EŞ BAŞKANLIK
Serbest Yazılar / 25 Şubat 2014 Salı Saat 08:59
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özgürlük ideolojimiz ve yaşam felsefemiz her iki cinsin özgürlüğüne ve eşitliğine dayanıyor. Demokraside temel kriterimiz, kadın-erkek eşitliği ve özgürlüğüdür. Eş başkanlık modeli de iki cinsin eşitliğine ve özgürlüğüne dayanan, kadın özgürlükçü ve demokratik bir yönetim modelidir. Demokratik kültürün yönetsel formudur ve erkek egemen kültüre ve baskısına karşı bir tedbirdir.

Demokratik Kültürün Yönetsel Formu

Özgürlük ideolojimiz ve yaşam felsefemiz her iki cinsin özgürlüğüne ve eşitliğine dayanıyor. Demokraside temel kriterimiz, kadın-erkek eşitliği ve özgürlüğüdür. Eş başkanlık modeli de iki cinsin eşitliğine ve özgürlüğüne dayanan, kadın özgürlükçü ve demokratik bir yönetim modelidir. Demokratik kültürün yönetsel formudur ve erkek egemen kültüre ve baskısına karşı bir tedbirdir.

Kürt Özgürlük Hareketinin uygulamaya koyduğu bu modelin uygulamaya geçirilmesi devrimsel gelişmelere yol açacaktır. Zira eril ve iktidarcı zihniyetin kodladığı Ortadoğu ve Türkiye siyaset gerçeğine özgür kadının zihni-siyasi-örgütsel ve fiili müdahalesi olarak gerçekleşmektedir. Bu dünyada da bir ilktir. Kürt halkının getirdiği ve ilk olma özelliği taşıyan bu adımın özellikle yerel yönetimlerin özgür belediyecilik temelinde geliştirilmesinde iddiası büyüktür.

Kürtlerde Özgür Belediyecilik

Kürt halkının ortaya çıkardığı önemli bir yerel yönetim deneyimi söz konusudur. Temiz, halkçı, demokratik ve yerelin iradesine dayanan bir gelenek yaratılmıştır. Belediyelerin halk meclisleri olarak şekillendiklerini ve kent demokrasilerinde önemli bir yerlerinin olduğu biliniyor. Başlangıcı halkın demokratik iradesinin temsili olan belediyeler 18.yy.dan itibaren devletin yereldeki uzantısı haline getirilmeye başlanıyor. Bu süreç 20.yy.da daha da derinleşiyor. Ulus-devletler belediyeleri toplumu sömürme, denetlenme ve gütme araçları olarak yeniden yapılandırıyor. Günümüzde insanlığımızı yutan kent kanserleşmesinde bu yaklaşımın etkileri her geçen gün daha fazla ortaya çıkıyor.

Kürt halkı üzerinde yürütülen soykırımın sonuca ulaştırılmasında büyük roller yüklenen belediyeler Kürt Özgürlük Hareketinin mücadelesiyle bu özelliklerinden çıkarılmış ve halkın kurumları haline getirilmişlerdir. Belediyeciliğin hizmet anlayışıyla sınırlı kapsamı genişletilmiştir. Kadın özgürlüğüne, ekolojik sorunlara ve farklı kültür-ulus-inanç yapılanmalarına duyarlı özgür toplum kültürünün yayıldığı merkezler haline getirilmesi için büyük bir çaba verilmiştir. Bu günümüzde de sürmektedir. Kürdistan toplumunu oluşturan tüm farklılıklar belediyeleri çok ileri bir bilinç ve yaklaşımla ele almaktadır. Yol-su-park-bahçe belediyeciliği önemli oranda aşılmıştır. Halkın öz örgütlülükleri olarak ele alınmaktadır. Belediyeler halkın tüm sorunlarını tartıştığı-kararlaştırdığı ve çözüme götürdüğü siyasi organlar olarak değerlendirilmekte ve buna uygun bir biçimde içi doldurulmaktadır.

Eş başkanlık böyle bir gelişme süreci içindeki yerel yönetimlere de büyük aşama yaptıracak bir adım olarak gündeme gelmiştir. Yaşanmakta olan birçok sorun eş başkanlık modelinin uygulamaya girmesiyle ortadan kalkmaktadır. Eş başkanlık siyasetin demokratikleştirilmesinde oynayacağı rolü ilkin yerel yönetimler üzerinden ortaya koyacaktır. Önder Apo’nun yerel yönetimlerde bu modeli önermesi nedensiz değildir. Konuyu yerel yönetimlerle bağlantısı içinde tartışmanın sayısız yararı vardır. Çünkü eş başkanlık modelinin ilk elden ve en sonuç alıcı, en halka yakın ve halkla birlikte pratikleştirileceği alanlar yerel yönetimlerdir. Buralarda en etkili uygulanacaktır.

Ölçüleri Hep Büyütmek

Kürt Özgürlük Hareketi çıkışından günümüze demokrasi, özgürlük ve eşitlik ölçülerini büyüterek var olmuş ve kendini bu temelde yenilmez kılmış bir harekettir. Ortaya çıktığı andan günümüze kadar bunun çabası içinde olmuştur. Demokrasi-özgürlük ve eşitlik idealine en uygun zihniyet, strateji, örgüt ve kadro arayışına hiç nokta koymamıştır. Bu ideallerine en uygun araç ve yöntemleri geliştirmekte de büyük bir yaratıcılık içinde olmuştur. Eşbaşkanlık bir de bu yönüyle anlam ifade etmektedir.

En özgürlükçü, en eşitlikçi, en demokratik yönetim modelinin arayışı Kürt özgürlük hareketinin tarihi kadar eskidir. Bunun ancak kadın-erkek özgürlüğü ve eşitliği temelinde olabileceği bilinci de öyle. Bu temelde bir çok yöntem üzerinde durulmuş kimi yöntemler uygulanmıştır. Kota yöntemi bunlardan en bilinenidir. Kadın özgürlüğü ekseninde şekillenen bir hareket olarak kadının özgür ve eşit katılımının olmadığı bir yaşamı demokratik ve özgür bir yaşam olarak kabul etmemiştir. Dolayısıyla kadının eşit ve özgür temelde katılmadığı bir yönetim modelini de eşitlikçi ve özgürlükçü bir model olarak kabul etmemiştir. O yüzden kadın kotasını Yüzde kırk gibi yüksek bir oranla uygulamıştır. Kadını görünür kılma, kadını demokratik iradenin açığa çıkarılmasında ve işletilmesinde öncü hale getirme, söz ve karar sahibi yapma amacıyla yoğun emekler sarf edilmiş, büyük bedeller verilmiştir. Büyük mücadeleler yürütülmüştür.

Kota Sistemiyle Kadına Önemli Bir Alan Açılmıştır

Mücadele tarihimizde kota sisteminin açığa çıkardığı bir düzey vardır. Erkeğin egemen, kadın ezilen ve zayıf bir konumda olduğunda kota uygulanır. Kadının demokratik iradesini geliştirmeye ve erkekle eşitlemeye dönük bir modeldir. Eşitliği sağlamaya dönük bir modeldir fakat kendi başına kota sistemi eşitliği ve özgürlüğü açığa çıkaramaz. Kota sistemiyle kadına tüm temsil mekanizmalarında önemli bir alan açılmıştır.

Özgür Kadının Rengi, Çizgisi ve Duruşu

Bir taraftan yönetim olgusunu özgürlük ve eşitlik ölçülerine göre geliştirme, diğer taraftan Kadın Özgürlük Hareketi ve çizgisi kapsamında özgür kadını geliştirme Önder Apo’nun temel çabalarından biri olmuştur. Kadının potansiyelini, dinamizmini açığa çıkarma, onun özündeki eşitlikçi, özgürlükçü yanı görünür kılma ve bunu hem mücadeleye hem yaşama yansıtma temelinde çok yoğun bir mücadele yürütülmüştür. Egemenlikli cinsiyetçi sistemle, onun yarattığı erkeklikle, geleneksel köle kadınla çarpışa çarpışa önemli bir özgürlük düzeyi açığa çıkarılmıştır. Toplumda bu temelde demokratik bir zihniyet demokratik özgürlükçü bir kültür ve ahlak oluşturulmuştur. Eş başkanlık bu temeldeki kazanımların ve yaratımların üzerinde yükselmektedir.

Özgürlük iddialarına rağmen yönetimlerin ağırlıklı olarak erkek olması her zaman yönetim gerçeğini iktidarcılığa ve devletçi özelliklere eğilimli ve açık tutmaktadır. İçinde bilinçli, örgütlü, özgür kadının rengi, çizgisi ve duruşu olmayan tüm yönetim mekanizmaları iktidarlaşmaya açıktır. Onu engelleyecek ve özgürlük-eşitlik temelinde halka mal edecek tek güç kadındır.

Demokratik Siyasetin Somutlaşmış Hali

Yine tek kişide yoğunlaşan ve merkezileşen her yönetim erki de iktidara açık demektir. Niyet iyi olsa bile güç bir yerde merkezileşti mi iktidara açık hale gelmektedir. Bir adım ötesi iktidardır. Güç bir elde yoğunlaştığında, demokratik bir temelde paylaşılmadığında, topluma aktarılmadığında iktidara koşmaktadır. İktidar olması an meselesidir. O yüzden Önder Apo bu hususa özellikle dikkat çekmektedir. Bu yüzden yönetim tarzında eşitlikçi, özgürlükçü demokratik bir tarzı açığa çıkarma, demokratik yönetim tarzını geliştirme çabası Önder Apo’da çok belirgindir. Eş başkanlık modeli de onun tarafından gündeme getirilmiş ve Demokratik Uygarlığın, Demokratik Konfederalizmin yönetim modeli olarak konulmuştur. Demokratik modernitenin kurumlaştığı her yerde esas yönetim modelidir. Demokratik özerkliğin yönetim tarzıdır. Eş başkanlık modelinin yerel yönetimlerle bağlantısı bu açıdan önemlidir.

Eş başkanlık sistemi, demokratik siyasetin somutlaşmış halidir. Eşit temsiliyet esastır. İktidarın değil, demokratik otoritenin eşit temsili söz konusudur. Halkın demokratik otoritesinin kolektif bir temelde işletilmesi esastır. Bu nedenle eşbaşkanlık kendisini bireysel olarak ele alan, tanımlayan kadın ve erkekler tarafından uygulanabilecek bir model değildir. Eşbaşkanlık modeli örgütlü insanın, örgütlü erkeğin ve kadının yer aldığı, özellikle örgütlü kadın iradesinin temsilini gerektiren bir modeldir.

Halkın Demokratik İradesi Birlikte Temsil Edilecektir

Kendine iktidar alanı belirleyip, kadına da iktidar alanı sunan, kadını iktidarcılığa yönelten yaklaşımlar bir tehlike olarak her zaman söz konusu olabilir. Yine eş başkanlığı bir yetki ve iktidar paylaşımı olarak anlayanlar da olabilir. “Ne sen bana karış ne ben sana karışayım, sen orda istediğini yap ben burada” tarzında dayatmalar da gündeme gelebilir. Eş başkanlığın bu tür riskleri vardır ama bunlar Kürt halkının demokrasi-eşitlik ve özgürlük kültürünün aşamayacağı sorunlar değildir. Eş başkanlığın tanımını, mantığını, ölçülerini, özelliklerini, görevlerini doğru koyduğumuzda kimse buna kolay kolay cesaret edemeyecek, deneyenler de kısa sürede teşhir olup, aşılacaklardır. Halkın demokratik iradesi eşitlik ve özgürlük temelinde çalışan kadın ve erkek tarafından birlikte temsil edilecektir.

Eş başkanlık modeli yönetimin karar gücünü artıracağı gibi kendi içinde denetimini de güçlendirecektir. Bu modelde yolsuzluk, rüşvetçilik, hortumculuk, çeşitli kesimlerle ahlaki olmayan keyfi ilişkiler geliştirmek kolay değildir. Her şeyden önce örgütlü kadının varlığı bu konuda caydırıcı olacaktır. Rolünü biraz oynadığında geleneksel yerel yönetim ve belediyecilik yaklaşımının ötesinde oldukça demokratik, dinamik, halkla iç içe, halkın yaşam kalitesini, kültürel seviyesini, siyasal bilincini, örgütsel duruşunu yükselten bir yerel yönetim gerçeği açığa çıkarmakta zorlanılmayacaktır.

Demokratik Çalışma Ve Yaşam Kültürü

Eş başkanlık modelinin kendi içinde başka özellikleri de değerlendirilebilir. Bu modelle kadınla erkeğin birlikte çalışma ve yaşama kültürü demokratik eksende derinleşecektir. Kürt özgürlük Hareketinin kırk yıldır kadın-erkek arasında geliştirdiği bir demokratik çalışma ve yaşama kültürü vardır. Cephe komitelerinde, gerilla birliklerinde, kurumlarda kadınla erkeğin birlikte çalıştığı, birlikte direndiği, heval olmayı öğrendiği, yönetim deneyimleri gerçekleştirdiği, mücadele ettiği ciddi bir pratik vardır. Ama bu konuda hala aşılması çaba gerektiren yetersizlikler de vardır. Belki çok kaba erkek egemenlikçi, kadını sınırlayıcı, dışlayıcı ve ezici yaklaşımlar söz konusu değildir. Fakat ince bir biçimde cinsiyetçi yaklaşımların sürdürüldüğü de bir gerçektir. Realitemizde bu vardır. Geleneksel geri özellikler kolay aşılamamaktadır. Kendini eğitmeyen, yeniden inşa etmeyen, yeniden örgütlemeyen bunu sürekli kılmayan kadın ya da erkek bir biçimiyle egemenlikçi kültürü sergilemektedir. Dolayısıyla bu konudaki çabalar sürekli olmak durumundadır. Birlikte çalışma, birlikte yaşama, bir sorunu ele alma ve birlikte çözüme götürme, karşılaşılan zorlukları birlikte aşabilme noktalarında bu modelin eğitici, terbiye edici, yöntem ve yaklaşım kazandırıcı rolü büyük olacaktır. Demokrasi-özgürlük ve eşitlik ölçülerinde birlikte çalışacaklarsa erkek de kadın da kendini terbiye etmek, eğitmek ve geliştirmek durumundadır. Özgürlük ölçülerinde bir buluşma, bir ortaklaşma ve yönetim gerçeğini böyle temsil etme çabası sergilenmeden ve bu sürekli kılınmadan başarılı olmak mümkün değildir.

Demokratik Siyaseti Ve Yönetimi Güçlendirmek

Bu kendi başına demokratik kültürün derinleştirilmesi demektir. Toplumdaki demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi bilincin ve kültürün yaygınlaşması ve derinleşmesi demektir. Bunlar dikkat edilirse bu modelin kendiliğinden getirdiği özelliklerdir. Çok asgari bir çabayla açığa çıkarabileceği kazanımlardır. Bu konuda daha şimdiden birçok gelişme olmaktadır. Genelde kadın ve erkeğin özelde erkeğin demokratik eşitlikçi, özgürlükçü kültüre çekilmesinde, yönetim ve çalışma olgusunu bu temelde ele almasında çok etkili olmaktadır. Buda demokratik siyaseti ve yönetimi güçlendirmektedir. Ortak aklı güçlendirerek yönetim olgusunu kadının ve erkeğin gücünün aktığı bir olgu haline getirmektedir. Bu yönetimin kucaklayıcı, bütünlüklü, herkese açık, özgürlükçü bir içerik kazanmasını beraberinde getirmektedir.

Minnettarlığımızın En Anlamlı İfadesi

Yerel yönetimlerin tüm sorunları elbette ki sadece eş başkanlık modeliyle aşılamaz. Ama önemli bir rolü, önemli bir düzeltici etkisi olacaktır. Kadın ve erkeğin enerjisinin birlikte aktığı bu alanlar eskisinden kat be kat daha ilerde bir yapılanmaya, bir demokratik ve özgürlükçü işleyiş gerçeğine ulaşacaktır. Bu halkta daha güçlü, daha demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir kültürel yapının hızlı ve derinlikli gelişmesine, bunun toplumsal yaşamda daha güçlü temsil edilmesine yol açacaktır.

Eş başkanlık modeli kırk yıllık Kürt özgürlük hareketinin ruhunu, bilincini, emeğini, deneyimlerini içermektedir. Bunlar üzerinde yükselmekte, gücünü bu değerlerden almakta ve tüm bunlara karşı minnettarlığımızın en anlamlı ifadesi olmaktadır.

 

Şiyar Koçgiri

 

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.lekolin.org - www.navendalekolin.com - www.lekolin.net – www.lekolin.info

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): Es  baskanlik  Demokratik  Siyaseti  Kota  Sistemiyle  Kadina  Ortadogu  Turkiye    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.