, şiir oldu, öykü oldu, roman oldu ve dillere destan hale geldi. Nedenleri açıktı; Peşmerge bir direniş gücü ve de Kürt yurtseverliğinin sembolüydü. Bunun için kim ki Kürtlükle ilgilenmiş ise mutlaka Peşmergelere bir duygu bağı oldu.

Peşmerge gücü sadece bir askeri güç ya da silahlı güç olarakta anlaşılmadı. Çünkü Peşmerge gönüllü bir güçtü. Kürdistan’ın talanına, sömürüsüne ve tüm baskılara gönüllü olarak, silahını, erzakını alarak dağlara çıkan bir güçtü. Kaldı ki çoğu zaman yaşı ileri düzeyde olan nur yüzlü ihtiyarlarda katıldılar. Ailelerini, çocuklarını derken yüreklerini ellerine alarak bu işe koyuldular. Kürt duygusu yüksek olan bu neolitik toplumda süzülüp gelen Peşmerge gücü, bunun için dediğimiz gibi Kürtlüğün bir sembolü olarakta görüldü. Peşmerge gücü yer yer farklı-negatif –olarak kullanılmış olsa da oluşum biçimi dediğimiz gibi hep olumlu etkiledi.

Peşmerge buydu, yurtseverlikti, Kürtlüktü, direngenlikti ve gönüllülüktü. Ne var ki bugün Peşmergeler bizim bildiğimiz Peşmergeler olmamaya doğru gidiyorlar. Peşmergeliği giderek sınırlayarak kendilerince profesyonel bir ordu oluşturan KDP, bu kişilere özel maddi imkanlar sonucu tümden paralı bir asker kurumu oluşturduğunu bu işle uğraşan herkes biliyor. Bunun için paralı askerlerin Kürtlükleri, yurtseverlikleri tartışmalıktır. Yurt sevgisi taşıyanlar olabilir mi? Olabilir. Ancak bu profesyonel askeri güç, dünyanın her yerinde olduğu gibi iktidar güçlerini korumak, kollamak ve onların çıkarları için her şeyi yapar olduklarını biliyoruz. Darbeler yapıldığında önce bu askeri güçler kullanılır. Askerlerle zoraki sistemlerini geliştirirler. Halkları bu güçle hizaya getirmeye çalışırlar. Düşünce özgürlüğü ve demokratik kriterlerin önünü bu güçle alırlar. Özcesi askeri güç ve güçler iktidarcı, devletçi, baskıcı, sömürücü sistemlerin en fazla destekleyicileri ve koruyucularıdır.

Askerler böyledir ancak Peşmerge böyle bir güç değildi ve böyle bir güç asla olmamalıydı. Ne var ki yaklaşık 2 yıldır Peşmerge Kurumu tamamen tartışmalık hale kendini kendi eli ve Barzani ailesinin eliyle getiriyor hatta getirmiştir.

KDP daha doğrusu Barzani ailesi son 2 yıldır Rojava Kürdistan’ında gelişen devrim sürecine en ileri düzeyde düşmanlık yapıyor. Rojava Devrimi’ni bastırmak için ne kadar kirli, hain plan varsa ya kendisi yapıyor ya da başkalarının kirli planlarını uygulamaya çalışıyor. Barzani ailesinin ve de KDP’nin Barzani ailesine yakın duran yetkililerinin tüm açıklamalarına bakın hepsinde Rojava’ya düşmanlık vardır.

TC devleti Rojava Devrimi’ne karşı ilk günden beri saldırı halindedir. Ne kadar çok silahlı çeteyi örgütleyerek Rojava Devrimi’nin üzerine saldı. Sadece salmadı bizatihi silahlandırdı, eğitti, para verdi, taktik gösterdi ve hep düşmanlık yapmaları için tahrik içerisinde oldu. Barzani ailesi ise bu AKP düşmanlığına en ileri düzeyde hep sahip çıktı.

Dikkat edelim son iki yılda TC devleti Rojava Devrimi’ne ne zaman düşmanlığının dozajını yükseltmişse orada kesinlikle Barzani ve KDP’si mutlaka bir eşgüdüm için AKP ve TC devletinin yaptıklarının aynısını yapmışlardır. Hatta çoğu zaman Barzani ailesi ile KDP’nin tam Barzani ailesiyle bir olan çevrelerde bunu yapmışlardır. TC ne kadar çok saldırmış ise Barzani o kadar saldırılarına ivme kazandırmışlardır.

Öyle ki Barzani Amed’e gelerek Rojava Devrimi’ne karşı manifesto düzeyinde olan TC ve AKP düşmanlık planının tam temsilcisi olduğunu Amed’de Rojava Devrimi’ne karşı yaptığı açıklamayla gösterdi. Bu planını ise kendince bir gövde gösterisiyle yapmaya çalıştı.
Bunlar yetmedi sınıra ambargo, çetelere yardım, Kürt partileri arasındaki ittifaklaşmalara çomak sokma, halka ve YPG’ye giden ya da gidecek olan yardımlarının önünü kesmek gibi düşmanlıkların yanı sıra bizatihi Rojava Devrimi’ne ve onun önder gücüne akla alınmayacak hakaretlerde bulundu. Bu yetmedi halkımızın petrol paraları ve TC devletinin para ve akıl vermeleri sonucu açılan ve açıldığından bu güne Kürt halkının çıkarlarına saldıran bir RUDAW televizyonunu örgütlediler. Halen de bu saldırılar devam da ediyor.

Bunların hepsi yetmedi bu kez Rojava sınırına hendekler kazmaya başladı. Hendek kazma yetmedi Rojava halkına silahla saldırdı. Bunlar yetmedi yeniden uluslararası medya üzerinde hakaretlerin dozajın yükselttikçe yükseltti. Ve öyle görülüyor ki bu kirli, hain, işbirlikçi ve Kürt düşmanı duruş devam da edecektir.

Bizler Barzani aile geleneğini biliyoruz. Bilmeyenler internet sayfalarına girerek bu ailenin Rojhılat devrimcilerine karşı İran devletinin İtlahat’ın yanına geçerek yaptıklarına bakabilir. Yine biz Güney Kürdistan’ın yetiştirmiş olduğu en büyük devrimcilerinden olan Ali Asker’i Barzani ailesinin hangi yol ve yöntemlerle katlettiğini de biliyoruz.

Barzani ailesinin tüm yöntemleri de aslında biliniyor. Ne zaman ki Kürdistan’da demokratik ve yurtsever bir güç çıkmışsa bu güçleri sömürgecilerin işbirlikçisi ilan ederek tasfiyeleri için ne kadar çirkin, kirli, ahlaktan uzak yol ve yöntem varsa hepsini uygulamaktan geri durmamıştır. Örneğin yukarıda ismini verdiğimiz Ali Asker ve arkadaşlarının katledilişinde halka söyledikleri: “Saddam’ın yani BAAS ajanları bölgede geziyorlar” yaygarasını yaymış ve bunun sonucunda kuzeyde yurtseverliğe duyarlı olan çevreleri Ali Asker ve arkadaşlarına yönelmelerini sağlayarak, 1978’de Taştamerge’de -Beytüşşebap zozanlarında- Ali Asker ve arkadaşları yaklaşık 700 peşmerge katledilirken, 300’ü esir düşmüştü. Ve Ali Asker, Tahir Wali Beg, Huseyin Baba Şex(Yezidi) ve Dr. Xalıt ağır yaralı ve esaretlerine rağmen katledildiler.

Dikkat edelim bunu yapan güç Barzani ailesiydi. Daha önce de Barzanilerin eliyle; Kuzey Kürdistanlı aydın devrimci ve sosyalist Dr. Şivan (Sait Kırmızıtoprak), Sait Elçi, Çeko (Çeko-Hikmet Buluttekin), Brusk (Brusk-Hasan Yıkmış ), Soro ve Doğu Kürdistanlı aydın devrimci Süleyman Muini’lerin, Mele Avare’lerin ve İsmail Şehzade’lerin komplolarla tasfiye edildiklerini halen bu kirli olayların yaşayan şahitleri anlatmaktadır.

Neden bu kadar kirli oyuna Barzani öncülükle KDP yapmıştır ve yapmaya devam ediyor diye de sorulabilir. Karakteri gereği feodalizm, kendi dışında hiçbir gücün gelişmesine izin vermez. Feodal beyler ve şeyhler, alternatifleri olarak gördükleri kişi ve güçleri tasfiye etmek zorunda hissederler. Yaşamlarını sürdürebilmelerinin tek yolu budur. İşbirlikçilik tarihinde öğrendikleri, bu amentüdür.

Barzani ailesinin genelde yaptıkları bu düşmanca tavırlarını anlamak için KDP’nin ABD ile yaptığı gizli bir anlaşmanın belgesini buraya almak önemli olabilir. 16 Temmuz 1971 yılında Mustafa Barzani adına ABD’nin Beyrut saferati ile görüşen Zayid Uthman’ın ABD’li elçi aracılığıyla Dışilişkiler Bakanlığına ilettikleri tarihi önemdeki Sözler aynen şöyledir:

“Barzani, her türlü siyasi konuda ABD hükümetine dayanışmaya, ABD politikalarını uygulamaya ve kendi bölgesindeki Amerikan karşıtı unsurları temizlemeye hazırdır” demiş ve bu minvalde hep çalışmıştır.

Sözü uzatmayacağız ancak Barzanilerin neden böyle yaptıklarını yine KDP’nin ileri düzeyde Barzani destekçisi, tırşıkçısı hatta itaat edenlerin neden böyle yaptıklarına anlam verebiliyoruz. Ancak anlamadığımız ve anlamaktan zorlandığımız durum ise neden Kürt yurtseverliğin sembolü ve simgesi olarak görülen Peşmergelik Kurumu hatta peşmergeleri bu kirli duruma karşı durmuyorlar?

Hemen bugün yanı başımızda Barzani ailesi, oluşturdukları paralı asker gücüyle Rojava Devrimi’ne, Rojava analarına, Rojava insanlarına, Rojava topraklarına saldırıyorlar. Ekranlarda görüyoruz, yaşlı analarımıza nasıl el kaldırıyorlar.

Peki, Peşmergelik bu muydu? Peşmergeler halkımıza el kaldırmak, insanlarımızı tokatlamak, geçimlerini sağlamalarını engellemek, topraklarına tecavüz etmek derken boydan boya tamamen TC devletinin istediği planlarının aynısını yapmak zorunda mıdır?

Ya da Barzani ailesi ve onların böyle insanlıktan nasibini almamış bu paralı lejyonere karşı yılların Peşmergeleri bir şey demeyecek mi? Karşı durmayacaklar mı? Tepki göstermeyecekler mi? Ya da KDP ve onun öncü gücü olan Barzani ailesiyle aralarına mesafe koymayacaklar mı? Ve bunların bulunduğu her yerde teşhirlerini etmeyecekler mi?

Ya da Peşmergelerde aynen bu paralı lejyoner askerler gibi halkımızın namusuna, gururuna, ahlaki değerlerine saygı göstermeyenler gibi mi yapacaklar ?

Dediğimiz gibi biz Peşmergeliği böyle öğrenmedik. Eleştirilerimiz olabilir bu görev gereği de yapılması gerekli olan bir duruştur. Lakin bugün Rojava Devrimi’ne saldıran bir Barzani ailesi ile KDP partisi var ama halen Kürdistan Peşmerge gücü ise sessiz ve sessizliğinde ötesinde bir varlıkları yok.

Bunun için diyoruz ki tarihin bu en kritik anında, Barzani ve KDP’nin en kötü rol oynadığı bu tarihi süreçte tüm peşmergelerin öncelikli olarak Rojava Devrimi’ne katkı sunmaları ve Barzani ailesinin bu pervasız saldırılarına karşı da çok duyarlı olmaları gerekmektedir. Yok, eğer Peşmergeler bu duyarlılığı gösteremezler ise o zaman Peşmergeliğin tarih boyunca topladıkları tüm olumlu puanların yerle bir olacağı gibi toprağa düşmüş binlerce Peşmerge’ye  layık olunamayacağı gibi onlara karşı ihanet içerisinde olunacaktır. 

Kasım Engin


Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.org - www.navendalekolin.com - www.lekolin.net – www.lekolin.info


Parveke

TAGS(ETIKETLER): PESMERGELIK  YURTSEVERLIKTI  YA  SIMDI    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.