Barışın ve Savaşın Teminatı Rojava
Makaleler / 10 Ağustos 2013 Cumartesi Saat 09:56
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kürtlerin bin yıllık hayali ulusal bir platformda bir araya gelmek, bir çatı altında toplanmaktı. Bunun gerçekleşmesi için büyük çabalar, emekler verildi.Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın,ulusal birlik için verdiği çaba ve emek herkes tarafından gayet iyi bilinmektedir.

Kürtlerin bin yıllık hayali ulusal bir platformda bir araya gelmek, bir çatı altında toplanmaktı. Bunun gerçekleşmesi için büyük çabalar, emekler verildi.Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın,ulusal birlik için verdiği çaba ve emek herkes tarafından gayet iyi bilinmektedir.

Nihayet bu ayın sonunda ‘büyük hayal’ gerçekleşiyor. Kürtlerin büyük hayali ‘Ulusal Kongre’ gerçekleşiyor. Buna sevinmemek elde değil.

Egemenler 20. yüzyılda Ortadoğu’yu  kendi çıkarları doğrultusunda parçalayıp sınırlarını çizdiler. Kürtlerin bu dönemde dağınık duruşları, uluslaşmadan kaynaklanan hatalardan ve bu gün tartıştığımız hatalarından dolayı, belli bir birlik sağlanamadı. Bu birlik olamama durumu, Kürt düşmanları için açık kapı olmuş ve nifak tohumları ekilmesi için Kürt ulusun düşmanları hep fırsat vermiştir.
Keklik ihaneti misali hep ihanetler Kürtlerin içinde canlı tutmuştur.

Keklik ihanetinin günümüzde Rojava’da hala devrede olduğunu görüyoruz.

Rojava’da ki tarihi gelişmeler, bütün Kürt ulusu için büyük önem taşıyor. Rojava’ya sahip çıkmak insanlık namına kutsal bir görevdir.
Rojava’daki devrim niteliğindeki güzel gelişmeler insanı sevindirirken, bir taraftan da insanı kahreden gelişmeler olmuyor değil. Bunları da dile getirmek zorundayız.

Özellikle son dönemlerde Türk hükümetin desteğiyle Rojava'nın dört tarafına El-Nusra ve Selefi çetelerinin saldırısı oluyor. Böyle aşağılık saldırıların olduğu bir dönemde, Güney Kürdistan hükümetinin Rojava’ya ambargo koyması anlaşılır değildir.

Bunun yanında, Kürtlere yapılan katliamları görmezden gelen KDP medyası, tam tersine PYD ve YPG’yi hedef haline getirerek Kürt gençlerinin Rojava’ya gidip kendi halkına karşı savaşmasına da neden olmaktadır. KDP medyası, Türk medyası kadar gerçekleri yansıtabilseydi, Kürt gençleri kendi soydaşlarını öldürmezlerdi.

İşgalci Türk hükümeti bile insani yardım adı altında bazen kapıları açıp Rojava’ya geçişlere izin veriyor ama bizim ‘Özgür Kürdistan’! Hükümeti kapılarını sonuna kadar Kürt’lere kapatıyor.

Bu dönemdeki bu tür yaklaşımlar Kürt düşmanlarını sevindirmekten başka hiçbir işe yaramıyor.

Bunun yanında şu ana kadar Rojava’da yapılan katliamları bile kınamaması, KDP’nin Rojava’ya karşı olan tavrını net bir şekilde ortaya koyuyor. Rojava’ya yapılan saldırıların bu kadar yoğun olduğu bir dönemde, Federal Kürdistan Başbakanı Nêçirvan Barzani’nin Türkiye ziyareti sonrası yaptığı açıklamalar Kürtlerin mevcut kaygılarını da arttırdı.

Ziyaret sonrası Sayın Barzani ‘ Türkiye ile kaygılarımız ortaktır’ açıklamalarında bulunuyor.TC’nin Kürtler hakkındaki kaygıları ne olabilir?

TC devletinin tek kaygısı, Kürtlerin bir statü elde etmesini engellemek için elinden geleni ardına koymamasından başka ne olabilir ki? Kürt düşmanları en büyük darbeyi Kürtleri parçalanarak darbe vurdu bugün de Kürtler buna karşı ancak ulusal birlikle bu siyaseti boşa çıkarabilir Kürtler için yeni bir sayfa açabilirler...

Amed Dilxwaz

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info


Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.