LOZAN’DAN’ CENEVRE’YE, İNÖNܒDEN DAVUTOĞLU’NA
Serbest Yazılar / 21 Ocak 2014 Salı Saat 08:49
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bilindiği gibi Lozan Antlaşması yapılırken Kürtler dahil edilmemişti. Bu gün ise AKP, KDP, El Parti, Azadi, El Kaide el ele vermiş Kürtlerin bağımsız bir şekilde temsil edilmelerini engellemek için ellerinden geleni yapıyorlar. KDP tarihi misyonunu bu günde oynuyor. İhanet çizgisi kendini yine gösteriyor.

Cenevre-2 toplantısına son bir gün kaldı. Cenevre-2 toplantısına Lozan-2’ de diyebiliriz aslında.

Lozan’ da ne oldu, Cenevre’de ne olacak?

Kürtlerin, Cenevre-2 toplantısına bağımsız bir şekilde katılması mı gerekiyor yoksa, bazı ihanetçi elit Kürt kesimlerinin istedikleri gibi Suriye Koalisyonu ile beraber katılmaları mı gerekiyor?

Bilindiği gibi Lozan Antlaşması yapılırken Kürtler dahil edilmemişti. Bu gün ise AKP, KDP, El Parti, Azadi, El Kaide el ele vermiş Kürtlerin bağımsız bir şekilde temsil edilmelerini engellemek için ellerinden geleni yapıyorlar. KDP tarihi misyonunu bu günde oynuyor. İhanet çizgisi kendini yine gösteriyor.

Türk devleti İsmet İnönü şahsında Kürtleri Lozan’a katmamak için elinden geleni yapmış ve başarılı da olmuştu. Dünün İsmet İnönü’sü, bu günün Ahmet Davutoğlu’su olarak karşımıza çıkıyor.

Lozan’da Kürtleri saf dışı bırakarak Türk ulus devletinin kurulmasını sağlayan İnönü, daha sonra Kürtleri katletmeye başlamış ve tarih sahnesinden silmek için kolları sıvamıştı. Çok merak ediyorum acaba Dovutoğlu’nun da Rojava’da ki planı bu mu? Eğer planı bu ise büyük yanılgı içinde olduğunu bilmelidir.

Ahmet Davutoğlu’da istediğini yaptı. Kürtleri, dünya kamuoyuna rejim taraftarı olarak göstererek, hedef tahtasına oturtmaya çalışıyor. Davutoğlu’nun Ortadoğu özelinde bütün Dünya’da, Türkiye’yi düşürdüğü durum ortadadır. Davutoğlu’nun belirlediği politikalarla hareket edip bütün dünyaya kafan tutan, bu gün ise  kendi ideolojik hareketinin paralel yapıları ile uğraşmak zorunda kalan bir Erdoğan örneği var karşımızda. Davutoğlu’nun, kof siyaseti Türkiye’yi uçurumun dibine getirdiği bilinmelidir.   

Tarih tekerrür ediyor!

Lozan, 1. Dünya Savaşı sonunda oldu ve Kürtler param parça edildi. 3.Dünya savaşının yaşandığı günümüzde de Kürtler aynı durumu yaşayacak mı?

Türk Devleti tarihte olduğu gibi bu günde Kürtlere karşı olan düşmanca tavrını ortaya koydu.

Türkiye gündeminin bu kadar yoğun ve kader belirleyici olduğu bu dönemde, Kürtler tarafsızlığını korumaya çalışırken, Türk devleti Kürtlere olan düşmanlığı nereye kadar sürecek?

Sakat bir şekilde yürümeye  çalışan bir çözüm süreci ortada dururken, Davutoğlu baltayı Türkiye’nin ayağına vurmaya devam ediyor.

Türk devletinin diplomasi ve dış aklı Davutoğlu, Kürtleri analiz etmede sorun yaşıyor. Eğer Davutoğlu Kürtlere karşı, böyle hareket ederek, İnönüleşmek istiyorsa bilmesi gereken şeyler var.

Lozan döneminde, İslam kardeşliği temelinde hareket eden Kürtler vardı. Ulusal bilinçten çok aşiretsel yapılanma hakimdi.

Kürtler, diğer halklar gibi örgütlü değildi.

Kürtlerin arkasında durabilecek, on binlerce kişiden oluşan, Kürdistan dağlarında, Kürdistan davası için, kendini feda etmek için bekleyen fedaileri yoktu.

Kürtleri Ulusal bilinç temelinde bir araya getirebilecek Önderleri yoktu.

Kürdistan’ın her köşesinde kendini örgütlemiş ve tamamıyla Ulusal bilinçle hareket eden bir partileri yoktu.

Bu gün hepsi var. Kürtler, Lozan sonrası Şeyh Sait, Dersim ve Zilan’da yaşadıkları katliamları yaşayamaz. Çünkü Kürt hareketi buna izin vermez. Kürtler buna izin vermez.

Kürt ittifakı yerine El Kaide ittifakını tercih eden Türk devleti, ileride El Kaide terörünün acısını çok derinden yaşayacaktır. Bunun en büyük suçlusu ise Davutoğlu olacaktır. Tarih bu gün nasıl İsmet İnönü’yü lanetliyorsa, Davutoğlu’da aynı şekilde lanetlenecektir.

Şiyar Ardil

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

Parveke

TAGS(ETIKETLER): cenevre2  davutoglu  siyar  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.