ROBOSKÎ KATLİAMI: KİM, NE DEDİ?
Serbest Yazılar / 29 Aralık 2013 Pazar Saat 11:29
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Şırnak bölgesinin coğrafi konumu gereği yurttaşların çoğu sınır ticareti yapmakla geçimlerini sağlıyor. Sınır ticareti yapanlar karakol komutanlarıyla sözlü antlaşma yapıyor. Komutanlar gençlerin PKK’lilere katılmamaları ve yardımcı olmamaları için izin veriyor. Fakat tüm bu antlaşma ve izinlere rağmen, hepimizin bildiği gibi iki yıl önce Roboski (Ortasu) köyünde sınır ticareti yapan 35 Kürt genci katledildi.

Şırnak bölgesindeki yurttaşlar, bulundukları bölgenin coğrafi konumunun bir sonucu olarak federal Kürdistan bölgesi ve Suriye ile komşu olduğu için sınır ticareti yapıyor. Ayrıca bölgenin dağlık ve ovalık arazileri nedeniyle de yurttaşların bir kısmı tarım ve hayvancılıkla uğraşıyor. Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski köyü Federal Kürdistan bölgesine sınırın sıfır noktasında olduğu için köylüler burada geçimlerini sınır ticareti yapmakla sağladıklarını söylüyorlar. Köylüler geçmişten beri Haftanin bölgesi güzergâhında devletin karakol komutanları bilgisi dahilinde ticaretlerini yaparak bugüne kadar geldiklerini dile getiriyorlar.

Köylüler, Karakol Komutanları İle Yaptıkları Sözlü Antlaşmayı Şöyle Anlatıyor

Geçmişten beri karakol komutanları ile sözlü antlaşmalar yapılarak sınır ticaretinin yapılmasına izin veriyorlardı. Her gelen karakol komutanı bize özellikle köydeki gençlerin PKK’ye katılmamaları ve PKK’ye yardım yapmamaları şartıyla sınır ticaretine izin veriyorlardı. Karakol komutanları ile yaptıkları sözlü antlaşmanın bazı şartları ise şunlardır:

-       Getirdikleri yükün belli bir yüzdeliği karakol komutanına verilecek.

-       Karakol komutanı kendisine bir katır alacak ve giden grup kendileriyle birlikte o katırı da götürüp ona da kaçak eşya yüklenecek.

-       Komutan ne zaman isterse ona mazot, çay, sigara ve şeker temin edilecek.

-       Karakol komutanı onların güvenliği için belli bir güzergâh üzerinden gidiş gelişlerini sağlayacak.

-       Grup ne zaman giderse karakola bildirilecekti. Ne zaman gelirse karakolun bilgisi olacak.

 
 ‘50 TL’nin vergisini yasal olarak vermediği için Roboski köyünde 35 Kürt genci sınır ticareti yaptıkları gerekçesiyle katledildi.’

Bölgede katırlarla sınır ticareti yapan yurttaşların kişi başı günlük getirdikleri en fazla 40 litre mazot, 20 kilo şeker, 4 kilo çay ve 6 karton sigaradır ve bütün bunlardan ortalama 50 TL kazançları oluyor. Roboski köylüleri geçimlerini böyle sağladıklarını söyleyerek, geceleri devlet yetkililerin bilgisi dâhilinde 40 kişiden oluşan bir grup sınırın öbür tarafına doğru yanlarına aldıkları 50-60 katırla yola koyuldular. Geri döndüklerinde ise Malatya’dan kalkan F-16 uçakları onları bomba yağmuruna tutu.

Devlet sırf 50 TL’nin vergisini yasal olarak vermediği için Roboski köyünde 35 Kürt genci sınır ticareti yaptıkları gerekçesiyle katletti. Katliamdan 5 kişi sağ kurtuldu ve bu sağ kurtulanlar da gözaltına alındı. Katledilenlerden 25 kişi aynı ailedendi…

AKP Hükümeti ve Türk Medyası Katliam Sessizliğine Eğlence Programlarıyla Devam Etti

Katliamın üzerinden 12 saat geçmesine rağmen bütün Türk televizyonları hiçbir şey olmamış gibi eğlence programlarına devam ettiler. Genel Kurmay Başkanlığı’nın katliama ilişkin sıradan bir açıklama yapana kadar, suskunluklarını basit bir şekilde satır başlarıyla verdiler. Oysaki Kürt basını katliamı yüksek sesle bütün dünyaya duyurmuştu. Katliam haberi dış basında geniş yer kaplayınca, olayın üzerinden tam 24 saat geçtikten sonra AKP hükümeti açıklamalarda bulunmaya başladı. Onlar sıradan açıklamalarını yaparken Kürdistan, Türkiye, Avrupa ve ABD’de ise protesto gösterileri yapılıyordu. İçişleri bakanı, tüm bu olanlar karşısında istifa edeceğine hala sessizliğini sürdürüyordu. Aynı aileden 25 canı kaybeden Berivan, tabutların başında bu acıya dayanamayarak kendini bıçaklıyordu. AKP hükümeti kendileri taziyeye gitmeyerek gerçekleştirdikleri bu katliamı adeta sahiplenmiş, basit bir yaklaşımla kaymakamlarını taziyeye göndermişlerdi. Ardından başbakan yardımcısı Beşir Atalay, Tarım-Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker ve AKP Şırnak milletvekili M. Emin Dindar Roboski’de katledilen 35 Kürt gencinin ailelerine değil de, AKP’ye yakınlığıyla tanınan Alihan Özhan’ın ailesine ziyarette bulunacaklardı.

‘2005-2006’da Burada Olan Özkan Komutanın Kendisi De Bir Katır Alarak ‘Benim İçinde Sınır Ticareti Yapın’ Dedi.


Kardeşlerinin ve akrabalarının ölümüne inanmayan köylüler, AKP’nin ve devletin yalanlarını şöyle dile getiriyorlar; ‘Yıllardır sınır ticareti yapıyoruz. Sınırın diğer tarafından getirdiğimiz kaçak eşyaları, köyün karakol komutanı ve askerlerin bilgisi dâhilinde getiriyoruz. Her gelen karakol komutanı, gençlerin PKK’ye katılmaması amacıyla bizim bu ticareti yapmamızda yardımcı oluyordu. Gidip gelirken karakoldan bizleri cep telefonlarımızdan arayarak ‘Bizi bilgilendirin’ diyorlardı. ‘Bir saldırı sırasında veya helikopter geldiğinde hemen biraraya gelin katırlarınızın yanına gidin ki sizin PKK’li olmadığınızı bilelim. Ona göre size bir şey yapmayalım’ diyorlardı. İnanmıyorsanız 2005-2006 yılında karakol komutanı olan Özkan komutan vardı, ona sorabilirsiniz. O dönemde Özkan komutanın kendisi de bir katır alarak onun için de sınır ticareti yapmamızı istemişti. O buradan gidene kadar onun aldığı katırla ona sigara, çay, mazot ve şeker getiriyorduk. Onun ihtiyaçları dışında kalanlarını da satıp parasını ona veriyorduk.’

‘35 Kişinin Katledildiği Beyaz Tepe Tam Karakolun Karşısındadır. Karakoldan Ayna Gibi Görünüyor.’

Köylüler, 35 kişinin katledildiği Beyaz Tepe’nin karakolun tam karşısında olduğunu ve karakoldan aynı gibi gözüktüğünü söylemektedir. Sınırın diğer tarafından gelirken saldırıya uğrayan köylüler, hemen telefonla karakolu aradıklarını, karakolunda olayın Ankara ve Malatya’dan yönetildiğini, kendilerinin yapacak bir şeylerinin olmadığını söylemişlerdir. Köylüler katliamın nasıl gerçekleştiğini şöyle dile getiriyorlar; ‘Uçaklar gelmeden önce karakolun askerleri önümüzü kesip her zaman geçtiğimiz yerden geçmemize izin vermediler. Hepimiz biraraya geldik. Daha sonra uçaklar geldi ve bomba yağmuruna tuttu. Her zaman bize yardım eden karakol komutanları bu sefer bizi satarak katliamın gerçekleşmesine yardımcı oldu.’

Roboski Katliamı’nın üzerinden iki hafta geçtikten sonra katliam hakkında kimin ne yaptığını ve kimin ne söylediği hakkında bir hatırlatma yapacak olursak;

•    Fettullah Gülen katliamı savundu. Yeni yılı ABD’deki çiftliğinde geçiren Fettullah Gülen, yeni katliamlar için fetva verdi.

•    TC Genel Kurmay Başkanı Necdet Özel, Doğan Güreş gibi konuştu. Roboski katliamında sessiz kaldı ve böylece ‘Katliamlara devam’ demiş oldu.

•    Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, ‘35 kişi oraya gitmeseydi ölmezdi.’ dedi.

•    TC Başkanı Erdoğan, AKP grup konuşmasında, Roboski katliamıyla 35 Kürt’ü katleden TSK’ya göstermiş olduğu hassasiyetten dolayı teşekkür etti.

•    Roboski Katliamında Türk medyası yalanlarla kendisini boğdu. Sadece bir örnek verecek olursak; ‘Öldü denilen Segvan Encü Maxmur kampında yaşıyor ve PKK’li’ gibi manşetler yapmışlardı.

•    MHP grup konuşmasında Devlet Bahçeli, ‘Orası gümrük kapısı değil. Risk alınamaz. Yüzde bir bile ihtimal olsa devlet vurmalı.’ dedi.

•    TC Başbaşkan Yardımcısı Beşir Atalay, Roboski Katliamı’nı savunarak. ‘Qandil’de yine hava saldırısı sonucu katledilen 7 kişilik ailenin yok edilmesi hataymış.’ dedi.

•    Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 35 Kürt’ün yaşamını yitirdiği Roboski katliamıyla ilgili ‘İlk önce uyarı fişeği atıldı, daha sonra top atışı yapıldı ve en son uçaklar bombaladı.’ iddiasında bulundu.

•    TC Başbakanı Erdoğan ve kurmayları, Roboski Katliamı’na adeta tuz basarak özür değil tazminattan bahsetmeye başladılar.

•    BDP Eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş, ‘AKP’nin medyası Roboski’de yaşananlara ilişkin Şırnak milletvekili Hasip Kaplan’ın hedef gösterilmesi kabul edilemez.’ dedi.

•    Goran Hareketi, kendi sitelerinde Roboski Katliamı’na ilişkin yaptığı açıklamada, ‘Kürt yönetiminin takındığı tavır utanç vericidir’ dedi.

•    İran’dan TC’ye Roboski Katliamı’na ilişkin kınama mesajı verildi.

•    CHP grup konuşmasında Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakana ‘Ben Roboski’ye gittim. Siz gidemezsiniz. Gitmeye cesaret edemezsiniz.’ dedi.

•    STK’lardan Roboski Katliamı raporunda ambulanslar gitmediği için yaralıların donarak öldüğü belirtildi.

•    BDP Milletvekilleri, Roboski’de yaşanan katliam ve yapılan operasyonları protesto etmek amacıyla mecliste oturma eylemi düzenledi.

•    Katliam mağduru aileler, ‘Başbakan bizi aramadı, arasaydı da o telefonu kırardık.’ dedi.

•    715 Sivil Toplum Örgütü (STÖ), Roboski Katliamı’ndaki incelemelerin sonucunda ‘AKP hükümeti savaşta ısrar ediyor’ dedi.

•    Roboski Katliamı mağdurlarından 5 kişi gözaltına alındı.

•    Roboski katliamını tazminatla kapatmaya çalışan AKP’ye anneler sert tepki verdi. Hükümetin ‘Tazminat’ yaklaşımına karşı Analar, ‘Evlatlarımız dünyadaki her şeyden daha değerlidir.’ cevabını verdi. Gençler de, ‘Tek geçim kaynağımız, ne pahasına olursa olsun yine gideceğiz’ dediler.

•    Maxmurlular’dan koruculara, ‘Dönün tarihinize bir bakın, gün silah bırakma günüdür yarın geç olabilir’ çağrısı yapıldı.

•    BDP milletvekilleri, TBMM’de Roboski katliamı üzerine kürsüde konuşurken AKP’li vekillerin sert tepkileri ile karşı karşıya kaldılar. Dönemin İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, BDP’ye ‘Katliamın hesabını siz vereceksiniz.’ dedi.

•    Aydın ve sanatçılar, Roboski Katliamı izlenimlerini aktardılar. Aydınlar, ‘Devlet kaynaklarından yapılan açıklamalar asılsızdır. İnsanların oraya gidip gerçeği yerinde görmesi gerekir.’ dediler.

•    Roboski Katliamı’nda birçok ferdi yaşamını yitiren Encü ailesinden ağabey Welat Encü, yazdığı mektubunda tepkilerini şöyle dile getirdi. ‘Ey eli kanlı katiller onlar böyle vahşice bir saldırıyı hak etmedi!’

•    Sivil Cuma Namazları’nda katliamın sorumlularının yargılanması istendi.

•    BDP Eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş, eski Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklanması üzerine ‘Roboski katliamı gündemini değiştirmek için AKP böyle bir şey yaptı.’ yorumunda bulundu.

•    BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, TC Genel Kurmay Başkanı Necdet Özel’in ‘Kürtçe’nin eğitim dili olmasına karşıyım’ sözlerine sert cevap verdi. Demirtaş, ‘Roboski Katliamı’nın üstünü örtmeye çalışıyorlar’ dedi.

•    Aydınlar ve yazarlar, ‘Roboski Katliamı izlenimlerinde TC’nin yalanlarına kanmayız. Olayın gerçekleştiği yeri gördük devlet ve hükümet derhal özür dilemelidir’ dediler.

•    AKP tarafından gerçekleştirilen Roboski Katliamı’nda katledilen 35 Kürt’ün taziyesine giden Uludere kaymakamı Naif Yavuz’u linç etme girişimi nedeniyle 5 yurttaş tutuklandı. Daha sonra aynı kaymakam yılın kaymakamı olarak seçildi.

Roboski Katliamı’nın ilk iki haftasında kimin ne yaptığı, kimin ne söylediği hakkında bir hatırlatma gereği duyduk. Aradan iki yıl geçti fakat Roboski katliamı hala aydınlatılmadı. İki yıl ardından halen aydınlatılmayan bu faili ve suçluları halk nezdinde belli olan katliamın hukuksal olarak da aydınlatılması ve katliamın faillerinin cezalandırılması için hepimize düşen görev bu alçak katliamın mağduru olan Roboskililerin her koşulda yanında olmak ve mücadelelerine güç katmaktır. Kürt halkının ve Roboskililerin mücadelesine destek vermeyerek Roboski için timsah gözyaşı dökenlerin bu ikiyüzlü yaklaşımları her alanda teşhir edilmeli, hepimizin bildiği failler yargılanıp cezalandırılıncaya Kadar Mücadele Asla Bırakılmamalıdır.

Reşit Dîlan / Tevn.org

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.