İRADE KIRMA SALDIRILARI
Makaleler / 01 Şubat 2014 Cumartesi Saat 08:21
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Son zamanlarda Kürtlere ve Kürt gençleriyle ortak hareket eden solcu gençlere ırkçı faşistler tarafından saldırılar artmış bulunmaktadır. 1970’li yıllarda faşistler sol gençlere saldırsa bile tutuklananlar ve işkencelerden geçenler sol gençler olurdu. Sol gençliği yıldırmak için her türlü bastırma yapılırdı.

Son zamanlarda Kürtlere ve Kürt gençleriyle ortak hareket eden solcu gençlere ırkçı faşistler tarafından saldırılar artmış bulunmaktadır. 1970’li yıllarda faşistler sol gençlere saldırsa bile tutuklananlar ve işkencelerden geçenler sol gençler olurdu. Sol gençliği yıldırmak için her türlü bastırma yapılırdı. Öyle ki, faşistler her gün saldırıp sol gençleri öldürmesine rağmen milliyetçi cephenin Başbakan’ı Süleyman Demirel “Hiç kimse bana milliyetçiler adam öldürüyor dedirttiremez” diyerek katilleri savunuyordu. O dönem NATO Türkiye'yi sağlam tutmak için devleti tamamen sol güçlere ve yeni yükselen Kürt Özgürlük Hareketi'ne yöneltmişti.

Şu anda da yurtsever devrimci Kürt gençlere ve solcu gençlere her gün saldırılmasına rağmen devlet hiçbir önlem almıyor. Bu tutumuyla ırkçı faşistlere “İstediğiniz gibi saldırabilirsiniz” demiş oluyor. Bu kadar yoğun saldırılara rağmen saldırganlara yönelik hiçbir tedbir alınmaması başka bir anlama gelmiyor.

Aslında Türk devlet politikasında sürekli Kürtlerin iradesini kırma politikası vardır. Türk devletinin yazılı olmayan faşist anayasasının bir maddesi de budur. Kürtlerin başını kaldırmaması için sürekli başına vurmak ve iradesini kırmak! Kuşkusuz Kürt Özgürlük Hareketi Kürt’ün bu kara kaderini kırdı. Artık sinik ve baskılara boyun eğen Kürt değil de, direnen Kürt gerçeğini ortaya çıkardı. Türkiye cumhuriyetiyle birlikte Kürt’ün tarihsel toplumsal karakterlerinden kaynaklanan savaşçılığı kırılıp boyun eğen Kürt haline getirilmek istenmişti. İsmail Beşikçi 1960’lı yılların sonunda yaptığı sosyolojik tespitlerde en fazla da bu gerçeği dile getirmekteydi.

Kürt Özgürlük Hareketi direnişiyle bu politikayı büyük oranda boşa çıkarmış olsa da Türk devleti bu politikadan vazgeçmemiştir. Türkiye'nin her tarafında Kürtlere, Kürt işçilere ve öğrencilere saldırılmasının nedeni, iradelerini kırma ve iradeli duruş sergilemelerinin önüne geçmektir. BDP’liler Karadeniz turuna gittiğinde yapılan saldırılar da hep bu amaçla yapılmıştır. Kürtler böylece siyasi sömürgecilik ve kültürel soykırım altında da olsalar sürekli savunmada olsunlar ve bu ortamda da kültürel soykırım politikalarını sürdürüp nihai amaçlarına ulaşsınlar! Saldırılar da bu amaçlarına ulaşmak için planlı ve örgütlü yapılmış saldırılardır. Beyaz ya da yeşil Gladio, beyaz ya da yeşil Türkçülük olsun, hepsi böyle bir amaç ve planlamayla hareket etmektedirler. 

Esenyurt’ta bir MHP’li öldürüldü. Tabii ki bu tür olayları benimsemiyoruz. Ancak yıllardır her gün asker ve polis binlerce sivil Kürt’ü öldürdüğünde, Kürtler linç edildiğinde, hatta öldürüldüğünde sesini çıkarmayanlar saldırıya uğrayan gençlerin aileleri olaya karışıp (mahkemede böyle ifade vermişlerdir) bir MHP’liyi öldürmeleri üzerine Esenyurt’taki olayı günlerce işlediler. Kürtler üzerindeki baskı ve öldürmeleri az görüyor olacaklar ki, bu olaydan sonra yine Kürtler hedef gösterildiler. Kürtler ve Kürt gençlerine her gün yöneltilen saldırılar bu olayla birlikte daha da arttırılmış bulunmaktadır.

İnsan öldürmede, solcu ve Kürtlere saldırmada tescilli sabıkalı olan MHP ve lideri bu olayı Kürtlere bir saldırı vesilesi yapmışlardır. Kürt Halk Önderi ve PKK'ye her gün küfür edilerek Kürtler tahrik edilmektedir. Esenyurt olayından sonra bu partinin söyledikleri ve yaptıkları planlıdır. Biz tahrik ediliyoruz diyerek tahriklerini arttırmış bulunmaktadırlar. 1970’li yıllarda bu partinin lideri hep demagoji yaparak, hiçbir olayın arkasında yokuz derler; ama her gün gençlere saldırırlardı. Kürt gençlerine, işçilerine, halkına her yerde saldıran kendileriyken şimdi kendilerini mülayim ve masum göstererek 1970’li yıllardaki gibi saldırılarına zemin yaratıyorlar. Esenyurt olayından sonra söylenenleri ve yapılanları başka türlü anlamak mümkün değildir.

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş bu konuda hükümeti uyardı. Hem çatışmasızlıktan söz edilecek, hem de her gün gençler başta olmak üzere Kürtlere saldırılacak! Böyle bir ortamda ne kardeşlik olur ne de çözüm. Bir çözüm her şeyden önce de Kürtlere yaklaşımın değişmesiyle olur. Kürtleri bu devlet çatısı altında şamar oğlanı yapmak istemek en büyük bölücülüktür. Kürtler artık eski Kürtler olmadığına göre, Türk devleti de tüm siyasi partiler de Kürtlere yaklaşımlarını değiştirmelidir.

Kürtler üzerinde irade kırma saldırıları planlayanlar Kürtlerin bunun kabul etmeyeceğini iyi bilmelidirler.

Hüseyin Ali

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info


Parveke

TAGS(ETIKETLER): irrade  kirma  saldirilari  AKP  NATO  MHP  Turkiye  Kurt  Kurdistan  Huseyin  Ali  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.