AKP’nin Kürdistan’daki Yeni Yüzü: Fuhuş ve Uyuşturucu
Serbest Yazılar / 24 Haziran 2013 Pazartesi Saat 01:12
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bir toplumu ortadan kaldırmak ya da var iken yokmuş gibi göstermek için sömürgeci güçlerin başvurduğu esas durum yavaş yavaş o toplumun temel yapılarına sızmak ve ...

Bir toplumu ortadan kaldırmak ya da var iken yokmuş gibi göstermek için sömürgeci güçlerin başvurduğu esas durum yavaş yavaş o toplumun temel yapılarına sızmak ve topluma hissettirmeden kene misali,var olmasını sağlayan yaşam suyunu emmektir. Bu kan emici güçler yeri gelir okuma adı altında asimilasyona, özgür yaşam adı altında toplumun dinamiği olan gençler ve kadınlar üzerinde kültürel soykırımlara başvurur. Hedefinde toplumun siyasi, kültürel, ekonomik ve ahlaki değerlerine zarar vermek ve bunu da o topluma ait insanlar yoluyla yapmaktadır.

Bu sömürgeci güçlerden bir olan TC devleti ve bugünkü temsilcisi AKP iktidarı Kürdistan’da Kürt halkının gençleri üzerinde sinsi planlar yürütmektedir. Neredeyse her gün Kürdistan’ın farklı şehirlerinde fuhuş, uyuşturucu ve ajanlaştırma politikalarıyla gündeme gelmektedir.Önceleri Kürt çocuklarının diline yabancılaştırılması hatta tamamen unutturulması için asimilasyon yuvalarını kurdular, şimdi de asimilasyonu istedikleri şekilde yerleştiremedikleri için Kürt gençlerinin beyinlerini uyuşturucu ile yıkamaya çalışıyorlar. Özellikle Amed, Colemêrg, Şırnak ve ilçelerinde yapılan uyuşturucuya sessiz kalan hatta kendi polislerinin içinde bulunduğu şebekeler yoluyla dağıtmaktadır. Gençlerin Kürt siyasetinden ve ideolojisinden uzaklaştırmak için gençleri uyuşturucu, yoluyla düşürerek bağımlı bir hale getirdikten sonra onları fuhuş ve ajan olmaya zorlamaktadır.

Amed’te bulunan birçok park ve sokakta esrar kullanımının arttığını ve bunun açık alanlarda yapılması yaşanan durumun Emniyet Müdürlüğü tarafından normalleştirilmek istenmesi anlaşılmaktadır. Sigara ve alkol tüketimini azaltmak ya da ortadan kaldırmak için neredeyse kanun üzerine kanun yapan AKP devletinin bu konu için herhangi bir şey yapmaması hatta polisinin bu duruma göz yumması manidardır. Kürt halkına yapılan zulme karşı uzun yıllardır Kürdistan’ın birçok kenti gibi direniş ve serhildan’ın merkezi olan Gever’de bu direnişin en aktif ve halkın motor gücü olan gençleri üzerinde uyuşturu, ajanlaştırma ve fuhuş faaliyetleri yürütmektedir. Demokratik haklarının savunmak için sokaklara dökülen gençleri linç ederek gözaltına alan AKP polisi her nedense bu tür olumsuzlar karşısında sessiz kalmaktadır.

Sosyal paylaşım yerleri olan cafeler, okullar, dershaneler gibi yerlerde gençlerle çeşitli yollarla iletişime giren “iyi abi ve ablalar” bu gençleri fuhuşa, uyuşturucuya alıştırmaktadır. Özel amaçlı olarak yetiştirilen ve Kürdistan’ın birçok yerine gönderilen bu “iyi abi ve ablalar” gün geçtikçe gençlerimizin beyinlerini kemirmektedirler. Kürdistan’da internet cafe kültürünün gün geçtikçe yaygınlaştırılması, neredeyse mahallelerde bile birden fazla internet cafe’nin yan yana açılması bu durumun bu kadar abartılmasının normal bir durum olarak görülmemesi gerekmektedir.

Geçtiğimiz yıllarda Mardin’de küçük yaşta birçok güvenlik gücünün de içinde bulunduğu yüzlerce kişi tarafından tecavüze uğrayan N.Ç’den olayından sonra Bingöl’de yine 8 uzman çavuş tarafından 16 yaşındaki bir kız çocuğu tecavüze uğradı ve 4 tecavüzcü serbest bırakıldı. Yine Siirt’te aynı durum yaşanmıştı. Tabi bu durum sadece görünen yüzüdür. Kürdistan’da bu kadar sık fuhuş’un yaşanmasının kürt halkının hassasiyetlerine ve onuruna yapılan alçakça bir saldırı olduğu anlaşılmalıdır. Bu yüzden bu durum karşısında Kürdistan’ın her yerinde gereken tepkinin sadece basın açıklamalarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Bugün Türkiye’de cezaevlerinde bulunan yüzlerce TMK çocuğuna yaşlarından büyük suçlamalarla cezalar yağdıran mahkemelerin bu tecavüzcülere “iyi çocuklarına” yaklaşımı devletin bir bütün olarak Kürtler konusunda hemfikir olduklarının göstergesidir.

Peki Kürdistan’da bu politikaların bu kadar yoğun yapılmasının nedeni nedir?.Ordusu ile Kürt köylerini yakıp yıktı, söz konusu Kürtler olunca sözde kalan güvenlik güçleri ile rastgele kurşunladı, panzerle ezdi, bombalarla parçaladı, işkencehaneler de katletti ancak bir türlü tatmin olmadı. Tatmin olamamasının temelinde de yaptığı bütün zulme rağmen Kürtleri ortadan kaldıramamış olmasıdır. Uzun yıllardır Kürt halkı yapılan bütün zulme büyük direniş göstermiştir ve göstermektedir. Bu durum karşısında sömürgeci güç olan AKP devleti bugün ise Kürdistan’da ki kirli politikalarını hazırlamış olduğu özel savaş yoluyla Kürdistan’ın her parçasına sızarak Kürtleri onursuzlaştırmak istemektedir.

Jînda Roj

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info



Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.