ATEŞKES KALKSA…
Basından Seçmeler / 13 Şubat 2014 Perşembe Saat 17:07
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Şöyle bir düşünün yarın bir gün Kandil’den şu şekilde bir açıklama gelse; “yaklaşık bir yıldır sürdürmeye çalıştığımız ateşkes ve eylemsizlik sürecini, AKP hükümeti ve TC devleti yetkilileri doğru temelde kullanmadılar, daha öncekilerde olduğu gibi bu dönemi de basit siyaset malzemesi ve Kürt sorununun çözümsüzlüğü temelinde kullanmak istediler. Gelinen aşamada sürecin böyle devam etmesinin mümkün olamayacağını gördüğümüzden, tarafımızca uygulanan eylemsizlik ve ateşkes sürecini sonlandırıyoruz”

Şöyle bir düşünün yarın bir gün Kandil’den şu şekilde bir açıklama gelse; “yaklaşık bir yıldır sürdürmeye çalıştığımız ateşkes ve eylemsizlik sürecini, AKP hükümeti ve TC devleti yetkilileri doğru temelde kullanmadılar, daha öncekilerde olduğu gibi bu dönemi de basit siyaset malzemesi ve Kürt sorununun çözümsüzlüğü temelinde kullanmak istediler. Gelinen aşamada sürecin böyle devam etmesinin mümkün olamayacağını gördüğümüzden, tarafımızca uygulanan eylemsizlik ve ateşkes sürecini sonlandırıyoruz”, ne olur?

Yine aynı şekilde Öcalan da, Kandil’den gelen böylesi bir mesaj veya açıklama karşısında; “Ben yapabileceklerimi yaptım. Gerillayı sınır dışına çektim, ateşkes ortamını yarattım. Sizin sürekli dile getirdiğiniz cenazelerin gelmemesi konusunda insanüstü bir çaba sarf ettim. İnandığım için sorunun demokratik siyasetle çözümünü istedim. Fakat AKP hükümeti başta olmak üzere, ilgili tüm çevreler bu süreci doğru değerlendirmedi. PKK de böyle bir karar aldıysa, benim bu aşamada yapabileceğim bir şey yok” mealinde bir açıklamada bulunsa ne olur?

Hem Kandil’den, hem de Sayın Öcalan’dan böyle açıklamalar gelse, gerçekten de ne olur biliyor musunuz? En amiyane tabirle dananın kuyruğu kopar! Ortalık kızılca kıyamet olur…

Şimdi birçok kesim gerçekten de böyle bir gelişmenin olabileceğini düşünmek dahi istemiyorlar. Hatta akıllarının ucundan bile geçirmiyorlar. Siyaseten de olsa sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için PKK’nin ve doğal olarak Kandil’in kesinlikle böyle bir gelişme içerisinde olacağını düşünmüyorlar. Çünkü bu kesimlere göre; öteden beri dillerine doladıkları haliyle AKP ittifakı söz konusu ve onlarla gelinen aşamada artık köprüden önceki son çıkış noktası da geride kaldı! Yani bir nevi yine onlara göre ‘PKK ve Kandil, AKP’ye muhtaç!’

Yine aynı şekilde AKP hükümeti ve yandaş ekipmanları da; kesinlikle Kandil’den böyle bir açıklamanın gelebileceğini düşünmüyorlar. Hatta düşünmek bile istemiyorlar! Çünkü daha öncekilerin ötesine geçen, ama pratik karşılığı halen görünmeyen bir süreç işletiliyor ve Kandil-İmralı hattı bu sürecin devam etmesi konusunda daha fazla fedakarlık yapmaya, kendinden taviz vermeye muktedir olmak zorunda. Ondan dolayı arada bir gül atan, ya da daha yerinde bir ifadeyle gül atmaya çalışan bu cenaha göre de; ‘PKK-Kandil, AKP’ye muhtaç!’

Siyaseten sözünü etmeye çalıştığımız bu çevreler yelpazenin zıt kutuplarında yer alıyorlar. Öyle olmasına rağmen; gün itibariyle Kürt sorunu ekseninde her iki kutbun da zihniyetinin ve yaklaşımının ne kadar da birbirine benzer olduğu dikkatlerden kaçmıyor. Bu siyasi zihniyetlere göre; her halükarda PKK ve Kürtler, AKP’ye ve devlete muhtaçlar! Yerleşik algının bu kadar acınası durumda olması Türk siyasetinin kalitesini böylesine düşürürken, meydanı da kasetlerle-dublajlarla manipülasyonlarla bir yerlere varacağını sanan alçakların himayesine bırakıyor.

Arada bir bazı liberaller de serçe parmağı rolünü oynuyorlar! Gerçekten de onlarınkisi hepsinden daha zor ve meşakkatli. Her halükarda PKK’ye veya Kürtlere abanmayı vazifeden bildiklerinden olsa gerek; şimdilerde de benzeri bir hezeyan içerisinde davranıyorlar.

Ama tüm bunların yanında gerçekten de Kandil’den ve İmralı’dan böyle açıklamalar gelse, yani mevcut olan ateşkes fiili ve resmi olarak sonlandırılsa diye düşünmenin daha ciddi bir hal alacağını şimdiden görebiliyoruz. Hatta bu iki siyasi kutupla birlikte diğer bileşenler de bilerek veya bilmeyerek, ülkeyi-siyaseti ve Kürt sorunu eksenli tartışmaları bu aşamaya götürüyor.

Yani yine cenazelerin gelmeye başlayacağı, yani yine milli birlik ve beraberlik nidalarının atılacağı, vatan millet Sakarya edebiyatlarının diz boyu olacağı günlere doğru doludizgin gidiyoruz gibi. Her ne kadar şimdilerde bu gidişatın tüm detaylarını ve gerçekliklerini siyasi kesimler görmeseler ya da görmek istemeseler de…

Cevahir Ömürcan / Tevn.org

 

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

 

Parveke

TAGS(ETIKETLER): Kandil  ATESKES  KALKSA  Gerilla  Ocalan  AKP  Kurtler  Imrali  ateskes  ve  eylemsizlik  sureci  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.