DİRENİŞ ABİDESİ SARA YOLDAŞ
Makaleler / 07 Ocak 2014 Salı Saat 08:58
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bir yıl önce üç devrimci kadın katledildi. Sara, Rojbin ve Ronahi (Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez). Direnen Kürt ve PKK düşmanlığı bir daha çirkin ve acımasız yüzünü gösterdi. Saldırı büyük bir düşmanlık ve öfkeyle gerçekleştirildi. Cinayetlerin gerçekleştiriliş biçimi bile Türk şovenizmini işaret ediyordu.

Bir yıl önce üç devrimci kadın katledildi. Sara, Rojbin ve Ronahi (Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez). Direnen Kürt ve PKK düşmanlığı bir daha çirkin ve acımasız yüzünü gösterdi. Saldırı büyük bir düşmanlık ve öfkeyle gerçekleştirildi. Cinayetlerin gerçekleştiriliş biçimi bile Türk şovenizmini işaret ediyordu. Bir zamanlar Sara’nın Diyarbakır zindanında gördüğü ve tanıdığı Kürt düşmanlığını bu defa da Paris’te gördü. Amed zindanında işkence yapan gardiyan ile Sara’ya kurşun yağdıran zihniyet, kafa ve kişilik aynıdır.

Sara ve iki arkadaşını katleden BBP’li çıktı. Büyük Birlik Partisi’nin kurucu lideri Sivaslı olan Muhsin Yazıcıoğlu da, Sara’yı katleden Ömer Güney de, Türkiye'nin en azgın faşistleri de Kürtlerle Türklerin yakın yaşadığı yerlerden çıkıyor. Kürdistan’a yakın Türk şehirlerinde bu düşmanlık çok şiddetlidir. Kuşkusuz bu, o insanların doğasında yok. Kendiliğinden gelişen bir düşmanlık değildir. Türk devletinin kültürel soykırımcı politikasının sonucudur. Özellikle bu illerde Kürtler ya biz de Türk’üz deyip erimeli, o zaman kabul edilir ya da Türklüğü kabul etmiyorsa Türk düşmanlığına razı olacak. Türk devletinin zihniyeti ve eğitimi Kürtlere yakın ya da Kürtlerle iç içe yaşayan Türkleri böyle eğitmiştir. Sanki böyle yerlerde Kürt kendi kimliğine sahip çıkarsa, Türk kimliğine bir tehditmiş gibi görülmektedir. İşte Ömer Güney de böyle yetiştirilmiştir. Bu nedenle kolayca Kürt devrimcilerin; Sara, Rojbin ve Ronahi’nin üzerine sürülmüştür.

Bu üç devrimcinin öldürülme nedenleri, katilin yetişme ve Sara ve arkadaşlarını katletmek için yapılan örgütlenme süreci, saldırı dönemi ve saldırının biçimi iyi incelenirse Türk devletinin Kürtler üzerindeki politikaları iyi görülebilir. Üç kadının katledilmesi Türk devletinin acımasız, kültürel soykırımcı politikalarını bir daha hissettirmiştir. Kürtler Türk devletini tanımak istiyorlarsa üç Kürt kadınının bu katletmesini hissetsinler.

Sara, kendisine silah doğrultulduğunda aklından bunlar geçmiştir. Dersim soykırımından öfke duyduğu, Diyarbakır zindanında soğuk yüzünü gördüğü düşmanlığı ve cellatlığı bir daha görmüştür. Sara’nın katledilme gerçeğinde tüm Kürtler bunu hissetmelidir. Hem bu kültürel soykırımcılığa öfke duymalı hem de bu zulüm sistemine karşı mücadeleyi yükselterek Kürtlerin özgür ve demokratik yaşamını sağlamalıdırlar. Bu soykırımcı zalimlerden başka türlü kurtulmak mümkün değildir. Sara, Rojbin ve Ronahi’ye karşı sorumluluğumuzu da ancak böyle yerine getirebiliriz.

Sara kişiliği kadın özgürlüğü ve kadın duruşunda yeni bir dönüm noktasıdır. Onun zulme başkaldıran, haksızlığı kabul etmeyen kişiliği aynı karakteri taşıyan PKK ile buluşmuştur. Böylece Sara’nın karakterinde olan özellikleri PKK ile daha da derinleştirilmiş, kapsamlılaştırılmış ve çarpıcı hale gelmiştir. Sara’nın kişiliği, Apocu gruba (Kürdistan devrimcileri) katılmakla yeni bir kişilik kazanmıştır. Tam da Kürdistan devrimini karşılayacak bir kadın devrimci kişiliği ortaya çıkmıştır. Bu açıdan Sara kişiliğini iki boyutta incelemek önemlidir. Yetişme karakterinden gelen özellikleri ve PKK ile bu kişiliğin büyümesi ve yeni bir boyut kazanması.

Sara kişiliğini anlamada Dersim katliamını, sonuçlarını ve yarattığı sonuçları iyi anlamak önemlidir. Dersim katliamı, son yüzyıldaki katliamların en ağırıdır, en travmatik olanıdır. Kürt toplumu ve kadını açısından en ağır zulüm Dersim’de yaşanmıştır. Dersim’deki irade kırılması da, yine öfkenin en üst düzeyde yaşanması da bu kültürel soykırımcı katliamın ağırlığıyla ilgilidir.

Kürt kadın öncülüğünün Dersim’den çıkması tesadüfi değildir. Kürt kadınının en öfkelisinin, en devrimcisinin, en kişilikli olanının Dersim’den çıkması doğaldı. Çünkü Kürt açısından en zalim ve en ağır kültürel soykırımcı katliam Dersim’de yaşanmıştır. Kürt’e saldırı en kapsamlı biçimde Dersim’de gerçekleşmiştir. Dersim’e saldırı, Kürtlüğü tümden bitirmeye yönelikti. Kürtler üzerinde uygulanan kültürel soykırım politikasının kapsamı da, özeti de Dersim’de vardır. Bugün Dersim’de kültürel soykırımın önemli sonuçlar alması, Kürtler üzerinde uygulanan politikayı açıkça göstermektedir. Aynı politika ve sonuç tüm Kürdistan'da alınmak istenmiştir.

Sara’nın büyüklüğü, daha gençliğinde Dersim katliamını derinden hissetmesidir. Bu nedenle böyle bir soykırımcı sisteme karşı mücadele vererek Kürdistan devrimcilerini (Apocuları) tam da kendisi için kurulmuş bir örgüt gibi görmüştür.

Kültürel soykırım amaçlı Dersim katliamı inkarcı kişilikler yarattığı gibi, Sara gibi Kürtlüğün, Alevi kişiliğinin, Dersim kadınının özlü kimliğini en güçlü biçimde temsil eden ve bunu büyük bir devrimci kişiliğe dönüştüren kadınlar ve Dersimliler de yaratmıştır. Bu açıdan da Sara kişiliğini Dersim’in gerçek karakteri ve Dersim soykırımının kapsamlı olmasının ortaya çıkardığı bir devrimci kimlik olarak tanımlamak gerekir. Böyle bir kişilik Dersim’den çıkabilirdi. Katliamın büyüklüğü sonucu bu büyüklük ortaya çıkmıştır. Nasıl ki Kürdistan devriminin bölge ve dünyadaki zorluğu ancak zorlukla aşılarak bu devrimi geliştirme gerçeği Önder Apo gibi bir önderliği ortaya çıkardıysa, en zorlu katliam yaşayan Dersim’de de Sara devrimciliği ortaya çıkmıştır. Bu açıdan zorlukla mücadele gücünün her zaman kişilikleri büyüttüğü gerçeği bir daha kanıtlanmış bulunmaktadır.

Sara arkadaşı Kürdistan’ın ve Dersim’in koşulları yarattığı gibi, kendisi de Kürt kadınının ve Kürt devrimciliğinin şekillendirmede önemli rol oynamıştır. Özellikle Kürt devrimci kadın kişiliğinin şekillenmesinde Önder Apo’yla birlikte çok belirleyici rol oynamışlardır. Önder Apo ile Sara ilişkisi, Kürt kadın devrimciliğini yaratma ilişkisidir. Önder Apo Sara ile özel ilgilenmiştir. Hem güçlendirmek için büyük destek Sara’ya vermiş, hem de kadın devrimciliğini çarpıcı ve etkili kılmak için eleştirilerini de sürekli yapmıştır. Çünkü eleştiri ve özeleştiri, güçlü devrimci hareket ve güçlü devrimci kişilik yaratılmasında en etkili yol ve yöntemdir. Önder Apo’yla Sara birlikte güçlü Kürt kadın devrimci kişiliği ortaya çıkarmak için çalışmışlardır. Sara, Önderlikle kaldığı her saniyeyi, her diyalogu kendini güçlendirmek için değerlendirmiştir. Çünkü Önder Apo'nun kendi şahsında büyük kadın devrimciliğini görmek istediğini çok iyi bilince çıkarmış; yaşamının her anında Önder Apo'nun kendine verdiği bu anlamı ve değeri bilerek hareket etmiştir. Bu ilişki diyalektiği sonucu Sara yoldaş sadece Kürt kadın Özgürlük Hareketi açısından değil, dünya kadın Özgürlük Hareketi açısından da örnek ve Önder bir kişilik haline gelmiştir.

Sara, sadece Kürdistan’la sınırlanacak bir kadın Önderi değildir, artık dünya kadın Özgürlük Mücadelesinin Önder kişiliğidir. Yaşamı ve mücadelesi böyle bir öncülüğe ve önderliğe layık ve uygun olduğunu kanıtlamaktadır. Hiçbir zorluktan yılmayan, zorlukları Kürt özgürlük mücadelesinin ve kadın Özgürlük Mücadelesinin gelişmesinin zorunlu aşılması gereken eylemleri olarak gören bir yaklaşımla hareket etmiştir.  Bu nedenle her zorluktan kişiliğini ve devrimciliğini güçlendirerek çıkmıştır.

Zorun zoru denilebilecek koşullarda direniş abidesi olması, Kürdistan’daki gelişme diyalektiğini bilmesi ve gereğini yapması nedeniyledir. Diyarbakır zindanında kadın koğuşu ise zorun zorundan daha zor bir koşula sahipti. Bu koşulda büyük devrimciliğinin güneş gibi parıldaması zaten büyük devrimci karakterini kanıtlamaktadır.

Sara, duruşuyla 12 Eylül zindan zebanilerini yenilgiye uğratmıştır. Bu Kürt kadın duruşu karşısında daha karşılaşır karşılaşmaz yenilmişlerdir. Bir devrimci nasıl duruş gösterir denilirse, bunun en somut örneği, Diyarbakır zindanındaki Sara duruşudur. Bu duruş sadece kadınlar koğuşunu ayakta tutmamış, tüm zindanın, hatta zindanların moral gücü olmuştur. Sara’yı gören ve hisseden her tutsak büyük bir direniş iradesi kazanmıştır. Direniş iradesini hemen yaratan ve güçlendiren bir kişilik olarak tarihe geçmiştir. Artık bir Sara kadın direnişçiliği vardır. Kadınlar, onun öncü olarak manevi öncülüğünde sadece kadın Özgürlük Mücadelesini değil, Kürt Özgürlük Mücadelesini güçlendireceklerdir. Bu ruhla mücadele edildiğinde zafer kesinlikle Kürt kadınının ve Kürt halkının olacaktır.

Sara’nın kişiliği başta Dersim ve tüm Alevi Kürt kadınları olmak üzere tüm kadınlar için örnek olmalıdır. Kadınlar Sara kişiliğine ve anısına bağlılığın gereği devrimci kişiliklerini güçlendirmeli ve bu devrimci kadının yaşam gerçeğinde özgür kadın duruşunu gösterebilmelidir. Onun gibi sade ve yaşamını halka adayan bir yaşam duruşuna sahip olmalıdırlar. Sadece saygı duymak ve anmak yetmez; kişiliklerinde yaşam duruşunu ve mücadelesini de yaşatılırsa o zaman Sara’ya layık davanılmış olunur. Ancak böyle Sara’nın yoldaşlığı ve arkadaşlığına layık olunmuş olur.

Sara bir yoldaş canlısıydı. Yoldaşlarını çok severdi. Bütün sevgisini yoldaşlarına gösterirdi. Yoldaşlarını moralli ve güçlü kılmak için devrimci sevgisini ve yoldaşlığını en üst düzeyde gösterirdi. Yoldaşlarına yönelik bir kırgınlığı birkaç dakikadan fazla sürmezdi. Yoldaşlarını sadece sevilecek ve sayılacak arkadaşları olduğunu düşünür ve hep böyle davranırdı.

Sara’nın olduğu yerde moralsizlik ve inançsızlık olmazdı. Her zaman moralli ve inançlıydı. Zaten böyle olduğu için her zaman yürüyüşü dimdik olmuştur. Her zaman genç kalmıştır. Sara’nın yürüyüşünün de, duruşunun da dimdik olmadığı zaman yoktur. Gençlik coşkusuyla hareket etmediği tek bir saniyesi olmamıştır. Önder Apo'nun “Genç başladık, genç başaracağız” sözünün de yaşamdaki sembolüdür.

Şu bir gerçek ki, Sara yıllar geçtikçe unutulmayacak, tam tersine daha fazla hatırlanacak ve daha fazla büyüyecektir. Kişiliği ve karakteri tüm yönüyle daha iyi anlaşılacak, Kürt halkının ve Kürt kadınının Özgürlük Mücadelesi bu kişilik ve kimlikle birleşince mutlaka zafere ulaşılacaktır. Sadece Kürdistan'da zafere ulaşılmayacak, tüm dünyada özgür, demokratik ve sosyalist yaşamın öncü kadın kimliği olacak ve onlara da büyük güç katarak başarmalarında büyük rol oynayacaktır.

Büyük yoldaşım, sevgi dolu arkadaşım Sara’yı bir daha saygı, sevgi ve minnetle anıyor, onun devrimci kişiliğinin güzel özelliklerini her zaman yaşatıp insanlığın değerleri haline gelmesi için çalışacağıma söz veriyor; onun özgürlük tutkusunun mutlaka zafere ulaşacağı inancımı bir daha tekrarlıyorum.

Mustafa Karasu

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info


Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.