LARZAK: BİR KAÇ KÖYLÜNÜN YAŞAMI SAVUNMASININ DİRENİŞ DOLU ÖYKÜSÜ
Ekoloji / 09 Ocak 2014 Perşembe Saat 08:17
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tüm bu mücadele sürecinin bir sonucu olarak geçmişte Larzak komitelerinde yer alanlar şimdi Fransa’da pek çok siyasi partide ve çeşitli sivil toplum kurumlarında demokrasi mücadelesinde kritik görevler üstlenmişlerdir. Larzak bölgesinin bugünde devam eden yaşam, üretim, yönetim ve örgütlenme tarzı başka bir yaşamın mümkün olduğunun en çarpıcı örneklerinden biridir.

Larzak'ı duydunuz mu?

Bu soruyu pek çok kimseye soruyoruz.

Ve...

Aynı cevabı alıyoruz.

Hayır.

Bu demokrasi mücadelesi veren bizler açısından olumsuz bir durum. Ciddi yetersizliktir de denilebilir.

Neden mi? Çünkü şimdi bizlerin yapmak istediklerine benzer şeyleri geçmişte yapmış olanlar, şimdi yapmak için uğraşanların deneyimlerinden faydalanmak, dersler çıkarmak mücadelemizin ilerleyebilmesi için önemli bir araçtır. Ayrıca bizler, kapitalist modernite güçlerine karşı örgütlenen güçlerin birliğini savunanlar için birbirinden haberdar olmama durumu ayrı bir eksiklik…

Şimdi demokratik kurtuluş, özgür yaşamı inşa gündemimizdeyken Larzak örneği gibi örnekleri incelemek öğretici olacaktır.
Bu yazıyla Larzak'ı tanıtmaya çalışacağız. Tarihlerini, bugünlerini ve projelerini...

Larzak...

Larzak, Fransanın güneyinde bin kilometrelik bir alana yayılmış yayladır. Denizden yüksekliği 600-900 m arasındadır. 19.yy’dan itibaren rokfo peynir endüstrisinin kurulmasıyla koyun yetiştiriciliğinin yoğunlaştığı bir alandır.

1902 yılından beri yaylada askeri alan bulunmaktadır.

28 ekim 1971 yılında Fransız hükümeti orada daha önce 3000 hektar kadar bulunan askeri araziyi 17000 hektar'a çıkarma kararı alır.

Alınan bu karar Larzak açısından tarihi bir karar olur.

Askeri bir alan mı, yoksa bir yaşam ve üretim alanı mı?

Fransız hükümetinin askeri alanı büyütme kararına kadar Larzak'ta anlayış olarak klasik bir köylü nüfus bulunmaktadır. Nüfusun çoğunluğu Hristiyan eğitimi almış, tarımla uğraşan gençlerden oluşmuştur. Alan bu direniş öncesinde ne su, ne elektrik ne de yola sahiptir. Çiftlikler arasında iki-üç kilometre mesafe vardır. Köylülerin çoğu birbirini tanımıyordur yada az tanıyorlardır. Larzak köylüleri 103 aileden oluşmaktadır.

Hükümetin aldığı karara köylülerin bir kısmı karşı çıkar. Bir kısmı hükümetin kararına boyun eğerek topraklarını satar. 1971 yılının sonunda Larzak köylüleri bir araya gelir ve ne yapabileceklerini tartışırlar.

Bir yol ararlar.

Bir şey yapmak gerekir derler. Başlangıçta Larzaktaki köylülerin bir kaçı hariç hepsi kaderlerini devletin eline bırakmayı düşünürler. Bir şey yapmayı düşünen köylülerin çoğunluğu da silahlara yönelmek ister. Hatta gösterilerde biçer döverleri, traktörleri polisin, ordunun üstlerine sürmeyi düşünürler. Bir süre sonra 6 kasımda Mio’da ilk eylemlerini yaparlar. Başlangıçta topraklarını korumak isteyen köylülerden oluşan hareket bir kaç yıl sonra alanın askerileştirilmesine karşı örgütlenen bir hareket haline dönüşür. Başlangıçta sadece Larzak köylülerinden oluşan bir hareketken, destek olması gereken insanlara ihtiyaç olduğunun farkına çabuk varılır. Mio’da mücadele içindeki işçilerle ilişkiye geçilir. Bu ilişki hızla gelişir.

Direnişçi Bilge : Lanzo De Vasto

Köylülerin üzerinde en çok etkisi olan kişilerin başında Lanzo De Vasto vardır. Lanzo de Vasto 1901'de İtalya'da doğmuş, Gandi'nin Batıdaki öğrencilerinden biridir. O da Gandi gibi ruhsal uyanış ve diyalog yoluyla, daha da önemlisi şiddetsiz bir yöntem kullanılarak mücadele etmenin doğruluğundan yanadır. Yorgunluk nedir bilmeyen bir gezgin olan Lanzo De Vasto Hindistan'a Filistin’e ve Avrupa'nın bir çok ülkesine gitmiştir. Nükleer fabrikalara, Cezayir savaşı sürecinde uygulanan işkencelere yani genel olarak savaşa karşı olan tutumunu açıkça sergilemiştir. Larzak'ın yakınında bulunan ve şiddetsiz bir mücadeleyi temel alan aş birliğinin kuruculuğunu yapmıştır. 71 yaşında askeri alanın genişletilme kararına karşı on beş gün süren bir açlık grevine başlar.

Larzak'ın askeri alan olmasına karşı ilk büyük eylemlerden birini aş birliği yapar. Larzak'taki orduya ait toprakları işgal eden bir eylemdir bu. Eylem öncesinde bir ekolojist gazeteye bu eylem için yardım çağrısı içeren bir ilan verilir. Bu ilana yanıt veren bir çok kişi ilişki kurarak Larzak'a gelirler. Bir kısmı da Larzak’a yerleşme kararı alırlar.

1973 yılındaki bir toplantılarında başka bir şehirde çalıştıkları fabrikayı işgal eden işçiler için 4000 frank para toplanır. 
Daha sonra ordunun topraklarını işgal edip işleten köylüler bir yıllık gelirlerini Mari’deki işçilere verirler.

Bu mücadele sırasında bir çiftlik inşa etmeye karar verilir. Ve istekli herkese çağrıda bulunulur. Radikal solculardan, radikal sağcılara kadar herkes bu çiftlik şantiyesinde çalışmak için gelirler. Sıklıkla tartışmalar çıkmasına rağmen üretimde, yararlılıkta ortaklaştıran bir yaklaşımla herkes işe katılır.

Bu eylemlerle köylüler, köylü talepleri karşısında kamuoyunda bir duyarlılık yaratılır.

Mücadele her zaman insanların hayatlarındaki somut durumlardan hareketle yürütülmesi, devamlılığı esas alınır. İnsanların hayatlarını nasıl daha iyi yapabiliriz düşüncesiyle yola çıkılır.

Toprağa ilişkin örgütlenen ilk kuruluş TAT’tır. Yani tarım arazileri topluluğudur. Mücadelede toprak sahiplerine toprakların ordudansa bu topluluğa satılması önerilir. Bu şekilde askeri alanın çevresindeki 1200 hektarlık alan köylülerden satın alınır. Bu ortak toprak sahipliliğinin ilk adımıdır. O zaman herkes 1500-2000 franklık çeklerle tarım arazileri topluluğunun hisselerini satın alırlar.

Mücadelenin ilk yıllarında sadece bölge çapında bir hareketken, bölge dışında kimse Larzakı tanımadığının farkına varan Larzaklılar eylemlerini ulusal alana taşırlar. Eyfel kulesinin önüne koyunlarını otlatmak için götürmekten, traktörlerle Parise gitmeye kadar pek çok eylem yaparak hem ulusal hem de uluslar arası arenada gündeme girerler. Mücadeleye sonradan dışarıdan gelerek katılanlar daha önce kurulan işletmelere yerleşirler. Yeni gelenler ve köylüler birbirlerini tanımak zorundadılar ve bu başta hiçte kolay olmaz. Dışardan gelenler köylülere fikirlerini dayatırlar. Aşılamak isterler. Köylüler bunu kabul etmez ama tümden de redci yaklaşmazlar. Pratik işlerde dışarıdan gelen radikal örgüt militanları zorlanırlar. Buna rağmen Larzak köylüleri onları dışlamaz. Yeni gelenler başta zorlansalarda, köylülerin desteğiyle  ordunun  pek çok baskısına ve uygulamasına karşı direnirler. Mücadelenin bir parçası olduklarını kanıtlarlar. Hiçbir zaman taşınması gereken bir yük gibi olmazlar.

Larzakta çok sağlam bir çekirdek oluşturulur. Ekolojistler, anti militaristler, siyasi partiler, oksitanlar gibi pek çok kesim bu harekete destek için gelir. Özgün bir hareket olarak şekillenmesinde direnişin on yıl sürmesinin katkıları vardır. Tüm bu hareketlerin Larzak köylüleriyle karşılaşmasıyla bu on yıl içinde hem ilişki hem de mücadele tarzları değişir. Gelenekçi olan insanlarla, daha çok 68 kuşağının devamı olan hareketlerden gelen insanlar arasında tamamen yeni bir düşünce biçimi doğar.

10 Mart 1975 te bu mücadeleye öncülük edenlerden birinin evi bombalanır. Şans eseri can kaybı olmaz. Ordu ev sahibini kendi evini havaya uçurmakla suçlar. Bu olay sonrasında ulusal destek günü organize edilir.

Yedi yıl boyunca her ay cumartesi pazar günleri tüm Fransa’daki Larzak komiteleri köylülerle bir araya gelirler. Bu toplantılarda komitelerin ne yapılabileceği tartışılır. Bu yöntemle olağan üstü bir tecrübeye ulaşılır. Örneğin işçi-köylü siyasi hareketi çok ince analizler yapar. Mücadele boyunca ordu ve polis provakasyonlara devam eder, bazı köylüleri çiftliklerinden dışarı atar. Buna karşı Larzak destek komiteleri tartışmalar sonucunda ne tarz eylemler yapılması yönünde görüş belirtirler ancak hiç bir zaman dayatıcı olmazlar. Fransa’nın pek çok yerinden 50-100 bin kişinin katıldığı eylemler düzenlenir.  3.dünya ülkeleri için ekinler biçilir.  Bir gurup vicdani redci şiddetsizlik, savunma ve barış konuları için bir savunma merkezi kurarlar. 

Tek Amaç Toprağı Savunmak

Bu mücadelenin  başlangıcında mücadeleyi başlatanların da, desteğe gelenlerinde bir amacı vardır. Tek amaç vardır toprağı savunmaktır.

Eylem gösteriş için yapılmaz. Bu mücadelenin toprağı savunmanın yanında köylülerin birbirlerini tanıyıp, ilişkileri gelişmesinde önemli katkısı olur. Mücadele ilerledikçe amaçlar büyür. Boş, kullanılmayan arazilere yerleşecek köylülere ihtiyaç olur. Paraya ihtiyaç olur. Bir dayanışma kasası kurulur.

Ulusal çapta devlete verilen verginin yüzde üçünü devlete vermeyip köylülere gönderilmesini amaçlayan bir kampanya başlatılır. Bu sayede çok miktarda para elde edilir. Ardından bir yurttaş üniversitesi kurulur. Larzak mücadelesi sırasında işgal edilmiş topraklara yerleşmişlerin bankadan kredi alma hakkı yoktur. Bazı militanlar daha sonra kendilerine ödemek şartıyla borç vermeyi kabul ederler. Bu bir merkeze bağlanır. Ve bu sistem Larzak’taki ekonomik sistem oturana kadar iyi şekilde işler.

Larzak dayanışma sandığı diye bir banka kurulur.

Bu mücadelede sermaye kavramına karşı çalışma ön plana çıkar. Çünkü köylüler köylü kalabilmek için mücadele ederler. Oysa çoğunluğu üzerinde bulundukları toprakların sahipleri değildirler. Bu mücadeleden sonra ortaya çıkan ikinci bir olgu ise dayanışma olur. Kimse tek başına başaramaz fikrinde hem fikir olunur. Orduya karşı direniş kadar yaşamın devam edebilmesi için ekonomik bir direnişte gerçekleştirilir. Larzak mücadelesinde yapılan her şey her zaman herkesin ortak kararıyla yapılır.  Birlik içinde olunmasaydı yüz ailenin orduya karşı direnmesi mümkün olmazdı. Devlet her zaman birilerini satın almaya birilerini rahatsız etmeye birilerine destek verirken birilerine baskı yapmaya çalışır. Ama her zaman grup birlik içinde olur. Bazen bu kolay olmaz. Tartışmalar yaşanır ancak sonuç her zaman birliktir. Başkalarının görüşlerine saygı duymazsak sorunların üstesinden gelinemeyeceği fikrinde herkes hemfikir olur. 
Fransa’da Miterand’ın cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra devlet 1971 de aldığı karardan vazgeçer.
 
Direniş sonrası ikinci bir aşama yaşamı yeniden kurma...

Mücadele başarıyla sonuçlanır. Ama bu mücadele süresince aileler içinde çeşitli sorunlar da yaşanmıştır. Bu gençlerde umutsuzluğun olmasına neden olur. Larzak, zaferinden sonra, kısa bir süre eski haline döner.

Tabi on yıllık mücadelenin vermiş olduğu birikim, tecrübe burada ortaya çıkar.

Larzakı yeniden canlandırmak için adaylara çağrıda bulunulur. Bunda Fransa çapında örgütlenmiş Larzak komitelerinin de payı vardır. Hiçbir geleneksel çiftçi Larzak'a gelmez. Gelenlerin hepsi yeni köylülerdir. Yani tarım eğitimi almış şehirlilerdir. Larzak onlar için ilginç bir yerdir. Çünkü burada çok hareketli bir yaşam vardır. Bencillik yoktur. Tarım alanlarının çoğu ortak işletiliyordur. Şartlar tarımcılık için çok çok elverişli olmamasından dolayı tarım ve hayvancılığı çekici kılacak, verimli kılacak bir örgütlenme tarzları üzerine düşünmek gerekiyordur. Bunun üzerine bazı oluşumlar hayata geçirilir. Öncelikli işlerden biri biyolojik tarıma geçmek olmuştur. Biyolojik tarımla bilinen tarımcılık kadar hatta daha verimli bir tarımcılık yapılabileceği burada kanıtlanmıştır.

İktidar Olunmasa da…

Larzak mücadelesi sırasında küçük ekonomik gelir toplulukları da kurulur. Piyasanın koşullarının çok zor olduğu bir zaman yaşanıyordur. Buna karşı tüm çiftçiler derneksel bir yapı kurulur. Daha önce ürünler tekellere satılır. Bu ürünleri alan tekeller buradan aldıkları ürünleri dünyanın dört bir yanına pazarlarlar. Bu üretim ve tüketimde mevcut kötü sistemin devamlılığını sürmesine neden olur. Buna karşı direk satış diye bir sistem kurulur. Üretilen mallar çevre yerleşim yerlerinde kurulan pazarlar yoluyla tüketiciye ulaştırılır. Bu şekliyle tekellerin köylü emeği üzerinde büyümesine karşı durulur. Aynı zamanda üretici ve tüketici arasında sosyal bir bağ kurulur. Bunu kapitalist sistem minimuma indirmiştir. Bu durum mücadele başlamadan önce bir ütopyadır.  

“Büyük koslar ekonomik gelir topluluğu” 1982 de kurulur. Çiftçilerin bir arada olmasını sağlayan hukuksal bir oluşumdur bu. Tarım ile uğraşanların biraraya gelmelerini sağlayan bir yapı. Bu örgütlenme içerisinde üyeler, bütün işleri kendileri yapar. Hayvanlar ortak mezbahalarda kesilir. Ürünlerin pazarda satılacak şekilde hazırlandığı yerler var. Sığır, koyun, kümes hayvanları, arı, sirke yapıcıların olduğu bir oluşumdur bu. Bütün bunlar maaş karşılığında yapılmıyor. Daha çok ortak çalışarak yapılır. Bir tür özyönetimle. İktidarda olmazsalar da kendi topraklarında kendi kurdukları sistemle yaşayabiliyorlar. 

Bu işletmelerde yapılan her şeyin ortak bir şekilde satıldığı bir ekonomik gelir topluluğu kurulur.

Örneğin çiftçinin işi besin üretmekken, mevcut kapitalist sistem sadece kazanca indirgemiştir. Kurulan kooperatiflerle hem bir sosyal ilişki sağlanır.  Hem de kurulan kooperatifle ayrı bir ekonomik sistem de kurulur.

Köylüler bu mücadelelerinden aldıkları güçle alternatif bir dünya arayışına girerler. Kapitalist toplumu sorgulayan, başka türlü bir yaşamı arayan ve bunu uygulamaya çalışan bir yer yaratılır. Başarılabileceğini de gösterirler. Bütün çiftlikler dolar. Yayladaki insanlar arasında da çok büyük bir dayanışma yaratılır.

Bu yaylada kooperatif var. Aynı zamanda özel mülkiyette var. Özel mülkiyet ve kolektif mülkiyetin bir dengesi kooperatif sayesinde oluşmuş durumdadır. Burada insanlar üretmek, düşünmek için başka ihtimallerinde olduğu bir ortamda ortak üretim ve ortak yaşamı tercih ediyorlar.

Bu kooperatif sağladığı hak ve olanaklarla birlikte üyelerine sorumluluklar da yüklüyor. Kooperatif üyeleri kendilerine soru soruyor:

Nasıl üretiyoruz, kimin için üretiyoruz, hangi şartlarda üretiyoruz, ne kadar üretiyoruz?

Direk satış deneyiminden yola çıkarak üretimin bir kısmı sınırlandırılabiliyor. Bu sayede tüketim için yüzlerce hatta binlerce kilometre dolaşmasını da engellenebiliyor. Çünkü aynı malın binlerce kilometre ayrı bir yerde üretilmesi daha ucuza mal oluyor. 

Larzak çiftçileri ve çobanları bir peynircilik kooperatifi kurarlar. Kooperatifin bütün üyeleri bir sermayeyi getirir. Her yıl yeni üyelerin katıldığı bir kooperatif olur. Bu sayede daha iyi şartlarda daha az çalışılır. Ayrıca büyük bir sanayiye ihtiyacın olmadan kendi imkanlarıyla peynir üretilebileceği kanıtlanır. Bu kooperatifin kuruluşu için üç yıl uğraşılır. Bu kooperatife üye olmanın bir şartı da biyolojik süt üretmektir. Bu durum üyelerin yaklaşımını da değiştirir. Zararlı bitki ve böcekleri öldürmek için ilaç kullanılmaz.  Çok az gübre kullanılır. Bu kooperatifin mevcut durumda müşterilerle konuştuğu konu fiyat değil kalitedir. Kooperatifin asıl amacı geliri yükseltmek değil kalitedir: Yapılan tüm yatırımlar da kaliteyi arttırma yönündedir.

Tarım aletleri kooperatifi

Kurulan bir diğer kooperatif tarım aletleri kullanma kooperatifidir. Bu kooperatif malzemenin ortak alınması ve ortak kullanılmasını düzenlemek için kurulur. Ortak satın almanın ardından nasıl bir işleyiş olmalı karşılıklı yardım gibi konuşulduğu günler, toplantılar olur.

Bu kooperatife üye olmak için çiftçi olmak gerekir. İdari bir başkan var. Kararlar üyelerin bir araya geldiği idari konseyde alınır. Yani karar ortak verilir. Bu tarımcıların daha az maliyetle ihtiyaçları olan malzemelere ulaşmalarını sağlar. Her köylüde aynı aletin olması saçma olduğunu düşünüyorlar. Beraberce çalışma harcamaları azaltılabilir. Bu aletlerin satın alınması ve kullanımı arasında bir doğru orantı var. Kim daha az kullanıyorsa o az ödüyor. Kim çok kullanıyorsa o çok ödüyor.

Larzak’ta yaşanan önemli diğer bir sorun da toprağın işletilmesini düzenlemektir. Öncelikli toprağın işletilmesini düzenlemek gerekir. Altı bin hektarlık alan devlete aittir ve devlette bunu tarım bakanlığına vermiştir. Bu topraklar için bir şeyler yapılmalıdır. İşletilmeleri gerekiyordur. Bu yüzdende bir toprak yönetim kuruluşu yaratılır. Bu altı bin hektar toprak altmış yıllık yenilenebilir bir sözleşmeyle Larzak toprakları sivil topluluğuna verilir. Bu topluluk da bu toprakların çiftlik kiralarını mesleki sözleşmelere göre verir. Bu çiftçiler emekliliklerine kadar bu toprakları ellerinde tutuyorlar. Sonrasında bu toprakları yeni gelenlere bırakmayı kabul ediyorlar. Bu topluluğun tüm üyeleri senede bir genel toplantı yapıyor. Tüm işlerin yönetim ve işleyişini seçtikleri on bir kişilik heyete devrediyorlar. Onlarda ayda bir kez bir araya gelip belli noktalar üzerinde tartışıyorlar. Eğer idari konsey uzlaşamazsa o konu genel kurula havale ediliyor. Topraklar ortalama 250 hektar alanlara bölünerek dağıtılır. 

Vefalı Mücadele…

Larzak mücadelesi boyunca düşünmeye, mücadeleye alışan beyinler her zaman var olan farklı sorunlara çözüm aradılar. Organize etmeye alışmış beyinler bunu devam ettirdiler. Çözümün yukarıdan gelmesini hiç bir zaman beklemediler.  Köylüler sosyal mücadeleye girdiler. Diğer adaletsizliklerin bilincine vardılar. Dünya ticaret örgütünün sadece bazılarının çıkarına uyan kurallarını, işleyişini gördüler.

Kazandıkları gün verilen desteğin hakkını verebilmek için dünyanın dört bir yanındaki direniş hareketleriyle dayanışma içine girdiler. Bunun için Larzak vakfını kurdular. Hem fikir-deneyim hem de maddi-manevi destek için organizasyonlar içine girdiler. Tabi uluslar arası mücadeleyi kazanmadan anti kapitalist yaşamı tam anlamıyla yaşamsallaştıramayacaklarının bilinciyle dünyanın dört bir yanında uluslar arası tekelci güçlere karşı mücadele içinde olundu.

Dünya ticaret örgütünün kararlarının etkisiyle ortalama her yıl Fransa’da 30 bin köylü şehre göç ediyor. Buna karşı mücadele ediyorlar. Binlerce kilometre ötede birkaç kişinin aldığı kararlar tüm insanlığın yaşamını ve dünyayı alt üst ediyor ve kimse bunların yeterince farkında değil. Larzaklı köylülerin bir amacı da bunu herkese anlatabilmek. Dünya ticaret örgütüne karşı mücadele etmezseler Larzak’ın da geleceğinin riskli olduğunu biliyorlar. Köylüler hiç kendi topraklarının kurtulmasıyla yetinmedi daha adil bir dünya için mücadeleye devam ettiler. 

Tüm bu mücadele sürecinin bir sonucu olarak geçmişte Larzak komitelerinde yer alanlar şimdi Fransa’da pek çok siyasi partide ve çeşitli sivil toplum kurumlarında demokrasi mücadelesinde kritik görevler üstlenmişlerdir.

Larzak bölgesinin bugünde devam eden yaşam, üretim, yönetim ve örgütlenme tarzı başka bir yaşamın mümkün olduğunun en çarpıcı örneklerinden biridir.

Andok Kelaşin

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info


Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.