21.Yüzyılı Doğru Bir Bilinç ve Duyarlılıkla Karşılamak
Makaleler / 28 Mayıs 2013 Salı Saat 00:38
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kürdistan ulusal kongresi (KNK) genel kurul toplantısını yaptı. Tüm Kürdistan parçalarından delegeler katıldı. Kuruluşundan bu yana en geniş katılımlı ve etkili bir kongre oldu.

Kürdistan ulusal kongresi (KNK) genel kurul toplantısını yaptı. Tüm Kürdistan parçalarından delegeler katıldı. Kuruluşundan bu yana en geniş katılımlı ve etkili bir kongre oldu. Kongrenin bu niteliği, yapılan konuşma ve tartışmalar Kürtlerin içinden geçilen sürecin ve yılların tarihi önemde olduklarını kavradıklarını göstermektedir.

Kürtler son yüzyılda ulusal demokratik hakları için hep direniş içinde oldular. Sömürgeci güçler Kürtlerin varlığını ortadan kaldırmaya yönelik politika izlediklerinden, Kürtler buna karşı itirazlarını ortaya koymuşlar; baskılar ve saldırlar artınca da varlığını koruma amaçlı direniş göstermişlerdir. Bu direnişleri son kırk yılda daha örgütlü hale gelmiştir. Özellikle Güney Kürdistan'daki hareketin uluslararası ve bölgesel güçlerin anlaşmaları ve komplolar sonucu yenilgiye uğratılması sonrası Kuzey Kürdistan'da daha bilinçli ve örgütlü mücadele gelişmiştir. Güney Kürdistan'daki hareketin zayıflıkları, yanlışlıkları ve yaşadığı yenilgilerden dersler çıkaran PKK, dünya ulusal kurtuluş deneylerini de iyi inceleyerek o günden bugüne kesintisiz bir mücadele yürütmüştür. PKK'nin o günden bugüne kesintisiz yürüttüğü direniş ve mücadele bugün Kürdistan'ın tüm parçalarında önemli gelişmeler yaratmıştır. Bu mücadele dolaylı ve dolaysız olarak Güney Kürdistan'daki kazanımları güçlendirmiş, pekiştirmiş ve bu kazanımların güvencesi olmuştur. Bugün yeterince takdir edilmese de tarih PKK'nin bu rolünün hakkını verecektir.

Kürtler on yıllardır verdikleri büyük mücadeleyle örgütsel ve siyasal olarak önemli bir güç haline gelmişlerdir. Her parçada Kürt sorununun çözümünü dayatır ve kabul ettirir güce ulaşmışlardır. Kürtlerin bu güce ulaştıkları dönem aynı zamanda Ortadoğu'da eski dengelerin ve statükoların yıkılıp yeni dengelerin ve statükoların arandığı bir süreçtir. Ortadoğu şimdi yeni dengelerin kurulması ve bu temelde göreceli de olsa bir statükoya kavuşma sürecindedir. Yeni dengelerin oluştuğu süreçte her güç kendi konumunu güçlendirmek için büyük bir mücadele içine girmiş bulunmaktadır. Çünkü bu süreçte hangi gücün performansı iyi olursa o güç yeni dengeler içinde daha etkin yer alacaktır.

Birinci dünya savaşı döneminde de Ortadoğu'daki eski dengeler ve statükolar yıkılıyor, yerine yeni dengeler kuruluyordu. Ancak o zaman Kürtler örgütsüz, öncüsüz ve politikasız oldukları için birinci dünya savaşı sonrası kurulan bölge statükosu Kürtlerin inkarı ve yok edilmesi üzerine kurulmuştu. Bu yüzden 20.yüzyıl Kürtler için büyük acıların, fiziki ve kültürel soykırımların yaşandığı bir yüzyıl oldu.

Kürtler eski dengelerin ve statükoların yıkıldığı, yenilerinin oluşturulmaya çalışıldığı 21.yüzyıla 20.yüzyılın ilk çeyreğinde olduğu gibi örgütsüz, öncüsüz ve politikasız girmiyorlar. Ortadoğu'nun değişim ve yeniden şekillenme sürecinde Kürtler örgütlü ve aktif olarak yer almak istiyorlar. Bu nedenle de birliğin önemini her zamankinden daha fazla kavramış bulunuyorlar; “bu zamanda birlik olunmayacak da ne zaman olunacak?” diyorlar. Kürt halkı ve Kürt kamuoyu bu siyasi bilinçle tüm siyasi aktörleri birlik olmaya ve ortak hareket etmeye zorluyor. Eğer KNK genel kuruluna dört parçadan Kürt siyasetçiler katılmışsa, düne kadar KNK’ye karşı olan, hatta dağıtmak isteyen parti ve Kürt siyasi güçleri mesaj gönderiyor ve delege yolluyorsa bunun nedeni, Kürt siyasi grupları üzerinde oluşan “birlik olun, ortak hareket edin” baskısıdır.

Kürtler açısından bu süreç varlığını koruma ve özgürlüğü kazanma sürecidir. Eğer bu dönem doğru değerlendirilmezse kültürel soykırımın canavarca çalıştığı 21.yüzyılda varlığı korumak mümkün olmayacaktır. Eğer varlığını korumaz ve özgürlüğü güvenceye alınmazsa farklı halklar, ulusalar ve Kürtler için 21. Yüzyıl tam bir mezarlık haline gelecektir. Kürtler önemli bir güç olmuşlardır; kazanımlar da elde etmişlerdir. Ancak bu güçlerini ve kazanımlarını koruyacak ve geliştirecek bir zihniyet, tutum ve mücadele gelişmezse var olan durum tepe taklak olabilir ve Kürtlerin varlığı her zamankinden daha büyük bir tehlikeyle karşı karşıya gelebilir. Çünkü Kürtlerin güç olması Kürt düşmanları ve Kürtleri yok etmek isteyen çevreleri de harekete geçirmiştir.

KNK genel kurulu bu gerçeğin de bilincinde olduğunu göstermiştir. Bu da sevindiricidir. Ancak bu bilinçle Kürt ulusal kamuoyunu birlik ve ortak hareket etme konusunda daha duyarlı hale getirmek gerekir. Çünkü bu konuda dar çıkarcı yaklaşımlar bulunmaktadır. Rojava’da bazı marjinal grupların provokasyon yaratmaları, bunun sonucu KDP'nin sınır kapılarını kapatması buna en somut örnektir. Oradaki devrimle birlik ve ortak hareket etme yerine çeşitli güçlerin tahrikiyle Kürtler arası iç savaşı tehdidi yapmaktadırlar.  Marjinal bazı grupların olmayacak bazı dayatmalar yapması, “bunlar yerine gelmezse iç savaş çıkarırız” demesi bunun somut ifadesidir. Bu kadar çirkinlik ve gözü karalık, gözü dönmüşlük dünyada görülmemiştir. Kendi basit çıkarları için bir halkın geleceğini tehlikeye atmak hiçbir anlayışa sığmaz. Bu ne milliyetçilik ne de ilkel milliyetçiliktir. Sadece ve sadece bir çıkar şebekesi haline gelmektir. Rojava’da provokasyon yapmak isteyenlerin durumu böyledir.

KNK kongresinin güçlü katılımla, doğru bir bilinç ve tutumla güçlü geçmesi ve ulusal birlik iradesi ortaya koyması, bundan sonra bu türlü provokasyonların sonuç almayacağını; Kürt kamuoyunun bu konuda duyarlı olduğunu göstermiştir. KNK genel kurulunda ortaya çıkan iradenin daha kapsamlı bir ulusal kongreyle her türlü tehlikenin zemininin ortadan kaldırılacağı, Kürtlerin varlığının ve özgürlüğünün güvenceye alınacağı günler de yakındır.

Hüseyin Ali

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info


Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.