NEO OSMANLI KÜRDİSTANI’NA HOŞGELDİNİZ!
Serbest Yazılar / 21 Kasım 2013 Perşembe Saat 07:25
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Erdoğan plan kurabilir ve kurar da. Ama KDP’nin ve onun çizgisindeki kişilerin bu planlamalara ve yedeklenmeye bu derece gönüllü yatmaları esas tartışma konularından biri olmalı. Üstelik de sahneyi tümüyle AKP’nin dizayn ettiği bir tiyatroda! Bol TC bayraklı, bol Erdoğanlı ve son derece “Türkî” bir makamda. Önce “İstiklal Marşı”, sonra Erdoğan nutukları, ardından seçim kurdelesinin kesilmesi…

Gıdalarını ABD’deki bazı “akademi”lerden alan AKP “mutfakçı”ları fena çalışmıyor! “Demokratlık” ile “Muhafazakarlık”  kavramlarını nasıl birbirlerine yapıştırdılarsa şimdi de “Kürdistan”ı “Türkî”leştirmeye çalışıyorlar.  Yani bir tür “Neo Osmanlı Kürdistanı!”

Birçok kişi 16 Kasım günü Amed’de yaşananları “tarihi” olarak niteledi. Aslında AKP tarihi bir iş yapmadı sadece tarihi güncellemeye çalışıyor. Osmanlı padişahı 2. Abdülhamit 19. Yüzyılın ikinci yarısında iyiden iyiye “elden çıkmaya başlayan” Kürdistan’ı ve Kürt halkını tekrardan sisteme yedeklemek için Aşiret Mektepleri ile kendi ismini verdiği Hamidiye Alaylarını kurmuştu. Bunda belli ölçüde başarılı olduğu da söylenebilir.

Şimdi de aynı gelenekten gelen Tayyip Erdoğan da göle maya çalarcasına, “ben de bu saatten sonra bir şeyleri geri getirebilir miyim” düşüncesiyle Kürdistan’daki “Güney modeli”ne sarılıyor. Ama Kürt halkı da Özgürlük Hareketi ile kendisini güncelledi! Güncellemek ne kelime, kendisini yeni baştan yarattı! Günü tarihle, tarihi günle buluşturdu.

İşte Erdoğan’ın algılayamadığı boyut bu. Hüda par ile güya “dinci Kürtler”i, KDP ile de güya “milliyetçi Kürtler”i koparabilir miyim diye plan kuruyor.

Erdoğan plan kurabilir ve kurar da. Ama KDP’nin ve onun çizgisindeki kişilerin bu planlamalara ve yedeklenmeye bu derece gönüllü yatmaları esas tartışma konularından biri olmalı. Üstelik de sahneyi tümüyle AKP’nin dizayn ettiği bir tiyatroda! Bol TC bayraklı, bol Erdoğanlı ve son derece “Türkî” bir makamda. Önce “İstiklal Marşı”, sonra Erdoğan nutukları, ardından seçim kurdelesinin kesilmesi… Ve en nihayetinde “toplu nikah!” Kürdistan’da özel politikalarla toplum ve aile yaşamının bu derece asimile ve dejenere edilmeye çalışıldığı bir ortamda toplu nikah!

Sultan Erdoğan’ın huzurunda (!) Kürtçe konuşulmuş, Erdoğan “Kürdistan” demiş, Şivan ile İbrahim “düet” yapmış vs gibi söylemler Erdoğan tiyatrosunu perdelemekten öte hiçbir anlam ifade etmez. Süs ile püsü yel aldığında geriye gerçeklik kalır! Nitekim çok geçmeden hemen o gece Erdoğan’ın polisleri Rojava sınırında 3 Kürdü vurdu. Tıpkı “33 kurşun” gibi. Sayı 33’ten 3’e inmiş değil mi, yani bir “iyileşme” var! Daha az vuruluyoruz!

Daha kötü vuruluyoruz!

Erdoğan kendi “Kürt”ünü, kendi “Kürdistan”ını ve kendi “Kürt partisi”ni oluşturuyor. “Yedek Kürtler” de haykırıyor: Em li ba te ne ustad (yanındayız üstad)!

Evet, Neo Osmanlı Kürdistanı’na hoş geldiniz!

“Giya di bin keviran de namîne (ot taşların altında kalmaz)” demiş Kürt ataları. Çok anlamlı bir söz. Gerçeklik doğal olandır, doğal olan gerçekliktir. Hiçbir yapaylık ve dayatma bunun önünü alamaz.

Neo Osmanlı Kürdü ve Kürdistanı tıpkı Abdülhamit’inki gibi silinir gider. Ama devrimin ve halkın gerçek Kürdistanı yaşar. İşte Rojava, işte Bakur ve yarın da Rojhilat ve de Başur!

Gerçek Kürdistan’a hoş geldiniz…

Akif Roj

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.