EL KAİDE VE HİZBUL-KONTRA HZ.MUHAMMED’İN İSLAM ANLAYIŞINI TEMSİL EDİYOR MU?
İnanç / 08 Şubat 2014 Cumartesi Saat 08:35
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Radikal İslam”cı olarak gösterilen gruplar üzerinden yeni işgal planları uygulanıyor. Yemen’de, Libya’da uygulandı. Şimdi de Suriye’de uygulanıyor. Bu arada Irak’ı da unutmamak gerekir. IŞİD çetelerinin saldırısıyla karşı karşıya bulunuyor. El Kaide çeteleri Irak’ın bazı kentlerine sardırması bazı yerleri kısa süreliğine ele geçirmesi, kısa süreliğine olsa da ABD’yi endişelendirdi. Tabi ki ABD’nin korkusu Irak’taki petrol alanlarını hedef alacağı korkusudur.

Radikal İslam”cı olarak gösterilen gruplar üzerinden yeni işgal planları uygulanıyor. Yemen’de, Libya’da uygulandı. Şimdi de Suriye’de uygulanıyor. Bu arada Irak’ı da unutmamak gerekir. IŞİD çetelerinin saldırısıyla karşı karşıya bulunuyor.  El Kaide çeteleri Irak’ın bazı kentlerine sardırması bazı yerleri kısa süreliğine ele geçirmesi, kısa süreliğine olsa da ABD’yi endişelendirdi. Tabi ki ABD’nin korkusu Irak’taki petrol alanlarını hedef alacağı korkusudur. Ya değilse insanlar ölmüş ABD’nin umurunda mı?  Fakat bu ‘Radikal İslamcılar’ın Kürdistan işgaline karşı herkes işbirliği halinde. Adeta herkes sessizliğe büründü. Bu sessizliği büyük iktidar sahiplerinin Kürdistan üzerindeki derin politikalarından bağımsız görmek bizi yanıltacaktır. Çünkü ne ABD ne Türkiye nede diğer iktidar sahipleri 2000 yıllarında olduğu gibi (kılıf halinde ) Radikal İslamcılara herhangi bir tepki vermemektedir. Nitekim ABD‘nin Kürdistan’da yükselen Radikal İslam’ın Türkiye parmağını görmek istememesine, bunun yanında Rojava’da Kürdistan halkına sardıran El Kaide elemanlarının Avrupa ve çoğunlukla Suudi Arabistan’dan gelerek Türkiye üzerinden Rojava Kürdistan’ına geçişine göz yumması bunun açık bir göstergesidir. Peki, neden 2000’li yıllarda birçok devletin işgaline zemin hazırlayan Radikal İslam’ın Kürdistan’da yayılmasına iktidar sahipleri destek vermektedir. Anlaşılıyor ki geçen zaman içinde Suudi sermayesi tarafından beslenip-palazlandırılan İslamcılar ABD ve İngilizlerin kıtalar arası işgal ve sömürüsüne hizmet eder duruma getiriliyor.

Bugün, Rojava Kürdistan’ında ve Kuzey Kürdistan’ında radikal İslamcıların yüzleri farklı olmakla beraber uygulamaları da farklıdır. Rojava Kürdistan’ında radikal İslam’ın daha çok askeri bir şekilde varlığını kabul ettirmesine çalışırken Kuzey Kürdistan’da karşımızda siyasallaştırılan bir Radikal İslam bulunmaktadır.

Gerek Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 1999 yılında uluslararası komplo sonucu Türkiye’ye getirilmesi gerek Türkiye’nin bazı Radikal İslami unsurlara ABD desteğiyle operasyonlar yapması aynı zamana denk düşmesi elbette tesadüf değildi. Yapılan bu operasyonlar Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın zihinsel olarak teslim alınamayacağı anlaşıldığı döneme denk gelmesi ise operasyonları daha da stratejik kılmıştı. Çünkü teslim alınamayan Önderlik gelecek de iktidar sahipleri için daha tehlikeli olabileceği düşünülmüştü. Nitekim Kürt Halk Önderi teslim alınamadı, PKK tasfiye edilemedi bunun yanı sıra Kürdistanlılar tarih boyunca ilk kez kendi oluşturdukları sistemi inşa etmeyi başardılar. Bu sistem bugün Rojava’da yaşama geçiriliyor. Kuzey Kürdistan’da ise Mart seçimleri ile bu sistem daha da sonuç alıcı hale gelecektir. İşte böyle bir süreçte Rojava’da IŞİD çetelerinin Türkiye’nin desteğiyle saldırılarını artırması Kuzey Kürdistan’da ise Hizbul-Kontranın partileşmesi sıradan gelişmeler değildir.

Siyasallaştırılan bu radikal kesimlerle iktidar sahipleri, kürdü kürde kırdırtmaya çalışmaktadır. Gerek Gever, Batman ve en son Amed ’in Lice ilçesinde yapılan faaliyetlerle neler yapılmak istendiği herkes tarafından bilinen bir gerçektir. Nelere yol açacağını da her kes bilmek zorundadır. Tehlikeli bir senaryo sahneye konulmaya çalışılıyor. Bazı kesimlerin toplu şekille ‘’Yaşasın Kürdistan’a İslam ‘’sloganları atmaları hiç tesadüfi olmamakla beraber Kürdistan’da ideolojik bir savaşın zemini atılma çabaları olduğu da göz ardı edilmemelidir. Nitekim yukarıda bahsettiğimiz sessizliğin sebebi budur. 

Başta Türk devletinin Kürdistan’da Hizbul-Kontra ve El Kaide uzantılarına verdiği destek çok yakın bir zamanda Türkiye’yi uçuruma götürecektir. ABD’nin Afganistan işgaline aktif destek veren Pakistan’da istikrar bir daha yakalanamamıştır. 
Uluslararası güçlerin işgal ve istilalarına hizmet eden Suudi sermayeli kendilerini Radikal İslamcı olarak gösteren El Kaide gibi çete grupları, İslam adına vahşice insanların kafalarını kesen görüntüleriyle Yahudi ve Hristiyanlık propagandası yapmaktadır. El Kaide ve Hizbul-Kontra uzantıları İslam anlayışlarıyla Hz. Muhammed’in İslam anlayışına ihanet etmektedirler.


Hz. Muhammed’in İslam “ne radikal nede ılımlı” dır. Hz. Muhammed’in İslam’ı kapsayıcıdır ve bütünleştiricidir. Kendi varlığı için bir başkasını yok etmez.

Munzur Dicle

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info


Parveke

TAGS(ETIKETLER): Inanc  Kurdistan  El  Kaide  Hizbul-Kontra  Islam  Anlayisi  Islamiyet  ISID  ABD  Kurt  Irak  Petrolleri  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.