HÜDA PAR NEREDEN BESLENİYOR
Okuyucudan / 20 Şubat 2014 Perşembe Saat 08:53
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yaklaşık bir yıldır HÜDA PAR denilen yeni bir kontra yapılanmasının Kürt piyasasına sürüldüğüne tanıklık ediyoruz. Bu teşkilat sahneye çıkışını Kürt Özgürlük hareketine saldırarak duyurdu. Amed, Batman, Cizre ve en son Lice de yaptıkları provokasyonlarla tam gündeme oturtuldu. Bu teşkilat piyasaya siyasi bir yapılanma gibi sürüldü. Çok kısa bir sürede gerçekliği bütün çıplaklığıyla ortaya çıktı.

Yaklaşık bir yıldır HÜDA PAR denilen yeni bir kontra yapılanmasının Kürt piyasasına sürüldüğüne  tanıklık ediyoruz. Bu teşkilat sahneye çıkışını Kürt Özgürlük hareketine saldırarak duyurdu. Amed, Batman, Cizre ve en son Lice de yaptıkları provokasyonlarla tam gündeme oturtuldu. Bu teşkilat piyasaya siyasi bir yapılanma gibi sürüldü. Çok kısa bir sürede gerçekliği  bütün çıplaklığıyla ortaya çıktı.

Hüda Par’ın (Hizbullah) geçmişi 1980’lerin ortalarına dayanmaktadır. Kürt Özgürlük hareketinin silahlı mücadeleyi geliştirmesiyle sahneye sürülen bir figürandır. Uluslar arası Gladyonun “yeşil kuşak” bağlamındaki  Kürdistan ayağını oluşturuyor.  12 Eylül rejiminin sponsorluğu ve  Cemaatin (F.Gülen’in) uygulamasıyla yürürlüğe konuldu.  Kürdistan bu paramiliter güce(Gladyo=Cemaat=Hizbullah)  teslim edildi.  On binlerce faali belli cinayete imza atan bu kontra yapı bütün alanlarda örgütlendirildi. F. Gülen’in “köklerine  asit dökeceğiz, kurutacağız” tarzındaki ifadeleri ve politikasını bilmeyen yoktur. Hüda Par’ı geliştiren ve besleyen bu zihniyet ve yapıdır.

1985 ten beri Kürdistan da devletin hiçbir yasası, kurumu işlememektedir.  Görünümde bir devler ve kurumları var. Ancak bu sadece görüntüdedir. Kürdistan’ı yöneten cemaattir ve onun yasaları, kanunlarıdır. Devlet adına görev yapan kadrolar cemaatin elemanlarıdırlar. Kürt Özgürlük hareketinin tasfiyesi ve Kürtlerin her türlü soykırımdan geçirilmesi amacıyla özel bir yönetim mekanizması devreye sokulmuştur. Kuran, Din, Peygamber ,tanrı adına hareket edilmektedir. Klasik bir politika, dini referans ve gladyo yöntemleriyle Kürdistan yönetiliyor. 80 ve 90’lardaki Hizbullah, halkın deyimiyle “HİZB-İ ŞEYTAN” bugünkü HÜDA-PAR olarak güncelleştirilmiştir.

Kürdistan’da, bu güne kadar hükümetlerin, Başbakanların  hiçbir yöneticiliği, ağırlığı olmamıştır. Hükümetler ve başbakanlar piyon rolünü oynamışlardır. Bir çok başbakanın Kürdistan’da olup bitenlerden bile haberleri olmamıştır. Önlerine konulanları imzalama ve cemaatin kamuflajını yapmanın ötesine geçememişlerdir. Deyim yerindeyse, burunlarını biraz bu sorunun içine sokmaya çalışanlar çok acımasız bir şekilde tasfiye edilmişlerdir. Özal, Erbakan, Ecevit  bunun açık örnekleridirler.

17  Aralık’ta AKP’ye yönelik yapılan operasyon ve akabinde açığa çıkanlar Kürdistan’ın nasıl yönetildiğini çok net bir şekilde su yüzüne çıkardı. Türkiye’nin batısında uygulanan yasalar ve kanunların  Kürdistan’ın sınırlarına bile yaklaştırılmadığı artık devlet bile  itiraf ediyor. Daha öncekilerde olduğu gibi, son süreçteki yargı ve emniyet operasyonlarında da Kürdistan’a dokunulamadı. KCK operasyonları, Roboski gibi onlarca katliamın üstünün nasıl örtülmeye çalışıldığını hep birlikte izliyoruz.

Hükümet, AKP sözde cemaatle çatışıyor. Ancak Kürdistan ı cemaate teslim etmiş.  Cemaatin en fazla örgütlendiği alan Kürdistan’dır.  Tek bir polis, savcı, imam görevden alınmış değil. Son bir yıllık ateşkes sürecinde onlarca provokasyon, katliam yapıldı. Bunları yapanlar bilinmesine rağmen, hiç biri hakkında adli bir süreç başlatılmadı. Karakolun ön kapısında içeriye alınanlar, arka kapıdan salıverildiler. Hüda-Par adındaki kontra yapının Lice’deki katliam girişimi bunu bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Gündüz ve çarşı ortasında uzun menzilli silahlarla halkı tarıyorlar. Yirmiye yakın insan yaralanıyor. Bir çoğu da ağır yaralı. Bu katiller gözaltına bile alınmıyorlar. Alınmazlar, çünkü esas devlet onlardır.

Kürtlük elbisesi giydirilen Hüda-Par adındaki katiller çetesinin bütün uygulamalarının sorumlusu Erdoğan ve hükümetidir. Erdoğan, eğer samimiyse  bu katiller çetesini tasfiye etmelidir. Cemaatçi bütün imam, hukukçu ve polisleri Kürdistan da çekmelidir. F . Gülen Türkiye de çeteci, hain, maşa, darbeci, taşeron, işbirlikçi  iken Kürdistan da halen paralel devlet olmamalıdır. Devletin bu klasik politikası son bulmalıdır. En kısa sürede batıdaki operasyonlar Kürdistan’a kaydırılmalıdır. Batıda bir hukuk, doğuda başka bir hukuk  artık kabul edilmiyor. Hükümetin-AKP’nin samimiyeti ölçülüyor.

 Helgurt Tolhildan

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info


Parveke

TAGS(ETIKETLER):  HUDA  PAR  NEREDEN  BESLENIYOR  Amed  Batman  Cizre  Lice  Cemaat  Hizbullah  Gladyo  Iran    

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.