Kürt Nüfus Soykırımı Güncelleniyor
Araştırmalar / 23 Mayıs 2013 Perşembe Saat 00:09
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Son yıllarda, Türkiye’de Kürtler karşısında Türk nüfus oranın düşük olması, Türk devletini bu konuda acil tedbirler almaya götürüyor...

KÜRDİSTAN’DA UYGULANAN NÜFUS SOYKIRIMI İLE ŞARK İSLAHAT PLANI YENİDEN GÜNCELLENİYOR.

Son yıllarda, Türkiye’de Kürtler karşısında Türk nüfus oranın düşük olması, Türk devletini bu konuda acil tedbirler almaya götürüyor. AKP hükümeti ve başbakanı, Türk halkına “üç çocuk yapın” derken, Kürdistan’da ise Kürt nüfusunun denetim altına alınması için gizli planlar devreye konuluyor.

Yakın tarihe bakıldığında, Kürdistan’da uygulanan Kürt nüfusunu kontrol altına alma planın çok yeni bir plan olmadığı Şark İslahat  planında benzeri politikaların uygulandığı, Kürt çocuklarının küçük yaşlarda alınarak Türk ailelerine verildiği, Yatılı Bölge Okulları adı altında Kürt çocukları buralarda toplanarak Türkleştirildiği henüz unutulmuş  değil.

Çok değil bundan 16 yıl önce Şark İslahat Planının bir devamı olarak, 1997’de MGK (Milli Güvenlik Kurulu),  Bakanlar Kurulu’na sunduğu tavsiye kararında, 2025 yılında Kürt nüfusunun Türkiye’nin yüzde 50’sine yaklaşacağına dikkat çekilerek, 3’ten fazla çocuk yapan Kürt’e ceza verilmesinin istendiğini belirtmişti.

Bu politikalar, soykırım temelleri üzerine kuruludur. Yıllardır, TC devleti tarafından soykırıma uğratılan Kürtler, bu gün farklı taktik, yöntem ve teknikle soykırıma uğratılıyorlar. Bir halkın nüfus artışını önlemek için doğumları kontrol altına almak, altında Türk devletinin imzasının da bulunduğu, BM(Birleşmiş Milletler)  genel kurulu tarafından kabul edilen, Soykırım Sözleşmesinde de suç olarak kabul edilmiştir. Soykırım Sözleşmesi, BM Genel Kurulu tarafından, 9 Aralık 1948’de kabul edilmiş ve 12 Ocak 1951’de yürürlüğe girmiştir. Sözleşmeye göre soykırım, bir milli, etnik, ırki veya dini bir grubu, grup olarak kısmen veya tamamen yok etmek amacıyla yapılan eylemdir. Buna göre;

a)    Grup mensuplarını katletmek

b)    Grubun mensuplarına ciddi bedensel ve psikolojik zararlar vermek

c)    Grubun bedensel varlığının kısmen veya tamamen yok olmasına yol açacak hayat şartlarına kasten tabi tutmak

d)    Grup içinde doğumları önlemek kastıyla önlemler almak

e)    Grubun çocuklarını başka bir gruba nakletmek

Gibi fiillerin herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, soykırım suçu işlenmiştir. Soykırım Sözleşmesi’nin dördüncü maddesinde de görüleceği üzere, AKP devletinin uyguladığı politikalar, suçtur. AKP devleti, bu politikalarla imzaladığı sözleşmeleri ihlal ediyor.

‘KISIRLAŞTIRMA’ İÇİN ÖZEL TALİMAT

Sağlıklı doğum adı altında, 18 yaşın üstünde olan kadınlara uygulanan ‘kısırlaştırma’ aşısı, bu politikalardan sadece bir tanesidir. Bu politikanın uygulanması için aktif rol oynayan Colemerg Valiliğinde çalışan, vicdani olarak rahatsızlık duyduğu için açıklama yapma zorunluluğu duyan ve güvenlik nedeniyle adını vermememizde sakınca bulduğumuz bir Valilik görevlisi  “Sağlık Bakanlığı tarafından, acilen uygulanmaya konulması için Valiliğe bir belge gönderildi, bu belgede, özellikle 18 yaşından büyük kadınların kısırlaştırılması gerekiyor”  açıklamasında bulunurken, aynı zamanda  Valilik tarafından da İl Sağlık Müdürlüğüne ‘kısırlaştırma aşılarının’ uygulanması temelinde talimat verildiğini” açıkladı. Yaptığımız araştırmaya göre, bu belgenin Sağlık Bakanlığı tarafından Kürdistan’daki bütün valiliklere gönderildiği ortaya çıktı.

Valilik görevlisi, “bunun üzerine bütün Sağlık Müdürlüklerinin bu talimatı yerine getirmek için hastanelere bu aşının yapılabilmesi için, sağlık görevlilerinin görevlendirilerek, Kürdistan’daki köylere, şehirlere, kasabalara tek tek gönderildiği, 18 yaşın üzerindeki kadınlara bu aşının uygulandığı, aşıyı yapmak istemeyen kadınlara ise, aşının sağlıklı doğum için yapıldığına dair yoğun ikna çabalarının gösterildiği, buna rağmen kabul etmeyen kadınlara hakaret edilerek sağlık haklarından mahrum bırakıldıklarını”söyledi.

AŞININ YAPILMASI İÇİN ÖZELLİKLE KÜRT SAĞLIK ÇALIŞANLARI GÖREVLENDİRİLDİ

Bu konuda, bilgilendirilmeyen ve olayın iç yüzünden haberleri olmayan, aşının gerçekten de sağlıklı çocuk doğumu için yapıldığını zanneden Kürt sağlık yetkilileri, Kürtçe bildikleri için görevlendirilmiş ve bu sayede ikna çabaları arttırılmıştır. Özellikle Colemêrg (Hakkari), Şirnex (Şırnak), Riha (Urfa), Amed (Diyarbakır), Êlîh (Batman), Sêrt (Siirt) sağlık memurlarına bu aşı yaptırılmış, bu şekilde daha inandırıcı olunmak istenmiştir. Bu iller ve illerin ilçelerine binlerce aşının gönderildiği binlerce kadına bu aşı yapılmıştır. Bu aşılara 2 milyon para harcanmış, ‘yeter ki kadınlara bu aşı uygulansın da, ne kadar para harcanırsa harcansın’ hesabı yapılmamıştır. Kendi ülkesinde 3 çocuk 5 çocuk gibi söylemlerle nüfusu arttırmaya dönük girişimler yapan Türk Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Kürdistan’da sömürgeci bir zihniyet ve politikayla, kısırlaştırma politikalarını devreye koymuştur. Öte yandan sezaryenin yasaklanmasını isteyen Erdoğan, Kürt kadınlarının doğumlarının, özellikle sezeryan ile olması için doktorlara özel talimat vermiştir. Sezeryan ile doğum yapan kadının tekrar doğum yapma şansı az olduğu gibi, tehlikelidir. Ancak Kürdistan’daki kadınlara bunu reva görmüştür.  Yine Kürtajla ilgili yasalar çıkarmak isteyen Erdoğan, Kürdistan’da Kürtaja teşvik edici uygulamalarda bulunmaktadır. Kürdistan’daki hastanelere özel kadro doktorlarını gönderip, doğum için hastaneye giden kadınlara, sezeryan, kürtaj gibi uygulamalar yaptırtmış, doğum sonrası ise doğum kontrol hapı veya doğumu engelleyici başka yolları uygulatmıştır.

 SAĞLIĞI DEĞİL ÖLÜM AŞILADILAR

Kısırlaştırma aşıları yetmiyormuş gibi Kürdistanlı çocuklara bayat kızamık aşısı yapıldı. Kürdistan il ve ilçelerinde çocuklara yapılan bayat kızamık aşısı sonucu binlerce çocuk Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE) hastalığına yakalandı. Hastalık nedeniyle birçok çocuk yaşamını yitirdi. SSPE hastası çocukların gün be gün insanlığın gözleri önünde eriyor.  Buda gösteriyor ki Kürdistan’da uygulanan nüfus soykırımı ile Şark İslahat Planı yeniden güncelleniyor. Bu  hastalığa karşı hiçbir adım atmayan devlet yetkililerinin istedikleri gibi planları işliyor. Milyonda bir bu hastalığa yakalananların sayısını devlet kendi isteğiyle Kürdistan’da binlerce çocuğu ölüme mahkûm etti.

DOĞUM KONTROL ALETLERİNİN VE HAPLARININ  %90’I ABD TARAFINDAN SAĞLANIYOR

USAID (ABD Kalkınma Ajansı),Türkiye’deki ekonomik reform programına desteğini, ESF (Economic Support Fund -Ekonomik Destek-) aracılığıyla yapmakta olup, asıl ikinci büyük desteğini de Ankara’daki, ABD büyükelçiliğinin hazırladığı 5 yıllık nüfus planlaması programına vermektedir. 2025 yılında Türkiye nüfusunun iki katı olacağı hesaplandığından USAID,Türk hükümetinin dağıttığı doğum kontrol aletlerinin ve haplarının  %90’ını temin etmektedir. Bu projeyi uygulamaya koyarken de yandaş özel sektör firmaları ile birlikte hareket etmektedir. Projenin asıl amacı ise Kürdistan’daki nüfusu azaltmaya dönüktür. ABD Kalkınma Ajansı’nın bu tür girişimi ile ortaya çıkmıştır ki, AKP Devleti projeyi Kürdistan’a uygulamak istemiş, bu temelde çalışmalar yürütmüştür.

Nergîz Botan

Kürdistan Stratejik Araştırmalar Merkezi

www.navendalekolin.com - www.lekolin.org - www.lekolin.net – www.lekolin.info



Parveke

TAGS(ETIKETLER):  

Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.