Ankara Konferansında Ortaya Konulan, Özgürlükçü Demokratik Türkiye Ufkudur
Makaleler / 27 Mayıs 2013 Pazartesi Saat 00:34
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ankara’da demokratikleşme ve kardeşleşme konferansı yapıldı. Bu konferans önemli bir başlangıçtır. Aslında Türkiye'nin temel ihtiyacı bu amaçlı toplantı ve konferanslardır.


Ankara’da demokratikleşme ve kardeşleşme konferansı yapıldı. Bu konferans önemli bir başlangıçtır. Aslında Türkiye'nin temel ihtiyacı bu amaçlı toplantı ve konferanslardır. Bu yönlü çabalardır. Türkiye ancak böyle demokratikleşir ve normalleşir.

Kuşkusuz bu konferanslarda bir irade ve tutum ortaya çıkmıştır. Bundan sonrası yapılması gereken bu iradeyi ve tutumu toplumun hücrelerine kadar yaymaktır. Konferans öncesi toplumsal taban çalışmaları kısmen yapılmış olsa da, esas önemli olan bu irade ve tutumun toplumsal sahipleniş haline getirilmesidir. Bu açıdan sokak sokak, köy köy, kasaba kasaba, işyeri işyeri dolaşılarak ortaya çıkan bu iradeyi topluma mal etmek gerekmektedir. Zaten toplumun yıllarca talep ettiği konular olduğu için topluma mal etmek zor olmayacaktır.

Türkiye'nin demokratikleşmesiyle Kürt halkının özgür ve demokratik yaşamı her zaman birbirine bağlı olmuştur. Kürt halkının özgürlük ve demokrasi mücadelesini geliştirmeden Türkiye demokratikleşmeyeceği gibi, Türkiye demokratikleşmeden de Kürt halkının özgür ve demokratik yaşamı gerçekleşemez. Bu açıdan Kürt halkının yürüttüğü özgürlük ve demokrasi mücadelesi aynı zamanda Türkiye'yi demokratikleştirme mücadelesi olduğu gibi, Türkiye'deki demokrasi, özgürlük ve sosyalizm mücadelesi de aynı zamanda Kürt halkının özgürlük ve demokrasi mücadelesidir. Bunlar her zaman bütünleşik müttefiklerdir. Ayrı örgütlenme yapılsa ve mücadele ayrı kanallardan aksa da, bir mücadelenin birbirinden ayrı düşünülemeyecek parçalarıdırlar. PKK ve Kürt Özgürlük Hareketi her zaman konuyu böyle ele almıştır. Yeni paradigmayla bu yaklaşım daha derinlikli ve kapsamlı ideolojik ve teorik çerçeveye ulaşmıştır.

Kürt Özgürlük Hareketi her zaman Türkiyeli sosyalist güçlerle, demokrasi güçleriyle birlikte hareket etmeyi arzulamıştır. 1981 yılında faşizme karşı birleşik demokratik cephe bu amaçla gerçekleşmiştir. 12 Eylül koşullarında Türkiye solunun dağılmaması ve mücadele içinde tutulması için de böyle bir cephe zorunlu görülmüştür. Ancak bazı grupların yanlış yaklaşımı sonucu bu cephe istenilen düzeyde fonksiyonel olamamıştır. Eğer bu cephe tüm bileşenleriyle amacına uygun hareket etseydi bugün sadece PKK değil, bu cephedeki tüm sosyalist güçler etkin politik güçler olarak Türkiye'nin siyasetini yönlendiriyor olacaktı. Bu  cephe pratikleşseydi ne Kürt sorununun çözümü ne de Türkiye'nin demokratikleşmesi bu yıllara sarkardı.

Kürt Özgürlük Hareketi her zaman Türkiyeli sosyalist ve bir bütün olarak demokrasi güçleriyle ilişki ve ittifakı çok önemsemiştir. Bunun gerçekleşmesi için her zaman çaba göstermiştir. Türkiyeli sol ve demokrasi güçleri çoğu zaman şu ya da bu gerekçeyle yan çizse de PKK bu konuda ısrarlı olmuştur. Bu gerçeği hiç kimse inkar edemez. Hangi güç PKK ilişki ve ittifaka yanaşmadı derse doğru söylememiş olur. PKK sadece ilişki ve ittifak içinde olmayı esas almamış, imkanlarını Türkiyeli sosyalist ve bir bütün olarak  demokrasi güçlerine açmıştır. Bunun Türkiyeli sosyalist ve demokrasi güçleri için bir şans ve fırsat olduğu açıktır.

Kürt Özgürlük Hareketi bu tutumunu sadece son yıllarda göstermemiştir; 1981 yılından bu yana her yıl bu yönlü çaba içinde olmuştur. Hiçbir zaman bu amacından ve çabasından vazgeçmemiştir. Türkiyeli sosyalist ve demokrasi güçleri olumsuz tutum ve pratik içinde olduğunda bile bu yaklaşımını bırakmamıştır. Şunlar böyle yaklaştı diyerek tepkisel bir tutum göstermemiştir. PKK başka konularda eleştirilse bile bu konuda eleştirilemez. Ya da en az eleştirileceği yanı budur.

Şimdi bölge, Türkiye ve Kürdistan koşullarının demokratik ve özgür yaşama imkan verdiği bu süreçte Kürt Özgürlük Hareketi Türkiye demokrasi güçleriyle ortak hareket etmeyi çok önemli görmektedir. Bu yönlü birlikteliği ve ortak mücadeleyi başta Mustafa Suphi, Denizler, Mahirler, İbrahimler, Hakiler ve Kemal Pirler olmak üzere tüm şehitlerin özlem ve amaçlarına bağlılığın gereği önemsemektedir. Devrim her zaman bir ittifaklar sorunuysa Türkiye gerçekliğinde demokratik devrim de ittifaklarla sağlanacaktır. Bu nedenle de Türkiye'de eski sistemin dağıldığı, yerine yeni bir siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik sistemin geçirilmek istendiği bir dönemde Kürt Özgürlük Hareketi ve tüm demokrasi güçlerinin sürece ortak müdahil güç haline gelmeleri çok çok önemlidir. Herkesin  gelecek ve sosyalist yaşam tahayyül farklı olabilir. Ama Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü ortak paydasında sonuç almak ve birleşmek mümkündür. Bu amaçları gerçekleştirme imkanları fazlasıyla arttığı için Kürt Halk Önderi zindan koşullarında çırpınmakta, şehitlerin özlemlerinin gerçekleşeceği yeni bir Türkiye yaratmaya çalışmaktadır.

Kürt Halk Önderinin Ankara, Amed ve Avrupa konferanslarını gündemleştirmesi bu amaçladır. Amed ve tüm parça örgütlerinin katılacağı ve Güney Kürdistan'da yapılması öngörülen konferans Kürtlerin birliğini ve ortak hareketini amaçlasa da, bu konferansların da Kürt sorununun Türkiye'nin demokratikleşmesi temelinde çözülmesine  güç vermek için yapıldığı bilinmektedir. Çünkü Türkiye'nin demokratikleşmesi sadece Kuzey Kürdistan Kürtlerini değil, Doğu, Güney ve Batı Kürdistan Kürtlerini de yakından ilgilendirmektedir. Türkiye'nin demokratikleşmesi aslında tüm diğer parçalardaki Kürt sorununun çözümünü de yakınlaştıracaktır. Sadece Kürt sorununun çözümü gerçekleşmeyecek, tüm parçalardaki Kürtlerin demokratik kurumlaşmaya kavuşmaları ve buna bağlı olarak diğer tüm ülkelerin demokratikleşme sürecine girmesi sağlanacaktır. Bu nedenle Türkiye'nin demokratikleşmesine gösterilen direnç aynı zamanda İran, Irak ve Suriye’nin demokratikleştirilmesine gösterilen dirençtir.

Ankara konferansının çağrıcıları ve katılımcıları Türkiye'nin demokratikleşmesinin ne anlama geldiğini iyi bilmektedirler. Sosyalistlerin geleceği ve Türkiye'de etkin siyasi güç olmaları da bu konferansın amaçlarının başarıyla yerine getirilmesine bağlıdır. Türkiye demokratikleşip tüm sosyalist birikimler harekete geçirilmediği takdirde sosyalistler bugünkü sıkıntıları yaşamaya devam edecektir. Dolayısıyla bu konferanslar başta sosyalistler olmak üzere tüm demokrasi güçlerinin potansiyelini harekete geçirme imkanını ortaya çıkaracaktır. Türkiye siyasetine daha fazla müdahale etme imkanını bulacaklardır. En önemlisi de özgürlükçü demokratik sosyalist sistemi bugünden kurmak mümkün hale gelecektir. Devrim her gün yapılacak, komünal demokratik yaşam her gün kurulacaktır. Demokratik topluma dayalı olarak sosyalizm mücadelesi daha etkili ve güçlü verilecektir. Eğer sosyalistler kendilerine ve kendi projelerine inanıyorsa demokratikleşen Türkiye'de güç olma ve öngördükleri yaşamı pratikleştirme imkanını her zamankinden fazla bulacaklardır. Bu açıdan Kürt Halk Önderinin başlattığı süreci doğru anlamlandırmak önemlidir. Ankara konferansında tüm demokrasi güçlerinin bu süreci anlama konusunda önemli bir noktada bulundukları görülmüştür. Kürt Halk Önderinin inisiyatifinin en fazla da kendilerini etkin kılacak bir proje olduğunu daha iyi anlamışlardır.

Ankara konferansının perspektifi ve bileşenleri mevcut durumda Türkiye'nin tek alternatifidir. Türkiye'de bunun dışında etkin hale gelmek hayaldir. Kürt Özgürlük Hareketi'nin projesiyle bütünleşmeyenler marjinal kalmaya mahkum olacaktır. Çünkü Türkiye'deki her sorununun çözümü de ortaya konulan bu demokratikleşme konseptinden geçmektedir.

Kürt Halk Önderinin inisiyatifiyle başlatılan süreç sadece Kürt sorununun çözümüyle ilgili değil, Türkiye'nin demokratikleştirilmesi hedefiyle emekçilerin,Alevilerin, kadınların ve tüm toplumsal kesimlerin demokratik taleplerinin karşılanması ve özgürleşmeleri süreçleridir. Bu böyle anlaşıldığında bu sürecin başarısı daha yakın ve net olacak, böylece yeni bir Türkiye ufku doğacaktır. Bu da özgürlükçü demokratik Türkiye ufkudur.

Mustafa Karasu

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info

Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.