Bu Zihniyetten Barış Çıkmaz
Makaleler / 16 Eylül 2013 Pazartesi Saat 07:03
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kürt Halk Önderi ve özgürlük hareketi, Kürt sorununun demokratik bir zeminde halkların birlikte yaşamı ve ortak geleceği için geliştirdiği çabaları, sömürgeci Türk devleti buna kendi faşist amaçlarını pratikleştirmek için kullanmaya çalışıyor. Kendi ömrümü nasıl uzatabilirim diye düşünerek yeni oyunlar peşinde olduğu duyarlı olan tüm kesimler tarafından görülmektedir, bu da yüz yılık bir geleneğin devamıdır.

Kürt Halk Önderi ve özgürlük hareketi, Kürt sorununun demokratik bir zeminde halkların birlikte yaşamı ve ortak geleceği için geliştirdiği çabaları, sömürgeci Türk devleti buna kendi faşist amaçlarını pratikleştirmek için kullanmaya çalışıyor. Kendi ömrümü nasıl uzatabilirim diye düşünerek yeni oyunlar peşinde olduğu duyarlı olan tüm kesimler tarafından görülmektedir, bu da yüz yılık bir geleneğin devamıdır.  İşgalci Türk devleti Kürt halk önderinin çözüm için harcadığı çabanın miskali zerre kadar harcasaydı bugünkü tartışma düzeyi çok farklı bir boyutta olabilirdi. Niyet kötü olduğundan gelişmelerde olumlu değildir ortaya çıkan sonuç niyetin yansımasıdır.   

Sömürgeci Türk devleti ve hükümetinin, çözüm süreci uzadıkça gerçek niyetleri de ortaya çıkıyor. Çözüm sürecinin üzerinden sekiz ay geçti Türk hükümeti ve devleti Kürt özgürlük hareketinin güven vermek için attığı adımlara karşı çok şey yaptı ama her şeyi kendine göre yaptı. Türklerin hassasiyetini esas almaktan başka çözüm süreci ilerlemesi için en ufak bir adım atmamakta ısrar ediyor.

İşgalci Türk devleti baştan beri Kandil ve İmralı’yı karşı karşıya getirmek için çok çaba harcadı bunu yaparken hiç de gizli yapmadı. Bunlar olmayınca bu sefer başka yöntemlere başvurdu, amaçlarının bu işi ne kadar uzatırsak o kadar iyidir düşüncesi olduğu anlaşılıyor.

Niyetinin çözüm olduğunu iddia eden AKP devleti, 21. yüz yılda anadil eğitimi ülkeyi böler diyor. Böyle bir zihniyete sahip olan bir hükümet ve devlet, yüz yıllardır her türlü katliamdan geçiren bir halkla nasıl ortak bir gelecek kurulabilir, bu zihniyetle böyle bir şey mümkün değildir.                                                                                                                                                                                           

Batı Kürdistan'da sırf Kürtler bir statü elde etmesin diye her türlü ahlaksızlığa her türlü ilkesiz ilişkiye açık bir konuma kendini yatırmıştır. Suriye politikalarını El-Kaide’ye teslim eden bir Türk devleti gerçekliği vardır, burada da görüldüğü gibi Kürtlerle bırakalım birlikte yaşamayı komşu olmak bile istemiyor.

Türk devletin uluslararası politikaları özelikle de Ortadoğu politikası şu ana kadar hiçbir başarı sağlayamadı. Bırakalım yeni sömürgeciliği, benzer bir rol oynaması ve yeniden etkisinin artmasını bu zihniyetle devam ederse Kürdistan'da da kaybedecektir.                                                                                                                                                     

KCK’nin geri çekilmeyi durduran açıklamaları sonrası işgalci Türk devletinin soruna yaklaşımı niyeti ciddiyeti daha net ortaya çıkmıştır. Kürtlerin dilini bile müzakere konusu yapan AKP devleti, ceza evinde onlarca ölüm sınırında hasta duruyorken geri çekilme neden durduruluyor tartışması yapıyor. 

Barış eski zihniyetle gelmez barış ancak yeni zihniyetle olur ama bugün yaşananlar yüz yılık, belki daha eskiye dayanmaktadır. Faşist TC’nin barış niyetinin ne kadar samimi olduğunu son sekiz ayda yaşananlar ortaya çıkarıyor. Bu süreç birazda Türk devletinin maskesini düşürme sürecidir. Son diğer en önemli konulardan biri de Gerilla mezarlara karşı sergilenen yaklaşım kesinlikle rastgele olmuş bir şey değildir kesinlikle bu tutumlarını ifade ediyor. Hiç bir dinde de böyle bir şey görülmemiştir.

Türk hükümeti ve devleti Kürt sorununu çözüm planı olmadığı için süreci farklı gerekçelerle uzatıyor. Çok çirkin ve sinsi oyunlarla özel savaş medyası üzerinden farklı yerlerde patlayıcı yakalandı şeklinde uydurma haberler üreterek, özgürlük hareketini savaş hazırlığı yapıyormuş gibi gösterip bir yandan Kürt tarafı hakkında güvensizlik geliştirerek diğer yandan da halkın kafasını karıştırıp Kürt özgürlük hareketi üzerinde baskı oluşturmak istemektedir.  

Kürt halk önderinin barış ve halkların kardeşliği için gösterdiği çabaya kapitalistlerin halkları birbirine kırdırtma politikası ile cevap verilirse ve barış ortamı bu sefer de karşılık bulmazsa, artık bu işin sonunu hiç kimse kestiremez.    


Amed Dilxwaz                                      


Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.