Rojava Devriminde Ulusal Birlik ve İşbirlikçi Siyaset
Makaleler / 14 Ağustos 2013 Çarşamba Saat 07:16
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Son zamanlarda Rojava’daki KDP’ye yakınlığı ile bilinen El Parti, Azadi ve Yekitinin, bu tür propagandalar yapması bir tesadüf olmaz sanırım. Rudaw kanalındaki yorumcuların Peşmergenin Rojava’ya gönderilmesi noktasındaki yönlendirici çabaları da sanırım yine bir tesadüf olamaz.

Kürdistan halkı yüzyıllardır bir özgürlük mücadelesi vermektedir. Kürdistan’ın Kasr-ı Şirin’le iki, Lozan’la dört parçaya bölünmesiyle Kürt halkının özgürleşme mücadeleleri birbirini izlemiş ancak arkalarında her ne kadar büyük değerler bırakmışlarsa da zaferle taçlanamamıştır. Verilen mücadeleler aynı amacı taşımış olsadalar da mücadelere verilen ciddiyet ve ulusal ruhun oluşturulmaması direnişlerin sonuçsuz kalınmasında da etkili olmuştur.  Ulusal ruhun eksik olduğu bu mücadele dönemlerinde Kürtler büyük fiziki imhalara da maruz kalmıştır. 1938 dersim 1930 Zilan 1988 Halepçe katliamları yakın tarihin örnekleridir. Ancak bu kadar katliamlara rağmen Kürdistan’daki direnişlerin daha da gürleştiği Rojava devrimi ile kendini kanıtlamaktadır.

En son 1988 Halepçe katliamı ardından Kürtler ilk kez 1 Temmuzda   (Tel Êran ve Til Hasıl) da Rojava Kürdistan’ında katliama tanıklık etmektedir. Peki, Kürt Ulusal Kongresinin hazırlıklarının yapıldığı bu süreçte bunun gerçekleşmesi tarihi çelişkilerin olduğunu göstermekle beraber,  katliamı yapanlar bazı yerlerden cesaret aldığı gerçeğini de ortaya koymaktadır.
Peki, tarihe mal olacak çelişkiler nelerdir ve kim kimden cesaret almaktadır?

Rojava devrimi başladığı 19 Temmuz 2012 tarihinden bu yana gerek sömürgeci güçlere, gerek işbirlikçi Kürtlere karşı izlediği mücadeleden dolayı tarihin tozlu sayfalarında yer alacağı kesinlik kazanmıştır. Kürdistan tarihindeki işbirlikçi Kürt’lerin oynadığı rolü deşifre ederek gelecek kuşaklara da ulusal ruhun önemini ve gerekliliğini tekrardan öğretecektir.

Bir ulusal özgürlük mücadelesi ancak kendi halkının desteğini alarak kazanacağı gerçeğini tarih hep bize göstermiştir. Bunu Kürdistan tarihi açık bir şekilde göstermiştir. Ve ulusal mücadele dönemleri ulusal birlik kıyafet ve işbirlikçi ruh durumunu birlikte taşımaz. Tersi ise doğru olandır.

Bir süre önce Ulusal Kongre hazırlık toplantısı Hewler’de yapıldı. Bir haftada sonra da tüm parçalardan Kürt partilerin katılımı ile Hewler’de Ulusal Kongre yapılacak. Bu gelişmeler yaşanırken diğer taraftan KDP’nin bu Kongreye ne anlam yüklediği hala belirsizliğini koruyor. Sêmelka kapısının kapalı tutulması bir kandırmacaya ve oyuna dönüşmüştür. Rudaw ve Zagros TV kapının açık olduğuna ilişkin yalan haberler yayınlarken bir taraftan da Rudaw TV’ye çıkartılan ne olduğu belirsiz-kendilerine siyasetçi denilen bazı şahsiyetler, Türk devleti ile bölge politikalarında aynı şeyleri düşündüklerinin propagandasını yaparak Rojava devrimini karalayarak, orada yapılan katliamları saptırmak için ellerinden geleni yapmaktadırlar.

 Türk devletinin desteği ile Rojava’da El Kaide’ye bağlı çetelerin gerçekleştirdiği katliamları KDP ve bölge hükümeti, meclisi kınayamamıştır. Rusya, ABD bile “araştırma” yapmadan kınamak zorunda kalmış olsalar da, orada ne olduğunu çok iyi bilen Federal Kürdistan Başkanı Mesut Barzani, Türk devletinin desteği ile Rojava’da gerçekleşen katliamları kınayamamış, “araştıracağız, varsa böyle bir şey Peşmerge göndeririz” açıklamasını yaparak böyle bir katliamdan çıkar sağlayan, bunu fırsata dönüştürmeye çalışan niyetini ortaya koymuştur. Oradaki halk kendi güvenliğini sağlar. Başka bir güce ihtiyacı yok. KDP’ye yakınlığı ile bilinen Rojava’daki partiler içeride devrime arkadan hançer sokmadığı, katliamcı çetelere içeriden destek olmadığı sürece El Kaide çetelerini Rojava’dan söküp atacaktır.

Ulusal Kongre öncesinde ortaya çıkan bu gelişmeler KDP’nin bu kongreye ne kadar önem verdiğini, Kürtlerin ulusal birliğini ne kadar önemsediğini, bunun için ne kadar çaba gösterdiğini açıkça gösteriyor. Eğer kongre gerçek amacından saptırılmaz, ulusal birlik konusunda önemli kararlar alınırsa hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Kongrede alınan kararları herkes uygulamak ve ona göre hareket etmek zorunda kalacak.

Kürtler arasında ulusal birliğin olmaması, parçalılık başkalarının güdümünde-icazetli siyasetleri ortaya çıkarmıştır. Tüm parçalardaki Kürtlerin çıkarlarını savunmak yerine sadece bir partinin, sahip olduğu iktidarın korunmasıyla sınırlı kalan bir tarzı ortaya çıkarmıştır. Kürt ulusal birliğine yönelik bu yaklaşım sömürgeci ve küresel güçleri cesaretlendirmekte ve istedikleri gibi yönlendirmeye açık hale getirmektedir. Semelka sınır kapısının bütün ısrarlara rağmen hala kapalı tutulması, Rojava’daki katliamlara sessiz kalınması bunun göstergesidir. Kendi öz gücüne dayanmayan siyasetin sonucundan ancak bu çıkar. Rojava’da El Kaide çetelerinin saldırılarının arttığı, katliamların yaşandığı bir dönemde Semelka sınır kapısının kapalı olmasından nasıl bir anlam çıkar? Bu durum kimin işine daha çok yarar? Ulusal birliğine nasıl bir katkı sunar? Şunu sormadan edemiyoruz, bu kadar katliam, saldırı, baskı, ambargo Peşmergenin Rojava’ya girmesini sağlamak ve oradaki varlığını meşrulaştırmak için mi? YPG halkı koruyamıyor, ancak Peşmerge bunu durdurur mu denilecek?

Son zamanlarda Rojava’daki KDP’ye yakınlığı ile bilinen El Parti, Azadi ve Yekitinin, bu tür propagandalar yapması bir tesadüf olmaz sanırım. Rudaw kanalındaki yorumcuların Peşmergenin Rojava’ya gönderilmesi noktasındaki yönlendirici çabaları da sanırım yine bir tesadüf olamaz.

Özellikle şunu belirtmek gerekiyor. Ortaya çıkan bu yeni durum Kürtlerin Ortadoğu’da kazanacakları statüde bir dönüm noktasıdır. Ya kendi öz güçleriyle var olacaklar ya da Kürdistan’ın bu güne kadar kaderini belirleyen Kasr-ı Şirin ve Lozan antlaşmalarının bugüne uyarlanmış sonuçlarına razı olacaklar. Kasr-ı Şirin ve Lozan'la Kürdistan parçalara ayrılarak köle-sömürge statüsü resmileştirilmişti. 24 Ağustos’ta yapılacak Ulusal Kongre Kürtler için yeniden varoluş, Kürdistan parçaların yeniden bir araya gelişi olacaktır. Bu nedenle Kürt Ulusal Kongresi herkes tarafından yapılan tarihi hata ve söylemlerin düzeltilmesi açısından tarihi bir fırsat olup ,tarihi çelişkilerin ortadan kaldırılması açısından tarihsel bir özeleştiri platformu olacaktır.

Munzur Botan

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info


Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.