Özgürlüğü İçin Savaşan Halk Gerçekliği Yaratmak
Makaleler / 12 Ağustos 2013 Pazartesi Saat 06:35
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
15 Ağustos gerilla hamlesi otuzuncu yılına giriyor. Geçen yirmi dokuz yıl Kürdistan tarihinin askeri, siyasi, sosyal ve kültürel açıdan en dinamik yılları olarak geçmiştir. Yüzyıllara bedel gelişmelerin yaşandığı bir otuz yıl geçmiştir. Apocu hareketin başlangıcı da düşünüldüğünde kırk yıldır büyük bir mücadele tarihi yaşanmıştır.

15 Ağustos gerilla hamlesi otuzuncu yılına giriyor. Geçen yirmi dokuz yıl Kürdistan tarihinin askeri, siyasi, sosyal ve kültürel açıdan en dinamik yılları olarak geçmiştir. Yüzyıllara bedel gelişmelerin yaşandığı bir otuz yıl geçmiştir. Apocu hareketin başlangıcı da düşünüldüğünde kırk yıldır büyük bir mücadele tarihi yaşanmıştır. Bu kırk yıllık mücadele gelecek yüzyılları etkileyen ve belirleyen bir karaktere sahiptir.

15 Ağustos hamlesi 12 Eylül faşist rejimin; tüm devrimci hareketleri ezdiğini, kendi kurduğu yeni siyasal sisteme karşı hiçbir gücün karşı çıkamayacağını düşündüğü bir zamanda gerçekleşti. 12 Eylül askeri faşist darbesi esas olarak da PKK öncülüğünde kısa sürede gelişen özgürlük hareketini bastırmayı hedeflemişti. Bunun için Kürdistan boydan boya yeniden işgal edildi. Yüz binlerce insan işkenceli sorgulardan geçirilmiş, on binlercesi zindanlara doldurulmuştu. Binlercesi on yıldan az olmamak üzere zindanlarda tutulmuştu. 12 Eylül faşist rejimi bu nedenle Kürdistan’da yaprak kımıldamayacağını düşünüyordu. Önder Apo öncülüğündeki PKK tüm bu hesapları altüst ederek 15 Ağustos 1984’te gerilla hamlesini başlatmıştır.

Gerilla direnişi 12 Eylül sonrasının zor koşullarında hazırlanmıştır. PKK önderinin bu hamlenin hazırlanmasında ve başlatılmasında rolü belirleyicidir. 12 Eylül’ün yarattığı yılgınlık ortamında bu hamle büyük bir çaba ile hazırlanmıştır. Bu Önderlik nefes nefese bir tempo ile kadrolarını eğitmiş, örgütlemiş, motive etmiş, mücadele alanına göndermiştir. Ölüyü bile dirilten Önderlik tarzıyla bu büyük hamlenin her türlü hazırlığını yapmıştır. Her bakımdan hamle yapacak yüzlerce gerilla yetiştirmiştir. En zor koşullarda böyle bir gerilla ordusu hazırlamak mucizevi bir iştir. 15 Ağustos böyle bir mucizevi bir çalışmanın sonucu olduğu gibi, sürekli mucizevi gelişmeler yaratan bir tarzın da sahibi olmuştur. Bu mucizevi başlangıç şimdi Kürdistan’ın her tarafından özgürlük ve demokrasi mücadelesi veren bir gerçeğe dönüşmüştür. Önder Apo’nun ideolojik, siyasi ve askeri çizgisinin tam da Kürdistan koşullarına uygun bir çizgi olduğu bu gelişmelerle kanıtlanmıştır.

15 Ağustos gerilla hamlesi tarihin en çarpıcı, en etkili ve en başarılı hareketlerinden biridir. Kürdistan’ın dört parçaya bölündüğü ve kültürel soykırımcı güçlerin uluslararası güçlerce desteklendiği bir ortamda özellikle Türk devletine karşı kesintisiz otuz yıllık bir gerilla mücadelesini yürütmek ve başarılı olmak tabii ki büyük bir iştir. 1983 yılında güneş harekatı denilen bir saldırı ile bu hamle önlenmek istenmişse de bu operasyon 15 Ağustos hamlesi konusundaki kararlılığı arttırmaktan başka bir sonuç vermemiştir.

Önder Apo’nun çalışmaları yanında büyük komutan Mahsum Korkmaz’ın kararlılığı, iradesi ve iddiası da bu hamlenin gerçekleşmesinde önemli bir role sahiptir. Mahsum Korkmaz’ın güncesini okumak bile bu karaktere sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bu karakter on binlerle ifade edilen şehitlerle yenilmez bir gerilla gücü ortaya çıkarmıştır. Bu gerilla tarzı ve ruhu şimdi Doğu Kürdistan ve Rojava’da da kendini göstermektedir. Zor koşulların gerilla tarzı ve ruhunu yaratmak Kürdistan devriminin en büyük kazanımlarındandır. Bu tarz ve ruhla gerilla pratikleştiğinde koşullar ne olursa olsun bu gerillayı yenmek mümkün değildir. Fedai ve üstüne gittiğinde hedefini düşürücü bir vuruş tarzına sahiptir. Bu nedenle PKK gerillasıyla savaşanlar hep bu ürküntüyü yaşamışlardır.

Kırk yıl önceki Kürt ile bugünkü Kürt toplumu arasında muazzam fark vardır. Bu farkı yaratan esasta bu gerilla mücadelesi olmuştur. Sinmiş ve yılmış Kürt’ten özgürlüğü için kararlılıkla mücadele eden Kürt gerçekliğine ulaşılmıştır. Özgür Kürt gerçekliği ortaya çıkartılmıştır. Buna Apo Kürt’ü diyenler de bulunmaktadır. Apo Kürt’ü iradeli ve özgürlüğünde ısrarlı Kürt’tür. Bu Önderliğin duygusu ve tarzı tüm gerillalara ve halka kadar yansımıştır. Zaten PKK’nin en belirgin ayırt edici özelliği yurtseverlik ölçülerini yükseltmesi olmuştur. Bu nedenle Kürt halkı her türlü zorluğa karşı direnmektedir. Kendine ihanet etmemiş tek bir Kürt kalmamıştır gerçekliğinden özgürlüğü için savaşan halk gerçekliğine ulaşmak en büyük başarıdır. Böyle bir halk gerçekliğine ulaşmadan özgür ve demokratik yaşama kavuşmak mümkün değildir.

Şunu vurgulayalım ki PKK çıkışında ortaya koyduğu esas hedefe ulaşmıştır. Bu da özgürlüğü için savaşan halk gerçeğini yaratma hedefiydi. Bu hedefe ulaştıktan sonra diğer hedeflere ulaşmanın zemini oluşmuş demektir. Bugün demokratik siyasal çözümden, görüşmelerden, müzakereden söz ediyorsak bunu sağlatan da bu kırk yıllık mücadeledir. Bu mücadele olmasaydı şimdi tüm Kürtlere postal yalayıcısı olarak bakacaklardı. Kürt onlar için kimliğine ve kendisine sahip çıkamayan köledir. Kürt’e başka türlü bakış olamazdı. Şimdi PKK’yi etkisizleştirmek için bazı Kürtlere değer verilmesi bile nereden nereye gelindiğini kanıtlamaktadır. Bu mücadele Kürt’ün politik gücünü de, politik değerini de arttırmıştır. Eskiden Kürt’ten söz edemeyenler, Kürt sözcüğünü kullanmayı bile tehlikeli görenler şimdi Kürt’ten söz ederek Kürtlerin mücadelesini bastırma noktasına gelmişlerdir. Kuşkusuz bu da nafile bir çabadır. Ama Kürt’ü telaffuz eder hale gelmeleri Kürt’ün mücadelesinin geldiği düzey ile ilgilidir.

Şu anda çatışmasızlık ortamında Kürt sorununa siyasi çözüm aranması bu gerilla mücadelesinin başarısı sonucudur. Gerillanın zorla yenilemeyeceği anlaşılınca yeni yol ve yöntemlere başvurmaya yönelmişlerdir. Gerillayı çatışmasızlık içinde tutmayı kendileri için başarı görmektedirler. Böyle bir gerilla gücü tabii ki başarılıdır. Bugün bazı sonuçlara tam ulaşamamış olsa da yarın ulaşacaktır. Gerillanın tarzı ve yöntemi bunu sağlatacak karakterdedir. Zaten Türk devletini çözüme zorlayan da esasta budur.

Bu gerilla öyle bir tarza sahiptir ki, kendini her koşula göre ayarlayabilir ve en zorlu dönemlerde başarılı bir mücadele yürütebilir. Bu gerilla tarzını hiçbir teknik yenilgiye uğratamaz. Otuz yıl bunu kanıtlamıştır. Bu gerillayı yenmek için denenmeyen yol ve yöntem kalmamıştır. Öte yandan Kürt halkı da savaş koşullarına adapte olmuş ve her koşulda savaşı sürdürecek bir karaktere kavuşmuştur. Özgür ve demokratik yaşam sağlanmazsa yüzyıl daha mücadele edecek bir gerçekliğe sahiptir. Bu halk barışta ısrarlıdır, demokratik çözümde ısrarlıdır. Ama özgür ve demokratik yaşam olmadığı sürece direnecektir. Hiçbir yorgunluk göstermeyecektir.

Kürtler savaştan yorgun düşmemiştir. Tersine daha dinamik bir halk olmuşlardır. Bu nedenle bu halk özgür ve demokratik yaşam kazanılmayıncaya kadar oturmayacaktır. Bu halk herkesi yorar ama kendisi yorulmaz. Kürtler yorgun düşmüş diyenler Kürtleri köle yaşama layık görenlerdir. Kürtlerin özgür ve demokratik yaşam ısrarından vazgeçeceğini sananlardır. 15 Ağustos tarzını ve bu Önderliğin yarattığı halk gerçekliğini tanımayanlardır. Bu açıdan ‘Kürtleri yorgun düşürdük artık mücadele edemezler’ hesabı yapanlar varsa yanlış hesabın özgür Kürt gerçekliğinden döneceğini bilmelidirler.

15 Ağustos’un etkisi süreklidir. Her yıl toplum üzerindeki etkisi derinleşerek sürmektedir. Çünkü bu hamle ulusal devrim, siyasal, sosyal devrim, kültürel devrim; bir bütün olarak demokratik ulusal devrimi gerçekleştirmiştir. Birçok devrim yaratarak temelini güçlendirmiş ve kendini yenilmez kılmıştır. 15 Ağustos hamlesi yarattığı bu devrimlerden güç alarak bundan sonra da başarılı olacak, tüm Kürdistan’ı özgür ve demokratik yaşama kavuşturacaktır. Buna herkes inanmalıdır. Bu Önderlik, bu Hareket, bu halk şimdiye kadar kimseyi yanıltmadı, bundan sonra da yanıltmayacaktır. Kürt’ü inkar edenler, Kürt’ü siyasal egemenlik ve kültürel soykırım altında tutanlar da bu gerçeği iyi anlamalı ve vakit geçirmeden Kürt sorunun demokratik siyasal çözümüne yönelmelidirler.

Mustafa Karasu

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info


Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.