Rojava Devriminde Kim Dost Kim Düşman!
Serbest Yazılar / 13 Ağustos 2013 Salı Saat 08:22
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kuzey Kürdistan’da savaşın çok yoğun olduğu dönemlerde Türk medyası savaşı ne görür nede duyardı. Kürtlere karşı katliamlar uygulanırdı, Türk devleti Kürt köylerini yakardı ama Türk medyası bunları hiç görmezdi. Taki Kürdistan’da Türk medyasına karşı bazı tepkiler olduğunda ve ya birileri herhangi bir gazeteciye bir laf söylediğinde işte o zaman ‘ terör örgütü gazetecileri tehdit ediyor’ yaygaraları kopmaya başlardı.

İngiltere, TC, KDP, El Kaide, El Nusra, Suudiler, Katar, Irak-Şam İslam Devleti, Gülen Cemaati, Selefiler...

Daha başka kimleri sayalım? Faşistler, gericiler, yobazlar hepsi aynı saflarda. Özgürlüklerini sağlamak için gözlerini kırpmadan kanlarını döken Kürtlere karşı herkes el ele vermiş. Kimisi Rojava devrimine karşı açık savaşıyor, kimisi başkalarını kullanarak yıllardır gerçekleştiremediklerini gerçekleştirmek istiyor.

Yıllardır Kürtlere karşı savaştıkları yetmiyormuş gibi bu sefer de farklı cephelerde, farklı taktiklerle, farklı örgütlerle ve aynı amaçlarla Rojava’da savaşıyorlar.

Semelka kapısı hala kapalı açılacak gibi de gözükmüyor. AKP’nin yandaş medyası durumuna gelen Rudaw gibi medya kuruluşlarında kapıların açıldığına dair propagandalar eksik olmuyor. Sadece kapılara dair propaganda yapmakla yetinmeyen bu yayın kuruluşları başka konularda da kara propaganda yapmaya devam ediyor. Amacı Rojava devrimini ve Rojava halkının kazanımlarını karalamaktan başka bir şey olmayan bu yayın kuruluşları kime hizmet ediyor? Türklerle yapılan petrol-doğalgaz anlaşmalarından elde edilen gelirlerden nemalanan Rudaw gibi televizyonlar, göbekten bağlandıkları Türkiye güdümlü siyasete her türlü desteği sunmaya çalışıyorlar.

Kuzey Kürdistan’da savaşın çok yoğun olduğu dönemlerde Türk medyası savaşı ne görür nede duyardı. Kürtlere karşı katliamlar uygulanırdı, Türk devleti Kürt köylerini yakardı ama Türk medyası bunları hiç görmezdi. Taki Kürdistan’da Türk medyasına karşı bazı tepkiler olduğunda ve ya birileri herhangi bir gazeteciye bir laf söylediğinde işte o zaman ‘ terör örgütü gazetecileri tehdit ediyor’ yaygaraları kopmaya başlardı. Kürtlere karşı yürütülen psikolojik harekâtın en önemli ayağını Türk medyası oluşturuyordu. Toplum medyayla yönetiliyor ve Kürtler karşı yapılanlar medya üzerinden meşrulaştırmaya çalışılıyordu. Şimdi sanki aynı şeyler Güney Kürdistan’dan medyasında yaşanıyor. “Görmedik, duymadık, söylemedik…”

Neymiş YPG, Rudaw TV’nin görüntü almasına izin vermemiş. Tamamıyla yalan ve iftiradan ibaret. Kürtler, destek verilen çeteler tarafından katledilirken objektifleriniz nerelere bakıyordu? Haber yapmak için kimlerden izin almanız gerekiyordu? İzin gelmeyince yalan-yanlış haberlerle kıvırmaya, suçu başkalarına atmaya çalışıyorsunuz! Elin Rusya’sı binlerce kilometre uzaklıktaki Kürtlere yapılan katliamı kınarken, sizler yanı başınızda olan ‘kardeşlerinizin’ çığlıklarını duymadınız mı, duymak mı istemedinizyoksa duymanızı istemediler mi?

Geçenlerde Rudaw TV’ de birileri çıkmış konuşuyordu. Yanlış hatırlamıyorsam adı da Eli Ewnî. Yanlışsam düzeltin. Herhalde bir partinin de yetkilisiydi. Çıkmış siyasi değerlendirmeler yapıyor. Aslında değerlendirme yapmaktan çok sanki düşmanına karşı savaş propagandası yapıyormuşçasına konuşuyordu. Kime karşı mı? Kime karşı olacak Rudaw TV’ye konuştuğuna göre ya PYD olacak yâda YPG.

Beyefendi diyor ki, PYD kendisine başka kapı bulsun, gidiş gelişlerini, ihtiyaçlarını başka kapılardan karşılasınlar diyor. Zaten kimse ne şaşırdı bu açıklamaya ne şok oldu. Kimse, yav bu ‘kardeşimiz’ niye böyle diyor hani biz kardeştik de demedi, zaten yıllardır sergilemiş olduğunuz pratiğe herkes alışık.

İşin ilginç yanı Rudaw TV’de konuşuyor. Niye mi ilginç? Çünkü Rudaw TV kapıların açık olduğunun propagandasını durmadan yapıyor. Rudaw TV’ye göre açık. Öyle söylemesi gerekiyor. Onun için para alıyor. Yoksa Gülen cemaati gibi arka plandaki finansörler çok kızarlar bu duruma…!

Kuzey Kürtleri Rojava ’da yapılan katliamlara tepiklerini dile getirirken, Rojava Ramazan Bayramını çete saldırılarına karşı koyarak geçirirken, taaa Rusyalardan kınama mesajları yayınlarken, başka birileri hiç olur olmadık zamanda bir bildiri yayınlıyor.

Bildiride Rojavada Kürtlere karşı katliam olduğuna dair iddia ve görüntülerin olduğu, eğer bu iddia ve görüntüler doğru ise güçlerinin müdahalelerde bulunacağı dile getiriyor. Atı alan Üsküdar’ı geçti misali bir mesele ortaya çıkıyor.

Kimse müdahalede bulunmanızı istemiyor. Kürdistanlılara kapattığınız Kürdistan kapılarını açın yeterlidir. Birileri köylü kurnazlığına kaçıyor herhalde. Sakın bu yardım amaçlı müdahale adı altında başka amaçlar olmasın. Türkiye’deki Suriye sınır kapılarından El Kaide elemanlarına silah, cephane ve her türlü lojistik destek giderken Rojava sınır kapısının kapalı olmasını nasıl izah edeceksiniz. Doğru ya YPG’ye buradan destek gitmemeli. Size böyle söylendi. Kesinlikle kapıyı açmayacaksınız dediler. Siz de gereğini yapıyorsunuz. Hiçbir yaşamsal gıdanın Rojava’ya girmesine izin vermeyin, halkı açlıkla terbiye etmeye çalışın bunun adına da “kardeşlik” deyin. Tarih bunu affetmeyecektir. Başkalarının sırtına binenler yine başkaları tarafından indirilirler bunu asla unutmayın. Petrol paralarınızda, iktidarınızda, “bölge politikalarında aynı şeyleri düşündüklerinizde” sizi kurtaramaz.

ŞîyarArdil

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info




Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.