ORASI KÜRDİSTAN’MI GERÇEKTEN?
Haberler / 15 Nisan 2014 Salı Saat 08:02
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KDP’ye bağlı güçlerin Rojava devrimine tahammülsüzlüğü gün geçtikçe artarken ve buna yönelik kirli uygulamalarını sürdürürken Rojava’dan Güney’e göç eden göçmenlere yönelik baskı ve işkenceleri de devam ediyor.

KDP’ye bağlı güçlerin Rojava devrimine tahammülsüzlüğü gün geçtikçe artarken ve buna yönelik kirli uygulamalarını sürdürürken Rojava’dan Güney’e göç eden göçmenlere yönelik baskı ve işkenceleri de devam ediyor.  Peşmergelerin Sihala sınır ticareti yapan göçmenlere karşı insanlık dışı uygulamalarda bulunmaları,  dayak ve rüşvet gibi uygulamaları yanı sıra bir de sınır ticareti yapanları rastgele taramış ve 27 yaşındaki Zedan Sidik Xencer isimli Banişkeft köyünden olan bir genci ağır yaralanmasına sebep olmuştu. Daha sonra da bu genci tehdit ederek bu olayı kendilerinin yapmadığını söylenmesi istenmişti. 

Son olarak Başur tarafında Sihela sınırından başlayıp Maseka, Kelhê, Tawis, Şêbana sınır köylerine kadar hendek kazma işlemine başlamıştı.  Rojava halkının bütün tepkilerine rağmen, KCK açıklamaları, Kuzey Kürdistan, Avrupa’da bulunan sivil toplum kuruluşları ve halkların bütün kabullenilmeyişlerine rağmen ‘utanç hendekleri’ kazılmaya devam edilmişti.

KDP yönetiminin yaptıkları bunlarla da sınırlı değil. Güney Kürdistan’a Rojava’dan göç eden göçmenlere  yönelik  insanlık dışı muameleleri burada da devam etmiş ve özellikle Domiz kampında bulunanlara yönelik taciz, küfür, hakaret gibi uygulamalar sürmüştü. Güney Kürdistan’dan Rojava’ya  KDP yetkilileri tarafından gönderilen daha önce Rojava’dan göç etmiş bir grup işçi  bu duruma en somut örnek olabilecek nitelikte.

İşte bir süre önce Domiz kampından KDP tarafından sırf Rojavalıdır inşaat çalışmaları üzerindeyken apar topar bir servis aracına konulup Semalka sınır kapısından Rojava’ya gönderilen işçilerin anlattıkları; 

Şexmus Ehmet (35); yaklaşık bir yıl önce Rojava’nın Kobane kentinden Güney Kürdistan’a iş bulmak için gittim. Tabi bana göre orası Kürdistan’dı. Ve en iyi uygulamayı orada görecektim. Orada KDP asayişleri tarafından başımıza getirilenler en büyük düşmanımız tarafından bile başımıza getirilmemiştir. Ben daha önce Türkiye ve Lübnan’a da çalışmak için gittim. Ancak orada bile bu tür uygulamalara maruz kalmadık. Sözde ikamemizi yapacaklardı. Ancak hem paramıza el konuldu hem bize çok kötü küfürler edildi. Sırf Rojavalı olduğumuz için türlü baskılara maruz kalıyorduk. Peşmergeler bize ahlak dışı muameleler ve hakaretlerde bulunuyorlardı.  KDP yetkilileri bize her zaman ‘toprağımızdan gidin bizim size ihtiyacımız yok, sizin burada yeriniz yok’ gibi sözler kullanılıyordu. Bizim doğru dürüst bir işte çalışmamıza izin vermiyorlardı. Rojavalı gençlere sesleniyorum. Rojava’da bir soğan bile yeseniz Güney’in onursuzca tutumlarından daha iyidir. Ne olursa olsun vatanınızı bırakmayın. Topraklarımıza sahip çıkmalıyız. Ben çok pişmanım. Bundan sonra bütün gücümle Rojava devrimine hizmet edeceğim. Kürdistan’a gittiğimizi sanıyorduk nerden bilelim ki bir Arap devletine gitmişiz. Ben şu kanaate vardım ki orası asla Kürdistan olamaz. Belki bir Arap devletine gitseydik daha iyi muamele görürdük. Yani bizi onursuzca işimiz üzerinden alıp sözde ikame yapmak adına bir servis aracına bindirip Semalka sınır kapısına getirip ‘hade yerinize gidin’ denildi.  Paramızı istediğimizde de ‘sizin paranız falan yok hepsini Rojava’dan  buraya göç edenlerin masraflarına verdik’ denildi.

Xelil Resul 25; ‘yaşamımızı devam ettirmek için, bir iş bulabilmek için Güneye göç ettik. Ancak karşılaştığımız insanlık dışı muameleler bizleri pişman ettirdi.  Sadece biz değil orada bulunan bütün göçmenler aynı durumu yaşıyor. Orada bize doğru dürüst hiçbir iş vermiyorlar. Sanki biz Kürt değiliz de onların en büyük düşmanıyız gibi davranıyorlardı. Ama şimdi oranın gerçek yüzünü gördüm. Bundan sonra da ölsem bile oraya gitmeyeceğim. Oradakilerin de çoğu dönmek istiyor.’

Osman adındaki 19 yaşındaki genç ise aynı konuda şunları dile getirdi: onlarla gittik ki bize kimlik ayarlasınlar biz yaklaşık 32 genç inşaat çalışmalarında  çalışıyorduk. Onların yanına gidip  vatandaşlık kimliğini nerden almamız gerektiğini sorduğumuzda bizimle alay ederek ‘size kart falan vermiyoruz sizleri Rojava’ya göndereceğiz. Şeklinde bize cevap verdiler. Biz paramızı onlardan istediğimizde bize sizin paranızı  ikamet giderlerine kullandık sizin hiçbir paranız bizde yok cevabını verdiler. Ve bizi kovdular. ‘

İşte bir süre önce Rojava’dan güneye göç edenlerin karşılaştığı insanlık dışı muamelelerden sadece biri.  Daha önceden de Rojava’dan Başur’a giden kişilerin Newrozu bile kutlamalarına izin verilmemiş ‘siz hırsızsınız, kesicisiniz’ gibi ağır sözler kullanılmıştı.  Yine buna benzer bir olay da Rojavalıların Güneyde taksicilik yapmalarına izin verilmiyor.  Güney Kürdistan’ın bu tutumu ikiyüzlü bir politikadır. Çünkü bir taraftan Rudaw kanalında Rojava’dan göç edenlerin yaşamlarını çok güzel gösteriyor. Bir  diğer yandan  da Güneye göç eden ve maddi durumu iyi olan aileleri bilinçli olarak Rojavalı akrabalarıyla konuşturup Güney’deki durumun çok iyi olduğunu kendilerinin de gelmeleri gerektiğini belirtiyorlar. Bu şekilde burada belli zor şartlarda yaşayan ailelerde ( yurtsever olmalarına rağmen) etkilenebiliyorlar. Diğer taraftan da işin asıl yüzünü saklıyorlar. Yani orada Rojava’dan göç eden kimi aile açlık sınırının altında yaşıyor.  

KDP’nin yaptığı bir diğer politika da Rojava’dan Başur’a göç edenlerin sayısını sürekli yüksek göstermektir. Örneğin bundan bir süre önce Semalka sınır kapısından geçmek için bekleyen kişilerin toplam sayısı 150’yi aşmazken aynı akşam Rudaw televizyonunda Semalka’dan o gün  950 kişinin geçtiği belirtildi. Halbuki o gün sınırdan geçen kişi sayısı 100-150 kişi civarındaydı. Bu şekilde bir propaganları da var.

Zübeyde Zilan


Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.org - www.navendalekolin.com - www.lekolin.net – www.lekolin.info


TAGS(ETIKETLER): ORASI  KURDISTAN  MI  GERCEKTEN  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.