SEÇİM SONUÇLARINI DOĞRU OKUMAK
Makaleler / 31 Mart 2014 Pazartesi Saat 08:40
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
30 Mart seçimleri sonuçlandı. Genel seçim mahiyetinde geçen yerel seçimlerinden iki parti kazançlı çıktı. BDP ile AKP! AKP'nin yolsuzluklara rağmen oy kaybetmemesi bir başarı olarak görülebilir.

30 Mart seçimleri sonuçlandı. Genel seçim mahiyetinde geçen yerel seçimlerinden iki parti kazançlı çıktı. BDP ile AKP! AKP'nin yolsuzluklara rağmen oy kaybetmemesi bir başarı olarak görülebilir.

AKP'nin yolsuzluklara rağmen oyunu koruması iki etkenle ilgilidir. Birincisi, Kürt Halk Önderinin başlattığı ve tek taraflı süren demokratik çözüm hamlesini sanki kendisi başlatmış ve yürütüyormuş algısını yaratmasıdır. Çatışmasızlığın sürmesi konusunda hiçbir adım atmamasına rağmen bir buçuk yıldır ölümlerin olmamasını kendisi için pozitif bir enerji olarak kullanmıştır. İkincisi, Erdoğan ve AKP İslami kesime gerçekten de çok şey kazandırmıştır. Bu nedenle yolsuzluklara rağmen bu toplumsal kesim AKP'ye sahip çıkmıştır. AKP'nin bu seçimde oy oranını koruması (siyasi gücünü değil) bu etkenle ilgilidir. Tabii ki başka etkenler olsa da bu iki etkenin belirleyici olduğunu söylemek gerekir.

Ancak aldığı oylar mevcut politikayla AKP'yi kurtarmaz. Daha doğrusu Türkiye'de yaşanan siyasi krizin üstesinden gelemez. Sadece Türkiye'nin içinde değil, dışında da yaşadığı sorunlar devam eder. Çünkü AKP'nin iç ve dış politikası savaş niteliğindedir. İçeride bir türlü iç savaş yürütüyor, dışarıda da savaş yürütüyor. Böyle bir ülkenin köklü politika değişikliğine uğramadan gerçekten de sorunları çözüp krizi aşacağı düşünülebilir mi? Çünkü AKP'nin aldığı oy bir kutuplaşmanın sonucudur. İktidar ve muhalefet olmanın ötesinde Türkiye'de siyasi mücadelenin bir iç savaş biçiminde sürdüğü kesindir.

AKP bir buçuk yıldır süren çatışmasızlık ortamının ‘suyu huyu hürmetine’ kendini ayakta tutmuştur. Eğer bu çatışmasızlık olmasaydı AKP'nin bu seçimde bu kadar oy alması söz konusu olmazdı. Tabii ki çatışmasızlık AKP için yapılmamıştı; Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü için yapılmıştı. Eğer bu konuda kısa sürede ciddi bir adım atmazsa “savaşı durdurduk” diyerek yarattığı zemin ayağının altından kayabilir.

AKP bu konularda köklü adım atar mı, bu kuşkuludur. Balkon konuşmasında hala tek millet, tek vatan, tek devlet, tek bayrak diyerek Türkiye'de şovenizmi güçlendiren AKP'nin, demokratikleşme konusunda köklü adımlar atması konusunda en başta kendi zihniyeti ve söylemi engeldir. Dolayısıyla AKP Türkiye'yi ve kendini kurtaracak adım atar mı, bakıp göreceğiz. AKP'den böyle bir beklenti fazla yoktur. Zaten Kürt Halk Önderi uzun olmayan bir zaman tanımıştır. Bunun da bir kredi vermek değil de, fırsat tanımak olduğu açıktır.

Kuşkusuz Kürt Özgürlük Hareketi AKP'yi beklemeyecektir. Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü çok acildir. Hem acildir hem de köklü adımları gerektirmektedir. AKP'nin mevcut zihniyetiyle böyle bir adım atması zor olacağına göre, Kürt Özgürlük Hareketi ve demokrasi güçleri AKP'yi beklemeden Türkiye'nin demokratikleşmesi mücadelesini yükselteceklerdir. Türkiye'deki mevcut siyasi kriz ve siyasetin tıkanmışlığına demokrasi güçlerinin müdahale etmesi gerekir. Bu açıdan Kürt Özgürlük Hareketi'nin bir demokrasi programı etrafında demokratik güçlerin ittifak yapmasını istemesi önerisi daha güncel hale gelmiş bulunmaktadır.

Kuşkusuz bu seçimde HDP beklenen bir hamle yapamamıştır. Bir taraftan HDP’nin Türkiye'nin genelinde seçim çalışması yapmasının engellenmesi, diğer yandan kimi aydınların, yazarların, demokrasi güçlerini CHP’nin kuyruğuna takması bu sonuçlarda etkili olmuştur. Türkiye'nin demokratikleşmesi nasıl olur üzerinden oy verme yerine, AKP mi, CHP mi üzerinden bir kamplaşma üzerinden oy tercihi yapılmıştır. Bu durum, oyların AKP ile CHP arasında toplanmasını beraberinde getirmiştir. Ancak CHP sağ kesimin oyunu almasına rağmen yüzde 27’den fazla oy alamamıştır.

CHP’nin bu gerçeği seçimden sonra irdelenecektir. AKP karşıtlığı üzerinden CHP’ye oy verenlerin bir kesimi CHP’nin demokratikleşme açısından bir şey yapmayacağını görüp gerçek demokrasi güçlerinin saflarına geçeceklerdir. Türkiye'nin en temel demokrasi sorunu olan Kürt sorununa duyarlı illerde yüzde bir oy almış olması CHP’nin demokratik karakteri olmayan bir parti olduğunun ifadesidir.

BDP belediye başkanlarını il ve ilçelerde arttırmıştır. Dersim’de CHP’nin yenilgiye uğratılması, Ağrı, Bitlis ve Mardin’in kazanılması, Iğdır’da oy oranının arttırılması BDP’nin başarılı olduğunu göstermektedir. İl merkezini almamış olsa da Muş genelinde de BDP birinci parti durumundadır. Serhat alanında önemli bir oy patlaması olmuştur. BDP'nin oyları TV’lerde yansıtıldığından daha fazladır. Çünkü Mardin oyları BDP’ye sayılmıyor. Yine Adana, Mersin, İstanbul gibi yerler başta olmak üzere HDP’nin aldığı oyların en azından yarısından fazlası BDP’ye ait oylardır. Bu açıdan BDP'nin oyları yüzde 7 civarında görünüyor. Öte yandan genel seçim olmadığından yerel yönetimlerin kazanılma ihtimalinin olmadığı yerlerde BDP'nin ciddi bir seçim çalışması yapmadığı anlaşılmaktadır. Yine kesin kazanılacağı bilinen yerlerde de çalışmalarda bir gevşekliğin olduğu da seçim sonuçlarından görülmektedir. Örneğin Amed’te 2009 yerel seçimlerinde yüzde 59 oy alınmışken, bu seçimde biraz düşmüştür.

Tüm eksikliklere rağmen BDP'nin seçimlerden başarılı çıkması çok önemlidir. Urfa, Bingöl ve Muş da kazanma ihtimali olan illerdi. Muş genelinde birinci parti BDP’dir. Kürdistan coğrafyasında Urfa dışında önemli şehirler kazanılmıştır. Urfa’da hileler yapılmamış olsaydı sonuç farklı olurdu. Anlaşılıyor ki Kürt Halk Önderinin şehrinde hala BDP'ye seçim kazandırılmak istenmiyor. Bırakalım seçim kazanmaya izin verilmesi, bir vali belediye başkanı yapılarak Urfa tamamen bir Kürdistan şehri olmaktan çıkarılmak isteniyor. Bir valinin belediye başkanı yapılması, Urfa’da bir özel savaş planlamasıyla yurtsever demokratik hareketin gelişmesinin önüne geçilmek istendiğini göstermektedir.

Kuşkusuz üç il ve birçok yeni ilçe kazanılmasına rağmen alınması düşünülen Bingöl, Muş ve Rıha’nın kaybedilmiş olması, yine birkaç önemli ilçenin kaybedilmesi gibi yetersizlikler tabii ki köklü irdelenip üzerinde durulması gereken konulardır.

Hüseyin Ali

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.org - www.navendalekolin.com - www.lekolin.net – www.lekolin.info


Parveke

TAGS(ETIKETLER):  SECIM  SONUCLARINI  DOGRU  OKUMAK  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.